Anahtar kelimeler: Tcankara Yazildiği Başkan Katip Üye İlamda Ankara Milleti Özetle Kredi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARARBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021 (Karar) - █████/2023 (Ek Karar)NUMARASI
: ████████ Esas ███████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, %20oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağı teminat altına alan ipotek bulunduğunu, davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması gerektiğini, müvekkillerinin temerrüde düşmediğini, müvekkili kefillerin kefaletinin banka teminat mektuplarını kapsamadığını, davacı tarafından takibe konu edilen çek yapraklarına ilişkin teminat bedellerini de kabul etmediklerini, tarafların mutabakata vardığı bir faiz oranının da olmadığını, faiz oranının fahiş olduğunu bildirerek davanın reddine istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, bankacı bilirkişi tarafından gerekçeli ve denetime elverişli şekilde takip tarihi itibariyle davalıların kullandırılan krediler nedeniyle borçlu oldukları tutarın hesaplandığı, icra takibinde talep konusu yapılan teminat mektubu ve borçlu şirkete verilen çek yapraklarıyla ilgili gayri nakdi alacak istemiyle ilgili olarak kefil olan davalı gerçek kişilerin sorumlu tutulabilmesi için kredi sözleşmelerinde buna ilişkin düzenlemenin bulunması zorunluluğu bulunduğu, sözleşme kapsamında sorumluluklarını doğuracak bir düzenleme olmadığı, gayri nakdi borç ve iki çek yaprağı ile ilgili takip öncesi ödeme yapılmış olması nedeniyle nakde dönüşen borçtan ötürü davalı gerçek kişilerin sorumlu tutulamayacağı, bu istek kalemleriyle ilgili davalı gerçek kişiler aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, İİK'nun 45. maddesi uyarınca rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, rehin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklının kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebileceği, davalı şirket lehine verilen gayri menkul rehiniyle ilgili taşınmazlara ilişkin toplam ipotek bedeli 970.000,00 TL olup, rehin alacaklısının davalı şirket hakkında bu miktar için ilamsız takip yapma hakkı bulunmadığı, bilirkişi raporlarıyla belirlenen nakdi alacaktan bu miktarın düşüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasında 1182-7825107, 1182-7826947, 1182-7828531, 1182-7829491 nolu ticari kredilerden kaynaklanan alacaklarla ilgili olarak, 1.439.783,12 TL alacağa yönelik (davalı borçlulardan ... Dekorasyon İnşaat Taahhüt Hayvan Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden 469.783,12 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) itirazlarının iptaline, asıl alacağı takip tarihinden itibaren yıllık %48 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygunlanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 1182-6299226 nolu tek hesap ve 5400...1843 nolu ticari kredi kat hesabından kaynaklanan alacaklarla ilgili, 20.168,83 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile asıl alacağı takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, 1077485, 1419431 ve 1485568 Nolu meri teminat mektubu hesaplarından kaynaklanan alacaklarla ilgili, davalılar ... ve ... ile ilgili davanın reddine, davalı şirket ile ilgili davada, itirazın iptali ile, takibin takip talebindeki koşullarla devamına, çek yaprağı bedeli sorumluluğundan kaynaklanan ve depo talep edilen çek yaprak bedellerine ilişkin, davalılar ... ve ... ile ilgili davanın reddine, davalı şirket ile ilgili davada, itirazın iptali ile takibin takip talebindeki koşullarla devamına, 1182-7830394 nolu banka kaynağından ödenen 2 adet çek bedelinden kaynaklı alacakla ilgili olarak, davalılar ... ve ... ile ilgili davanın reddine, davalı şirket ile ilgili davada, itirazın iptali ile 3.200,00 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile asıl alacağı takip tarihinden itibaren yıllık %24,24 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygunlanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabulüne karar verilen 1.463.151,95 TL nakdi alacağın %20 tutarı 292.630,39 TL (davalı şirketin sorumluluğu 98.630,39 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; HGK kararına göre tahsilde tekerrür etmemek üzere takip yapılabilmesine dair rapor düzenlenmiş olmasına ve kararda açıkça yazmasına rağmen davalı şirket yönünden tahsilde dikkate alınmak kaydı ile takip yapılmasına ilamda yer verilmediğini, bu nedenle de aleyhe vekalet ücretine hükmedildiğini, gayrimenkullerin kaça satılacağı dahi belli olmayan bir aşamada yapılacak en adaletli çözümün infazda dikkate almak olacağını, teminat mektuplarının depo edilebileceğinin sözleşmede açıkça yazmasına rağmen kararda şirket yetkilisi ve müteselsil kefilin 595.500 TL’lik 3 adet mektup bedelinden sehven sorumlu gösterilmediğini, mektup salt tazmin olmadığı için üstelik genel kredi sözleşmesine bağlı olarak kullandırılan yani ayrı bir sözleşmesi olmayan teminat mektubu hakkında kefilin sorumlu olmayacağını ve tazmin halinde sorumlu tutmanın adaletsiz olacağını, 3.200,00 TL nakde dönen çekler için bile kefillerin sorumlu olmadığının belirtilmesinin hatalı olduğunu, zira takip talebinde dahi nakde döndüğü açıkça belirtildiği yani artık nakdi kredi olduğu açıkça yazılan çekler için kefillerin sorumlu tutulmaması ve ayrıca bu alacak kalemi için ayrıca vekalet ücreti tahmilinin hatalı olduğunu, tüm çek bedellerinin dava tarihi ve hatta karar tarihi itibari ile yeniden incelenerek yeniden hesabı gerektiğini, nakde dönen ticari krediler için takip rakamı 1.452.608,90 TL anapara tutarları (yani takibe girişte temerrüt faizsiz) üzerinden takibe konu edilmesine rağmen bilirkişi raporunda hatalı şekilde akdi faiz hesabından dolayı 1.439.783,12 TL olarak hesap edilen tutarın da hatalı olup yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, takip talebinde açıkça ipotekten tahsil edilen bedellerin asıl borçlunun riskinden düşülmek kaydı ile tahsilde tekerrür etmemek üzere takip yapıldığı belirtildiği halde mahkemenin doğrudan şirket hakkında tüm riskin düşülmesi gerektiği yaklaşımının hatalı olduğunu, kredi borçlusu lehine verilen ipotek limitlerinin toplamı 970.000,00 TL olup takipte istenen 2.064.277,73 TL alacağı karşılamadığını, ipotek dosyasından alınan icra kıymet takdir bilirkişi raporlarına göre de taşınmazların kıymet takdir değerlerinin toplamının 730.000,00 TL olduğu, ayrıca cebri ihalede %50’sinden satışa çıkarılacağı, satılıp satılamayacağının belli olmadığı gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde yapılan genel haciz yolu ile takipte doğrudan bir miktar ya da limitin mahsup edilmesinin imkansız olacağını, bu nedenle mahkemece hüküm verirken ipoteğin infazda dikkate alınması gerektiği şeklinde kayıt düşmesi gerektiğini, sözleşmede açıkça bankanın meri teminat mektuplarının depo edilmesini müşteriden ve müteselsil kefillerden isteyebileceğinin hükme bağlandığını, gayrinakdi (teminat mektubu ve çek yaprak riski) borca ilişkin imzalanan sözleşmeler gereğince borçlu ve kefillerin sorumlulukları bulunduğunu, nakde dönen ticari krediler için takip rakamı 1.452.608,90 TL anapara tutarları (yani takibe girişte temerrüt faizsiz) üzerinden takibe konu edilmesine rağmen bilirkişi raporunda hatalı şekilde akdi faiz hesabından dolayı 1.439.783,12 TL olarak hesap edilen tutarın da hatalı olup yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, borcun ihtarname kapsamında hesap edilmesi gerektiği ve temerrüdün bu tarih itibari ile başladığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; icra takibine itirazlarının yerinde olduğunu, banka tarafından rehin ile teminat altına alınan 4 adet taşınmazın paraya çevrilmesi için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, aynı borç için davacının mükerrer takip yaptığını, teminat mektuplarının paraya çevrilmediğini, temerrütün söz konusu olmadığını, davacının fahiş kazanç amacıyla faiz oranını tek yanlı artırma yetkisine dayanarak haklı sayılmayacak bir oranda yükselttiğini, genel kredi sözleşmelerinde temerrüt faizinin belli bir oran eklenerek belirlenmesinin sözleşmenin güçlü tarafının bu egemenliğini karşı tarafa dayatması ve zayıf tarafın kişiliğini, ekonomik varlığını zedelediğini, müvekkillerinin öngörülmeyecek bir borcun altına sokulduğunu, bu durumun kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini beyanla davacının istinaf talebinin reddi gerektiğini belirtmiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine istinaf başvurusunun davalılar vekiline tebliğ edildiği, davalılar vekilinin katılma yoluyla istinaf başvuru süresi içerisinde ibraz ettiği dilekçesinde karara karşı itirazlarını da ileri sürdüğü, dilekçenin katılma yoluyla istinaf dilekçesi olduğunun anlaşılması üzerine Dairemizce eksik istinaf harçlarının yatırılması için davalılar vekiline muhtıra çıkarılması yönünde müzekkere yazıldığı, yazılan müzekkere üzerine işlem muhtırasının davalılar vekiline tebliğ edildiği, davalılar vekilinin muhtırada verilen kesin sürede eksik istinaf harçlarını yatırmadığı, Dairemizce █████████ Esas ████████ Karar sayılı karar ile davalılar vekilinin süresi içerisinde eksik istinaf harçlarını yatırmadığından gerekli kararın verilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği, Dairemiz kararı üzerine mahkemece █████/2023 tarihli ek karar ile davalılar vekilinin kesin sürede harçları yatırmadığından istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek karar verildiği görülmüştür. Ek karara karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmadığından Dairemizce yapılacak istinaf incelemesi davacı vekilinin istinaf başvurusuna ilişkindir.Dava konusu Ankara 12. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlular aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 1.475.977,73 TL nakit alacağın tahsili, 28.800,00 TL çekten kaynaklanan, 559.500,00 TL teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesi talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara tebliğ edildiği, davalıların 7 günlük itiraz süresi içerisinde takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.Anılan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmelerinin davacı banka ile davalı şirket arasında █████/2013 tarihli 500.000,00 TL limitli olup, son limit artışıyla 1.500.000,00 TL limitli, █████/2017 tarihli 2.000.000,00 TL limitli olarak akdedildiği, diğer davalıların █████/2013 tarihli sözleşmede 1.875.000,00 TL limitle, █████/2017 tarihli sözleşmede 2.500.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından kredi hesabı kat edilerek davalılara hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. █████/2018 tarihli ihtarnamede çekten kaynaklanan 38.400,00 TL, teminat mektubundan kaynaklanan 559.500,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi, 1.472.777,73 TL nakit alacağın ödenmesi ihtar edilmiş, davalı borçlulara 24 saat atıfet süresi tanınmıştır. Anılan ihtarname davalılara █████/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.Yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden kök ve ek raporlar alınmıştır.Davacı banka lehine, davalı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere █████/2016 tarihinde 250.000,00 TL limitli, █████/2014 tarihinde 260.000,00 TL limitli, █████/2017 tarihinde 230.000,00 TL limitli, █████/2017 tarihinde 230.000,00 TL limitli ipotek tesis edilmiştir.Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakit ve gayri nakit alacağı bulunduğunu, nakit alacağın tahsili, gayri nakit alacağın depo edilmesi için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalı şirket dışındaki diğer davalıların sözleşmelerde müteselsil kefil olduğu, borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından kredi hesabının kat edilerek davalı borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine davacının itirazın iptali talebiyle işbu davayı açtığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalı asıl borçlu şirketin borçları için tesis edilen ipotek limitinin alacaktan mahsubu gerekip gerekmediği, ipoteklerin kıymet takdir raporundaki değerin esas alınıp alınamayacağı, davalı kefillerin gayri nakit alacağın depo edilmesinden sorumlu olup olmadıkları, takip tarihinden önce nakde dönüşen gayri nakit alacağın davalı kefillerden talep edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve kök raporu tekrar eden ek raporlarında, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacaklı olduğu miktar tespit edilmiştir.Yukarıda açıklandığı üzere davalı şirketin davacı bankaya doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere toplam 970.000,00 TL limitli ipotek tesis edilmiştir. İpoteğin teminat altına aldığı alacaklar yönünden İİK'nun 45/1. maddesi, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin rehni veren hakkında doğrudan doğruya genel haciz yoluyla takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklı ipoteğin teminat altına aldığı alacaklar yönünden yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği açıkça düzenlenmiştir.Bu durumda mahkemece, İİK'nun 45. maddesi gözetilerek ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuyla davacının davalı şirketten takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu tespit edilen nakit alacak miktarından 970.000,00 TL toplam ipotek limitinin mahsup edilerek hüküm kurulması isabetli olup, ipoteklerin kıymet takdir raporlarındaki değerlerin ipotek limitlerinin altında bulunması hali de İİK'nun 45. maddesinin takip tarihi itibarı ile gözetilmesi gerektiğinden bu sonucu değiştirmeyecektir.Öte yandan, çekten ve teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakdi alacağın depo edilmesi kefiller yönünden nakit alacağın dışında bir sorumluluk doğurduğundan bu hususta genel kredi sözleşmesinde açık hüküm bulunması gerekmektedir. Genel kredi sözleşmesinde müşterinin çekten ve/veya teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakdi alacağın depo edilmesinden sorumlu olduğuna ilişkin hüküm, müşteri hakkında yer alan hükümlerin kefiller hakkında da uygulanacağına yönelik bir atıf hükmü ile kefillerin de gayri nakdi alacağın depo edilmesinden sorumlu olması sonucunu doğurmayacaktır. Taraflar arasında akdedilen █████/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5. maddesi, █████/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinin 4. maddesi davacı bankanın gayri nakdi risk tutarlarının depo edilmesi hükmünü içermekte ise de anılan hüküm müşteriye yönelik olup, kefile yönelik ve kefilin çek ile teminat mektubunun depo edilmesinden sorumlu olduğuna ilişkin açık sözleşme hükmü niteliğinde değildir.Hal böyle olunca, mahkemece taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde davalı kefillerin çekten ve teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesinden sorumlu olduğuna ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmadığı, davalı kefillerin gayri nakit alacağın depo edilmesinden sorumlu tutulamayacağı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetlidir.Davacı vekilinin takip tarihinden önce nakde dönüştüğü anlaşılan 2 adet çekten kaynaklanan alacaktan davalı kefillerin sorumlu bulunduğuna yönelik istinaf itirazına gelindiğinde, yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde kefillerin gayri nakit alacağın depo edilmesinden sorumlu olduklarına ilişkin sözleşme hükmü bulunmamaktadır. Bu durum karşısında takip tarihi itibarıyla nakde dönüşmemiş çek ve teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesinden davalı kefiller sorumlu tutulamayacaktır.Davalı kefiller takip tarihindeki gayri nakit alacağın depo edilmesinden sorumlu değil iseler de, takip tarihinden önce davacı banka tarafından tazmin edilmekle artık nakit alacağa dönüşen kısımdan diğer nakit kredi borçları gibi kefalet limitleri dahilinde sorumlu olacaklardır.Somut olayda da, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de, takip tarihinden önce davacı banka tarafından toplam 3.200,00 TL olarak tazmin edildiği anlaşılan iki adet çekten kaynaklı gayri nakit alacak, davacı banka tarafından tazmin edilmekle nakde dönüştüğü tespit edilmiştir.Bu durumda mahkemece, takip tarihinden önce tazmin edilmekle, takip tarihi itibarıyla artık nakit alacağa dönüşen iki adet çekten kaynaklanan 3.200,00 TL nakit alacaktan davalı kefillerin sorumlu bulunduğu, anılan miktarın kefillerin kefalet limiti kapsamında kaldığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken bu kısım yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında takip tarihinden önce nakde dönüşen 2 adet çeke ilişkin davalı kefiller hakkındaki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ████████ Esas ███████ Kararsayılı kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,B)Davanın KISMEN KABULÜNE, (Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatla tekerrür oluşturmamak kaydıyla,) Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasında davalıların itirazının;1- 1182-7825107, 1182-7826947, 1182-7828531, 1182-7829491 nolu ticari kredilerden kaynaklanan alacaklarla ilgili olarak, 1.439.783,12 TL asıl alacağa yönelik (davalı borçlulardan ... Dekorasyon İnşaat Taahhüt Hayvan Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden 469.783,12 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) itirazın iptali ile asıl alacağı takip tarihinden itibaren yıllık %48 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2- 1182-6299226 nolu tek hesap ve 5400...1843 nolu ticari kredi kat hesabından kaynaklanan alacaklarla ilgili, 20.168,83 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile asıl alacağı takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına,3- 1077485, 1419431 ve 1485568 Nolu meri teminat mektubu hesaplarından kaynaklanan alacaklarla ilgili,a)Davalılar ... ve ... hakkındaki davanın reddine,b)Davalı ... Dekorasyon İnşaat Taahhüt Hayvan Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki davada itirazın iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla devamına,4-Çek yaprağı bedeli sorumluluğundan kaynaklanan ve depo edilen çek yaprak bedellerine ilişkin,a)Davalılar ... ve ... hakkındaki davanın reddine,b)Davalı ... Dekorasyon İnşaat Taahhüt Hayvan Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki davada itirazın iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla devamına,5-Çek Kanunu gereğince 1182-7830394 nolu banka kaynağından ödenen 2 adet çek bedelinden kaynaklı alacakla ilgili davalıların itirazının iptaline, 3.200,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %24,24 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygunlanmak suretiyle takibin devamına,6-Fazlaya ilişkin istemin reddine,7-Hüküm altına alınan toplam 1.463.151,95 TL nakit alacağın %20'si oranında hesaplanan 292.630,39 TL (davalı şirketin sorumluluğu 98.630,39 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,8-Nakit alacak yönünden alınması gereken 99.947,91 TL nispi karar ilam harcından (davalı şirket yönünden 33.468,61 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) peşin yatırılan 24.931,32 TL harç ile 10.321,39 TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 64.695,2 TL harcın davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,9-Gayri nakit alacak yönünden alınması gereken 732,00 TL harcın davalı şirketten tahsil edilerek hazineye irat kaydına,10-Davacı tarafından peşin yatırılan 24.931,32 TL harç ile 10.321,39 TL icra peşin harcının (davalı şirket 33.468,61 TL kısmıyla sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,11-Kabulüne karar verilen nakdi alacak yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 85.010,32 TL vekalet ücretinin (davalı şirket yönünden 41.707,60 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,12-Reddine karar verilen nakdi alacak yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 66.191,29 TL vekalet ücretinin (davalılar ... ve ... için 4.080,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davacıdan alınarak davalılara verilmesine,13-Reddine karar verilen gayri nakdi alacak yönünden davalılar ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kararın kaldırma gerekçesi ve aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalılara verilmesine,14-Kabul edilen gayri nakdi alacak yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,15-Davacı tarafça yapılan 137,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 97,11 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,16-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,C)1-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,2-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında posta masrafı olarak yapılan 196,94 TL yargılama masrafının davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 136,34 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,5-Ankara 29. İcra Dairesi'nin █████████ sayılı takip dosyasına davacı tarafından sunulan teminat mektubunun bu aşamada iadesine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...... ... ... ...Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.