Anahtar kelimeler: Evdeki Kasanın Akdettiğini Yağmalandığını Rizikolara Riziko Mukim Sunduklarını Sertifikalı Konutunu

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı sigorta şirketi ile 24.02.2023-24.02.2024 tarihlerini kapsayan --- nolu poliçe ile --- adresinde mukim, şirket sahibi ----- konutunu poliçe içeriğindeki rizikolara karşı sigortalatmak üzere sigorta sözleşmesi akdettiğini ve davalı şirketin sigortalısı haline geldiğini, 09.04.2023 tarihinde müvekkili şirket sahibinin eşinin olduğu sırada evdeki eşyaların ve kasanın yağmalandığını, ceza yargılamasının halen devam ettiğini, yakalanma sonucu bir kısım eşyaların alındığını, bulunamayan sertifikalı eşyaları sunduklarını, sözleşme kapsamında olan riziko nedeniyle davalı sigorta şirketinin muaccel hale gelen tazminatı ödemesi gerektiğini belirterek 10.000,00-TL 'den az olmamak üzere, bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebilecek dava esas değerinin harçları tamamlandıktan sonra olay tarihinden ve ıslah itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi, poliçe kapsamında zararların karşılanamayacağını, poliçe kapsamında genel şartlar uyarınca davacı sigortalı tarafından hasarı önleyici tedbirlerin alınması gerektiğini, bu tedbirlerin alınmaması halinde zararın teminat kapsamında dışında kalacağının düzenlendiğini, hırsızlığı yapan çalışan ise teminat limitinin farklı olacağından yapanın belirlenmesi gerektiğini, ekspere belgelerin iletilmediğini, ancak gerçek zararla sorumlu olabileceklerini, dava açılış tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceğini, sigortalı tüketici sayıldığından yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
:
Dava, davacı şirket ile davalı sigorta şirketi nezdinde ---- no'lu ---- Poliçesi kapsamında konutta meydana gelen yağma olayı sebebiyle uğranılan zararın tahsilidir.
Davacı Şirketin, yöneticisi ve sahibi olan ---- oturduğu evin -----nolu poliçe ile █████/2023 ile █████/2024 tarihlerini kapsar şekilde ---- Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, dava konusu olayın █████/2023 tarihinde meydana geldiği görülmüştür.
---- Cumhuriyet Başsavcılığı' nın----. Nolu soruşturması neticesinde ----Ağır Ceza Mahkemesinin ----- Sayılı dosyada görülen ceza davasının açıldığı ve davanın sonuçlandığı, iddianamede "---- silah ile tehdidi sonrası ---- kasanın yerini gösterdiği, kasanın şifresini girerek kasayı açtığı, kasanın içinde bulunan, 5000 euro ve 1000 dolar nakit para ile değeri 250 bin Euronun üzerinde bulunan ziynet eşyalarını (1 adet ---- marka --- seri nolu pırlanta gerdanlık, 1 adet ---- marka ---- seri numaralı pırlanta su yolu bileklik, 1 adet --- marka ----- seri numaralı üç damlalı pırlantalı kolye,1 adet --- marka----- seri numaralı pırlanta su yolu bileklik, 1 adet --- marka --- seri numaralı ---- kolye, 1 adet ---- marka ---- seri numaralı pırlanta küpe şu anda sertifikası yanında olmayan 1 adet - pırlanta yüzük, 1 adet ---- seri numaralı 5 taş pırlanta yüzük, 1 adet pırlanta su yolu bileklik, 1 çift pırlanta küpe, 1 adet ---- seri numaralı pırlanta gerdanlık, 1 çift ----- seri numaralı pırlanta zümrüt küpe, 1 adet pırlanta zümrüt yüzük, 1 adet kırmızı safir pırlanta gerdanlık, 1 adet kırmızı safir pırlanta yüzük, 1 adet kırmızı safir pırlanta bileklik, 1 çift kırmızı safir pırlanta küpe, 1 adet siyah safir pırlanta gerdanlık, 1 adet siyah safir pırlanta yüzük, 1 çift siyah safir pırlanta küpe, 1 adet inci ve altık karışık kolye, 1 adet altın ve inci bileklik, 1 adet altın bileklik, 2 adet altın zincir, 10 adet altın yüzük, 2 çift altın küpe ( -----), 1 adet altın ve firüze gerdanlık, 1 çift altın ve firüze küpe, 1 adet altın ve firüze yüzük, 25 tam altın, 3 adet bebeklik altın künye, 1 adet yaprak şeklinde pırlanta yüzük, 1 adet altın taşlı erkek bileklik, 1 adet altın pırlanta erkek bileklik, 1 adet--- seri numaralı altın bilekliği ----- marka altın bir saati şüphelinin alarak çantasına koyduğu, evin önünde park halinde bulunan ---ait --- plakalı aracın anahtarını istediği, daha önünde park halinde bulunan ---ait--- plakalı aracın anahtarını istediği, daha sonra eve yağma amacıyla birinin girdiğini fark ettiği için kendisini evin banyosuna kilitleyen ---- banyonun kapısını açmasını istediği, --- kapıyı açınca silah doğrultarak telefonunu istediği, --- telefonunu verdiği, ---- ve ---- banyona geçip kendilerini banyona kilitledikleri, ---- ait araçla evden uzaklaştığı" tespit edilerek yağmadan ceza verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Soruşturma sırasında bazı eşyalar bulunmuş ve malikle teslim edilmiştir. İddianamede belirtilen eşyalar çalınan ve bulunamayan eşyalardır. (--- Sulh Ceza Hakimliğinin . --- sayılı el koyma kararı ile ---- evinden ele geçen 2 adet A harfi yazılı altın kolye ucu, 4 adet üzerine ayet yazılı bulunan altın kolye ucu, 1 adet altın anahtar , 1 adet F harfi yazılı altın kolye ucu , 1 adet altın ----- ülkesine özgü kolye ucu, 1 adet pırlanta mavi taşlı safir küpe, 1 adet altın kolye ucu Olmak üzere 11 kalem altın malzemelerin CMK 127.vd.maddeleri uyarınca el konulmasının onanmasına karar verilmiştir)
-- Ağır Ceza Mahkemesinin----Sayılı dosyada yapılan yargılamada katılanların ----sanıkların ise---- olduğunun görüldüğü, ---- karşı işlenen yağmadan - azmettiren olarak 14 yıl hapis cezası, --- fail olarak 14 yıl hapis cezası aldıkları, ayrıca ---- karşı gerçekleştirilen yağmadan da --- azmettiren olarak 10 yıl 6 ay, --- fail olarak 10 yıl 6 ay aldığı, bu kararın Yargıtay ----. Ceza Dairesinin ---. Sayılı ilamıyla bozularak tek yağma suçundan hüküm verilmesi gerektiğinden bozulduğu, mahkemece bozma üzerine yeni esas olan ---Sayılı dosyada tek yağma suçundan --- için (azmettiren) 14 yıl 6 ay, --- için (fail) 14 yıl 6 ay hapis cezası verildiği, bu kararın Yargıtay ----. Ceza Dairesinin ---- Sayılı ilamıyla onandığı ve mahkumiyetin aynı zamanda kasanın içinden çalınan eşyaların varlığı ve miktarının da kesinleştiği görülmüştür.
Eldeki dava dosyası dışında aynı olaya ilişkin ayrıca tüketici mahkemesinde bir davanın devam ettiği anlaşılmıştır. ----Tüketici Mahkemesinin ----. Sayılı dosyasında davacıların ----- ve ---, davalıların---- olduğu, yağmanın meydana geldiği sitede güvenlik ve koruma işinden davalı site yönetimi ve güvenlik firmasının sorumlu olmasından kaynaklı olarak tazminat davası görüldüğü, dosyanın derdest olduğu görülmüştür.---- Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda özetle bilirkişiler; “…güvenlik şirketinin Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi çerçevesinde üstlendiği koruma ve güvenlik hizmeti ile ilgili olarak site genelinde görevlendirdiği özel güvenlik görevlilerinin site alanına izinsiz girdiği anlaşılan şüpheli şahsı fark etmemelerinin olayın meydana gelmesindeki etkenlerden biri olduğundan sorumluluklarının bulunduğunu, site yönetimi tarafından villaların çevresinde gerekli güvenlik önlemleri ve tedbirler alınmadığından sorumlu olduğunu, davacı ---- mutfakta bulunduğu esnada camdan villanın bahçesinde 8.40 sularında görmüş olduğu şüpheli şahsa ne aradığı şeklinde işaret edilerek ikamet kapısının açmasının doğru bir davranış olmadığını, site güvenliğine haber vermediğini, davacının kapıyı kapattıktan sonra zile ikinci kez basıldığında şüpheli şahsa kim olduğunu sorması gerekirken bunu yapmayarak kendi bireysel tedbirini almamasının güvenlik açısından doğru bir davranış olmadığını, davacıların malların korunması konusunda özen yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmedikleri kanaati varıldığını, çalınan eşyaların ikinci el olduğu gözetilerek dava tarihindeki değerlerinden %40 düşülerek toplam 1.611.500,00 TL olduğunu, site yönetiminin olayın meydana gelmesinde %35 oranında kusurlu olduğu, securitas'ın %30 oranında kusurlu olduğunu, davacıların %35 oranında kusurlu olduğunu” belirtmişlerdir.
Hasar ve poliçe dosyası, yukarıda özetlenen ilgili ceza dosyası ve tüketici mahkemesi dosyası, değişik iş dosyaları celp edilmiş, incelenmiş, bilirkişi incelemesine gidilmiştir. Öncelikle bir sigorta bilirkişisinden rapor alınmasına karar verilmiş, sigorta uzmanı █████/2025 tarihli ön rapor mahiyetindeki ön raporunu sunmuştur.
Davacı vekili █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini poliçenin üst limiti olan 2.489.500 TL ye yükseltmiş, dosya miktar itibariyle heyetlik olduğundan yargılamaya heyetçe devam edilmiştir.
Heyet olarak devam edilen yargılamada üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturulmuş, bilirkişiler █████/2026 tarihli raporunu sunmuştur.
Bilirkişi heyetine bir sözleşme uzmanı eklenmiş, dört kişilik heyet █████/2026 atrihli raporunu sunmuştur.
Bilirkişiler özetle, olayın 09.04.2023 tarihinde ----- numaralı villada meydana geldiğini, sabah saatlerinde mağdur mutfaktayken bahçede yabancı bir şahıs gördüğünü, şahsa ne aradığını sorduğunu ve şahsın "27 numarayı aradığını, kaybolduğunu" söyleyerek uzaklaştığını, yaklaşık 1-2 dakika sonra kapı zilinin çaldığını, mağdur ----, kızının şoförünün geldiğini düşünerek kapıyı açtığında yüzü maskeli ve silahlı bir şahısla karşılaştığını, silahlı saldırganın silahla tehdit ederek eve girdiğini, üst kattaki kasayı açtırdığını, içindeki ziynet eşyaları ile nakit parayı gasp ettiğini ve mağdura ait aracı---- gasp ederek olay yerinden kaçtığını, jandarma ve bilirkişi heyetinin olay yeri incelemelerinde, sitenin A kapısındaki girişlerin belediye ile yaşanan "ecrimisil" davası nedeniyle bariyerle kapatılamadığı ve araç/yaya geçişlerinin kontrolsüz olduğu tespit edildiğin,. Olay anında mağdurun evinin bahçe kapısının kilitli olmadığı ve evde kamera sisteminin bulunmadığını, Sitenin giriş bölgelerinde kontrolsüzlük olması, ormanlık alana bakan tel örgülü sınır bölgelerinde yeterli güvenlik kamerasının (CCTV) ve aydınlatmanın bulunmaması nedeniyle site yönetiminin denetim görevini tam yapmadığına kanaat getirilerek site yönetiminin %40 oranında kusurlu bulunduğunu, site ile 7/24 esasına dayalı ve 28 personeli kapsayan bir güvenlik hizmeti sözleşmesi bulunmasına rağmen, site girişindeki ve devriye noktalarındaki zafiyetler nedeniyle olayın önlenememesinde %30 oranında güvenlik şirketinin sorumlu olduğunu, Mağdurun şüpheli şahısla bahçede konuştuktan çok kısa süre sonra kapı çaldığında gözetleme dürbününü veya interkom/kamera sistemini kullanmadan kapıyı açmasının kusur sayıldığını, kendi güvenliği için güvenlik noktalarını (200 ve 400 metre yakındaki mobolar) aramaması veya panik butonunu kullanmaması ihmal olarak kabul edilerek %30 oranında davacının sorumlu olduğunu, olayın bir "silahlı yağma" (gasp) eylemi olduğundan, mevcut sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, poliçede yer alan ilgili teminat limitlerinin Kişisel eşya, gasp, kapkaç, yankesicilik için 750,00 TL, Hırsızlık için 2.489.500,00 TL, Hırsızlık (sabit kıymetler): 331.500,00 TL Nakit Para Ve Cumhuriyet Altını: 500,00 TL olduğunu; çalınan nakit para ve ziynet eşyalarının olay tarihindeki değerinin hesaplandığını, hesaplamada, poliçedeki 500,00 TL'lik nakit para limiti üzerinden %30 kusur indirimiyle 350,00 TL; ziynet eşyaları için ise 1.511.000 TL üzerinden %30 kusur indirimiyle 1.060.700,00 TL olmak üzere toplam 1.061.050,00 TL tazminata hak kazanıldığını” belirtmişlerdir.
█████/2026 tarihli Ek Raporda ise olayın teminat kapsamında olduğu ve kusur oranlarının (%40 Site, %30 Güvenlik, %30 Sigortalı) yerinde olduğunun teyit edildiğini, Ancak ek raporda nihai hesaplamanın şu şekilde değiştirildiğini: Toplam saptanan zarar tutarının davacının %30 kusuru düşüldükten sonra, sigorta şirketinin poliçe limitleri ve şartları dahilinde ödemesi gereken net tazminat tutarının 1.410.700,00 TL olduğunu, bu tutarın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte talep edilebilir olduğunu belirttiği görülmüştür.
Tarafların itirazlarının genel olarak çalınan eşyalara, poliçe kapsamında olup olmamasına ve kusura yönelik olduğu sabittir.
Öncelikle çalınan eşyaların sayısı niteliği, soruşturmada belirlenmiş, iddianamede açıkça belirtilmiş, ceza yargılamasında da aynen benimsenmiştir. Soruşturma aşamasında bir kısım eşyalar bulunmuş ve sahibine iade edilmiş olduğundan ceza yargılamasına konu edilen altın, para ve eşyaların kilit altında olan kasadan silah zoruyla çıkartılarak çalındığı hususu sabit kabul edilmiştir. Açıkta bırakılan eşya olduğu ve poliçe kapsamı dışında olacağı iddiası sigortacı tarafından ispatlanmalıdır ancak ispatlanmamıştır.
Kusur yönünden takdirin takdirin mahkememize ait olduğu, dava dışı ----- ve kızı --- oturduğu davacının sigortaladığı evin güvenlikli bir site içerisinde yer aldığından bahçede tanımadığı kişiyi görmesine rağmen gerekli önlemleri almadan kapıyı açması, - güvenliğe haber vermemesi, yandaki komşu evin yakın olması nedeniyle bağırma halinde duyularak müdahale edilebileceği, dava dışı yağma filini gerçekleştiren ---- ikinci kez kapıyı vurması üzerine "kim o" denilmeyerek şoförünün geliş saati olması sebebiyle kapıyı direkt açması hususları, her ne kadar raporlarda yağmaya uğrayan --- kusur olarak yükletilmiş ise de bu durum mahkememizce benimsenmemiştir. ---- doğrudan sigortalı olmadığından onun eylemi üçüncü kişi eylemi gibi kabul edilebilir. ----- hayatın olağan akışına göre güvenlikli bir sitede oturduğundan içeri site içerisine yabancıların girmesini beklemeyeceği, kızının evde olduğu sırada şoförünün gelme saatinde güvenlikli bir sitede kapının direkt açılmasının tek başına bir kusur olarak yüklenemeyeceği, kapıyı açtıktan sonra silahı gören evde kızıyla yalnız bir kadının çocuğunu koruma yönünde annelik içgüdüsü ve o anın yarattığı korku ve panikle bağırmamış olması da bir kusur olarak yüklenemeyeceği kabul edilmiştir.
Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1 sigortanın konusu, bu sigorta ile poliçede belirlenen sigortalı yerde hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüsün;
1.1. Kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek,
1.2.Araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek,
1.3.Kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açma suretiyle girilerek,
1.4.Sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak,
1.5.Öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle, yapılması halinde sigortalı kıymetlerde doğrudan meydana gelen maddi kayıp ve zararlar, şeklinde olması halinde teminat altına alınmıştır.
TTK'nın 1409'uncu maddesi, "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.” hükmünü haiz olup, riskin gerçekleşmesi ve gerçek zararın ne olduğu hususundaki ispat yükümlülüğü sigortalıda, riskin teminat dışı halleden olduğunun ispat külfeti ise, ilke olarak sigortacıdadır.
Davalı sigortacı TTK'nın 1459'ncu maddesi uyarınca gerçek zararı ödemekle yükümlü olup, TBK'nın 114/2'nci maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 50'nci maddesinin ilk cümlesi hükmüne göre, zararın gerçek miktarını kanıtlamak yükü davacı sigortalıya düşmekte ise de, hırsızlık olgusunun aksinin kanıtlanamaması karşısında, davacı tarafa, iddia ettiği miktarın ispatı bakımından başkaca (her türlü) delilleri varsa ibraz ettirilmesi, ibraz ettiğinde değerlendirilmesi, bu yolla dahi gerçek zararın miktarı kesin olarak saptanamaz ise, TBK'nın 50'nci maddesi son cümle hükmü uyarınca mahkemece, uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak, sigortalı da rizikonun meydana geldiğini ve riziko sonucu oluşan zarar miktarını ispatlamalıdır. Özellikle ticarethanelerde ticari defterler, fatura, irsaliye gibi belgeler ve diğer kanıtlarla ispat külfeti yerine getirilmelidir. Ayrıca, çalınan emtiaların değeri de Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi uyarınca, rizikonun gerçekleşmesinden bir önceki iş günü piyasa alım fiyatının esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sigorta ettirenin olayın hemen sonrasında iş yerinde bulunan mallarının mevcudiyetini mahkemece veya zabıtaca veyahut sigorta şirketine tespit ettirmek gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Buna rağmen, iş yerinde meydana gelen hırsızlık sonucu zararın ne olduğunun belirlenmesi için hırsızlık öncesi iş yerindeki mal mevcudunun ve hırsızlık sonrası iş yerinde kalan mal mevcudunun ne olduğunun da bilinmesi gerekmektedir (Yargıtay ---- karar sayılı ilamı).
Somut olayda hem Hırsızlık Genel Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1 kapsamında hem de sigorta poliçesi kitapçığında cebir ve şiddet kullanılarak gerçekleştirilen hırsızlıkların da teminat kapsamında olduğuna yer verildiğinden ceza mahkemesi kararıyla davacı şirketin sahibinin eşine ve kızına karşı gerçekleştirilen yağma fiilinin sigorta sözleşmesine konu olduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafça uğranılan zararlara ilişkin sertifikalar ve belgeler mahkememize sunulmuş olup bilirkişi incelemesinin bu kapsamda hesaplandığı görülmüştür.
Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının A.4. maddesinde, ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek haller düzenlenmiş olup buna göre, bu maddede sayılan hallerden herhangi birinin varlığını fırsat bilerek yapılan hırsızlık, yağma ve suçlara teşebbüsten kaynaklanan zararların sigorta teminatının dışında olduğu ancak ek söz1eşme yapılarak teminat kapsamı içine alınabileceği belirtilmiştir. Bu hallerin somut olayda mevcut olmadığı, ceza dosyasında ---- davalı şirketin fabrikasında çalıştığı belirtilerek azmettiren olarak hakkında ceza verilse de fiili işlemediği sabittir. Yağmayı gerçekleştirilen ---- ile davacı şirket ve sahibi ile herhangi bir çalışan ilişkisi olmadığı ceza dosyası ile sabit olduğundan "4.5. Sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce yapılan hırsızlık ve tahribat," kapsamında da kabul edilmemiştir. Özel poliçe şartları ve Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.5'deki teminat dışındaki haller de incelendiğinde teminat dışında olduğuna ilişkin davalı tarafından iddia edilen hususların olmadığı görülmüştür.
Dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hak saklı tutulmuş olsa dahi saklı tutulan bu hak da asıl davanın tabi olduğu zamanaşımı süresine tabi olup, açılan ilk dava ile istenmeyen sigorta bedeline ilişkin işleyen zamanaşımı süresi kesintiye uğramayıp, devam etmektedir (Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarih --- karar sayılı ilamı). 6102 sayılı TTK'nın 1427. maddesinde, “Sigorta bedeli, rizikonun gerçekleştiğinin ihbarından itibaren gerekli belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının incelemelerini tamamlaması ve her hâlde ihbardan itibaren en geç kırk beş gün içinde muaccel olur. Sigortacı, haklı bir sebep olmaksızın ödemeyi geciktirirse temerrüde düşer.” hükmü düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1420. maddesine göre ise; sigorta sözleşmelerinden doğan alacaklar iki yıl içinde zamanaşımına uğrar.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde,Somut olayda; riziko davalı sigorta şirketine █████/2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan sigorta şirketine başvuru mailinden görüldüğü üzere █████/2023 tarihinde ihbar edilmiş, kırk beş gün geçtikten sonra █████/2023 tarihi itibariyle alacak muaccel hale gelmiştir. Bu tarihten itibaren iki yıllık süre dolmadan da davacı tarafından ıslah dilekçesinin █████/2025 tarihinde sunulduğu, davalı sigorta şirketinin zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
█████/2026 tarihli raporun 31 ve 32. Sayfasında yer alan tabloda ayrıntıları belirtildiği üzere çalınan eşyaların olay tarihindeki değerinin toplamda 1.730.000 TL olduğu, bu eşyaların tamamının kilitli kasadan çıkarılarak çalındığı (ve bu sebeple genel şartlara göre açıkta bırakılan eşyalar için öngörülmüş nakit para ve cumhuriyet altını klozunun 500 TL olmasının esasa etkili olmadığı) anlaşılmıştır. Sonuç olarak, poliçe kapsamında teminat altına alınmış olan yağma fiili nedeniyle sertifikalarıyla belgeli olarak davacı tarafından ispat edilen ve bilirkişi raporuyla tespit edilen yağmaya konu ve ceza mahkemesinde teslim edilmeyen eşyalar nedeniyle uğranılan zararın davacı sigortalı şirketin kusursuz olarak kabul edilerek, sigorta poliçesi limitleri kapsamında ödenmesi gerektiğine kanaat edilerek, toplam 1.730.000 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Tarafları aynı olmadığından tüketici mahkemesi dosyası beklenmemiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
1.730.000,00 TL maddi tazminatın 10.000 TL sine temerrüt tarihi olan █████/2023, kalanına ıslah tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 118.176,30-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL peşin harç ve 43.000,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 74.906,45-TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harcın toplamı olan 539,70 TL’ nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen 39.188,50 TL toplam yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%69,49 kabul, %30,51 red) olmak üzere 27.232,82 TL’ nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 260.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Reddedilen kısım yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 119.925,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 Sayılı Kanun m. 18/A-13 uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.200,00-TL haklılık oranına göre takdiren (%69,49 kabul, %30,51 red) olmak üzere 2.223,74 TL' nin davalıdan, kalan 976,26 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!