Anahtar kelimeler: Kocaeli Faturanın Cari Taşıma Uluslararası Vermiş Hava Keşide Ödenmediğini Takibi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas- ████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti verdiğini, davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen 15.754,45-TL tutarındaki bir adet faturanın davalı tarafça ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Kocaeli İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine itiraz ettiğini, bunun üzerine icra takibinin haksız ve kötü niyetli bir şekilde durduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazların yerinde olmadığını, borcun ödenmemesi üzerine müvekkili şirketçe takibe konu faturanın ödenmesi için ihtarname de gönderildiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına ve TTK. 21/2. maddesine göre tebliğden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayılacağını ve borç tutarının kesinleştiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin yerleşim yerinin Kocaeli'nde olup davaya bakma yetkisinin Kocaeli mahkemelerinde olduğunu, davacının alacak iddialarının haksız olduğunu, müvekkili şirketin mobilya, deri ve kumaş koltuk imalatı ile ticari faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu hususunda çekişme olmadığını, davaya konu taşıma işinin eksik ve ayıplı ifa edildiğini ve ayrıca bu durumun müvekkili şirketin zararına da yol açtığını, müvekkilinin davacıya 10 kap malı taşıma işi için verdiğini, malların İstanbul'a vardıktan sonra havaalanlarında kaybolduğunu, 10 kap maldan 1'inin hiç bulunamadığını, kalan kısmının ise müvekkilinin beklediğinin ve ihtiyaç duyduğunun aksine haftalar sonra parça parça müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin malları tekrar tedarik ederek başka bir kargo firmasıyla yeniden taşıtmak zorunda kaldığını, müvekkilinin takip konusu faturalara itirazda bulunduğunu ve faturaları iade faturası keşide etmek suretiyle iade ettiğini, karşı dava yönünden; müvekkilinin uğramış olduğu zararlardan dolayı karşı dava açtıklarını, TTK hükümleri ve TBK'nun ayıplı ifaya ilişkin düzenlemeleri doğrultusunda davacı karşı davalı, müvekkil şirketin uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin kaybolan 1 kap sebebiyle zarara uğradığı şüphesiz olduğunu, davacının makul süre içinde taşımayı gerçekleştirememesi üzerine müvekkili aynı malları ikinci kez tedarik ederek başka bir firmaya taşıtmak zorunda kaldığını, müvekkilinin ikinci taşıma ve onun gümrük masrafları için ödediği bedel de gene davacı karşı davalının yol açtığı zararlar olduğunu, davacı karşı davalı edimini gereği gibi ifa etse ve taşıma işini makul bir sürede tamamlasa ikinci taşımaya ihtiyaç kalmayacağını, bu itibarla her biri belgeye dayanan bedellerin davacı karşı davalı tarafça müvekkiline ödenmesi gerektiğini, karşı davaya konu zararın tazmini için dava şartı arabuluculuk sürecine de başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu açıklanan asıl davanın reddini, karşı davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı karşı davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekilinin yerel mahkemeye tevzi edilen cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı cevap dilekçesinde davanın yetkisiz mahkemede açıldığını beyan ettiğini, yetki itirazı yersiz olup reddi gerektiğini, müvekkili şirketin ikametgah adresi Arnavutköy/İstanbul olduğunu, İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğunu, davalı yanın itirazları dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirket uluslararası hava taşıma hizmeti vermekte olup davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen bir adet 30.09.2021 tarihli 15.754,45-TL fatura bedeli ödenmediğini, başlatılan icra takibine itiraz edilmekle, yapılan arabuluculuk toplantısında da bir uzlaşma sağlanamadığını, davalı yanın cevaba cevap dilekçesinde taşıma işinin eksik ve ayıplı ifa edildiğine ilişkin beyanlarını kabul etmediklerini, davalı yan ile müvekkili şirket aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet vermiş ve haklı olarak da verilen hizmetin bedelini istediğini, tüm bu hususlar gözetildiğinde, müvekkili şirketin davalı yana havayolu taşıma hizmeti sunduğu, söz konusu hizmete karşı MK uyarınca ücret talep etme hakkının sabit olduğu birlikte değerlendirildiğinde, taşıma hizmetine dair icra takibine konu edilen faturaları kesmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, davacı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerektiğini, müvekkili şirketin taşıma işinin ayıplı ve eksik ifa edilmiş olmasına ve davalı karşı davacı yanın zararına sebebiyet verdiği iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin ifa yükümlülüğünü yerine getirmiş olmakla, davalı karşı davacı yanın dolaylı olarak uğradığını iddia ettiği zarar kabul edilemeyeceğini, dosya içeriğine sunulan ..., Hava Yük Senedi olup, müvekkili şirketin yürüteceği havayolu eşya taşıma operasyonu için gerekli kayıtlar senet üzerine işlediğini, yalnızca bu belge dahi, MK uyarınca taşıyıcının davalı tarafından kendisine teslim edilen bir yükün taşınma hizmeti verilmek üzere teslim alındığını açık şekilde ortaya koyduğunu, kısacası dosya tarafları arasında havayolu taşımasına dayanan bir taşıma sözleşmesi kurulduğunun sabit olduğunu, kaldı ki, taşıma hizmetini sunarken herhangi bir hasarlanma/zayi/kayıp vb. zarara ilişkin veri mevcut olmadığını, zira taraflar arasındaki ihtilaf, itiraz ve savunma detaylarında da böyle bir zarar olduğuna veya yükün alıcısına ulaşmadığına ilişkin herhangi bir bilgi,veri mevcut olmadığını, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile karşı davanın reddini,
Haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine, alacağın %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı/karşı davacıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;
"Dava, asıl dava kapsamında uyuşmazlığın, taşımaya dayalı fatura alacağı kapsamında başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali davası ile inkar tazminatına hükmedilmesi talebi hususlarında olduğu, karşı dava kapsamında ise uyuşmazlığın asıl davadaki faturaya dayalı taşıma hizmetinin ayıplı olduğu iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacının taşıyıcı, davalının gönderen olduğu taşıma sözleşmesi ile davalının 10 adet paketinin taşınmasının kararlaştırıldığı, hava yük senedi tanzim edildiği, █████/2021 tarihinde 10 adet paketin davalıdan toplandığı, 10 kabın birinin İstanbul Havalimanına vardığı, 8 kabın varmadığı, gecikmeli olarak 13 ve 23 Ağustos tarihinde vardığı, bir kabın ise araştırmalara rağmen bulunamadığı anlaşılmıştır. Davacı sözleşmeden dolayı taşıma ücretini takip yoluyla istemişken karşı davacı geç teslimden, kayıptan, ikinci taşımadan ve bu sırada yapılan masraflardan kaynaklı zararını talep etmektedir.
Dava konusu taşıma Hollanda Türkiye arasında uluslararası havayolu ile gerçekleştiğinden iki ülkenin de taraf olduğu Montreal Sözleşmesi uygulama alanı bulacaktır. Sözleşme, taşıyıcının gönderene ve yolcuya karşı sorumluluklarını düzenlemektedir. Davacı taşıyıcı, fiili taşımadan bağımsız olarak Montreal sözleşmesinin 40. maddesi gereği sözleşmesel taşıyıcı sıfatını haiz olduğundan taşımanın tamamından sorumlu olacaktır. Taşımanın tam, eksiksiz ve gereği gibi yerine getirilmesi gerekecektir. Dava konusu malların bölünerek iki ayrı havalimanına taşınması ve kaybı sözleşmenin 20. maddesi kapsamında uygun olmayan ifa kapsamındadır. Yine sözleşmenin 19. maddesine göre gönderinin gecikmesinden doğan zararlar da göndericinin sorumluluğundadır. Bu kapsamda taşıyıcı davacı Sözleşmenin 18. ve 19. maddelerinden yaralanacak şekilde kurtuluş kanıtı da getirememiştir. Dolayısıyla davacı taşıyıcı sözleşme kapsamındaki doğrudan zararlardan sorumlu olacaktır. Bu sorumluluk Sözleşmenin 22/f.3 maddesi itibariyle hesaplanacak SDR ile sınırlıdır. Karşı davacı geç teslimden ve kayıptan doğan bildirimlerini davacı göndericiye süresinde ve yazılı şekilde yerine getirmiştir. Bunun yanında asıl taşıma işinin bedel karşılığı olarak yapılan takipte taşınan 9 kabın teslimi geç de olsa yerine getirildiğinden taşıma ücretine hak kazanılmış olup kaybolunan 1 kabın talep edilen meblağdan 20. madde müterafik kusur hükümleri uyarınca düşürülmesi gerekecektir.
Açıklanan gerekçeleri içeren bilirkişi raporu hükme esas alınmış, asıl dava bakımından kaybolan 125,10 Euro'luk kayıp bedeli taşıma ücretinden düşülerek (sınırlı sorumluluk kapsamında 7,6 kg*22 SDR=167,2 SDR*24,48 TL=4.093 TL'den düşük olduğu da gözetilerek) itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir. 125,10 Euro'nun █████/2021 takip tarihindeki 16.5485 TL'lik efektif satış kuruna göre 2.070,21 TL'sinin düşülerek asıl alacağın 13.684,24 TL olarak belirlenmesi gerektiği ve bu miktar için █████/2021-█████/2021 tarihleri arasındaki 76 gün için 477,26 TL avans faizi talep edilebileceği anlaşılmakla itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.
Karşı dava bakımından geciken 9 kabın 4.093,00 TL'lik sınırlı sorumluluğu yönünden de taşıyıcının 36.837,00 TL azami sorumluluğu bulunduğu, bu kapsamda ikinci taşıma için yapılan masraf 296,61 TL, ikinci taşıma nedeniyle navlun bedeli 1.596,00 USD, hamal ücreti 731,13 TL, 125,10 Euro kayıp gönderi bedellerinin sorumluluk miktarı içerisinde kaldığı, karşı davacının ithalat hizmet sözleşmesi ile kurye bedelinin dolaylı zarar kapsamında kalıp sözleşme hükümlerince davacı taşıyan sorumluluğunda olmadığı, TTK 855 maddesine göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla dava ve ıslah tarihleri gözetilerek kısmen kabul kararı vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kötü Niyet Tazminatı yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Bu yönde tespit veya ispat bulunmadığından yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Asıl dava yönünden takipteki kabul ve reddedilen miktarlar, karşı dava yönünden ise dava dilekçesinde bildirilen 4.050,00 TL ile ıslah dilekçesinde bildirilen 28.926,33 TL olmak üzere toplam 32.976,33 TL kabul edilen 500,00 TL reddedilen miktarlara göre yargılama giderleri belirlenmiştir..."gerekçesi ile,
''1-Asıl Davanın Kısmen Kabulü ile;
a-Davacı karşı davalı tarafından davalı karşı davacı aleyhine başlatılan Kocaeli İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yöneltilen davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 13.684,24-TL asıl alacak ve 477,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.161,50 TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa değişen oranlarda avans faiz işletilmesine, fazlaya dair isteminin Reddine,
b-Alacak niteliği itibariyle likit ve belirlenebilir olmadığından, varlığı ve miktarı yargılama gerektirdiğinden davacı karşı davalının icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
c-Yasal şartları oluşmadığından davalı karşı davacının kötüniyet tazminatı talebinin Reddine,
2-Karşı davanın Kısmen Kabulü ile karşı davacının taşıma masraf ve zararlarından dolayı talep edebileceği alacağın 125,10 Euro, 1.596,00 Dolar ve 1.027,74 TL olduğunun tespiti ile;
a-1.000,00TL'nin dava tarihinden, 27,74 TL'sinin ise █████/2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,
b-100,00 Euro'nun dava tarihinden bakiye 25,10 Euro'nun ise █████/2023 ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,
c-100,00 Dolar'ın dava tarihinden bakiye 1.479,00 Dolar'ın ise █████/2023 ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Dolar ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,
d-Fazlaya dair talebin Reddine,'' karar verilmiş ve karşı davada verilen karara karşı davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dosyasında davaya konu taşımacılıklarla ilgili olarak herhangi bir hasar tespit tutanağı ve taşıyıcı firmaya hasar ihbarında bulunan bir belge bulunmadığını, sonuç olarak, hava taşımacılığında belli sürelerde hasar ve gecikme ihbarında bulunulması gerektiğini, hasar öğrenilmiş ise ihbarın derhal yapılması gerektiğini, belirtilen sürelere uyulmadığından müvekkil taşıyıcı aleyhine dava açılamayacağını, açılan davanın da bu yönüyle de reddi gerektiğini, davalı-karşı davacı yan kayıp olma ihtimali belirtilen 1 kap için ısrarla beklemeyi tercih ettiğini ve düşümlü çekim önerilerini reddettiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, var ise mevcut durumun tüm sonuçlarına beklemeyi tercih edip düşümlü çekim önerilerini reddeden davalı-karşı davacıya ait olacağını, kabul anlamına gelmemekle beraber, davalı- karşı davacının bu yöndeki kusuru müvekkil taşıyıcının sorumluluğunun ortadan kalkmasını sağladığını, MK’nunun 20. maddesine göre, taşıyıcı, zarara zarar gören kişinin sebep olduğunu veya zararın doğmasına zarar gören kişinin ihmal ve dikkatsizliğinin katkısı bulunduğunu isbat ederse kısmen veya tamamen sorumluluktan kurtulacağını, kabul anlamına gelmemekle beraber, taşıyıcının sorumluluğu sınırlı sorumluluk olmasının da dikkate alınması gerektiğini, davalı karşı davacı yan ... Express Taşıma Şartları ve Koşulları sözleşmesinin 6. maddesinde "...’nin sorumluluğu, yalnızca Gönderi’nin doğrudan uğradığı zarar ve hasarla sınırlı olup, işbu Madde 6’da belirtilen beher kilogram başı limitlere tabidir. Diğer her türlü zarar ve ziyan (sadece sayılacaklarla sınırlı olmaksızın kar kayıpları, gelir, faiz, gelecekteki iş kayıpları da dahildir), dolaylı veya özel olsalar dahi ve zarar ziyan riski önceden ...’e bildirilmiş olsa bile ...’in sorumluluğu altında değildir. ..., Gönderi’yi, ...’in düzenli teslimat programlarına göre teslim etmek için makul tüm gayreti gösterecektir; bununla birlikte bu programlar bağlayıcı değildir ve sözleşmenin ayrılmaz bir parçasını teşkil etmemektedir. ..., belirli Gönderiler haricinde gecikmelerin sebebiyet verdiği zarar ziyandan sorumlu tutulamaz. Gönderici, Para İadesi Garantisi (“Money Back Guarantee”) şartları ve koşulları uyarınca sınırlı gecikme tazminatı talep edebilir." belirtilen hususlarını kabul ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte mevcut gönderilenin sigorta kapsamında olup olmadığı, sigorta bedelinin davalı- karşı davacı tarafından alınıp alınmadığının da irdelenmesi gerektiğini, müvekkilinin ifa yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bilirkişi raporu ile tarafılarına sorumluluk yüklenip borçlu çıkarılmasının kabul edilemeyeceğini, karşı davanın kısmen kabulü yönüyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Asıl dava; taraflar arasında akdedilen uluslararası hava yolu taşıma sözleşmesi kapsamında ifa edilen taşıma hizmeti bedelinin ödenmediği iddiasıyla alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine, karşı dava; dava konusu uluslararası hava yolu taşıması sırasında davalı tarafından ithal edilen 1 kap eşyanın zayi olması, 9 kap eşyanın geç teslim edilmesi sebebiyle uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir.
Mahkemece asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karşı davada verilen karara karşı davacı-karşı davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı-karşı davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen istinaf sebepleri yargılama aşamasında karşı davaya cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, bilirkişi kök ve ek raporuna itiraz dilekçeleri ile ileri sürülmüş olup, bilirkişi kök ve ek raporu ile Mahkemece gerekçeli kararda değerlendirilmiştir. Taraflar arasında dava konusu emtiaların Hollanda'dan Türkiye'ye uluslararası hava yolu ile taşınmasına ilişkin sözleşme akdedildiği, söz konusu ülkelerin taraf olması sebebiyle uyuşmazlığın çözümünde Motreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanılarak çözüme kavuşturulması gerektiği, nitekim Mahkemece de Montreal Konvansiyonu hükümleri uygulanmak suretiyle sonuca gidildiği, taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre dava konusu 1 emtianın zayi olduğu ve 9 kap emtianın geç tesliminin davacı-karşı davalıya ihbar edildiği ve bizzat taşıyıcı tarafından arandığı, emtialar bulundukça davalı-karşı davacıya teslim edildiği ve 1 kap emtianın bulunamadığı, taşıyıcının taşımak üzere aldığı emtiayı belirlenen sürede hasarsız bir şekilde teslim etmekle yükümlü olduğu, bu yükümlülüğe aykırı davranan taşıyıcıya karşı taşıtanın taşıyanın düşümlü çekim önerisini kabul etme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, emtianın sigortalı olduğuna ve sigorta bedelinin alındığına dair dosyaya somut bir delil sunulmadığı gibi karşı davaya cevap dilekçesinde de ileri sürülmeyen bu hususun istinaf aşamasında ileri sürülmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, ... Express Taşıma Şartları ve Koşulları sözleşmesinin taraflarca müzakere edildiğine ve davalı-karşı davacı tarafından imzalandığına ilişkin de dosyada delil bulunmadığı anlaşılmakla davacı-karşı davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı-karşı davalının karşı davada verilen karara karşı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.252,61 TL istinaf karar harcının istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!