Anahtar kelimeler: Filtre Galericilik Bakımları Fren Araba Üsküdar Yağ Satımı Otomotive Servisi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... Plakalı 2014 model ... otomobili araba alım satımı (galericilik) yapan ...'ten █████/2019 tarihinde Üsküdar 29.Noterliğinde düzenlenen ... yevmiye numaralı "ARAÇ SATIŞ SÖZLEŞMESİ" ile satın aldığını, 17.04.2019 tarihinde alınan aracın, ertesi gün genel yağ, filtre, fren vs. bakımları için ... yetkili servisi ... Otomotive bırakıldığını, yetkili serviste aracın 47.000Km de genel bakımlarının yapıldığını, aracın egzozundan siyah dumanlar çıktığını ve çekiş problemi yaşanmasını fark eden müvekkil şirket yetkilisinin aracı kontrol için 02 Mayıs 2019 tarihinde "Maltepe Mah. ... 2.Blok No:... Topkapı Zetinburnu/İstanbul" adresinde bulunan ... özel servisi götürüldüğünü, ... Özel servisinde 2 Mayıs 2019 tarinde yapılan diyagnoz testi ve 03.05.2019 tarihinde yapılan fiziksel kontrol sonrası hazırlanan raporda araçta dizel partikül filtresi arıza koduna rastlanıldığı, diyagnoz testleri sonucunda fiziksel kontrol gerektiği belirtilerek 03.05.2019 tarihinde yapılan fiziksel kontrolde; aracın dizel partikül filtresinin eridiği ve filtrenin üzerindeki sensörlerin sıcağa bağlı olarak bozulduğunun tespit edildiğini, asıl dizel partikül filtresinin erimesine sebep olan nedinin araştırılması gerektiği, bunun en muhtemel nedeninin araç enjektörlerinin arızalanması olduğunun belirtildiğini, davalı yana başvurulduğunu ancak davalının ilgisiz kaldığını, müvekkili şirketin 22.094,00-TL zararının ödenmesi için davalı hakkında Bakırköy 3.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe borçlu tarafından itiraz edildiğini iddia ederek, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli borca itirazlarının iptal edilerek, takibin devamı ve takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine" karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " Satış tarihinden sonra ortaya çıkan arızadan müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının TTK hükümlerine göre ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının mezkur davayı açmakta haksız olması, taleplerinin kanuna ve hakkaniyete aykırı olması hasebiyle davanın reddine" karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; " Mahkememizce dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise sebebi ve ayıbın gizli mi açık mı ayıp olduğu, ayıbın onarım bedelinin ne kadar olduğu hususlarında teknik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve düzenlenen raporda; değişik iş dosyasında yapılan tespitler, faturalar ve servis kayıtları dikkate alındığında, fotoğraflar ve █████/2019 tarihli fatura birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu ... plakalı aracın egzoz emisyonu azaltım sistemlerinden dizel partikül filtresinin (DPF) ve bağlı sensörlerin arızalı olduğu, █████/2019 tarihinde satın alınmış olan aracın █████/2019 tarihinde bahse konu arızalarının dava dışı servisçe, ilgili parçalar sökülerek tespit edildiği, aracın kullanımını engelleyecek ve önemli nitelikteki DPF arızasının, aracın davacıya satışı esnasında mevcut olduğu, davacının satın alma esnasında basit gözlem ve kısa süreli test ile ilgili arızayı idrak edebilmesinin mümkün olmadığı ve dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, dava dışı servisin dizel partikül filtresi, sıcaklık sensörleri, lambada sensörleri ve fark basınç sensörünü değiştirerek arızayı kalıcı olarak giderdiği ortaya çıkan arıza teknik açıdan değerlendirildiğinde dava dışı servisin onarım esnasında değiştirilmesine karar verdiği parçalara dair tespitin doğru olduğu, onarım yönteminin uygun olduğu ve dava dışı servis tarafından düzenlenen faturadaki bedelin rayice uygun olduğu tespit edilmiştir. Teknik bilirkişi tarafından dava konusu aracın ayıplı olduğu ve ayıbın gizli ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Araç alım-satım işi yapan davalının basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğu ve bu işi yapan davalı aracı kontrol edip satım esnasında bunu karşı tarafa bildirmesi veya araçtaki ayıbı giderip karşı tarafa teslim etmekle yükümlüdür. Davalı bu yükümlülükleri yerine getirmeyerek ve araçtaki ayıbı gizlemek suretiyle ve ağır kusurlu olarak aracı davacıya satıp teslim etmiştir. Bu sebeple davalı vekilinin aracın ayıplı olmadığı savunmasına Mahkememizce itibar edilmemiş ve rapor hükme esas alınmıştır.
Davalı vekili ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını savunmuştur. 6102 Sayılı TTK'nun 23/1-c maddesinde; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. 6098 Sayılı TBK'nun 223. Maddesinde; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmü düzenlenmiştir. Bununla birlikte 6098 Sayılı TBK'nun 225. maddesi; "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." hükümleri düzenlenmiştir. Dava konusu araç davalı tarafından davacıya █████/2019 tarihinde satılıp teslim edilmiş, ertesi gün araç 47.000 km iken aracın bakımı yaptırılmış ve araç 47.700 km geldiğinde ise arıza vermiş ve █████/2019 tarihinde arıza sebebiyle yetkili servise götürülmüştür. Daha sonra davacı tarafça █████/2019 tarihinde araçtaki arızanın ve onarım bedelinin tespiti için Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ değişik iş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulmuş ve araç üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle bilirkişi raporu alınarak, değişik iş kararı ve bilirkişi raporu davalıya █████/20219 tarihinde tebliğ edilmiştir. Gizli ayıp tespit edilen araçtaki ayıp tespit edilir edilmez davacı tarafça araçtaki tespitler yaptırılarak davalıya süresinde bildirilmiş ve süresinde ayıp ihbarında bulunulmuştur. Davacı hem yukarıda belirtilen TTK hükmü, hem TBK hükümleri uyarınca ayıp ihbar sürelerine uymuştur. Kaldı ki bu sürelere uyulmamış olsa bile TBK'nun 225 maddesi uyarınca araç satışını meslek edinen ve araç alım-satım işi yapan davalının basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğu ve bu işi yapan davalı aracı kontrol edip satım esnasında bunu karşı tarafa bildirmesi veya araçtaki ayıbı giderip karşı tarafa teslim etmekle yükümlüdür. Davalı bu yükümlülükleri yerine getirmeyerek ve araçtaki ayıbı gizlemek suretiyle ve ağır kusurlu olarak aracı davacıya satıp teslim ettiğinden dolayı da ayıp ihbar sürelerine uyulmadığına ilişin savunmada bulunarak sorumluluktan kurtulamaz. Bu sebeple davalı vekilinin bu yöndeki savunmalarına da Mahkememizce itibar edilmemiştir. Davacının gizli ayıplı aracın onarım bedeli olan 22.094,00 TL miktarda davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulüne, davalı borçlunun Bakırköy 3. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına, hüküm altına alınan alacak likit olmadığından ve koşulları oluşmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,
''1-Açılan davanın KABULÜ İLE;
-Davalı borçlunun Bakırköy 3. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına,
-Hüküm altına alınan alacak likit olmadığından ve koşulları oluşmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede ikame edilmediğini, davacı tarafça ikame edilen dava her iki tarafın tacir olduğu varsayımıyla Asliye Ticaret Mahkemelerinde ikame edilmiş ise de görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, tüzel kişilerin de tüketici vasfı ile hareket edebilmesinin önünde hiçbir engel bulunmaması ve uyuşmazlık konusu aracın davacı şirketin kullanımına tahsis edilmek üzere satın alındığı gözönünde bulundurulduğunda, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu,
Dava konusu aracın davacıya █████/2019 tarihinde satılıp teslim edildiğini, satış öncesi araca ilişkin tüm bilgi ve detayların davacıya aktarıldığını ve bu şekilde anlaşma sağlandığını, araçtaki arızaların satış tarihinden sonra meydana geldiğini; davalının dava konusu aracı ... şirketinden ihale usulüyle satın aldığını, aracın hiçbir işlem yapılmaksızın olduğu gibi davalı galerisine koyulduğunu; ihaleyle aracın alındığı dönemden araca ait ekspertiz raporu da bulunduğunu; bu ekspertiz raporunda dahi aracın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde, satıştan sonra aracı ... Otomotiv adlı servise bıraktığını ve burada servisin araç üzerinde yağ, filtre, fren gibi hususlarda müdahalesi olduğunu belirttiğini, bu müdahaleden sonra da davacının bir süre boyunca aracı kullandığını, aracın satışı sonrası ortaya çıkan arızalardan ve gerçekleşen işlemlerden davalının sorumlu tutulamayacağını,
Davacının TTK'nun 24/3 maddesindeki sürelerde ve TTK'nun 18/3 fıkrasındaki şekle uygun olarak ayıp ihbarında bulunmadığını, davacı tacir olup, satış sonrası kendisinden beklenenin iki gün içinde durumun davalıya ihbar etmesi veya açıkça anlayamayacağı bir sorun varsa aracı 8 gün içinde incelettirip yine aynı sürede davalıya ihbarda bulunması olduğunu, davacının TTK hükümlerinde öngörülen şekil şartı bir yana sözlü olarak dahi davalıya haber vermediğini, gerekçeli kararda, davalının basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğu belirtildiği halde, davacının da tacir olduğunun ve onun da basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunun gözardı edildiğini,
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda özetle; ".... Ltd. Şti.’ne ait ... plakalı, ... marka, ... tipi, 2014 model, *...* şasi numaralı otomobilin, davacı yana satışı esnasında GİZLİ AYIPLI MAL kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, █████/2019 tarihinde dava dışı ... ... servisi tarafından hazırlanmış onarım faturasında belirtilmiş parça ve işçilik kalemlerinin kadri maruf olduğu" tespitinde bulunulduğunu, bu rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, yine raporda onarım tutarının yerinde olduğu belirtilmesine rağmen hiçbir emsal gösterilmediğini, oysa davacı tarafından sunulan faturada parça ücretleri ve işçilik ücretinin rayiç bedellerin çok üzerinde olduğunu, rapora sundukları itirazları değerlendirilmeden, raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
İleri sürerek, izah edilen ve resen göz önünde bulundurulacak sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; taraflar arasındaki araç satış sözleşmesine konu aracın gizli ayıplı olduğundan bahisle, ayıbın giderilmesi için gerçekleştirilen onarım masrafının davalıdan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, yasal koşulları oluşmayan inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı murisin bilanço esasına göre defter tuttuğu ve tacir olduğu vergi dairesi yazı cevabından anlaşılmış olup, davacı da tacir olduğundan, TTK'nun 4/1 fıkrası uyarınca nispi ticari niteliğindeki uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemeleri görevlidir.
Dosya kapsamı belgelere göre; mahkemece tarafların tüm delillerinin eksiksiz toplandığı, delil tespiti raporunun, dava konusu araca ilişkin servis kayıtlarının, tramer kayıtlarının celp edildiği, dosyanın iki makine mühendisi ve bir hukukçu bilirkişiye tevdii edilerek davacı iddiası ve davalı savunmaları değerlendirilmek üzere rapor alındığı ve tahkikat bitirilerek istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından dava konusu 2014 model aracın █████/2019 tarihli satış sözleşmesi ile dava dışı ... Şirketi'nden satın alındığı, █████/2019 tarihli satış sözleşmesi ile davacıya satıldığı, aracın satış tarihi itibariyle 5 yaşında ve 47.000 km'de olduğu, █████/2018 tarihli 30331 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik'in 14/1 fıkrası uyarınca davalının satış öncesi eskpertiz raporu alarak satış esnasında davacıya teslim zorunluluğu bulunduğu, davalı tarafından satış öncesi alınmış ve davacıya teslim edilmiş bir ekspertiz raporu bulunduğunun iddia ve ispat edilemediği, davalının aracı satın aldığı ... tarafından düzenlenen ekspertiz raporunu davacıya teslim ettiğine dair bir delili olmadığı gibi, teslim ettiği kabul edilse dahi, bu raporda yalnızca araç üzerinde muhtelif küçük çiziklerin bulunduğunun, ön camın değiştiğinin belirtildiği, diğer ifade onarıma neden olan arızanın ekspertiz incelemesinde yer aldığından ve davacının aracı ayıbı bilerek satın aldığından da bahsedilemeyeceği, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere TBK'nun 225/2 fıkrası uyarınca ikinci el araç satışını meslek edinmiş olan davalının süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı savunmasından yararlanamayacağı, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda teknik bilirkişiler tarafından onarıma neden olan DPF arızasının gizli ayıp mahiyetinde bulunduğunun ve satış esnasında mevcut olduğunun tespit edildiği, davalının istinaf sebebi olarak da ileri sürdüğü rapora itirazlarının, cevap dilekçesindeki savunmaların tekrarı mahiyetinde olduğu, hem hükme esas alınan bilirkişi raporunda hem de gerekçeli kararda karşılandığı, TBK'nun 219 maddesi uyarınca satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da, bu ayıpların varlığını bilmese dahi sorumlu olduğundan, mahkemece dava konusu araçtaki DPF arızanın gizli ayıp mahiyetinde olduğunun kabulü ile TBK'nun 227/1-3 fıkrası uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davalıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.509,24-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 377,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.131,93-TL'nin davalı mirasçılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!