Anahtar kelimeler: Soma Manisa Mahsus Yazim Kambiyo Senetlerine Menfi Takibe Haciz İzmir

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ███████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI
: ███████ Esas-████████ Karar
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2024
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
DAİRE KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasından verilen █████/2024 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Soma İcra Müdürlüğü’nün █████████ esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibe konu senedin 380.000 TL bedelli olup düzenleme tarihinin 31.07.2021, vade tarihinin 17.09.2021 ve takip tarihinin 23.11.2021 olduğunu, müvekkilin maddi imkansızlıklar nedeniyle o dönemde menfi tespit davası açamadığını, halen tarlalarının hacizli olduğunu, traktörünün muhafaza altına alınarak satış aşamasına getirildiğini, geçimini çiftçilikle sağlayan müvekkilin tarımsal faaliyetlerini sürdüremediğini ve dava harç ile giderlerini karşılayacak gücünün bulunmadığını, bu nedenle adli yardım talep edildiğini, davaya konu senedin esasen bir teminat senedi olduğunu ve teminat koşulu gerçekleşmediğinden geçersiz sayılması gerektiğini, taraflar arasında müvekkile ait taşınmazın satışı konusunda 31.07.2021 ve 11.08.2021 tarihli adi yazılı belgeler düzenlendiğini, bu belgelerin resmi şekil şartına uygun olmaması nedeniyle taşınmaz devri bakımından geçersiz olduğunu ancak taraflar arasındaki borç ilişkisinin kaynağını gösterdiğini, anlaşmaya göre davalının taşınmaz bedeli olarak 380.000 TL ödeyeceğini, önce müvekkilin ... Kooperatifi, ... ve ... A.Ş.’ye olan toplam borçlarını kapatacağını, ipotek tesisinden sonra kalan bedeli ödeyeceğini, tapu devrinin ise arazi toplulaştırması tamamlandıktan sonra yapılacağını, davalının bu süreçte teminat amaçlı senet aldığını ve ancak bedeli ödeyip müvekkilin tapu devrinden kaçınması halinde bu senedi kullanmasının kararlaştırıldığını, senedin düzenleme tarihi ile ilk adi sözleşme tarihinin aynı olmasının da bunu doğruladığını, müvekkilin yalnızca 1.000 TL kapora aldığını, davalının belirli borçları ödediğini ancak kalan 263.800 TL’yi ödemediğini, 27.10.2021 tarihli noter ihtarnamesinde de yapılan ödemeleri sayarak kalan ödemenin 06.11.2021’de yapılacağını bizzat kabul ettiğini fakat bu ödemenin gerçekleşmediğini, böylece senedin vade tarihinde davalı tarafından tam ödeme yapılmadığının sabit olduğunu, davalının kalan bedeli ödemeden taşınmaz devrini ya da 200.000 TL cayma bedeli talep ettiğini, oysa taraflar arasındaki sözleşmede böyle bir cezai şart bulunmadığını, kalan bedelin ödenmemesi nedeniyle harici anlaşmayı bizzat davalının bozduğunu, bu nedenle teminat şartı gerçekleşmediğinden senedin hükümsüz kaldığını, ayrıca senedin bedelsiz olduğunu, müvekkilin senedin düzenleme ve ödeme tarihinde bu miktarda bir borcu bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin yalnızca geçersiz taşınmaz satış anlaşmasına dayandığını, kambiyo senedine dayanak gerçek bir borç ilişkisi oluşmadığını, davalının soruşturma dosyasındaki beyanlarında da bedelin tamamını ödemediğini ikrar ettiğini, buna rağmen harici anlaşmada yer almayan masraf ve cezai şart iddialarıyla senedi icraya koyduğunu, geçersiz harici sözleşmenin cezai şart doğurmayacağını, tarafların ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre karşılıklı iadeyle yükümlü olabileceğini, davalının bedelsiz olduğunu bildiği senedi kötü niyetle takibe koyarak haksız menfaat sağlamaya çalıştığını, dosyaya sunulan sözleşmeler, icra dosyaları, savcılık soruşturma evrakı, noter ihtarnamesi, ödeme dekontları, hesap hareketleri ve tanık beyanları ile müvekkilin borçsuzluğunun ortaya çıkacağını, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi halinde de bu borcun bulunmadığının anlaşılacağını, müvekkilin ciddi mağduriyet yaşadığını, traktör ve tarlalarının satış aşamasında olduğunu, telafisi güç zararların önlenmesi için takibin tedbiren durdurulmasını, neticede müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, Soma İcra Müdürlüğü’nün █████████ sayılı takibinin iptalini, takibin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın yüzde 20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlunun 17.09.2021 vadeli 380.000 TL bedelli senet karşılığında davalı alacaklı müvekkile borçlandığını, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine Soma İcra Müdürlüğü’nün ████████ esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, davacı borçlunun buna karşı çeşitli hukuki yollara başvurduğunu, dava dilekçesinin HMK 119. maddesinde belirtilen zorunlu unsurları taşımadığını ve bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, Soma İcra Hukuk Mahkemesi 2022/1 esas sayılı dosyada borca, yetkiye ve imzaya itiraz edildiğini, yapılan incelemede senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun belirlendiğini ve borçsuzluk iddiasının yazılı belge ile ispatlanamaması nedeniyle davanın reddedildiğini, Soma İcra Hukuk Mahkemesi ███████ esas sayılı dosyada taşınmazlar ve traktör hakkında haczedilmezlik itirazında bulunulduğunu ancak üzerlerinde zorunlu olmayan ipotek ve rehin bulunması sebebiyle davanın reddedildiğini, Soma İcra Hukuk Mahkemesi ███████ sayılı dosyada kıymet takdirine itiraz edildiğini ve yargılamanın halen sürdüğünü, davacı borçlunun tüm bu yolları denedikten sonra menfi tespit davası açtığını, davacının davasını senedin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu iddialarına dayandırdığını, teminat senedinin bir sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi halinde güvence amacı taşıyan belge olduğunu, borç senedinin ise tarafların iradesiyle düzenlenmiş, vadesi ve tutarı belirli kıymetli evrak niteliğinde bulunduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre bir senedin teminat senedi sayılabilmesi için bunun senet üzerinde açıkça belirtilmesi veya ayrı bir yazılı belgede hangi ilişkinin teminatı olduğunun ve takip konusu senede açık atfın bulunması gerektiğini, dava konusu senette bu şartların mevcut olmadığını, davacının teminat senedi iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini ancak bunu başaramadığını, bedelsizlik iddiası bakımından dava dilekçesinde birbiriyle çelişen beyanlar bulunduğunu, bir yandan borç bulunmadığının ve sözleşmenin geçersiz olduğunun ileri sürüldüğünü, diğer yandan davalı müvekkilin çeşitli borçları ödediğinin kabul edildiğini, ayrıca ne para ne mal alındığının iddia edildiğini, bu çelişkilerin davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacının icra hukuk mahkemelerinde sonuç alamayınca bu davayı açtığını, menfi tespit davasında bedelsizlik iddiasının temel borç ilişkisinin hiç doğmadığının ispatını gerektirdiğini, kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik ilkesi gereği temel ilişkinin geçersizliğinin senedi hükümsüz kılmayacağını, TBK 18. maddesi uyarınca borç sebebi gösterilmese dahi borç ikrarının geçerli olduğunu ve bononun geçerli bir borç doğurduğunu, HMK 200. madde gereği bu nitelikteki hukuki işlemlerin ancak senetle ispat edilebileceğini, davacının iddialarını yazılı belge ile ispatlayamadığını, tüm bu nedenlerle davanın HMK 119 gereğince usulden reddine, haksız ve yersiz açılan dava nedeniyle davalı alacaklı lehine yüzde 20 tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince "...dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinde, taraflar arasında davacıya ait (toplulaştırma sonrası ... İli, .... İlçesi, ... Mahallesi,....ada ...parsel sayılı) zeytinlik vasfındaki taşınmazın davalıya 380.000,00-TL bedelle satışı konusunda harici anlaşma yapıldığı ancak sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı, bu satış için, davalı tarafça davacının ... Kooperatifine olan 45.500 TL borcunun, ...'a olan 52.200 TL kredi borcunu ve ....A.Ş'ye olan takip konusu borcunu17.500 TL olmak üzere toplam 115.200,00-TL ödeme yapıldığı, davacının borçları için yapılacak ödemelerin teminatı için davacı tarafça dava konusu 380.000,00-TL bedelli bononun davalıya verildiği, davalı tarafça ayrıca kapora olarak 1.000,00-TL verildiği, bu kapsamda davalı tarafça toplam 116.200,00-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki taşınmaz satış sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olup, bu satış sözleşmesi kapsamında herkes aldığını iade etmekle yükümlüdür. Dosyaya sunulan belgelere göre davalı tarafça satış için toplamda 116.200,00-TL ödeme yapıldığından bu miktarla sınırlı olarak teminat senedi kapsamında alacağını talep edebileceği, ancak teminat senedinin kalan miktarı olan 263.800,00-TL kısım için ödeme yapıldığı iddia ve ispat edilemediğinden bu miktar yönünden, davalının alacağının bulunmadığı kanaatine varılmış..." ifadelerini içeren gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile davacının Soma İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına dayanak bono nedeniyle davalıya 263.800,00-TL asıl alacak ve bu miktara ilişkin feriler yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
:
Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı borçlunun 17.09.2021 vadeli 380.000 TL bedelli senet karşılığında davalı alacaklı müvekkile borçlandığını, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine Soma İcra Müdürlüğü’nün ████████ esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davacı borçlunun bu takibe karşı çeşitli hukuk yollarına başvurduğunu, Soma İcra Hukuk Mahkemesi 2022/1 esas sayılı dosyada borca, yetkiye ve imzaya itiraz ettiğini ancak senet altındaki imzanın kendisine ait çıktığını ve borçsuzluk iddiasını yazılı belge ile ispatlayamadığından davanın reddedildiğini, Soma İcra Hukuk Mahkemesi ███████ esas sayılı dosyada taşınmazları ve traktörü hakkında haczedilmezlik itirazında bulunduğunu ancak üzerlerinde zorunlu olmayan ipotek ve rehin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddedildiğini, Soma İcra Hukuk Mahkemesi ███████ sayılı dosyada satış aşamasına gelen mallara ilişkin kıymet takdirine itiraz davası açtığını, tüm bu yolları tükettikten sonra işbu menfi tespit davasını açtığını, yerel mahkemenin dava konusu senedin teminat senedi olduğu kabulüyle davanın kısmen kabulüne ve 263.800 TL yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verdiğini, davacının davasını senedin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu iddialarına dayandırdığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre bir senedin teminat senedi sayılabilmesi için bunun senet üzerinde açıkça belirtilmesi veya ayrı bir yazılı belgede hangi ilişkinin teminatı olduğunun açıkça gösterilmesi ve takip dayanağı senede atıf yapılması gerektiğini, dava konusu senedin bu nitelikte olmadığını, davacının teminat senedi iddiasını yazılı belge ile ispatlayamadığını, davacının önce icra hukuk mahkemelerinde tüm itiraz yollarını deneyip kaybettikten sonra menfi tespit davası açtığını, bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasında temel borç ilişkisinin mevcut olmadığının ispatlanması gerektiğini, kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik ilkesi gereği temel alacağın mevcut olmaması veya geçersizliğinin senedi hükümsüz kılmayacağını, bonolarda borç sebebi açıkça belirtilmese dahi bunun geçerli bir borç doğurduğunu, HMK 200. madde gereğince senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, davacının yazılı delille iddiasını ispatlayamadığını, bu nedenle davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karar davalı tarafça istinaf edilmiştir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacının kambiyo senedinden kaynaklı olarak borçlu olup olmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Soma İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı icra takip dosyasında; bono açıklaması ile 380.000,00-TL, faiz açıklaması ile 11.683,70-TL ve komisyon açıklaması ile 1.140,00-TL olmak üzere toplam 392.823,70-TL alacağın tahsilinin talep edildiği, dayanak olarak, keşidecisi eldeki dosyanın davacısı, lehtarı davalısı olan, █████/2021 düzenleme, █████/2021 ödeme tarihli, 380.000,00-TL bedelli bononun gösterildiği görülmüştür.
Davalının Kırkağaç Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ████████ Soruşturma numaralı dosyası kapsamında verdiği █████/2022 tarihli ifadesinde; "... mahallesi, ...mevkiindeki zeytinliği 380.000,00-TL'ye harici sözleşme ile satın aldım" şeklinde beyanda bulunduğu, ayrıca davalı tarafça davacıya gönderilen Kırkağaç Noterliği'nin █████/2021 tarih ve 10251 Yevmiye nolu ihtarnamesi ile: " █████/2021 tarihli sözleşme gereği .... İli, .... İlçesi, ... Mahallesi ... mevkii ... parselde kayıtlı bulunan zeytinliğinizi 380.000,00-TL bedelle tarafıma satmış bulunmaktasınız." beyanı bulunduğu görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, taraf vekillerinin beyanlarına, Kırkağaç Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ████████ Soruşturma numaralı dosyası içeriğine, Kırkağaç Noterliği'nin █████/2021 tarih ve 10251 Yevmiye nolu ihtarnamesi ve oluşan vicdani kanıya göre; taraflar arasında davacıya ait zeytinlik vasfındaki taşınmazın davalıya 380.000,00-TL bedelle satışı konusunda harici anlaşma yapıldığı ancak sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı, bu satış için, davalı tarafça davacının ... Kooperatifine olan 45.500 TL borcunun, ...'a olan 52.200 TL kredi borcunu ve.... A.Ş'ye olan takip konusu borcunu 17.500 TL olmak üzere toplam 115.200,00-TL ödeme yapıldığı, davacının borçları için yapılacak ödemelerin teminatı için davacı tarafça dava konusu 380.000,00-TL bedelli bononun davalıya verildiği, davalı tarafça ayrıca kapora olarak 1.000,00-TL verildiği, bu kapsamda davalı tarafça toplam 116.200,00-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki taşınmaz satış sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olup, bu satış sözleşmesi kapsamında herkes aldığını iade etmekle yükümlüdür. Dosyaya sunulan belgelere göre davalı tarafça satış için toplamda 116.200,00 TL ödeme yapıldığından bu miktarla sınırlı olarak teminat senedi kapsamında alacağını talep edebileceği ancak teminat senedinin kalan miktarı olan 263.800,00 TL kısım için ödeme yapıldığı iddia ve ispat edilemediğinden bu miktar yönünden, davalının alacağının bulunmadığının kabul edilerek kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında verilen █████/2024 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf talebinde bulunan davalı taraftan alınması gereken 18.020,18 TL istinaf nispi karar harcından, davalı tarafından yatırılan 4.506,00 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 13.514,18 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!