Anahtar kelimeler: Ölçümüyle Gemerek Köyündeki Orta Yüz Vasfıyla Kayseri Mera Nedene Metrekare

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gemerek Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro çalışmaları sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 3 69... parsel sayılı taşınmaz 625.414,77 metrekare yüz ölçümüyle, mera vasfıyla ve kamu orta malı olarak tespit ve tescil edilmiştir.Davacı vekili; ... köyündeki 3 69... parselin davacı adına tescil edildiğini, bu taşınmazla bir bütün olarak kullanılan aynı vasıftaki bir kısım yerin ise kadastro çalışmalarında 3 69... parsel içerisinde mera olarak tespit ve tescil edildiğini, ancak bu kısmın mera, köy ortak malı, otlak, yaylak ve sulak ile alakası bulunmadığını, ekilip biçildiğini, davacının yaklaşık 10 yaşından beri çekişme konusu taşınmazı kendi malı olarak kullandığını ileri sürerek 3 69... parselin keşifte gösterilecek davacıya ait kısmının iptali ile 12 parsele eklenmek suretiyle, olmadığı takdirde ayrı bir parsel numarası verilerek davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmişlerdir.Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zilyetlikle iktisap şartlarının sağlandığı gerekçesiyle 15.10.2022 tarihli harita ve jeodezi mühendisi bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 2.266, 63... ’lik ve (B1) ile gösterilen 2.077, 04... ’lik kısımlar yönünden davanın kabulü ile iptal-tescile; imar ve ihyanın tamamlanmadığı gerekçesiyle (B2) ile gösterilen 1.313, 50... ’lik ve (C) ile gösterilen 1.006, 40... ’lik kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı mirasçıları vekili, davalı ... vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; (A) ve (B1) ile gösterilen kısımların mera ile ilgisinin bulunmadığı, kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik ve mülkiyet edinimi koşullarının oluştuğu, kısmen kabul kararının toplanan delillere ve ulaşılan sonuçlara uygun bulunduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporları hükme esas alınmak suretiyle imar ve ihya işlemlerinin tamamlandığı gerekçesiyle çekişme konusu (A) ve (B1) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden davanın kabulüne, anılan kısımlara ilişkin iptal-tescile karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.Hâl böyle olunca; mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek aynı köy ve komşu köyler halkından ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığının araştırılması, mahkeme hakiminin taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözleminin keşif tutanağına aynen yansıtılması; yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişme konusu taşınmaz sınırlarının neresi olduğu, geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle ve hangi sınırlarla kullanıldığı, evveli itibariyle mera olup olmadığı, çekişmeli bölümlerin meraya doğru genişleme ile elde edilmiş olup olmadığı, başka bir deyişle meradan sökülüp sökülmediği, evveliyatı itibariyle imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususlarında ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı bilgi alınması, beyanlar arasında oluşabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılması, tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmaz bölümlerinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığını, toprak yapısını ve niteliğini, eğimini, zirai durumunu, bitki örtüsünü bildirir, eğim, toprak yapısı, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu parseller ve mera parseliyle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, komşu parsellerden doğal yahut yapay ayırıcı sınırlarla ayrılıp ayrılmadığını, nasıl ayrıldığını, tasarruf sınırlarının belirgin olup olmadığını, meradan sökülerek elde edilip edilmediğini, meranın devamı niteliğinde olup olmadığını, tarımsal niteliğini belirtir, taşınmazın tüm yönlerinden çekilecek fotoğraflarla ve yan görünüş (kesit) krokisi ile desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, fen bilirkişisinden keşfi takibe ve denetlemeye elverişli krokili rapor alınması; Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca davacı adına dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığının (senetsiz defteri) ... Müdürlüğü ve ... Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması, varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığının saptanması; çekişme konusu taşınmaz bölümlerinin mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuken değer taşımayacağının gözetilmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.Davalılar Hazine temsilcisi ve Belediye vekilinin değinilen yönlerden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalı Belediyeye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.