Anahtar kelimeler: Aldırıp Aştarafından Yolladığını Paketleme Kuyumculuk Depolarına Atanmış Buradan Ülkelerle Ülkelere

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2014
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1-Müvekkil... Ltd. Şti. kuyumculuk işi ile iştigal etmekte olup yurt içi ve yurt dışında çeşitli ülkelerle müşterileri bulunduğunu, bu ülkelere küçük miktarlarda mal göndermesi gerektiği durumlarda ise ...'de ki atanmış hizmet yüklenicisi ... A.Ş.|tarafından temsil edildiğini, müvekkilinin gönderi olduğu zamanlarda ... isimli aracı firma ile bağlantılı çalıştığını ve gönderilecek malı ofisden ...İsimli aracı firma vasıtası ile aldırıp ... firmasının depolarına kadar yolladığını, buradan yurtdışında bulunan müşteriye teslim edildiğini, ancak asıl teslim ve ... adına paketleme ... tarafından çalışanı tarafından müşteri ofisinde malı göndererek tartarak ... tarafından yapılmakta olduğunu ve fatura kesilip sigorta evrakları doldurulup teslim alınıp kutulanıp ... bantıyla bantlanıp mühürlendiğini, firma çalışanları vasıtası ile teslim alındığını, buradan gönderinin ... depolarına götürüldüğünü ve xray cihazından geçirilip içeriğinin kontrol edilerek fatura ve tüm evrakları ile teslim alınmakta olduğunu, bu şekilde teslim alınan gönderinin yurtdışında müşteriye teslim tutanağı ile teslim edildiğini, müvekkilinin, 13.12.2012 tarihinde ... da bulunan firmasına gönderilmek üzere toplam bedelin 21.500,00.Euro tutarında altın mamül malı hazırladığını, ... Hizmetleri görevlisi ...'nun müvekkil firmaya geldiğini, geldiğinde bu malı kontrol ederek tarttığını ve 3 ayrı küçük paket halinde hazırladığını tek tek bu paketleri kaydettiğini ve üçünü tek bir büyük kutu içinde sararak müvekkillinin ofisinde paketleyerek ... bantı ile bantladığını, mühürlediğini ve tam ve eksiksiz olarak teslim aldığını, evraklarını hazırlayarak imzaladığını ve malı da ...'e teslim etmek üzere alarak gittiğini, ancak mal İspanya'ya ulaştığında kutu içerisindeki paketlerden birinin eksik çıktığını, müvekkilinin müşterisi olan İspanyol firmanın müvekkili arayarak durumu haber verdiğini, bunun üzerine ... ve ...yetkililerine durumun arz edildiğini ancak her iki firmanın da uzun bir süre müvekkilini oyaladığını, sigorta firmasının malın bedelini ödeyeceğini, bu konu ile ilgili işlem başlatıldığının söylendiğini, bu nedenle beklemesi gerektiği bilgisinin verildiğini, bu olaydan hemen sonra müvekkilinin iyiniyetle sigortanın zararını ödemesini beklerken 19.02.2013 tarihinde müvekkilinin bu defa ...'da bulunan ... adlı müşterisine 28,685.56 Euro tutarında mal göndermesi gerektiğini, bunun üzerine ...'nu teslimat için çağırmış ofise gelen ...'nın müvekkilinin oğlu ... ve asistanı ... hanım huzurunda mal içeriğini kontrol ettiklerini ve paketleyerek teslim aldığını, teslimatın ve paketin fotoğrâflarının çekildiğini, bu esnada ofis içerisinde yapılan bu teslimatın görüntülerini içeren kamera kayıtlarının da mevcut olduğunu, bu kayıtların sonradan incelendiğinde davalı ...'nın mührünün her zaman yaptığı ve olması gerektiği gibi kapatmadığı kötüniyetli olarak sonradan açmak üzere bağladığının anlaşıldığını, paketin ... adlı şirkete ulaştığını ancak sadece iki adet mermer fırçasının çıktığını, müvekkilinin gönderdiği ikinci gönderinin tamamının zayi olduğunu, kutu içerisindeki teslimatın göndericiden tam ve sağlam olarak teslim alınmış olup göndericilerin sorumluluğu altında iken çalındığını, içeriğinin değiştirildiğini, kayıp olan mallarla ilgili olarak ... Cumhuriyet başsavcılığına ... soruşturma numaralı dosyası ile dolandırıcılık suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, eşyanın ziyan olması sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini için TTK uyarınca iş bu davayı açma zaruretimiz hasıl olduğunu, taşıma esnasında zayi olan malın bedeli kadar (sonradan arttırılmak üzere 50.000TL) maddi tazminatın bu zar olan tasıma için yatırılan tasıma bedeli ve diger masraflar da eklenerek taşımanın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya yasal faizi ile birlikte verilmesine ve müvekkilinin 20.000TL Manevi tazminatın davalılarca müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiası tutarsız ve çelişkil olduğunu, dava dilekçesinin 2. Ve 3.bentlerinde, belirtilen hususların hayatın olağan kuralları ile bağdaşmadığını, davacı tarafın müvekkilinin 13.12.2012 tarihinde ... firmasına (... ) € 21.500 tutarında altın mamul malı gönderdiğini, bu gönderiden € 7.166 tutarındaki altının eksik çıktığını bildirmiş ama teslim edilen malın bedelinin halen tahsil edilmediğinin anlaşıldığını, gönderide 3 paketten birisi eksik çıktığı halde, eksik çıkan altının bedeli € 7.166 gibi yüksek bir bedel olmasına rağmen, alıcı ( ... ) adlı İspanyol firması ile olan sorun, aylar geçmesine rağmen halen çözülmemiş olmasına rağmen, bu olaydan 2 ay sonra aynı İspanyol alıcıya (...) bu sefer daha büyük bir bedelde, € 28.685,56 tutarındaki altınların gönderilmiş olmasının, üstelik, bu ... alıcının (... ) bir önceki sevkiyatta, "€ 7.166 tutarındaki altınlar eksik çıktı" diye beyanda bulunduğu halde ve ihtilaf da halen çözüme ulaşmamış iken, bu tür bir alıcıya “MAL MUKABİLİ” teslim şeklinde yeniden € 28.685,56 tutarında altın gönderilmiş olmasının ne hayatın olağan akışıyla, ne basiretli tüccar kavramıyla, ne tedbirli iş adamı kavramıyla bağdaşmadığını, varsayımlarla dava açılamayacağını, davanın somut delillere dayandırılması gerektiğini, dava dilekçesinin 6. bendinde davacının kendisi dışındaki tüm tarafları kusurlu hatta zanlı olarak itham ettiğini, bunun için de ihtimal hesapları yaptığını, Birinci ihtimalde davalılardan ...'nun bu malları paketin içinden aldığını yani çalmış olabileceğini, İkinci ihtimalde ise malın .. te çalınmış olabileceğinin belirtildiğini, bu ifadelerden, en azından müvekkilinin bu olayda bir kusurunun bulunmadığı ve bu zarardan sorumlu tutulamayacağının anlaşıldığını, müvekkilinin bu olayda her hangi bir kusurunun bulunmaması sebebiyle haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının hiçhir iddiasını kanıtlayamadığını, öncelikle iddialarını net ve somut delillerle ve de HMK uyarınca yazılı olarak kanıtlaması gerektiğini, ...'in sorumlu tutulabilmesi için paketlerdeki mamulün ...'e tam ve sağlamı bir durumda teslim edilmiş olduğunun bizzat davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, ...'in sadece kargonun kendi sorumluluğu altında bulunduğu dönemden (yani kendisine teslim edildiği dönemden itibaren) sorumlu olduğunu, davacının ise, müvekkili ...'e teslim yapılmadan önce, müvekkili ile ilgisi olmayan bir altın mamüllerinin davacıdan “çaldığını” iddia ettiğini, bu iddia uyarınca, zaten müvekkilinin bir sorumluluğu olmayacağının aşikar olduğunu ve bu noktada davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Aş vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak “...(Türkiye'deki atanmış hizmet yüklenicisi ...A.Ş. tarafından temsil edilmektedir.)” şeklinde belirtmek suretiyle müvekkili Şirketin yetkilisi gibi göstermiş ise de müvekkili şirket ile ...arasında akdedilen işbirliği sözleşmesi uyarınca müvekkilinin ...'i herhangi bir şekilde temsil etme yetkisi bulunmadığını, sözleşmenin incelendiğinde açıkça görüleceği üzere müvekkili şirketin, ... ile taşıması yapılacak Türkiye'deki kargoları toplayarak ...'e yönlendirme ve ...'in dünyanın her bir yanından toplayıp da alıcısı Türkiye olan kargolarının Türkiye'de dağıtılması hizmetini yüklendiğini, buna münhasır bir sözleşme imzalandığını, sözleşmenin başlığından da rahatlıkla tespit edileceği üzere, işbu sözleşme ile müvekkili şirketin üstlendiği tek hususun ücret karşılığında ...'in kargoları için Türkiye'de taşıma hizmeti sunulması olup taşıma hizmetinin yerine getirilmesi dışında ... ile Müvekkil Şirket arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin işbu davada ...'i temsil etme yetkisi olmadığı gibi davaya konu taşıma işinin tarafı da olmadığını, taşıma sözleşmesinin gönderen ile taşıyıcı arasında akdedilen iki taraflı bir sözleşme olduğunu, davada müvekkili şirketin pasif dava ehliyeti (davalı sıfatı) bulunmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde yer alan iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu ve son derece şüphe uyandırıcı olduğunu, davacının kargosunun mühürlenerek taşıyıcıya tesilminden sorumlu olan danışmanlık aldığı ..'na teslim ettiği önceki tarihli 21,500,00-Euro bedelli bir kargoda 7.165,00.Euro'luk kısmının zayi olduğunu (Davacının iddiası ile çalındığını) ancak henüz konu hakkındaki araştırma devam ederken yine aynı tarihte yeni bir sipariş geldiği için yine ... aracılığı İle bu defa 28.685,56-Euro bedelli kargo gönderisi yaptığını ifade ettiğini, davacının dava dilekçesinde yer alan iddialarının tümünün hilafı hakikat olup müvekkilinin uygulaması gereği bu tarz içerikleri olan kargolar doğrudan müşteri tarafından ...'ın ihracat ambarında bulunan kasasına teslim edilmekte olduğunu, içerik konusunda şüpheli durumlar dışında müvekkili ...'nun hiçbir denetimi olmamakta, gönderen tarafından me teslim ediliyor ise onun taşındığını, ... tarafından ne teslim edilmiş ise taşındığını, ortada bir kusur ya da suüstimal var ise bunun tek sorumlusunun ... olduğunu, davacının her ne kadar dava dilekçesinde kamera kayıtları ile ispatlayacağını iddia ederek ...tarafından altın içerikli kargonun mühürlendiğini ve onun tarafından ...'e teslim edildiğini beyan etmekte ise de aynı dilekçesinde “mührü her zaman yaptığı ve olması gerektiği gibi kapatmadığı kötüniyetli olarak sonradan açmak üzere bağladığı anlaşılmıştır” denilerek ne denli güvensizlik duymalarına rağmen kargoyu tekrar bu şahsa teslim ettiklerini de adeta ikrar ettiğini belirterek husumet itirazımızın kabulü ile davanın husumet yönünden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 59. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyası, gümrük dosyası kayıtları, Faturalar, ambar fişleri, taşıma uçak evrakı, teslim tesellüm tutanakları, teftiş raporları ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
... 48. Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının tetkikinden; sanık ... ve ... hakkında iftira ve yalan tanıklıktan açılan kamu davası sonucu yapılan yargılamada sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığından bahisle ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 10.05.2016 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır.
... 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden, sanıklar ..., ..., ..., ... aleyhine hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davası sonucu yapılan yargılamada, kargo firmasının yetkilisi ya da personeli olmayıp vekil ilişkisi dışında bağı olmayan sanık ...'un üzerine atılı suçu işlemediği, diğer sanıkların ise üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair cezalandırmalarına yeterli delil bulunmadığından bahisle sanıklar üzerine atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek █████/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
HMK’nın 266. maddesi gereği dosyanın bir mali müşavir, bir sektör(kuyumcu) ile bir taşıma sözleşmeleri alanında(Montreal Konvansiyonu) uzman nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, dava konusu emtiaların yurtdışındaki alıcıya eksik teslim edilmesi ve bir taşıma konusu emtianın da hiç teslim edilmemesi sebebiyle davacının davalılardan alacak talebinde bulunup bulunamayacağı, bulanabilecek ise alacak kalemleri itibariyle sonuç miktarın belirlenmesi ve davalıların husumetlerinin bulunup bulunmadığı ile davalıların kusursuz sorumluluk ilkesi mucibince sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, sorumlulukları bulunuyor ise sorumluluk miktarlarının ayrı yarı ve toplam tutarlarının belirlenmesi hususlarında hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Davaya konu ... arasında gerçekleştirilen hava yolu ile paket taşımacılığına ilişkin uyuşmazlığın, teknik niteliği itibarıyla TTK'nın 4. Kitap hükümleri ile Montreal Konvansiyonu çerçevesinde değerlendirilebilir olduğunun tespit edildiği, dava dosyasına sunulan belgeler birlikte incelendiğinde; taşınan emtialarda eksiklik bulunduğuna veya altın cinsi emtia yerine farklı içerik çıktığına ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş herhangi bir tespit belgesine rastlanılmadığı, bu kapsamda söz konusu durum teknik verilerle doğrudan teyit edilememiş olup, değerlendirmenin mahkemenin takdirine bırakıldığı, bununla birlikte; sevkiyat evraklarında yükleme sırasında ürüne ilişkin herhangi bir çekince veya uygunsuzluk kaydının bulunmaması dikkate alındığında, emtianın taşıyıcıya tam ve sağlam şekilde teslim edildiğini gösteren teknik veri bulunduğu, Mahkemece aksi yönde bir kabul yapılması halinde ise varma yerinde ortaya çıkan durumun taşıma süreci kapsamında değerlendirilebileceği, dava konusu taşımaya ilişkin olarak gönderici tarafından taşıyıcılara yapılmış usulüne uygun bir kayıp/hasar bildiriminin varlığına ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, bu çerçevede; bildirim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği hususu teknik veri ile doğrulanamamış olup, mevcut veri seti itibarıyla bildirimin yapıldı yönünde bir tespit bulunmadığı, Mahkemece davaya konu paketleri gönderici firmadan teslim alan ... Hizmetleri ve/veya bu firma adına hareket eden ...'nun sorumluluğunu değerlendirmesi halinde; taşınan emtianın altın olduğunun kabulü durumunda, söz konusu emtianın teslim alındığı haliyle korunmaması veya farklı içerik ile sonuçlanması senaryosunun olağan taşıma süreci ile uyumlu olmadığı, bu kapsamda yapılacak değerlendirmenin TTK m.886/1 hükmü çerçevesinde ele alınabileceği teknik olarak ifade edilebilir nitelikte olduğu, bu durumda; sorumluluğun kabulü halinde, tazminata esas tutarın, bilirkişi heyeti bünyesinde yapılan teknik değerleme ile belirlenen altın emtia değeri üzerinden hesaplanabileceği, davaya konu paketlerin uluslararası taşımasını gerçekleştiren ... firmasının sorumluluğunu değerlendirmesi halinde; dosyada yer alan taşıma şartları ve beyanlar çerçevesinde, her bir sevkiyat için 1.000 USD olmak üzere toplam 2.000 USD tutarında sınırlı sorumluluk kapsamında bir hesaplama yapılabileceği teknik olarak belirlendiği, “TTK'nın 4. Kitap hükümleri ile Montreal Konvansiyonu çerçevesinde yapılan incelemede; taşımacılık faaliyetlerine ilişkin düzenlemelerde manevi tazminata yönelik açık bir teknik hesaplama yöntemi veya standart uygulama bulunmadığı görülmüş olup, bu hususun değerlendirilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu, dosya kapsamında yer alan sevkiyat evrakları, teknik veriler ve kuyumculuk uzmanı tarafından yapılan incelemeler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu malların altın mamul /takı niteliğinde ticari emtia olduğu ve amortismana tabi duran varlık kapsamında değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiği, bu kapsamda; zarar hesabının stok (emtia) esasına göre yapılması gerektiği, amortisman uygulanmasının muhasebe tekniği açısından uygun olmadığının belirlendiği, kuyumculuk uzmanı tarafından yapılan gramaj ve ayar esaslı hesaplamaların piyasa rayiçlerine uygun, matematiksel olarak kurulabilir ve denetime elverişli nitelikte olduğunun tespit edildiği, bu çerçevede dava konusu sevkiyatlara ilişkin değerlerin, █████/2012 tarihi itibarıyla 16.768,62 TL, █████/2013 tarihi itibarıyla 68.807,20 TL olduğunun hesaplandığı, buna göre toplam emtia değerinin 16.768,62 TL+ 68.807,20 TL = 85.575,82 TL olduğu, aynı kalemlerin dava tarihi itibarıyla karşılıklarının ise, 13.371,69TL+58.075,06TL= 71.446,75-TL olarak hesaplandığı, mali inceleme kapsamında, dava konusu malların muhasebe kayıtlarında stok hesaplarında izlendiği, bu mallara ilişkin giriş kayıtlarının bulunduğu, ancak satış, iade veya sair çıkış işlemlerine ilişkin herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığının tespit edildiği, yerinde inceleme bulguları ile birlikte değerlendirildiğinde; muhasebe kayıtlarında yer alan söz konusu stok kalemlerinin fiilen işletme bünyesinde mevcut olmadığı anlaşıldığı, bu çerçevede, muhasebe kayıtlarında varlığı izlenebilen, çıkış kaydı bulunmayan ve fiili mevcutta yer almayan kalemler yönünden kayıtlar ile fiili durum arasında tespit edilebilir nitelikte uyumsuzluk bulunduğu açık şekilde ortaya konulduğu, bununla birlikte, bazı kalemler yönünden kesintisiz belge zinciri kurulamadığı, bu nedenle zarar hesabına yalnızca kayıt ve veri ile doğrulanabilen kalemlerin dahil edilmesinin teknik olarak zorunlu olduğu, yapılan tüm mali, teknik ve operasyonel incelemeler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu zarar tutarının, kuyumculuk uzmanı tarafından belirlenen değerler esas alınarak matematiksel olarak kurulabilir, denetlenebilir ve veri ile uyumlu nitelikte olduğu sonucuna ulaşıldığı bildirilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, tarafların bildirdiği belgeler, ... 59. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası, gümrük dosyası kayıtları, Faturalar, ambar fişleri, taşıma uçak evrakı, teslim tesellüm tutanakları, teftiş raporları, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevapları, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde; davacının ... Şti. kuyumculuk işi ile iştigal ettiği, yurt içi ve yurt dışında çeşitli ülkelerle müşterileri bulunduğu, bu ülkelere küçük miktarlarda mal göndermesi gerektiği durumlarda ise ...'de ki atanmış hizmet yüklenicisi ... A.Ş. tarafından temsil edildiği, davacının gönderi olduğu zamanlarda ... isimli aracı firma ile bağlantılı çalıştığı, gönderilecek malı ofisden ... İsimli aracı firma vasıtası ile aldırıp ... firmasının depolarına kadar yolladığı, buradan yurtdışında bulunan müşteriye teslim edildiği, ancak asıl teslim ve ... adına paketleme ... tarafından çalışanı tarafından müşteri ofisinde malı göndererek tartarak ... tarafından yapılmakta olduğu, fatura kesilip sigorta evrakları doldurulup teslim alınıp kutulanıp ... bantıyla bantlanıp mühürlendiği, firma çalışanları vasıtası ile teslim alındığı, buradan gönderinin ... depolarına götürüldüğü, xray cihazından geçirilip içeriğinin kontrol edilerek fatura ve tüm evrakları ile teslim alınmakta olduğu, bu şekilde teslim alınan gönderinin yurtdışında müşteriye teslim tutanağı ile teslim edildiği, davacının, 13.12.2012 tarihinde İspanya da bulunan firmasına gönderilmek üzere toplam bedelin 21.500,00.Euro tutarında altın mamül malı hazırladığı, ...Hizmetleri görevlisi ...'nun davacı firmaya geldiği, geldiğinde bu malı kontrol ederek tarttığı ve 3 ayrı küçük paket halinde hazırladığını tek tek bu paketleri kaydettiği ve üçünü tek bir büyük kutu içinde sararak davacının ofisinde paketleyerek ... bantı ile bantladığı, mühürlediği ve tam ve eksiksiz olarak teslim aldığı, evraklarını hazırlayarak imzaladığı, malı da ...'e teslim etmek üzere alarak gittiği, ancak mal ...'ya ulaştığında kutu içerisindeki paketlerden birinin eksik çıktığı, davacının müşterisi olan ... firmanın davacıyı arayarak durumu haber verdiği, bunun üzerine ... yetkililerine durumun arz edildiği ancak her iki firmanın da uzun bir süre davacıyı oyaladığı, sigorta firmasının malın bedelini ödeyeceği, bu konu ile ilgili işlem başlatıldığının söylendiği, bu nedenle beklemesi gerektiği bilgisinin verildiği, bu olaydan hemen sonra davacının iyiniyetle sigortanın zararını ödemesini beklerken 19.02.2013 tarihinde davacının bu defa...'da bulunan ... adlı müşterisine 28,685.56 Euro tutarında mal göndermesi gerektiği, bunun üzerine ...'nu teslimat için çağırmış ofise gelen ...'nın davacının oğlu Saner ve asistanı Nevra hanım huzurunda mal içeriğini kontrol ettikleri ve paketleyerek teslim aldığı, teslimatın ve paketin fotoğrâflarının çekildiği, bu esnada ofis içerisinde yapılan bu teslimatın görüntülerini içeren kamera kayıtlarının da mevcut olduğu, bu kayıtların sonradan incelendiğinde davalı ...'nın mührünün her zaman yaptığı ve olması gerektiği gibi kapatmadığı kötüniyetli olarak sonradan açmak üzere bağladığının anlaşıldığı, paketin ... adlı şirkete ulaştığı ancak sadece iki adet mermer fırçasının çıktığı, davacının gönderdiği ikinci gönderinin tamamının zayi olduğu, kutu içerisindeki teslimatın göndericiden tam ve sağlam olarak teslim alınmış olup göndericilerin sorumluluğu altında iken çalındığı, içeriğinin değiştirildiği vakıalarına dayanıldığı, davalı ...vekilince sunulan cevap dilekçesinde; davacının iddiasının tutarsız ve çelişkil olduğu, dava dilekçesinin 2. ve 3.bentlerinde, belirtilen hususların hayatın olağan kuralları ile bağdaşmadığı, davacı tarafın davalının 13.12.2012 tarihinde ... firmasına (...) € 21.500 tutarında altın mamul malı gönderdiği, bu gönderiden € 7.166 tutarındaki altının eksik çıktığını bildirmiş ama teslim edilen malın bedelinin halen tahsil edilmediğinin anlaşıldığı, gönderide 3 paketten birisi eksik çıktığı halde, eksik çıkan altının bedeli € 7.166 gibi yüksek bir bedel olmasına rağmen, alıcı ( ... ) adlı İspanyol firması ile olan sorun, aylar geçmesine rağmen halen çözülmemiş olmasına rağmen, bu olaydan 2 ay sonra aynı İspanyol alıcıya (...) bu sefer daha büyük bir bedelde, € 28.685,56 tutarındaki altınların gönderilmiş olmasının, üstelik, bu ... alıcının (... ) bir önceki sevkiyatta, "€ 7.166 tutarındaki altınlar eksik çıktı" diye beyanda bulunduğu halde ve ihtilaf da halen çözüme ulaşmamış iken, bu tür bir alıcıya “MAL MUKABİLİ” teslim şeklinde yeniden € 28.685,56 tutarında altın gönderilmiş olmasının ne hayatın olağan akışıyla, ne basiretli tüccar kavramıyla, ne tedbirli iş adamı kavramıyla bağdaşmadığı, varsayımlarla dava açılamayacağı, davanın somut delillere dayandırılması gerektiği, dava dilekçesinin 6. bendinde davacının kendisi dışındaki tüm tarafları kusurlu hatta zanlı olarak itham ettiği, bunun için de ihtimal hesapları yaptığı, birinci ihtimalde davalılardan ...'nun bu malları paketin içinden aldığını yani çalmış olabileceği, ikinci ihtimalde ise malın ... te çalınmış olabileceğinin belirtildiği, bu ifadelerden, en azından davalının bu olayda bir kusurunun bulunmadığı ve bu zarardan sorumlu tutulamayacağının anlaşıldığı, davalının bu olayda her hangi bir kusurunun bulunmadığı vakıasına isnat edildiği, davalı ... vekilince sunulan cevap dilekçesinde; davacının hiçhir iddiasını kanıtlayamadığı, öncelikle iddialarını net ve somut delillerle ve de HMK uyarınca yazılı olarak kanıtlaması gerektiği, ...'in sorumlu tutulabilmesi için paketlerdeki mamulün ...'e tam ve sağlamı bir durumda teslim edilmiş olduğunun bizzat davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, ...'in sadece kargonun kendi sorumluluğu altında bulunduğu dönemden (yani kendisine teslim edildiği dönemden itibaren) sorumlu olduğu, davacının ise, müvekkili ...'e teslim yapılmadan önce, davalı ile ilgisi olmayan bir altın mamüllerinin davacıdan “çaldığını” iddia ettiği, bu iddia uyarınca, zaten müvekkilinin bir sorumluluğu olmayacağının aşikar olduğu vakıasına isnat edildiği, ihbar olunan ...A.Ş vekilince sunulan cevap dilekçesinde ise; davacının her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak “... A.Ş. tarafından temsil edilmektedir.)” şeklinde belirtmek suretiyle davalı şirketin yetkilisi gibi göstermiş ise de müvekkili şirket ile ... arasında akdedilen işbirliği sözleşmesi uyarınca davalının ...'i herhangi bir şekilde temsil etme yetkisi bulunmadığı, sözleşmenin incelendiğinde açıkça görüleceği üzere davalı şirketin, ... ile taşıması yapılacak Türkiye'deki kargoları toplayarak ...'e yönlendirme ve ...'in dünyanın her bir yanından toplayıp da alıcısı Türkiye olan kargolarının Türkiye'de dağıtılması hizmetini yüklendiği, buna münhasır bir sözleşme imzalandığı, sözleşmenin başlığından da rahatlıkla tespit edileceği üzere, işbu sözleşme ile davalı şirketin üstlendiği tek hususun ücret karşılığında ...'in kargoları için Türkiye'de taşıma hizmeti sunulması olup taşıma hizmetinin yerine getirilmesi dışında ...ile davalı şirket arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığı, dolayısıyla davalı şirketin işbu davada ...'i temsil etme yetkisi olmadığı gibi davaya konu taşıma işinin tarafı da olmadığı, taşıma sözleşmesinin gönderen ile taşıyıcı arasında akdedilen iki taraflı bir sözleşme olduğu, davada davalı şirketin pasif dava ehliyeti (davalı sıfatı) bulunmadığı, husumet itirazlarının bulunduğu, davacının dava dilekçesinde yer alan iddialarının tamamen gerçek dışı olduğu ve son derece şüphe uyandırıcı olduğu, davacının kargosunun mühürlenerek taşıyıcıya tesilminden sorumlu olan danışmanlık aldığı ...'na teslim ettiği önceki tarihli 21,500,00-Euro bedelli bir kargoda 7.165,00.Euro'luk kısmının zayi olduğu (Davacının iddiası ile çalındığını) ancak henüz konu hakkındaki araştırma devam ederken yine aynı tarihte yeni bir sipariş geldiği için yine ... aracılığı İle bu defa 28.685,56-Euro bedelli kargo gönderisi yaptığını ifade ettiği, davacının dava dilekçesinde yer alan iddialarının tümünün hilafı hakikat olup davalının uygulaması gereği bu tarz içerikleri olan kargolar doğrudan müşteri tarafından ...'ın ihracat ambarında bulunan kasasına teslim edilmekte olduğu, içerik konusunda şüpheli durumlar dışında davalı ...'nun hiçbir denetimi olmamakta, gönderen tarafından ne teslim ediliyor ise onun taşındığı, ... tarafından ne teslim edilmiş ise taşındığı, ortada bir kusur ya da suüstimal var ise bunun tek sorumlusunun ... olduğu, davacının her ne kadar dava dilekçesinde kamera kayıtları ile ispatlayacağını iddia ederek ... tarafından altın içerikli kargonun mühürlendiğini ve onun tarafından FedEx'e teslim edildiğini beyan etmekte ise de aynı dilekçesinde “mührü her zaman yaptığı ve olması gerektiği gibi kapatmadığı kötüniyetli olarak sonradan açmak üzere bağladığı anlaşılmıştır” denilerek ne denli güvensizlik duymalarına rağmen kargoyu tekrar bu şahsa teslim ettiklerini de adeta ikrar ettiği vakıasına isnat edildiği, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktalarının dava konusu emtiaların yurtdışındaki alıcıya eksik teslim edilmesi ve bir taşıma konusu emtianın da hiç teslim edilmemesi sebebiyle davacının davalılardan alacak talebinde bulunup bulunamayacağı, bulanabilecek ise alacak kalemleri itibariyle sonuç miktarın belirlenmesi ve davalıların husumetlerinin bulunup bulunmadığı ile davalıların kusursuz sorumluluk ilkesi mucibince sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, sorumlulukları bulunuyor ise sorumluluk miktarlarının ayrı yarı ve toplam tutarlarının belirlenmesi hususlarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Dosyada mübrez belgelerden; davaya konu ... arasında gerçekleştirilen hava yolu ile paket taşımacılığına ilişkin uyuşmazlığın, teknik niteliği itibarıyla TTK'nın 4. kitap hükümleri ile Montreal Konvansiyonu çerçevesinde değerlendirilebilir olduğunun tespit edildiği, dava dosyasına sunulan belgeler birlikte incelendiğinde; taşınan emtialarda eksiklik bulunduğuna veya altın cinsi emtia yerine farklı içerik çıktığına ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş herhangi bir tespit belgesine rastlanılmadığı, bu kapsamda söz konusu durum teknik verilerle doğrudan teyit edilemediği, bununla birlikte; sevkiyat evraklarında yükleme sırasında ürüne ilişkin herhangi bir çekince veya uygunsuzluk kaydının bulunmaması dikkate alındığında, emtianın taşıyıcıya tam ve sağlam şekilde teslim edildiğini gösteren teknik veri bulunduğu, yine varma yerinde ortaya çıkan durumun taşıma süreci kapsamında değerlendirilebileceği, dava konusu taşımaya ilişkin olarak gönderici tarafından taşıyıcılara yapılmış usulüne uygun bir kayıp/hasar bildiriminin varlığına ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, bu çerçevede; bildirim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği hususu teknik veri ile doğrulanamamış olup, mevcut veri seti itibarıyla bildirimin yapılmadığının değerlendirildiği, davaya konu paketleri gönderici firmadan teslim alan ... Danışmanlık Hizmetleri ve/veya bu firma adına hareket eden ...'nun sorumluluğu değerlendirildiğinde; taşınan emtianın altın olduğunun kabulü durumunda, söz konusu emtianın teslim alındığı haliyle korunmaması veya farklı içerik ile sonuçlandığı iddiasının olağan taşıma süreci ile uyumlu olmadığı, mali inceleme kapsamında, dava konusu malların muhasebe kayıtlarında stok hesaplarında izlendiği, bu mallara ilişkin giriş kayıtlarının bulunduğu, ancak satış, iade veya sair çıkış işlemlerine ilişkin herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığının tespit edildiği, yerinde inceleme bulguları ile birlikte değerlendirildiğinde; muhasebe kayıtlarında yer alan söz konusu stok kalemlerinin fiilen işletme bünyesinde mevcut olmadığı anlaşıldığı, bu çerçevede, muhasebe kayıtlarında varlığı izlenebilen, çıkış kaydı bulunmayan ve fiili mevcutta yer almayan kalemler yönünden kayıtlar ile fiili durum arasında tespit edilebilir nitelikte uyumsuzluk bulunduğu, bununla birlikte, bazı kalemler yönünden kesintisiz belge zinciri kurulamadığı, davacının gerek taşıma kayıtlarının gerekse mali kayıtlarının iddialarını doğrulamadığı, vakıa olarak dayanılan ceza dava dosylarının ayrı ayrı beraat kararıyla sonuçlandığı ve davalıların kusurlu davranışları bulunduğu vakıalarının da ispatlanamadığı, emtianın çalındığı yahut değiştirildiği vakıalarının da sunulan belge, ticari kayıtlar ve mahkeme kararları ile ispatlanamadığı dolayısıyla davacının maddi ve manevi zararının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce aldırılan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması gerekçeleriyle anılan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. █████/2026 tarihli bilirkişi raporuna taraf vekilllerinin teknik nitelikte olmayan itirazlarının dosya kapsamı ile örtüşmemesi de dikkate alınarak taraf vekillerinin dosya kapsamındaki itirazlarına itibar edilmemiştir. TMK'nın 6. maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğu ve yine HMK'nın 190. maddesinin "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmünü havi olduğu, TMK'nın 6. Maddesi ile HMK'nın 190. Maddesi uyarınca huzurdaki davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu, davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getiremediği, davacının davalılardan alacağı bulunduğu vakıasını ispat edemediği kanaatine varılmakla; dosyaları kapsamında toplanan tüm deliller dikkate alınarak, davacı tarafça ileri sürülen vakıaların sübuta etkili delillerle ispat edilemediği değerlendirilerek davanın reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Maddi ve manevi tazminat istemli davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.195,45-TL peşin harcın mahsubu ile artan 463,45-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekille temsil edilen davalılar ..., ..., ...'a verilmesine,
6-Reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekille temsil edilen davalılar ..., ..., ...'a verilmesine,
7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!