Anahtar kelimeler: Talepli İstendiğinden Yardım Eser Verilirken Aittir Doğan Sayisi Talebi İstanbul

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 25. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir.Adli yardım talebi temyiz yoluna başvuru sırasında istendiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336/3. maddesi hükmü uyarınca adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.Eser sözleşmesinden doğan tazminat davasının yargılaması sonucunda verilen hükmün davalı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince, davalı tarafın somut bir gerekçeye dayanmadığı, başka bir deyişle 6100 sayılı Kanun'un 334/1. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davalının adli yardım talebinin reddine, harç ve masrafların yatırılması için işlem yapılmak üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildiği ve işbu kararın, davalı tarafından itiraza konu edildiği görülmektedir.Davalı vekilinin bu karara itirazı üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir. Dairemiz tarafından dosya içindeki belgeler incelendi;Bilindiği üzere, 6100 sayılı Kanun'un 336/2. maddesinde "Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır." hükmüne, aynı Kanun'un 334/1. maddesinde ise "Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler." hükmüne yer verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu "Adli yardımdan yararlanacak kişiler" başlıklı 334. maddesinde, "(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Anayasa Mahkemesinin 24.9.2024 tarihli ve E.███████, K:████████ sayılı kararı ile iptal edilmişti (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır."; "Adli yardım talebi" 336. maddesinin 2. fırkasında, "Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır."; "Adli yardım talebinin incelenmesi" başlıklı 337. maddesinde, "(1) Mahkeme, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebilir. Ancak, talep hâlinde inceleme duruşmalı olarak yapılır. Adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebi açıkça belirtilir. (2) Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir. (3) Adli yardım, daha önce yapılan yargılama giderlerini kapsamaz." hükmünü içermektedir. Bu maddedeki düzenlemelerden gerçek kişilerin adli yardımdan yararlanabilecekleri anlaşılmakta ve tüzel kişilerin adli yardım müessesesinden faydalanıp faydalanamayacağı hususunda bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır.Ancak, 6100 sayılı Kanun'un 334. maddesinin 1 ve 2. fıkralarının somut norm denetimi iptal istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 21.11.2024 tarihli ve 32729 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 24.09.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; kural kapsamında kamuya yararlı dernek ve vakıflar dışındaki özel hukuk tüzel kişilerinin Kanunda öngörülen şartlar oluştuğu halde yalnızca tüzel kişi olmaları nedeniyle adli yardım kurumundan yararlandırılmamalarının meşru amacı bulunmadığı ve mahkemeye erişim hakkına kısıtlama getirdiği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 334. maddesinin 2. fıkrasının iptaline karar verilmiştir.Diğer taraftan; Türkiye Avrupa insan Hakları Sözleşmesini onaylamış ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargı yetkisini de kabul etmiştir. T.C. Anayasası'nın 90. maddesinde "...Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.’’ hükmü yer almaktadır.Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde de adil yargılanma başlığı altında adil ve aleni yargılanma, bilgilendirme, savunma, vekil tutma ve adaletin yararı gerektiriyorsa ücretsiz hukuki yardım alma, sorguya çekme veya çektirme, çevirmen yardımından yararlanma gibi haklar düzenlenmiştir. Sözleşmenin 6 (1). fıkrası davanın taraflarına "kişisel hak ve yükümlülüklerinin" karara bağlanması için etkili bir şekilde mahkemeye başvurma hakkı tanınmakla birlikte, Devlete de bu amaç için kullanılabilecek araçları seçme serbestisi vermektedir. Bir mahkemeye veya yargı yerine başvurma hakkına getirilen kısıtlamanın meşru amaç izlememesi veya kullanılan araç ile gerçekleştirilmek istenen meşru amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisi bulunmamasının sözleşmenin 6 (1). fıkrasıyla bağdaşmayacağı kabul edilmektedir. Uygulama ve Avurupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında sözleşmenin 6. maddesinin dar bir yoruma tâbi tutulması için hiçbir gerekçenin meşru kabul edilemeyeceği benimsenmiştir.Yukarıdaki açıklamaların ışığı altında somut olaya bakıldığında, davalı Derneğin itiraz dilekçesine eklediği dava konusu taşınmaz kaydında haciz şerhlerinin olduğu, bağışlar ile topluma yararlı faaliyet gösteren derneğin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi ve Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında, adli yardım talebinin reddedilmesi hâlinde mahkemeye erişim haklarına müdahale teşkil edeceği değerlendirildiğinden, talebin kabulüne karar verilmiştir.KARARYukarıda açıklanan sebeplerle;1. Adli yardım talebinin reddine dair 6. Hukuk Dairesinin 12.05.2025 tarihli ve ████████-1966 sayılı kararının KALDIRILMASINA,2. Davacı vekilinin adli yardım talebinin KABULÜNE,Dosyanın incelenmek üzere 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine,06.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.