Anahtar kelimeler: İnin Bağıtlandığını Koyduğunu İlişkiden Nakit Bedelsiz Etmemesine Senet Ödeneceğinin Senetleri

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında satış sözleşmesi bağıtlandığını, sözleşme ile sözleşme bedelinin %25'inin nakit, kalan kısmının senet ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalıya üç adet senet teslim edildiğini, davalının sözleşme konusu ürünleri teslim etmemesine rağmen, bedelsiz senetleri takibe koyduğunu, gerçek kişi diğer davacının ise senetlerin kefili olduğunu, davacı gerçek kişinin takipten, annesinin evine gelen haciz nedeniyle haberdar olduğunu, bedelsiz kalan icra takip dayanağı senetlerin
iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının asıl alacağın % 20 sinden
aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'nun bonolarda aval olmasından ötürü, TTK nun 702/2 fıkrası gereğince menfi tespit talebinde bulunamayacağını, dava konusu bonolar sebepten mücerret olup, bedelsizlik iddiasının yani malın teslim edilmediği iddiasını yazılı delille ispatlanması gerektiğini, ancak davacıların bu yönde bir kanıt sunmadıklarını, öte yandan davalının davacı şirket aleyhine cari hesap alacağına dayalı olarak başlattığı takibe itiraz üzerine, İstanbul 11 Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada davanın kabulüne karar verildiğini savunarak, davanın ... ... yönünden usulden reddine, davacıların davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; davanın, icra takibine konu senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, bono, belli bir borç ikrarını içeren kambiyo senedi olup, bononun belli bir sebeple düzenlendiğini ve düzenlenme sebebinin gerçekleşmediğini veya bonoda yazılı borcun ödendiğini yazılı delille ispat etme külfetinin davacı tarafta olduğu, somut olayımızda bononun belli bir sebeple düzenlendiği ve düzenlenme sebebinin gerçekleşmediği iddialarının yazılı delil ile ispatlanamadığı, bilirkişi raporunda da senetlerin bedelsizliğine ilişkin tespit yapılamadığı, kötü niyet tazminatının yasal koşullarının da oluşmadığı, gerekçesi ile; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar bono sebepten mücerret ise de; davalının tarafın dava konusu edilen bonoların dava konusu sözleşmeye dayalı alındığını beyan ettiğini, bu nedenle sözleşmeye konu malın teslim edildiğini ispat yükünün davalıda olduğunu, malın teslimine dair sevk irsaliyesi ve teslim belgesinin dosyaya sunulmadığını ve teslim olgusunun ispatlanamadığını,
Mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, rapora itirazları dilekçesinde; bilirkişinin fatura ve sözleşmede teslimi taahhüt edilen ürünlerin neler olduğu ve kaç adet olduğu yönünde herhangi bir inceleme yapılmadığının; faturada 180 adet öğrenci sandalyesi, 30 adet masa takımının yer aldığının, ancak bu mallara yönelik sevk irsaliyesi ya da teslim belgesinin olmadığının belirtildiğini, yine raporda dayanılan █████/2020 tarihli sevk irsaliyesini kabul etmediklerinin, irsaliye aslının dosyaya sunulması gerektiğinin, aslı dosyaya sunulan irsaliye üzerindeki imzaya itiraz haklarını saklı tuttuklarının belirtildiği, ancak mahkemece bu taleplerinin değerlendirilmediğini, irsaliye aslının dosyaya sunulmaması karşısında davalının malın teslim edildiğinin ispatlayamadığını, raporda satış faturası ile irsaliyenin karşılaştırılmadığını, sözleşmeye istinaden düzenlenen satış faturasında 180 adet öğrenci sandalyesi ve 30 adet masa takımının yer aldığını, oysa bilirkişi raporunda yer alan 20.08.2020 tarihli "ürün ve hizmet teslim tesellüm tutanağı" başlıklı belgede sadece 72 sandalye ve 12 takım masa yer aldığını; geri kalan ürünlerin teslimine yönelik bir teslim belgesi bulunmadığnı; kabul anlamına gelmemek kaydı ile raporda yer alan 20.08.2020 tarihli "ürün ve hizmet teslim tesellüm tutanağı" başlıklı belgede yer alan 72 sandalye ve 12 takım masanın teslim edildiği varsayılsa dahi geri kalan teslim edilmeyen ürünlerin bedelinin bilirkişi raporunda belirlenmesi ve davacı şirkete teslim edilmeyen ürünlere yönelik davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan teslim belgesinin tarihinin █████/2020, fatura tarihinin ise █████/2020 olduğunu, davalı tarafından sevk irsaliyesinin sunulmadığı hususu dikkate alındığında dava konusu malların davacı şirkete teslim edilmediğinin tespit edileceğini,
Davalı tarafından gönderildiği belirtilen ihtarnamenin davacı şirkete tebliğ edilmediğini; ihtarnamenin tebliğ şerhinin de sunulmadığını, davacı şirketinden icra takibinden haberdar olduktan sonra kestiği iade faturasının ihtarname ile geri gönderilmemiş olduğunu,
İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının, yeniden yargılama yapılarak farklı bir bilirkişiden yeniden rapor aldırılmasına ve davanın kabulüne, kötü niyetli davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; davacı şirket ile davalı arasındaki █████/2020 tarihli satış sözleşmesine istinaden, davacı şirket tarafından keşide edilerek davalıya verilen, diğer davacının avalisti olduğu bonoların bedelsiz kaldığından bahisle, bonolardan ve bonolara dayalı olarak başlatılmış kambiyo takibinden ötürü davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava konusu takip dosyası kapsamından; davalının davacılar aleyhine █████/2021 tarihinde; üç adet bonoya dayalı olarak, 80.526,00-TL asıl alacak, 2.380,86 -TL işlemiş faiz, 241,59-TL komisyon 662,78-TL protesto masrafı toplamı 83.811,23-TL'nin tahsili amacıyla kambiyo takibi başlattığı görülmüştür.
Takip dayanağı bonolar incelendiğinde; her üç bononun da düzenleme tarihinin █████/2020, tutarının 26.842,00-TL, keşidecisinin davacı şirket, lehdarının davalı şirket olduğu, davalı ...'nun her üç bonoda da avalist olduğu, bonoların vadelerinin sırayla █████/2020, █████/2020 ve █████/2020 olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki satış sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmeye ekli listede yer alan okul mobilyalarının 105.526,80-TL bedelle davacı şirkete satışı ve teslimine ilişkin olduğu, sözleşmenin 3.1 maddesinde davalını, sözleşmeye konu ürünleri davacı şirket adresine █████/2020 tarihine kadar, montaj ücreti alınmaksızın kullanıma hazır halde teslim edeceğinin, teslimatın ve montajın gerçekleşmemesi halinde davacı şirketin sözleşmeyi haklı nedenle feshedebileceğinin ve bu tarihe kadar yapmış olduğu tüm ödemeleri faizi ile birlikte geri isteyebileceğinin düzenlendiği, sözleşmenin 4.1 maddesinde satış bedelinin %25'inin sözleşmenin imzalanması ile nakit olarak ödeneceğinin, bakiyesinin ise üç eşit çek veya senet ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 6.1 maddesinde davalı tarafından satılan ürünlerin irsaliye veya irsaliyeli fatura ile sevk edileceğinin, faturalama işleminin ürünler çıkarken ya da teslimde yapılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu üç adet bononun davalı şirkete sözleşmenin 4.1 maddesine istinaden verildikleri, davacı şirketin taraflar arasındaki temel ilişkiye dayalı olarak bedelsizlik iddiasında bulunduğu, bedelsizlik iddiasını ispat yükünün davacı şirket üzerinde olduğu, davalının davacı şirkete █████/2020 tarihli 105.526,80-TL tutarlı satış faturasını düzenlediği, davacı şirketin de bu faturayı defterlerine kaydettiği, sözleşmenin 6.1 maddesinde faturalama işleminin ürünler çıkarken ya da teslimde yapılacağının kararlaştırıldığı gözetildiğinde, faturayı defterlerine kaydeden ve yasal sürede faturaya itiraz etmediği gibi, iade işlemi de yapmayan kaydeden davacı şirketin, fatura konusu ürünleri teslim aldığına dair davalı lehine fiili karine oluştuğu, aksinin davacı şirket tarafından yazılı delil ile ispat olunamadığı, bu nedenle █████/2020 tarihli teslim belgesinin inkarının sonuca etkisi olmadığı, yine davacı şirketin takip tarihinden yaklaşık bir buçuk yıl sonra düzenlediği ve davalı defterlerinde kaydı bulunmayan █████/2022 tarihli iade faturasının da sonuca etkili olmadığı anlaşılmış, davacı şirket yönünden aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davacı ... ...'nın ise dava ve takip dayanağı bonolarda aval sıfatıyla imzasının bulunduğu, TTK'nun 778/3 fıkrası atfı ile 702/2 fıkrası uyarınca; aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olduğu, bu nedenle avalin bedelsizlik def'ini hamile karşı ileri süremeyeceği, mahkemece davanın bu davacı yönünden reddedilmesinin sonucu itibariyle doğru olduğu, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak ayrı ayrı yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacılardan ayrı ayrı tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!