Anahtar kelimeler: Bulvarında Eylemden Garanti Kazada Motorlu Rücuen Karıştığı Hasar Nezdinde Karayolları

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ---------- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı ---------- plakalı aracın, 09.12.2021 tarihinde -------- ili --------- ilçesi ---------- Bulvarı'nda Garanti ----------Ş. 'nin maliki olduğu ---------- plakalı araç ile karıştığı kazada maddi hasar meydana geldiğini, oluşan hasar nedeniyle müvekkili şirket nezdinde açılan ---------- numaralı hasar dosyasından araç değer kaybı bedeli olarak 8.194,00 TL tazminatın ödendiğini, ödenen bu teminat fazlası tazminatın rücuen tahsili amacıyla -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde borca, faize ve tüm ferilerine haksız şekilde itiraz ettiğini, itirazın iptali amacıyla █████/2024 tarihinde --------- Arabuluculuk Bürosunun ---------- numaralı dosya ile arabuluculuğa başvurulduğunu, █████/2024 tarihinde yapılan toplantıda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle huzurdaki davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, arabuluculuk vekalet ücreti, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının meydana gelen trafik kazası sonrasında müvekkil şirketçe kendilerine yapılan müracaat üzerine değer kaybı ödemesi yapıldığını, davacının bu ödemenin teminatı aşar nitelikte fazla olduğunu iddia ederek icra takibi başlattığını, davacının bu takibe yönelik itirazın iptalini talep ettiğini, süreçte herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, davacının kazada kusurlu olan aracın sigortacısı sıfatıyla kendi yaptığı hesaplamaya istinaden iradi olarak ödeme gerçekleştirdiğini, tacir sıfatını haiz olan davacının basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğunu, poliçe limitlerini aşan ödemeyi yaparken gerekli incelemeyi yapması gerektiğini, kendi hatasından kaynaklanan bir durumun sonucunu müvekkil şirkete yükleyemeyeceğini, yapılan ödemenin lütuf ödemesi niteliğinde olduğunu, yerleşik içtihatlar uyarınca lütuf ödemesi yapan sigorta şirketinin bu tutarı geri isteyemeyeceğini, davacının bu durumu bilmesine rağmen kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ve huzurdaki davayı ikame ettiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı aleyhine asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle,--------- İcra Müdürlüğünün ----------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettirİİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, --------- İcra Müdürlüğünün ---------- E sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, borçlu vekili tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir . 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Eldeki davada █████/2021 tarihinde kazanın meydana geldiği davacının --------- plakalı aracı ZMM sigortacısı olduğu, davacının sigortalısının kusurlu davranışları sebebiyle █████/2021 tarihli kazada zarar gören davalıya ait -------- plakalı araç için 8.194,00 TL değer kaybı ödemesi yaptığı, ancak poliçe teminat limiti olan 43.000 TL'nin dolduğundan bahisle davalıya yaptığı ödemenin iadesini talep etmektedir. Davacının limiti tükettiğini iddia edilen ödemenin dava dışı --------- yapıldığı, hasar dosyasının ---------- olduğu tespit edilmiş ve ilgili hasar dosyası celp edilmiştir. Hasar dosyasının incelenmesinde davalının aracının da hasarlandığı kaza da davacı sigortalısı ve davalının araca dışında --------, ---------- plakalı araçların da bulunduğu, yani birden fazla aracın kazaya karıştığı, araç başına limit yanında kaza başına limitin de dikkate alınması gerektiği, limiti tükettiği iddia olunan ödemenin ------------ plakalı araç için yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı nezdindeki poliçenin incelenmesi neticesinde poliçe teminat limitinin araç başına 43.000 TL, kaza başına ise 86.000 TL olduğu, araç başına limit tükenmiş ise de kaza başına olan limitin tükenmediği, kaza başına limiti tüketen başkaca ödemeye ilişkin davacının delil sunmadığı, burada ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının kaza başına limitin tükendiğini ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Karar harcı 732,00-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile artan 116,60-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 9.627,95-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026