Anahtar kelimeler: Demediği Satımdan Bam Toplamda İlamsız Başkan Yazim Bursa Katip Bedelli

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: .
KARAR NO
: .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:
NUMARASI
: .
DAVACI
:
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, borçlu şirket hakkında Bursa ...İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasıyla müvekkilinin tahsil e
demediği toplamda ....TL bedelli iade fatura alacaklarına ilişkin ilamsız icra
takibine başlandığını, takibe konu olan alacak kalemlerinin █████/2020 tarih ve KAA2020000005769
fatura numaralı, █████/2020 tarih ve KAA2020000005768 fatura numaralı, █████/2021 tarih ve
AA2021000001066 fatura numaralı davalı borçlu şirket tarafından itiraz edilmemiş ve kesinleşmiş olan iadeye dayalı e-fatura alacaklarına ilişkin olduğunu, davalı borçlu şirketin yasal süresi içerisinde iade faturalarına itiraz
etmemesi sebebiyle iade faturalarının kesinleştiğini ve cari alacağının mevcut olduğunu ancak davalının Bursa ....İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyasına itiraz dilekçesi sunmuş olup asıl borçlarının 858,40TL olduğu işbu sebeple bu bedele ait icra vekalet ücreti, faiz harçlar ve masraflar dahil olmak üzere toplamda borcun 1.590,00 TL'lik kısmını kabul ettiklerini, onun haricinde borçlarının bulunmadığından bahisle kısmi itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı firmanın müvekkilinin bayisi olup cironun %2'si kota oranında bayinin iade yapabileceğini, %2'lik kotayı aşan iadelerin bayiye faturalanacağına ilişkin sözleşme
imzalandığını, bayinin kotayı aşar oranda yaptığı iadelerden dolayı sözleşmeye göre kendisine fatura
düzenlendiğini, bunun üzerine bayinin müvekkilinin iade sözleşmesine göre düzenlediği faturaları haksız olarak iade ederek kendi iade faturalarına dayanarak icra takibi başlattığını, ihtilafın
iade sözleşmesinden kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına
hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacı şirketin takibe konu yaptığı
█████/2020 tarih ve KAA2020000005769 fatura numaralı 6.287,36TL’Lik, █████/2020 tarih ve
KAA2020000005768 fatura numaralı 2.470,37TL’lk, █████/2021 tarih ve KAA2021000001066
fatura numaralı 9.161,20TL’lik olmak üzere 3 adet e-faturanın davalı şirket defter kayıtlarında mevcut
olduğu, söz konusu 17.919 TL’lik faturalar toplamının 16.145,80TL’lik kısmı için alacak talep
edildiği, davalı şirketin bu tutara karşılık davacı şirket adına █████/2021 tarih MBY2021000009849
nolu 15.287,40TL’lik fatura düzenlediği, kalan 858,40TL’ik kısmını ise █████/2021 tarihinde ödeyerek
cari hesap bakiyesinin kapatıldığı, buna göre davalı şirketin borcunun bulunmadığı, buna karşılık
tarafların beyanına göre aradaki çekişmenin taraflar arasındaki iade sözleşmesine göre iade kotasının % 2 olup olmadığı, davacının iade
faturalarının tutarının %2’den fazla olup olmadığı yönünde olduğu, bu
aşamada davacının iadeden kaynaklanan alacağının 16.145,80 TL olduğunu
beyan ettiği, davalı ise takip dosyasına yapmış olduğu
itirazında talep edilebilecek iade tutarının 858,40 TL olduğunu beyan ettiği, davacı yanın % 2'lik kotayı aşan oranda fatura kesmesinin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun bulunmadığı, davalı yanın davacı tarafça anlaşma dışı fazla oranda kesilen faturaya ilişkin işlemi kabul etmemesi ve faturayı iade etmesinin haklı bulunduğu, davacı yanın %2'lik kotayı aşan orana ilişkin olarak kesmiş olduğu faturaya dayalı icra takibinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğu taktir edilmekle yasal koşulları oluşan kötüniyet tazminatı talebinin kabulü ile 2.911,16 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirketin takip tarihi itibariyle 16.145,74TL alacaklı olduğu yönünde tespit yapıldığı halde aynı bilirkişi tarafından davalı yanın iade sözleşmesi yönünde savunmaları doğrultusunda ek rapor düzenlendiğini ve düzenlenen rapor ile müvekkili şirketin fazla iade faturası düzenlediği ve alacağının bulunmadığı yönünde tespit yapıldığını, iki bilirkişi raporu arasında açık bir şekilde çelişki bulunduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden inceleme yapılması gerektiği halde ilk derece mahkemesinin ek rapora itirazlarını dikkate almadığını, kötüniyet tazminatına hükmetmesi yasaya aykırı olduğunu, █████/2021 tarihli müvekkili şirketin kesmiş olduğu son iade faturası sonrası alacak bakiyesinin 16.145,80 TL olduğunu, davalı şirketin kötüniyetli olarak takip sonrası icra ödeme emrini tebliğ aldığı gün olan █████/2021 tarihinde müvekkiline 15.287,40 TL bedelli iade faturası kestiğini ve kendi carisine göre bakiye kalan 858,40TL'yi icra dairesine bildirerek ödemesinin █████/2021 tarihli kendi cari defterlerindeki bakiyeyi açıkça kabul ettiğini gösterdiğini, davalı borçlu şirketin ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği tarihte cari kayıtlara göre borçlu olmasına rağmen art niyetli olarak tek taraflı bir şekilde iade fatura kesmek suretiyle borçtan kurtulmayı ümit ettiğini, mahkemece %2 lik kotanın taraflar arasında uygulanmadığının irdelenmediğini, davalının kota uygulamadan 9.801 TL ve 3.904 TL tutarlı iadeleri kabul ettiğini ikrar etmiş olup davalı yanın tek taraflı iadeyi kabul ettiği rakamın iadeye konu malların dönemi itibariyle %27'ye denk gelmekte olup son carinin ilgili dönemlerinde de davalı yanın indirimi kabul ettiği rakam üzerinden hesap yapılması gerektiğini, davalının kabul ettiği iki kalemin sözleşmenin fiilen uygulanmadığının açık göstergesi olduğunu ancak ilk derece mahkemesi tarafından bu hususun hiçbir şekilde dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davacının kendi ticari defterlerinde alacak oluşturmak için müvekkilinin iade ettiği faturayı 5 kez yeniden düzenlediğini, davacının iade faturasına müvekkilin █████/2021 tarİhinde iade ile itiraz ettiğini, bu tarihten sonra aynı faturanın defalarca yeniden düzenlenmesi ve karşılıklı iadeleşmeler arasında icra takibi yapılmasının davacıyı haklı kılmayacağı gibi sözleşmeyi de değiştiremeyeceğini, davacının yargılama aşamasında iade sözleşmesinin uygulanmadığı yönünde bir iddia ileri sürmediğini beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı taraf, icra takibine konu iade faturalarına davalı tarafça itiraz edilmediğini, iade faturaları uyarınca bakiye cari hesap alacağı olduğunu ileri sürmektedir. Davalı taraf ise taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının cirosunun %2'si oranında iade yapabileceğini, %2'lik kotayı aşan iadelerin bayiye faturalacağına dair sözleşme de hüküm bulunduğunu, davacının kotayı aşar şekilde iade yapması nedeniyle sözleşme uyarınca kotayı aşan kısım için kendisine fatura düzenlendiğini savunmaktadır. Mahkemece, davacının %2'lik kotayı aşan orana ilişkin olarak kesmiş olduğu faturaya dayalı icra takibinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama aşamasında tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde, davacı tarafın defterleri uyarınca davacının davalı taraftan düzenlenen iade faturalarına istinaden 16.145,80 TL bakiye alacağının bulunduğu, davalı defterleri uyarınca ise davalı şirketin de kayıtlarında mevcut olan 16.145,80 TL davacı şirket alacağına karşılık davalı şirket tarafından 15.287,40 TL bedelli iade faturasının düzenlendiği ve kalan 858,40 TL'lik kısmın ise ödenerek cari hesap bakiyesinin kapatıldığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı tarafça sözleşme uyarınca kararlaştırılan iade kotasını aşan kısma ilişkin düzenlenen 15.287,40 TL bedelli faturadan kaynaklanmakta olup dosya kapsamında bulunan iade sözleşmesi uyarınca █████/2020 tarihinden itibaren geçeli olmak kaydıyla her 3 aylık dönem sonunda iade kotalarının kontrol edileceği, KDV hariç 3 aylık cironun %2'sini geçen miktarın 3 ayın sonunda bayiye fatura edileceği, 30 Haziran 2020'ye kadar %2 iadesizliğin devam edeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Yargılama aşamasında alınan █████/2020 tarihli bilirkişi raporu uyarınca █████/2020-█████/2020 döneminde davacının toplam mal alış tutarının 371.136,47 TL olduğu, dolayısıyla iade edebileceği %2'lik tutarın 7.422,73 TL olacağı, söz konusu dönem sonunda davacı tarafça düzenlenmiş iade faturaları toplamının 22.076,55 TL olup davacının 14.653,82 TL fazla iade faturası düzenlediği, █████/2020-█████/2020 tarihleri arasında davacının alım tutarının 61.385,71 TL olduğu ve dönem sonunda iade edebileceği tutarın 1.227,71 TL olup davacı tarafından düzenlenen iade faturasının 9.161,20 TL olduğu, söz konusu döneme ilişkin olarak da davacı tarafından 7.933,49 TL fazla iade faturası düzenlendiği tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı uyarınca somut olayda, davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen kotanın üzerinde ürünün iade edildiği, davalı tarafça da taraflar arasındaki sözleşme uyarınca iade kotasını aşan kısma yönelik 15.287 TL bedelli iade faturasının düzenlendiği, bakiye cari hesap borcuna da itiraz edilmeyerek ödendiği, bu suretle davacının davalından icra takibine konu faturlara istinaden alacaklı olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında düzenlenen █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacının davalından 16.145,74 TL alacaklı göründüğü belirtilmekle birlikte iade tutarının kotanın üzerinde olup olmadığı yönünde yeterli belge sunulmadığından hesaplama yapılamadığının belirtildiği, daha sonra düzenlenen ek raporda ise sunulan belgeler uyarınca yeniden değerlendirme yapılarak davacı tarafından düzenlenen iade faturlarının kotanın üzerinde olduğunda dair tespit yapıldığı, bu suretle bilirkişi kök ve ek raporu arasında çelişki bulunmadığı anlaşılmıştır.
Diğer yandan davacı vekili istinaf dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşmede yer alan %2'lik kotanın taraflar arasında uygulanmadığını ileri sürmüş ise de, HMK'nın 357.madddesi uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar istinafta ileri sürülemeyeceğinden nazara alınmamıştır.
2004 sayılı İİK’nın m. 67/2 hükmü “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması gerekir. Somut olayda da, sözleşmede taraflar arasında iade kotasına ilişkin açık hüküm bulunduğu, kota aşımı nedeniyle düzenlenen iade faturasının birden fazla kez davacı tarafça iade edilerek takibe konu faturaların düzenlendiği nazara alındığında davacının haksız ve kötüniyetli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. █████/2025
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!