Anahtar kelimeler: Satışa Kocaeli Babası Bankaya Önceden Borcu Anlaşma Kesinlik Tekrar Şartı
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; önceden müvekkiline ait olan dava konusu 1 05... parsel sayılı taşınmazın davalının babası ... ile müvekkilinin ortak borcu nedeniyle bankaya teminat olarak verildiğini, alacaklı banka tarafından icra ile satışa çıkarılması üzerine ... ile müvekkilinin taşınmazın ... tarafından alınması, bedeli ödendiğinde tekrar müvekkiline devredilmesi konusunda anlaşma yaptıklarını, ...'nin taşınmazı satın aldığını ve satış bedelini de ödediğini, daha sonra ...’nin taşınmazı ....... iade konusundaki koşullar geçerli olmak üzere devrettiğini, bedelin müvekkili tarafından ödenmesi üzerine bu işleri takip eden ... tarafından oğlu olan davalı ... üzerine devrin sağlandığını, yapılan işlem sonuç itibariyle ortak iradeye uygun olduğu için müvekkilinin itiraz etmediğini, ancak sonradan müvekkilinin ikamet ettiği dava konusu taşınmazda müvekkilinin haksız işgalci olduğu iddiası ile dava açıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından dava konusu taşınmazın tahliye edilmesi defalarca istendiği hâlde davacının taşınmazı tahliye etmemesi nedeniyle Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesine 2016/9 E. sayılı davayı açtıklarını, davacının bu davayı açarak tahliyeyi geciktirmeyi amaçladığını, taşınmazın davacını rızası ile............ davalı ...'ye devredildiği iddiasının doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın dava dışı ...... Gıda ve Pazarlama Tic. A.Ş. adına kayıtlı iken bu Şirketin borçlarından dolayı Kocaeli 2. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı dosyasında açık arttırma ile satıldığını, ihale bedeli icra dosyasına yatırılarak taşınmazın tescili sağlandığını, taşınmazı ihale ile satın alan kişinin daha sonra ......... bedeli karşılığında sattığını, müvekkilinin de taşınmazı ............bedeli karşılığında satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı inanç sözleşmesi iddiasını yazılı delil veya yeminle ispatlayamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; iddia ettiği inançlı işlemin müvekkili ile davalının babası tarafından müştereken yapıldığını, haciz riski ile karşı karşıya olunduğu için yapıldığını, taraflar kardeş olduğu için yazılı bir delil olmamasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, taşınmazın devri iradesinin bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, davalının taşınmazı satın alacak maddi durumu olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, inançlı işlem iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!