Anahtar kelimeler: Etiğini Depoyu Çeşme Mevkiinde Vasiyet Açılıp Murisi Vasiyetnamesi Vasiyetnamenin Maden

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Maden Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; vasiyet eden davalılar murisi ...'nın .... Noterliğinin 19.07.2007 tarihli ve 375 yevmiye sayılı “Düzenleme Şeklindeki Vasiyetnamesi” ile ... ili, ... ilçesi, .... Köyü, .... Çeşme mevkiinde 1 12... parsel numaralı taşınmazda bulunan ev ve depoyu davacı lehine vasiyet etiğini, vasiyet edenin 06.02.2013 tarihinde öldüğünü, vasiyetnamenin açılıp okunduğunu, davalı ... tarafından vasiyetnamenin iptali yönünde herhangi bir dava açılmadığını, vasiyetnamenin bu mirasçı yönünden kesinleştiğini, davalı ...'ın vasiyetnamenin iptali ve tenkis talepli dava açtığını, Turgay'ın miras hissesinin 3 pay olması sebebi ile taşınmazın 17 payının davacı adına tescili gerektiğini ileri sürerek davalı ... yönünden Maden Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas, 2014/7 Karar sayılı kararı dikkate alınarak .... Noterliğinin 19.07.2007 tarihli ve 375 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, vasiyetnameyi kabul etmediklerini saklı paylarına tecavüzün olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda öngörülen on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davalı ... hakkında zamanaşımı savunmasını dikkate alarak isabetli olarak karar verildiği, davalı ... tarafından ise davaya konu vasiyetnamenin iptaline ve tenkisine ilişkin açılan davanın kesinleşme tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı mahkemece dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz ise de; davalı ... lehine vasiyetnameye konu taşınmazın tarafların anlaşması üzerine miras payı oranında hükmen tescil edildiği, eldeki davada da davacı tarafından 1 12... parselde ... adına tescil edilen kısım dışındaki payın tescilinin talep edildiği bu haliyle bahsi geçen davada davalı ... yönünden vasiyetname hükümleri dışında taraflarca anlaşma sağlanarak yerine getirildiği, buna göre davalı ... yönünden davanın esastan reddi gerektiği, neticede Mahkemece varılan sonucun isabetli olduğu, gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin açılıp okunması davasının kesinleşme tarihinden itibaren davalıların vasiyetname ile ilgili iptal davası açmaları için belirlenen hak düşürücü süre geçmeden, vasiyetname kesinleşmeden ve infaz edilebilir olmadan mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davalı ...'ın ise açtığı vasiyetnamenin iptali davasından kısmen feragat ettiğinden ve vasiyetname geçerliliğini koruduğundan vasiyetnamenin tenfizi davasının kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeTaraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun duruşma yapılmadan verilecek kararlar kenar başlıklı 353. maddesinde belirtilen sebepler usul ve esas açısından ikiye ayrılmıştır. Diğer bir ifadeyle Bölge Adliye Mahkemesinin iki hâlde duruşma yapmadan karar verebileceği düzenleme altına alınmıştır. İlk olarak (HMK md. 353/1-a) özellikle bazı önemli usul eksikliklerinin bulunması hâlinde Bölge Adliye Mahkemesine, duruşma yapmadan, davayı yeniden görmek üzere dosyayı İlk Derece Mahkemesine gönderme yetkisi tanınmıştır. Burada İlk Derece Mahkemesi kararında ağır usul hatalarının varlığı nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararın esasına girmemekte, kararı kaldırarak dosyayı geri göndermektedir. İlk Derece Mahkemesi, Bölge Adliye Mahkemesinin belirttiği eksikliği tamamlayıp yeniden bir karar vermek zorundadır.2. İkinci durumda ise (HMK md. 353/1-b) üç olasılık öngörülmüştür. Buna göre İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun ise istinaf başvurusu esastan reddedilir.3. Bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğu sonucuna ulaşılır. Diğer iki olasılık ise yargılamanın süratlendirilmesi düşüncesiyle kanuna uymayan hususun duruşma yapılmaksızın giderilmesine olanak bulunması veya karar esas yönünden doğru olmakla birlikte gerekçesinde hata edilmiş olması ya da yargılamadaki eksikliğin duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte bulunması hâlinde Bölge Adliye Mahkemesinin duruşmadan yeniden esas hakkında karar vermesine olanak sağlamaktadır.4. Görüldüğü üzere Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararının, usul ve esas yönünden hukuken uygun olduğu kanısına ulaşırsa, istinaf başvurusunun yani istinaf talebinin esastan reddine karar vermektedir (HMK md. 353/1-b, 1).5. Buna karşılık Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesinin kararında, usul veya esas yönünden hukuka aykırılıklar tespit edecek olursa, bu durumda vereceği kararlar bağlamında değişik olasılıklar işlerlik kazanır.6. Bölge Adliye Mahkemesi, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında bir karar verir (HMK md. 353/1-b, 2).7. Yine Bölge Adliye Mahkemesi yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında bir karar verir (HMK md. 353/1-b, 3).8. Öte yandan 6100 sayılı Kanun'un “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”9. “Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince de; “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”10. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf incelemesi yaptığında istinaf itirazlarının kabulüne karar verecek ise, 6100 sayılı Kanun'un 353. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmalı ve yeniden bir hüküm tesis etmelidir.11. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle esastan reddine karar verilmiş, iş bu karara karşı istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi kararında ise; "...davalı ... tarafından ise davaya konu vasiyetnamenin iptaline ve tenkisine ilişkin açılan davanın kesinleşme tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı mahkemece dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz ise de davalı ... lehine vasiyetnameye konu taşınmazın tarafların anlaşması üzerine miras payı oranında hükmen tescil edildiği, eldeki davada da davacı tarafından 1 12... parselde ... adına tescil edilen kısım dışındaki payın tescilinin talep edildiği bu haliyle bahsi geçen davada davalı ... yönünden vasiyetname hükümleri dışında taraflarca anlaşma sağlanarak yerine getirildiği, buna göre davalı ... yönünden davanın esastan reddi gerektiği, neticede mahkemece varılan sonucun isabetli olduğu..." gerekçesine yer verilmişken tespit edilen bu hata gereğince 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-2 fıkrası gereğince yeniden esasa girilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde HMK'nın 353/1-b-1 fıkrası gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hatalıdır.12. Bu nedenle Maden Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.11.2023 tarihli kararı kaldırılmadan gerekçede değişiklik yapmak suretiyle istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş; sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.