Anahtar kelimeler: Davalıborçlu Yazim İzmir Kaçak Özetle Yoluyla Elektrik İstem Daire Aleyhinde

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İzmir 3. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI
: ████████ Esas-████████ KararDAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2023DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliDAİRE KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasından verilen █████/2023 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.İSTEM
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı/borçlu aleyhinde kaçak elektrik kullanım bedelinden kaynaklı alacak için İzmir 23.İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun borca haksız itirazı ile takibin durduğunu, davalının "...Sok. N:... Mah.... " adresinde bulunan ticarethanede 22.01.2021 tarihlerinde yapılan denetlemelerde tesisat numarası 10118875 olan sayaçta kullanıcı harici bir faz çekerek kaçak elektrik kullanımı bulunduğunun tespit edildiğini, kaçak elektrik tüketim miktarı ile elektrik tahakkukunun Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından yayımlanan 622 sayılı kurul kararı ve borcun oluştuğu dönemde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre hesaplandığını, davalının elektrik enerjisi ve kaçak elektrik kullanımı sonucu tüketim bedellerini ödemeyerek sebepsiz zenginleştiğini, Borçlar Kanunun 77.maddesi gereğince sebepsiz zenginleştiğini geri vermekle yükümlü olduğunu, itirazın iptaline konu uyuşmazlık ile ilgili 6325 HUAK gereği arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, İzmir Arabuluculuk Bürosu █████████ büro numarası ve ██████████ arabuluculuk numaralı dosyada görüşme yapılamadan anlaşamamaya dair 01.10.2021 tarihli son tutanak arabulucu tarafından düzenlendiğini belirterek, davalı/borçlunun İzmir 23.İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, takip bedelinin % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı cevap dilekçesinde özetle, kendisine kesilen bu cezayı hiçbir şekilde kabul etmediğini, ceza kesilen işyerinin sahibi olmadığını, faturaların da kendi adına olmadığını, kendisine ait bir işletme de olmadığını, .... A.Ş.'den görevliler işyerine geldiğinde işletmenin sahibinin ve dükkan sahibinin işyerinde olmadığını, kendisinin de işe yeni girmek üzere olduğunu, görevlilere defalarca işyerinin sahibi olmadığını söylediğini, görevlilerin ceza vermeyeceklerini belirterek kimliğini istediğini, görevlilere inanarak kimliğini verdiğini,.... görevlilerinin işyerinde kimseyi bulamayınca cezayı kendisine yüklediğini, Suriye uyruklu bir kişinin Türkiye'de mülk olmasının mümkün olmadığını, ayrıca işyeri açacak mali gücünün de olmadığını, kaçak elektrik kullanmaya yetkisinin ve bilgisinin de olmadığını, daha yeni iş başı yapmak üzereyken bu tutanak nedeniyle işyeri sahibi ile de arasının bozulduğunu ve işten çıkmak zorunda kaldığını belirterek, davanın reddine, takibe yapmış olduğu itirazının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
:Mahkemece, dava konusu iş yerinde 08.02.2017-05.09.2019 tarihleri arasında günlük ortalama tüketim değerlerinin (günlük 38 kwh, aylık ortalama 1140 kwh) kahvehane olarak kullanılan bir iş yerinin tüketimleri ile uyumlu olduğu, 05.09.2019 tarihinden tutanağın düzenlendiği 22.01.2021 tarihine kadar olan 505 günlük dönemde ise iş yerinin günlük elektrik tüketiminin belirgin olarak azalarak günlük 5.8 kwh (aylık ortalama 174 kwh) olarak gerçekleştiği, tüketimdeki bu belirgin düşüşün 05.09.2019 tarihinden itibaren harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığını gösterdiği, kaçak elektrik kullanımının 12 aydan fazla olduğu, ancak kaçak elektrik enerji tüketimine ilişkin hesaplama ve faturalandırmanın esaslarını belirleyen yönetmeliğe göre kaçak ve geriye dönük normal kullanım sürelerinin 12 ayı geçemeyeceği, gerçek yada tüzel bir kişinin elektrik borcundan sorumlu tutulabilmesi için abonelik sözleşmesinin tarafı olması ya da abonelikte elektrik enerjisinin fiili kullanıcısı olmasının gerektiği, abonelik sözleşmesinin ilgili elektrik idaresi ile icra dosyasında hakkında icra takibi başlatılan .... olduğu, davalı beyanında dava konusu iş yerinde yeni çalışmaya başladığını, bu iş yerinin sahibi ya da işleteni olmadığını beyan ettiği davacı idare tarafından bildirilen tanıklar beyanında davalının tutanağın düzenlendiği sırada kendilerine iş yeri çay ocağını yeni kiraladığını beyan ettiği, tanık beyanları ve davalının beyanına göre davalının bu iş yerinde yeni çalışmaya başladığı yönündeki ifadesi birlikte değerlendirildiğinde ve kaçak elektrik bağlantısının da tutanağın düzenlendiği tarihten 505 gün öncesinde 05.09.2019 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında ve ayrıca Kemeraltı Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıda iş yerinin mükellefiyetinin .... adına kayıtlı olduğu ve işe başlama tarihinin de 02.11.2007 olduğu bilgisi göz önünde bulundurulduğunda, davalının dava konusu iş yerinde abonelik sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi fiili kullanıcı olduğunun da ispat edilemediği kanaatine varıldığı, bu nedenlerle davalının kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen fatura bedelinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
:Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı aleyhine kaçak elektrik kullanımından kaynaklı alacak için İzmir 23. İcra Müdürlüğü’nün █████████ E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve borca haksız itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalının .... ’deki iş yerinde yapılan 22.01.2021 tarihli denetimde sayaçta kullanıcı harici müdahale ile kaçak elektrik kullanımının tespit edildiğini, buna ilişkin enerji tüketim ve kaçak kullanım bedellerinin mevzuata uygun şekilde hesaplandığını ve davalının sebepsiz zenginleştiğini, bilirkişi raporunun teknik olmaktan ziyade hukuki değerlendirme içerdiğini ve bu nedenle hatalı olduğunu, mahkemenin davalının abonelik tarafı olmadığı ve fiili kullanıcı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmesinin yerinde olmadığını, oysa keşif ve tanık beyanlarıyla kaçak kullanımın sabit olduğunu, ... ve ... beyanlarının kaçak elektrik tespitini ve iş yerini davalının kullandığını doğruladığını, icra dosyasındaki davalı beyanlarının da fiili kullanıcı olduğunu ikrar niteliğinde olduğunu, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davalının kaçak elektrik kullanımından sorumlu olduğunun açık olduğunu belirterek belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.Dava, kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden davalı aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim bedelinin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davalının dava konusu iş yerinde abonelik sözleşmesinin tarafı olmadığı, fiili kullanıcı olduğunun da ispat edilemediği, bu nedenlerle davalının kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen fatura bedelinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.Dava konusu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağında 22.01.2021 tarihinde ticarethane abone grubu olan 10118875 tesisat numaralı iş yerinde yapılan kontrolde kullanıcının harici bir faz çekerek elektrik kullandığına yönelik tespit yapıldığı, kullanıcının davalı ... olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.Davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağının bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, HMK’nın 204/2. maddesinde hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. Yargıtay 3. HD'nin █████████ E ████████ K sayılı ilamı, █████████ E., ██████████ K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.Davalının kaçak elektrik tüketim bedelinden sorumlu tutulabilmesi için abonelik sözleşmesinin tarafı olması ya da fiili kullanıcısı olmasının gerektiği, davalının abonelik sözleşmesinin tarafı olmadığı, davalının dava konusu iş yerinde yeni çalışmaya başladığını, bu iş yerinin sahibi ya da işleteni olmadığını beyan ettiği, davacı tanıklarının davalının tutanağın düzenlendiği sırada kendilerine iş yeri çay ocağını yeni kiraladığını söylediğini beyan ettikleri, kaçak elektrik bağlantısının da tutanağın düzenlendiği tarihten 505 gün öncesinde 05.09.2019 tarihinde yapıldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, kaçak elektrik tespit edilen iş yerinin mükellefiyetinin 02.11.2007 tarihinden itibaren dava dışı Mevlüt Kaski adına kayıtlı olduğu, davalı adına kayıtlı olmadığı, kaçak elektrik tespit tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığından ispat yükü üzerinde bulunan davacı alacaklı tarafından davalının fiili kullanıcı olduğunun ispat edilmediği, davalının dava konusu iş yerinde abonelik sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi fiili kullanıcı olduğunun da ispat edilemediği, bu nedenlerle davalının kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen fatura bedelinden sorumlu tutulamayacağı sonuç ve kanaatine varılmakla; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında verilen █████/2023 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 304,40 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.