Anahtar kelimeler: Bizatihi Fiilden Kayseri Malvarlığının Ekinde Yazim Taşınır Ara Kalmasını Beyanı

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026 ARA KARARESAS NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili █████/2026 tarihli duruşmadaki beyanı ile müvekkilinin alacağının karşılıksız kalmasını engellemek adına davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlarına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkeme █████/2026 tarihli gerekçeli ara kararı ile;"...Yukarıda yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davanın alacak davası olduğu, tedbir istenen malvarlığının bizatihi uyuşmazlık konusu olmadığı, HMK'nun 389/1. maddesinin yasal koşulları bulunmadığı dikkate alınarak, ihtiyati tedbirin yasaca aranan koşullarının mevcut bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.KARAR
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE,,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde; "...Sayın yerel mahkemeye █████/2025 tarihli dava dilekçemizle; “Müvekkil şirket, davalı ...(TCKN:...) ile █████/2025 tarihinde lojistik-nakliye-taşımacılık sözleşmesi imzalamıştır. Müvekkil şirket bünyesinde bulunan hammaddeler ... ilinden Kayseri'ye taşınacaktır. Müvekkil şirket tarafından, █████/2025 tarihli lojistik-nakliye-taşımacılık sözleşmesine istinaden davalı ...(TCKN:...)'den ...-...güzergahı için █████/2025 tarihinde 2 araç talep edilmiştir. Davalı ...(TCKN:...), iki araç için iki farklı firma ile anlaşmıştır. Bunlardan birisi ...(TCKN:...)'tır. Araç şoförü de ...(TCKN:...)'tır. Diğeri de davalı ... Limited Şirketi(VKN:...) ve davalı şoför ...(TCKN:...)'dır. Her iki şoförde 14 Temmuz 2025 tarihinde hammaddeleri ...'da bulunan depodan teslim almış ve 15.07.2025 tarihinde Kayseri'ye getirmişlerdir. İlgili hammaddeler alıcı şirket tarafından istenilen değerleri taşımıyor olması nedeniyle kabul edilmemiştir. Tüm sevkiyat sürecini yöneten ve şoförleri yönlendiren kişi ...(TCKN:...)'dır. Şoförler ile ...(TCKN:...) iletişime geçerek farklı bir alıcı şirkete yönlendirmiştir. Yönlendirilen şirkette de anlaşma sağlanamamıştır. Akabinde ...(TCKN:...), şirket yetkilimiz ...(TCKN:...) ile görüşerek araçları ...'da bulunan ... Ltd. Şti. (VKN:...) ile anlaşıldığını belirterek oraya teslim edilmesini söylemiştir. Bu süreçte ek ödemelerin yapılacağı ...(TCKN:...) tarafından şoförlere belirtilmiştir. Her iki şoför Kayseri'ye kadar birlikte gelmişler, Kayseri'de ayrılmışlardır. ...(TCKN:...) isimli işletmeye ait ...(TCKN:...)'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı dorsede bulunan 23.860 KG ... 18.07.2025 tarihinde ... Ltd. Şti. (VKN:...)'ne teslim edilmiştir. Nakliye süreci uygun şekilde tamamlanmıştır. Davalı ...(TCKN:...) tarafından ... plakalı araç ve ... plakalı dorse ile teslim alınan 24.080 KG olan ... ise teslim edilmemiştir. Bu süreçte ...(TCKN:...), davalı şoför ...(TCKN:...) ile iletişime geçmiştir. Davalı ...(TCKN:...) aracının arızalı olduğunu söylemiştir. Bu sebeple 2 gün süre geçmiştir. Sevkiyat sürecini ve şoförleri yönlendiren kişi olan ...(TCKN:...), aracı firma olan davalı ...(TCKN:...) isimli işletmenin müdürü ...(TCKN:...)'e son durumu bildirmiştir. Bu süreçte sevkiyat bedelleri de güncellenmiş taraflar anlaşmıştır. Akabinde ...(TCKN:...), tekrar aramış davalı şoför ...(TCKN:...) cenazesinin olduğunu belirterek süreci uzatmaya devam etmiştir. Akabinde ise bir video atarak hammaddeleri Kayseri'de bir depoya indirdiğini belirtmiştir. Belirtilen adrese başka bir şoför yönlendirilmiştir. Ancak giden şoför ilgili depoya bir sevkiyat olmadığını söylemişlerdir. Akabinde de davalı şoför ...(TCKN:...) ile iletişim sağlanamamıştır. ...(TCKN:...) de davalı şoför ...(TCKN:...) ile iletişime geçmiştir. Davalı şoför ...(TCKN:...), ...(TCKN:...)'e de durumu farklı şekilde anlatmıştır. İlk görüşmede cenazesini olduğunu söyleyerek süreci uzatmış, sonrasında ise aracın arıza yaptığını belirtmiştir. Akabinde ise araç arızasının ciddi olduğunu söylemesi üzerine müvekkil şirket yetkilisi ...(TCKN:...) farklı bir araç yönlendirmiştir. Davalı ...(TCKN:...) ise bir video atarak hammaddeleri Kayseri'de bir depoya indirdiğini söylemiştir ancak giden şoför ilgili depoya bir sevkiyat olmadığını öğrenmiştir. Akabinde de yeniden iletişim sağlanamamıştır. █████/2025 tarihli lojistik-nakliye-taşımacılık sözleşmesi, fatura, e-irsaliyeler ve Tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde haksız fiilin davalı ...(TCKN:...), davalı ... Limited Şirketi (VKN:...) ve davalı ... (TCKN:...) tarafından gerçekleştirildiği sabittir. Davalı ... (TCKN:...), davalı ... Limited Şirketi (VKN:...) ve davalı ...(TCKN:...)'nın maddi zararın sorumluları olduğu sabittir. Tüm bu nedenlerle yargılama neticesinde fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılara tahmiline” karar verilmesine ilişkin olarak ihtiyati tedbir talep edilmiştir. Akabinde davalıların menkul ve gayrimenkul malları üzerine; 6100 Sayılı HMK’ya istinaden öncelikle teminatsız, aksi kanaat var ise teminatlı şekilde İHTİYATİ TEDBİR şerhi konulması tarafımızca talep edilmiştir.Yerel Mahkeme bu talebimizi █████/2026 tarihli ara karar ile değerlendirmiş ve “davanın alacak davası olduğu, tedbir istenen mal varlığının bizatihi uyuşmazlık konusu olmadığı, HMK'nun 389/1. maddesinin yasal koşulları bulunmadıgı dikkate alınarak, ihtiyati tedbirin yasaca aranan koşullarının mevcut bulunmadığı ” gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebimizin reddine karar verilmiştir.Yerel Mahkemenin değinilen ara kararı Yargıtay içtihatları ışığında usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki;İhtiyati tedbirin amacı Anayasanın 2. maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır.Nitekim YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME GENEL KURULU 21.02.2014 Tarihli, 2013/1 Esas, 2014/1 Karar sayılı kanun hükmünde kararında; “Dava; Anayasanın 36 maddesi ile “hak arama” hürriyeti kapsamında herkese tanınmış, olan temel bir hukuki koruma ve korunma yöntemidir. Dava yönteminin yasalarla önceden belirlenmiş bir süreci vardır ve bu süreç de ayrıntılı bir incelemeyi gerektirir. Bu süreçlerin tamamlanması aşamasında, hakkın özünün zarar görmemesi için geçici hukuki korumalara hep ihtiyaç duyulmuş ve bu konudaki gereklilik gün geçtikte önem kazanmaktadır. Bazen geçici tedbir taleplerinin karşılanması, asıl yargılamanın önüne geçmektedir.Bu bağlamda gerek davadan önce gerekse dava sırasındaki geçici hukukî korumalar, kişilerin haklarının korunması bakımından ve özellikle hak arama hürriyetinin etkin olarak gerçekleşmesi bakımından hayati bir misyona sahiptir. Diğer bir ifadeyle, hukukî korunma talebini günümüzde, hak arama hürriyetinin en etkin bir “unsuru”, “enstrümanı” ya da “ayrılmaz bir parçası olarak tanımlanabilir.” şeklinde açıklama getirilerek ihtiyati tedbir müessesinin önemini çok açık biçimde vurgulamıştır.İhtiyati tedbir, HMK’da “Geçici Hukuki Korumalar” üst başlığı altında taraflar arasındaki ihtilafın çözümüne katkı sağlayan ve asıl yargılamada verilen hükmün gerçekleştirilmesini temin eden ve hakların korunması bağlamında aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin ayrılmaz bir parçası olarak hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilebilecek bir usul hukuku müessesesidir. Şu halde davacı yararına, yargılamanın sonunda verilecek hükmün gerçekleşmesini temin eder mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken iş bu talebin reddedilmesi hukuk ve hakkaniyete aykırı olmuştur.Sayın yerel mahkemenin, yukarıda alıntısını yaptığımız ihtiyati tedbir talepli dava dilekçemizdeki tüm açıklamalarımız ve sunduğumuz delillere rağmen, talebimizi reddetmesi kabul edilemez. Koşulları oluşan ihtiyati tedbir talebimizin kabul edilmesi ve yasaya ve hakkaniyete aykırılık teşkil eden kararın iptaline karar verilmesi halinde doğacak hakların güvenceye kavuşturulması gerekmektedir.6100 sayılı HMK 389/1 maddesi hükmünde de belirtildiği üzere; “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme, davalıların menkul ve gayrimenkul mallarının 3.kişilere satılması vs. gibi durumlar nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelmesi ihtimali söz konusudur. Tüm bu nedenlerle, Yerel mahkemece İHTİYATİ TEDBİR TALEBİMİZİN REDDEDİLMESİ son derece hatalı olmuştur.Tüm bu sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.HUKUKİ NEDENLER
: 6102 Sayılı Ticaret Kanunu, 6100 HMK, 6098 BK. ve ilgili sair Mevzuat.SONUÇ VE İSTEM
: Yukarıda belirtilen sebeplerle ve HMK m. 355 hükmü gereğince re’sen gözetilecek nedenlerle istinaf incelemesi yapılarak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında verilen █████/2026 karar tarihli, İHTİYATİ TEDBİR TALEBİMİZİN REDDİ kararının KALDIRILMASINA ve sayın mahkemenizce yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde İVEDİLİKLE İHTİYATİ TEDBİRE KARAR VERİLMESİNİ İstinaf incelemesi yapılarak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında verilen █████/2025 karar tarihli, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve mahkemece yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde ivedilikle ihtiyati tedbire karar verilmesini " talep etmiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenlenmiştir.Davacı vekili █████/2026 tarihli duruşmadaki beyanı ile müvekkilinin alacağının karşılıksız kalmasını engellemek adına davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlarına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.Mahkemece verilen █████/2026 tarihli gerekçeli ara kararla bu talep reddedilmiş, bu ara karar davacı vekilince süresinde istinaf edilmiştir.Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından,istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri hakkında esastan inceleme yapılmıştır.İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan █████/2026 tarihli gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; Davacı vekilince derdest işbu taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine ilişkin haksız fiilden kaynaklı tazminata ilişkin alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla Davalıların menkul ve gayrimenkul malları üzerine 6100 Sayılı HMK’ya istinaden İHTİYATİ TEDBİR şerhi konulmasına ilişkin taleplerinin kabulü için HMK 389. vd. Maddeleri gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların, bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığı gibi HMK 389. Maddesi : "MADDE 389- (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." şeklinde hüküm altına alınmış olup, üzerine ihtiyati tedbir konulması istenen Davalıların menkul ve gayrimenkul mallarının bizzat kendilerinin, ayınlarının yani mülkiyetlerinin de işbu davanın doğrudan konusu olmadıkları anlaşıldığından HMK 389. vd. Md gereğince aranan gerekli yasal koşulların bulunmaması nedeniyle sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle, davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle ;1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ████████ Esas sayılı █████/2026 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. █████/2026