Anahtar kelimeler: Elsan Sezen Tac İzmit Yavuz Sanayii İşletim Lpg Tem Donanim

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVACI
: İZMİT SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALILAR
: 1- SİSTEMLİ DAĞITIM HİZMETLERİ ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ
: Av. ...: 2- TEM ELEKTRİK TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...VEKİLİ
: Av. ...: 3- ELSAN BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ İŞLETİM YAZILIM DONANIM İNŞAAT MÜTEAHHİTLİK PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...4- SEZEN YAVUZ LPG ELEKTRİK İNŞAAT SANAYİİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...5- TAC ELEKTRİK TURİZM VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...6- TASFİYE HALİNDE ÖZ-KAL ELEKTRİK İNŞAAT TAAHHÜT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...TASFİYE MEMURU
: ...DAVA TÜRÜ
: Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026KR. YAZIM TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; İSU Genel Müdürlüğü hizmet alım ihalesi kapsamında işi alan davalı yüklenici firma çalışanı iken ... isimli işçinin iş akdini feshi sebebiyle mali haklarının ödenmemesi üzerine davacı aleyhine açtığı Kocaeli 3. İş Mahkemesinin ███████ esas sayılı dava dosyasıyla hüküm altına alınan miktarları, Kocaeli 6. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı takip dosyasıyla tahsili amacıyla takibe konu yapılması üzerine davacı kurum tarafından █████/2022 tarihinde 58.541,05 TL'si ödemek zorunda kalındığını, ihale sözleşmesi uyarınca ödenen tutarın yüklenicilerin sorumlu olduğundan 58.541,05 TL'sinin ödeme tarihi olan █████/2022 tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle birlikte rücuen tahsiline, vekalet ücreti, mahkeme masraflarının karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı Sistemli Dağ. Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; 4857 sayılı yasanın 112. Maddesi uyarınca ve Kamu İhale Kanununa göre ihale edilen personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımları kapsamında istihdam edilen işçilerin kıdem tazminatlarından davacının sorumlu olduğunu, taraflar arasında sözleşmede birlikte sorumluluğun aksini kararlaştırıldığını, tarafların kendi dönemlerine isabet eden tutarın yarısından sorumlu olduklarını, hesaplamada her yüklenicinin ilgili dönemdeki son ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davanın reddiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı TEM Elektrik Taah. Tic. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile; davalı firmanın arabulucu başvurusundan haberdar olmadığını ve sürece dahil edilmediğinde arabuluculuk dava şartı tamamlanmadığını, zamanaşımı itirazında bulunarak 6552 sayılı kanun ile değişik 4734 sayılı kamu ihale kanununun 62. maddesinin birinci fırkasının (e) bendi uyarınca yapılan ihaleler kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan ve 1475 sayılı iş kanunun 14. Maddesine göre iş sözleşmesi kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olan işçilerin kıdem tazminatlarının ödenmesinde 4857 sayılı iş kanununun 112. Maddesi hükümleri uygulanacak olduğu, bu durumdaki işçilerin kıdem tazminatları ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ödenmesi gerektiğinde sorumluluğun davacıya ait olduğunu, yıllık izin ücretinin tamamından son alt işveren ve asıl işverenin sorumlu olduğunu dava iş sahibi ile yükleniciler arasındaki ilişki iş mevzuatından doğmamakta olup ihale sözleşmesinden doğduğunu ve borçlar kanunu kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini, işçilerin tüm alacak ve dava ilam haklarından dolayı alt işverenlerin sorumlu olacağına ilişkin açık bir anlaşma bulunmadığı takdirde yarı yarıya sorumluluk ilkesinin benimsenmesi gerektiğini, su sayacı okuma ve açma kesme işi sözleşmesi eklerinde dava dışı işçiye yapılacak ödemelerin tamamından taşeron firmanın yükümlü olacağı konusunda açık ve net bir hüküm olmadığı hallerde tarafların müteselsilen sorumlu oldukları, müteselsil sorumluluğun ise alt işverenlerin işçiye çalıştırdıkları dönemlerine düşen bedelin yarısı kadar olduğu yüksek mahkeme kararları ile de benimsendiğini, davacının faiz ve avans faiz talebini kabul etmediklerini, açılan davanın ön şartı gerçekleşmediğinden haksız davanın zamanaşımı yönünden ve esastan reddiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİNE,-3.931,93 TL'nin davalı Yuvam Bilişim Tekn. San.Ve Tic.A.Ş.’den( Eski ünvanı Elsan Bilg. Sis. San. Ve Tic. A.Ş) █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte,-3.708,93’nin Öz-Kal Elekt. . İnş. Taah Ve Tic.Ltd.Şti.’den █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte-9.636,17 TL'nin davalı Tac Elektrik Tur Ve Tic Ltd Şti’den █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte,-1.643,20 TL’nin Sezen Yavuz Lpg Elekt. İnş. San ve Tic Ltd Şti.’den █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte,-2.053,99 TL’nin Tem Elekt. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti.’den █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte,-8.542,54 TL’nin Sistemli Dağ. Hizm. A.Ş.’den █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte,TAHSİL EDİLEREK DAVACIYA VERİLMESİNE,2-Fazlaya yönelik talebin reddine ... " karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı Sistemli Dağıtım Hizmetleri Anonim Şirketi vekili ile davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı Sistemli Dağıtım Hizmetleri Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sayıştay kararları Anayasa’da, hükme bağlama ve kesin hükme bağlama şeklinde nitelendirildiğini, hükme bağlama ve kesin hükme bağlama terimleri mahkeme kararları için kullanılan birer nitelendirme terimleri olduğunu, bu nedenden ötürü Sayıştay Temyiz Kurulu kararlarının mahkemeleri bağlayıcı nitelikte olduğunu, işbu nedenle istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde sunmuş oldukları Sayıştay temyiz kurulu kararının dikkate alınmasını talep ettiklerini, sayın mahkeme aksi kanaate olması halinde dönemsel ve müşterek- müteselsil sorumluluk kapsamında karar vermesi gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sayın yerel mahkemenin istinaf konusu kararında, her ne kadar bazı alacak kalemlerinin dava dilekçesinde talep edilmediği, dolayısıyla bu alacak kalemlerinin sonradan talep edilmesinin davanın genişletilmesi yasağına aykırı olduğu ve bu nedenle dikkate alınmadığı belirtilmiş ise de, 14.04.2023 tarihli dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmından da anlaşılacağı üzere, davanın değeri 58.541,05 TL olup, dava dilekçesinde sehven bahsedilmeyen ve dava değerinin içerisinde yer alan diğer alacak kalemleri, ilk bilirkişi raporundan sonra, belgeleri ile beraber talep edildiğini, burada dava değerinin artırılmasının söz konusu olmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı Sistemli Dağıtım Hizmetleri Anonim Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Sayıştay kararları Anayasa’da, hükme bağlama ve kesin hükme bağlama şeklinde nitelendirildiğini, hükme bağlama ve kesin hükme bağlama terimleri mahkeme kararları için kullanılan birer nitelendirme terimleri olduğunu, bu nedenden ötürü Sayıştay Temyiz Kurulu kararlarının mahkemeleri bağlayıcı nitelikte olduğunu, işbu nedenle istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde sunmuş oldukları Sayıştay temyiz kurulu kararının dikkate alınmasını talep ettiklerini, sayın mahkeme aksi kanaate olması halinde dönemsel ve müşterek- müteselsil sorumluluk kapsamında karar vermesi gerektiğini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.DELİLLER
: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı Sistemli Dağıtım Hizmetleri Anonim Şirketi vekili ile davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.Dosyanın incelemesinde; davacı kurumun, hizmet alım ihalesi kapsamında iş alan davalı yüklenici firmalar bünyesinde çalışan işçi ...'in işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davacı aleyhine açtığı dava sonucunda, Kocaeli 3. İş Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyası ile hüküm altına alınan alacakların Kocaeli 6. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyası üzerinden tahsil edilmek istenildiğini, bu kapsamda davacı kurum tarafından █████/2022 tarihinde toplam 58.541,05-TL ödeme yapıldığını, ihale sözleşmesi gereği bu ödemeden yüklenici firmaların sorumlu olduğunu ileri sürerek anılan bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiği, bir kısım davalılar tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; 4857 sayılı iş kanununun 112. maddesi ve ilgili mevzuat gereği kamu kurumunun işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmelerde sorumluluğun paylaştırıldığını, her yüklenicinin yalnızca kendi dönemine isabet eden kısımdan sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri, ilk derece derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı Sistemli Dağıtım Hizmetleri Anonim Şirketi vekili ile davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının, dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarından davalıların sorumlu olup olmadığı noktasındadır.1-Davalı Sistemli Dağıtım Hizmetleri Anonim Şirketi vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesinde;6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde; "miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın Ek 1. maddesi 1. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca; Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkemede davanın açıldığı 2023 yılı için 6100 sayılı HMK'nın 341-(2) maddesindeki kesinlik sınırı 17.830,00-TL olmuştur.Mahkemece; kabul edilen ve davalı tarafından istinaf incelemesine konu edilen miktar (8.542,54-TL) dava tarihi itibarı ile 6100 sayılı HMK'nın 341-(2) maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altında olup, ilk derece mahkemesince verilen karar kesin niteliktedir.Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi sonuca etkili değildir.Bu nedenlerle, dava tarihi itibariyle miktar olarak kesin olan mahkeme kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından, davalı Sistemli Dağıtım Hizmetleri Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.2-Davacı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesinde;4857 sayılı İş Kanununun 2-(6) maddesinde; “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur”.6098 sayılı TBK’nın 167. maddesinde; “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır”.6098 sayılı TBK’nın 168. maddesinde; “Diğerlerine rücu hakkına sahip borçlulardan herbiri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur” hükmü düzenlenmiştir.Alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olduğu durumda asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçilere karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur.Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş Hukuku değil, Borçlar Kanunu ve Sözleşme Hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.6098 sayılı TBK'nın 167. maddesi uyarınca; alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlu, alacaklının halefi olarak ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.Eldeki davada, yukarıda da değinildiği gibi, taraflar arısındaki uyuşmazlığın, davacı kurum tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, alt işveren konumundaki davalılardan rücuen tahsil edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.Eldeki davada, tüm dosya kapsamından, ilk derece mahkemesince dosya arasına alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı kurum tarafından dava dışı işçi ...'a yapılan işçilik alacağı ödemeleri nedeniyle TBK'nın 62. maddesi kapsamında davalılardan ayrı ayrı olmak üzere 30.666,99 TL tutarında rücuen talep hakkı bulunduğu yönünde görüş belirtildiği, anılan raporun taraflara usulüne uygun şekilde tebliği edildiği, davacı ile bir kısım davalılar tarafından rapora karşı itiraz dilekçeleri sunulduğu, mahkemece, aynı bilirkişiden █████/2024 tarihli ek rapor alındığı, bilirkişinin ek raporda da önceki rapordaki görüşünü tekrarladığı görülmüştür.İlk derece mahkemesince; davacı dosyasına sunulan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı şirketlerde sigortalı olarak çalışan dava dışı işçi ...'a ait toplam 58.541,05 TL tutarındaki işçilik alacaklarının davacı kurum tarafından ödendiği, davacının davalılara sorumlu oldukları kısım yönünden rücu talebinde bulunduğu, uyuşmazlığın taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinin kabul edildiği görülmektedir.Eldeki davada, 4857 sayılı İş Kanunu ile Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümleri kapsamında müteselsil borçlulardan her birinin alacıklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğu, ancak iç ilişkide sorumluluğun sözleşme hükümleri ile farklı şekilde düzenlenebileceği dış ilişkide borcu ödeyen müteselsil borçlunun ise iç ilişkide borcun nihai yükümlüsüne rücu edebileceği belirtilmiştir. Ayrıca Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları uyarınca asıl işveren ile alt işveren arasındaki iç ilişkinin borçlar hukuku esaslarına göre çözümlenmesi gerektiği, bu nedenle her alt işverenin yalnızca kendi çalışma dönemine isabet eden işçilik alacaklarından sorumlu tutulabileceği değerlendirilmiştir.Mahkemece, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri ve bilirkişi raporları doğrultusunda davacının rücü alacağının hesaplandığı, ayrıca davacı kuruma dava tarihinden sonra 32.247,74 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, bu miktarın mahsubu gerektiği kabul edilmiş, davacının bilirkişi raporlarına karşı ileri sürdüğü ve dava dilekçesinde talep konusu yapılmayan yeni alacak kalemlerine ilişkin istemlerin ise, talep sonucunun davanın genişletilmesi yasağı kapsamında sonradan artırılmayacağı gerekçesiyle dikkate alınmadığı, diğer itirazların büyük ölçüde hukuki değerlendirme niteliğinde olduğu gerekçesiyle yerinde görülmediği anlaşılmıştır.Öte yandan davalılardan Etik Elektirik'in iflası nedeniyle ticaret sicilinden terki edildiği, tüzel kişiliğin sona erdiği, davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen ihya davası açılmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın tefrikine karar verilerek bu davalı yönünden davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları, taraflar arasındaki sözleşmeler ve uygulanması gereken mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, delillerin değerlendirilmesinde ve hukuki nitelendirmede isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı Sistemli Dağıtım Hizmetleri Anonim Şirketi vekili ile davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Sistemli Dağıtım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341-(2) ve 346-(1) maddeleri gereğince usulden reddine, karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı Sistemli Dağıtım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341-(2) ve 346-(1) maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,2-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,3-Bakiye 226,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.282,80 TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 550,80-TL istinaf karar harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davalı Sistemli Dağıtım Hizmetleri Anonim Şirketi'ne iadesine,5-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,6-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,7-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,8-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,9-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,10-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*