Anahtar kelimeler: Eşinden Kız Etmişlerdir Kaçırma Muris Adlarına Parselde Sağladığını Miras Oğlu
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar; muris ... ...’nın maliki olduğu 1 03... , 1 07... ve 223, 1 14... ve 62, 1 16... , 1 25... , 16... , 1 27... ve 1 44... parsel sayılı taşınmazların kız çocuğundan mal kaçırma amacıyla oğlu ... adına tescilini sağladığını ileri sürerek tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında 6 adet taşınmaz yönünden davadan feragat etmişlerdir.
Davalı; dava konusu 1 14... parsel, 1 14... parsel, 1 16... parsel, 1 25... parsel, 1 25... parsel ve 1 44... parsel sayılı taşınmazların eşinden miras yoluyla intikal eden taşınmazlar olduğunu, 1 25... parselde kayıtlı taşınmazın tapulama çalışmalarından sonra 3. kişiden satın alındığını, 1 03... parsel, 1 07... parsel, 1 07... parsel ve 1 27... parsel sayılı taşınmazların ise 1994 yılından yapılan tapulama çalışmalarından çok önce satın alarak edindiği parseller olduğunu, muris ... ...'nın sağlığında çiftçilik yapmadığını, bu nedenle taşınmaz edinme ihtiyacı hissetmediği gibi elinde olan tarlası, bağı, bahçesi varsa bile bunları satarak bedelini kullandığını, geride başka taşınmazı kaldığını, davanın süresinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, istinaf aşamasında ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1 14... parsel, 1 14... parsel, 1 16... parsel, 1 25... parsel, 1 25... parsel ve 1 25... parsel yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, kalan taşınmazlar bakımından ise ispat edilemeyen, şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyuşmazlığa konu taşınmazların aslının senetsizden davalı adına kadastro tespiti ile tescil edildiği, mirasbırakan tarafından davalıya tapuda satış sureti ile doğrudan yapılmış bir temlik olmayıp muris muvazaası iddiasının hukuki dayanağını oluşturan 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığından, muris muvazaası iddiasına dayalı olarak tapu iptali ve tescil iddiasının dava konusu taşınmazlar bakımından dinlenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle temyiz konusu 1 27... parsel, 1 44... parsel, 1 07... parsel, 1 07... parsel ve 1 03... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmalarında senetsizden davalı adına tespit edildiği, taşınmazların bir kısmının muris tarafından hibe veya satış ile zilyetliğin devri suretiyle davalı adına tespit edilmesinin veya murisin tespit tutanağında devre muvafakat ettiğine ilişkin beyanın bulunmasının sonuca etkili olmadığı, 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı mirasbırakanın tapulu taşınmazları bakımından uygulanabileceği tapusuz taşınmazlar menkul hükmünde olduğundan ve teslimle mülkiyet geçeceğinden, bu tür taşınmazlar bakımından 1974 tarihli İBK’nın uygulama alanı bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!