Anahtar kelimeler: Vega Global Sakarya Esaskarar Kocaeli Danışmanlık Başkan Yazim Anonim Katip

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: VEGA GLOBAL MÜHENDİSLİK SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA TÜRÜ
: İtirazın İptali (Danışmanlık Hizmetinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KR. YAZIM TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının alacaklı olduğu Kocaeli İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının davalı şirket sahibi ile aynı üniversitede öğretim üyesi olarak çalıştığını ve daha önce birçok projede birlikte görev aldıklarını, davalı şirket ile dava dışı Babil Biyogaz Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki Şanlıurfa Biyogaz Projesi için davalı şirket sahibinin talebi üzerine davacının ücreti karşılığında danışmanlık hizmeti verdiğini, projenin tamamlanmasına rağmen davalı şirketin danışmanlık ücretini ödemediğini, dava dışı şirket ile davalı şirket arasındaki sözleşmede davacının danışmanlığı koşulunun açıkça yer aldığını, yazılı bir sözleşme bulunmaması nedeniyle icra takibinin vekaletsiz iş görme hükümleri dahilinde başlatıldığını, davacının iş gören sıfatıyla danışmanlık hizmetini davalı adına yerine getirdiğini ve 5.000.000,00 TL danışmanlık ücretini talep etme hakkına sahip olduğunu, davalı tarafından başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ve arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını belirterek, Kocaeli İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetle itiraz edilmesi sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün ████████ E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebiyle ve alacağın vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanılarak açılan işbu davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğünü, öncelikle, davacının tacir olmaması ve davaya konu danışmanlık faaliyetinin Türk Ticaret Kanunu m. 4/1 anlamında iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğmaması sebebiyle davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde değil, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini ve bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini belirttiğini, esasa ilişkin olarak; davacının, davalı şirketin dava dışı Babil Biyogaz Enerji Sis. San. ve Tic. A.Ş. ile imzaladığı sözleşme kapsamında sunduğu hizmetin yalnızca birkaç saha ziyaretinden öteye gitmediğini, buna rağmen afaki bir ücret aldığını, sözleşmenin 5.1 maddesinde düzenlenen eğitim hizmetlerinin hiçbir zaman ifa edilmediğini ve davacının 30.09.2020 tarihinde bir münakaşa sonucu kolunu kırmasının ardından projeden tamamen ayrıldığını ifade ettiğini, davalı şirketin bilgisi ve rızası dışında, dava dışı Babil Biyogaz tarafından keşide edilen 220.000 TL değerindeki çeki teslim aldığını, bununla birlikte toplamda yaklaşık 74.480 Avro ödeme yapıldığını, bu durumun kötü niyetli olduğunu ileri sürdüğünü, ayrıca, davalı şirket ile dava dışı Babil Biyogaz arasında hak ediş ödenmemesi nedeniyle T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. Sayılı dosyasında alacak davası bulunduğunu ve işbu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini; davacının, davalı şirket çalışanı ... ile kurduğu kişisel ilişki aracılığıyla şirketin iç düzenine müdahale ettiğini, kilit e-posta şifrelerini değiştirdiğini, Google Drive klasörlerini sildirdiğini ve şirket yetkilisi adına sahte izin mailleri gönderildiğini, bu eylemlerin sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğini ve davacının yönlendirici rolünün bulunduğunu iddia ettiğini, davanın dayanağı olan vekaletsiz iş görme iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira davacının eylemlerinin şirket itibarını zedeleme ve güveni kötüye kullanma niteliğinde olduğunu; davacının, davalı şirketin ticari sırlarını ihlal ederek ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunarak (şirkete ait blower ekipmanını farklı projeye yönlendirme, davalının faaliyet alanını kopyalayan yeni şirket kurma ve alt yüklenicilere gerçeğe aykırı beyanlarda bulunma) şirketi zarara uğrattığını savunduğunu, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte ise esastan reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115. maddesine göre davanın USULDEN REDDİNE,2-Görevli Mahkemenin Kocaeli Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine ... " karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen görevsizlik kararında harç ve masraflar hüküm altına alınmadığını ve ayrıca davalı şirket lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ve önemle belirtmeliyiz ki davalı şirketin istinaf kanun yolu başvurusu hukuki gerçeğin ortaya çıkarılması için değil tamamıyla dosyayı sürüncemede bırakmak, zaman kazanmak, davacının hak etmiş olduğu alacağın tahsilini geciktirmek olduğunu beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.DELİLLER
: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; danışmanlık hizmetinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.Dosyanın incelemesinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçisinde özetle; davacının alacaklı olduğu Kocaeli İcra Dairesinin ██████████ esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ile davalı şirket yetkilisinin aynı üniversitede öğretim üyesi olarak görev yaptıklarını ve daha önce bir çok projede görev yaptıklarını, davalı şirket ile dava dışı Babil Biyogaz Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında yürütülen Şanlıurfa Biyogaz Projesi kapsamında davalı şirket yetkilisinin talebi üzerine davacının ücret karşılığında danışmanlık hizmeti verdiğini, projenin tamamlanmasına rağmen danışmanlık ücretinin ödenmediğini, dava dışı şirket ile davalı şirket arasındaki sözleşmede davacının danışmanlık hizmeti sunacağının da yer aldığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmaması nedeniyle icra takibinin vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanılarak başlatıldığını, davacının davalı adına ve hesabına danışmanlık hizmetini yerine getirdiğini ve 5.000,000 TL alacak hakkı bulunduğu belirtilerek, davalının başlatılan takibe vaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın görev yönünden usulden reddine karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık, davanın mahkemenin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi halinde davalı lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilip edilemeyeceğine ilişkindir.Eldeki davada davacı, davalı şirket yetkilisi ile aynı üniversitede öğretim üyesi olarak görev yaptıklarını, daha önce çeşitli projelerde birlikte çalıştıklarını, dava dışı şirket ile davalı şirket arasında yürütülen Şanlıurfa Biyogaz Projesi kapsamında davalı şirket yetkilisinin talebi üzerine ücret karşılığında danışmanlık hizmeti verdiğini, projenin tamamlanmasına rağmen danışmanlık ücretinin ödenmediğini ileri sürerek alacağın tahsilini talep ettiği, ayrıca davacı, taraflar arasında yazılı bir danışmanlık sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle icra takibini vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanarak başlattığını açıkça belirttiği görülmektedir.Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere, bir davanın ticari dava olarak kabul edilebilmesi için ya Türk Ticaret Kanununun 4. Maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması ya da tarafların her ikisinin de tacir sıfatını taşıması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleriyle ilgili bulunması gerekmektedir. İlk derece mahkemesince bu hususta gerekli araştırmalar yapıldığı, davacının tacir olup olmadığı konusunda ilgili kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge temin edildiği, vergi dairesinden gelen cevabi yazıda davacının mükellefiyet kaydının bulunmadığı, ticaret sicili müdürlüğündün gelen cevabi yazıda davacı adına kayıtlı ticari işletme bulunmadığı, esnaf ve ticaret odalarından gelen yazılarda ise herhangi bir oda kaydının mevcut olmadığının belirtildiği, yine davacının da yargılama sırasında üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştığını, tacir olmadığını beyan ettiği anlaşılmış, bu durumda da davacının tacir olmadığı hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı değerlendirilmiştir.Eldeki davada, davacı tarafından icra takibinin vekaletsiz iş görme hükümlerine dayandırıldığı açıkça belirtilmiştir. Vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar ise 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesinde sayılı mutlak ticari davalardan değildir. Uygulanacak hukuk kurallarının Türk Borçlar Kanunu hükümleri olması da tek başına davayı ticari dava haline getirmeyeceği gibi görevli mahkemeyi de değiştirmez.Eldeki davada, uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, tarafların sıfatları ve dava konusu birlikte değerlendirildiğinde davanın genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği açıktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesi uyarınca, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, kanunda aksine bir düzenleme mevcut değilse görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Somut olayda da uyuşmazlık, danışmanlık hizmetinden kaynaklandığı ileri sürülen bir alacak istemine ilişkin olup özel görevli mahkemenin görev alanına girdiği yönünde herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.Bu itibarla ilk derece mahkemesince, uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davacının tacir olmadığı ve davanın genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 323. Maddesinde yargılama giderleri düzenlenmiş olup, Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti de yargılama giderleri arasında sayılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 331. Maddesinde Esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderleri;"(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.(2) Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.(3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." şeklinde düzenlenmiştir.Mahkemece verilen görevsizlik kararı esasa ilişkin bir karar olmadığından anılan hükümler gereğince yargılama giderlerine ancak davaya devam edecek görevli mahkemece esas hakkında bir karar verildiğinde yahut davacı dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini süresi içerisinde talep etmemesi halinde ilk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesiyle hükmedileceğinden ilk derece mahkemesince bu aşamada yargılama giderlerine hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.Gerekçeli karar başlığında dava alt başlığını "Danışmanlık Hizmetinden Kaynaklanan" şeklinde yazılması gerekirken uyuşmazlığa uygun düşmeyecek şekilde "Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan" şeklinde yazılması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*