Anahtar kelimeler: Göçü Gününün Gelenlerin Geldiler İstemli Bittiği Başlandı Davetiye Günde Dinlenerek
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... Göçü ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... ili, .. ilçesi, ... Mahallesi, 909 33... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalılar tarafından 06.04.20 16... .05.2016 tarihlerinde taşınmazdan pay satın alındığını, bu satışlardan haberdar olmadığını, bedellerin gerçek olmadığını, muvazaalı olduğunu, gerçek bedel karşılığından ön alım hakkının kullanılmak istendiğini ileri sürerek, davalılar adına kayıtlı payların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; bedelde muvazaa iddiasının kabul edilmediğini, ön alım halinde objektif değer artışının dikkate alınması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve ████████ Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve █████████ Karar sayılı kararıyla; her davalıya ödenmesi gereken ön alım bedeli tespit edilerek hüküm kurulması gerekirken dava konusu payların tamamı yönünden depo edilen ön alım bedelinin tapudaki hisseleri oranında davalılara ödenmesine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekil tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.10.2014 tarihli ve █████████ Karar sayılı ilâmıyla; Mahkemece, konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli şekilde rapor alınarak resmî senetlerde yazılı satış bedeli ile tapu masrafı toplamı olan 3.436.380,00 TL'nin ön inceleme tarihi olan 04.04.2017 tarihinden bilirkişi incelemesi yapılan tarihe kadar nemalandırılması hâlinde ulaşacağı değer belirlendikten sonra bu miktardan depo edilen (nemalı veya nemasız) miktar çıkarılarak aradaki farkın da depo edilen ön alım bedeline ilave edilmesi ve davacı tarafından aradaki fark depo edildikten sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma üzerine bilirkişi raporunda belirlenen depo bedelinin yatırılması için davacıya iki kez kesin süre verilmesine rağmen ön alım bedeli ile peşin nispi harcın yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilâmında paranın nemalandırılması gerektiğinin belirtildiğini, nemalandırmanın Vakıfbank İle Bakanlık arasındaki protokole göre emanet paralarına uygulanan faiz oranına göre yapılması gerekirken bilirkişi tarafından en yüksek mevduat faiz oranına göre yapılmasının hatalı olduğunu, ön alım hakkının kullanılmasına engel teşkil ettiğini, bunun yanında raporda paranın bankaya yatırılması durumunda yapılan BSMV kesintisi ve stopaj kesintilerinin yapılmadığını, kesin süre içerisinde harç ve ön alım bedelinin ödenmemesinin yaptırımının dosyanın işlemden kaldırılması olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
6100 sayılı Kanun'un 94. maddesi uyarınca, kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Somut olaya gelince, 24.12.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 734. maddesinde yapılan değişiklik öncesi, Dairemiz içtihatlarına da uygun şekilde en yüksek mevduat faizi esas alınarak yapılan nemalandırmanın dosya kapsamına uygun olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince nemalandırılan bedelinin depo edilmesi için davacı vekiline iki kez kesin süre verildiği, somut olayın özelliğine ve usule uygun verilen kesin sürelere ilişkin ara kararlarda süreye uymamanın sonuçlarının ihtar edildiği ve fakat davacı vekilince üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirilmeyerek depo bedelinin yatırılmadığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Ön alım hakkının kullanılmasına ilişkin 4721 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle ön alıma konu payın tapuda yapılan resmî sözleşme bedeli yerine rayiç bedelinin tespit edilerek bu bedel üzerinden hakkın kullanmasının öngörüldüğü ve geçici madde ile bu değişikliğin derdest davalara da uygulanacağının belirtildiği, incelenen dosyada ön alım bedelinin ihtara rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de kesinleşmemiş ve halâ temyiz incelemesine konu olan kararın derdest bir dosyaya ilişkin olması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un değişikliğinin bu dosyaya da uygulanması gerektiğinden sayın çoğunluğun onama yönünde ki kararına iştirak edemiyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!