Anahtar kelimeler: Temlik Anadolu Usulsüzlüğü Takibe Aldığını İstanbul Özetle Ortaklıktan Geçildiğini Karara

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ███████ Esas- ████████ KararTARİH
: █████/2021DAVA
: İtirazın İptali (ortaklıktan kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki takip konusu alacağı █████/2013 tarihli temlik sözleşmesi ile temlik aldığını, davalı taraf aleyhine █████/2013 tarihinde takibe geçildiğini, ancak karşı tarafın takibe karşı tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasından şikayet davası açtığını, dava sonucu tebligat tarihinin düzeltilmesine ve itiraz nedeniyle hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay'ca onanarak kararın kendilerine █████/2016 tarihine tebliğ olduğunu, bunun üzerine itirazın iptali davası açtıklarını, alacağı müvekkiline temlik eden ... ile davalının "... Ltd. Şti." isimli şirketin eşit paya sahip ortakları olduklarını, bu şirketin 2005,2006 ve 2007 yılları arasındaki ticari faaliyetlerinden ötürü vergi borçlarının ödenmediğini, bu vergi borcunun 6111 sayılı kanun uyarınca yapılandırıldığını, bu şirkete ait olan yaklaşık 1.800.000,00 TL vergi borcunun yapılandırılarak taksitlere bölündüğünü, şirkete ait toplam vergi borcunun ise 480.469,14 TL olduğunu ve bunun %50si olan 240.234,57 TL'nin davalı adına ... tarafından ödendiğini, davalının şirketin %50si oranında pay sahibi olduğundan, dava konusu vergi borçlarının %50'sinden sorumlu olduğunu ve davalının bu vergi borcunu bilmesine ve ödeme yapılması konusunda talep olmasına rağmen ödemelerini gerçekleştirmediğini, bu nedenle alacağını temlik eden ..., ... Ltd. Şti.'nin vadesi gelen vergi borcu taksitlerinin tamamını ödemek zorunda kaldığını, ... tarafından davalı adına ödenen miktarın tahsili için İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı tarafın itirazı ile işbu davanın açıldığını belirterek İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılmış olan itirazin iptali ile takibin devamını, %50'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmetilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 2005 yılına ait 5 yıllık zamanaşımına uğradığını ve davalı müvekkilinin sorumluluğunun ortadan kalktığını, müvekkilinin vergi borcuna ilişkin sorumluluğunu ikrar ettiği iddiasının tamamıyla hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacının mükerrer takiplerde bulunduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, davanın yetki kuralına aykırı olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin İstanbul İlinin Şişli ilçesinde ikamet ettiğini, buna göre işbu itirazın iptali davasında yetkili mahkemenin 6100 sayılı HMK'nun 6. Maddesi uyarınca müvekkilinin son yerleşim yerine bağlı İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dosyanın yetkili mahkeme olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin gerektiğini bildirerek davacının itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açmış olması sebebiyle davanın reddine, davacının alacak talebinin zamanaşımına uğramış olması sebebiyle reddine, davanın dilekçemizde belirtilen sebeplerden reddine, davacı aleyhinde %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2021 tarih ve ███████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;"Dava; ... Ltd. Şti'nin vergi borçlarının temlik eden ortak tarafından ödenmesi nedeniyle temlik alan davacı tarafından davalının hissesine düşen kısmının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosyada bulunan █████/2013 tarihli temlik sözleşmesinin incelenmesinde; ... Ltd. Şti'nin ortağı ...'nun temlik eden, davacı ...'nun temlik alan olduğu, temlik konusunun ... Ltd. Şti'nin yeniden yapılandırılan vergi borcundan dolayı ... tarafından yapılan detayı temlik sözleşmesinde belirtilen ödemeler nedeniyle ...'nun davalı ...'dan olan hak ve alacaklarının devrine ilişkin olduğu görülmüştür. Ayrıca temlik sözleşmesinin TBK m.183 hükmüne göre geçerli olduğu tespit edilmiştir.... Ltd. Şti'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 264413 sicil numarası ile kayıtlı olduğu, ... ile davalı ...'ın şirketin eşit paya sahip ortakları ve münferiden temsile yetkili müdürleri olduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafından ... Ltd. Şti'nin vergi borçları bulunduğu ve zarara uğradığı iddiasıyla █████/2011 tarihinde fesih istemli tasfiye davası açıldığı, davanın İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı dosyasında görülerek karara bağlandığı, İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı ilamının incelenmesinde, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında ... Ltd. Şti'nin öz varlığının 1.201.890,63 TL olduğu, 4.000.000,00 TL tutarlı esas sermayenin öz varlık içinde oranının %30 olduğu, böylece sermayenin % 70'inin yani 2/3'den fazlasının yitirilmiş olduğu, şirketin satışlarının giderek düştüğü, fon yaratma kapasitesinin bulunmadığı, vadesi geçmiş ve ertelenmiş vergi borçlarının 1.346.277,74 TL olduğu tespit edildiğinden mahkemece █████/2013 tarihinde ... Ltd. Şti'nin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, söz konusu kararın 02.10.2014 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Dosya kapsamında bulunan Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden temin edilen kayıtlar, İstanbul 49. ATM ████████ E. ████████ K. sayılı dosyası, ödeme dekontları, tahsilat bilgileri, bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu talep ile diğer mahkemelerdeki taleplerin farklı vergi borcu ödemelerine ilişkin olduğu, dava konusu talebin mükerrerlik arz etmediği, dava konusunun ... Ltd. Şti'nin yeniden yapılandırılan vergi borcundan dolayı temlik sözleşmesi içeriğinde dökümü yapılan Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi ve AHM Gümrük Sayman Müdürlüğü'ne yapılan ödemeler ile Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi'nin 9-13 (█████████) taksitlerine ilişkin ödemeler olduğu, temlik eden ... tarafından yapılan makbuzu sunulan ödemelerin toplamının 480.470,03 TL olduğu, davalının aynı şirkette %50 ortak olduğu, dolayısıyla şartları varsa ödemelerin %50'si olan 240.235,02 TL'nin davalıya rücu edilebileceği sonucuna varılmıştır.Uyuşmazlık, vergi borçları nedeniyle temlik eden ortak tarafından yapılan ödemelerin şirketten tahsilinin mümkün olup olmadığı ve buna bağlı olarak rücu şartlarının oluşup oluşmadığı ile ... Ltd. Şti'nin vergi borçları nedeniyle temlik eden ... tarafından yapılan ödemelerin şirket hissesi oranında diğer ortak davalıya rücu edilip edilemeyeceği noktalarına ilişkindir.6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır. Benzer düzenleme içeren VUK'un 10. maddesinin 2. fıkrası uyarınca vergi yükümlüsü tüzel kişilerin malvarlığından karşılanamayan vergi ve buna bağlı alacaklarda temsilciler kişisel malvarlıkları ile sorumludurlar. Bu nedenle davalı ortağın yargılama konusu borçtan sorumlu olmasının ön koşulu, amme borcunun limited şirketten tahsil imkanının bulunmamasıdır.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ... Ltd. Şti'nin vergi borçları ve borca batık olması nedeniyle tasfiyesine karar verildiği, şirket hakkında vergi takiplerinin başlatıldığı, nitekim taraflar arasında görülen konusu aynı olan davalar hakkında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ K. Sayılı ve █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamlarında, şirketin bir kısım vergi borçlarından ötürü temlik eden ortağın takibe maruz kaldığı, kamu idaresinin amme alacağını 6183 sayılı Kanunun 35. maddesi çerçevesinde kamu borçlusu şirketten tahsil edemeyeceğini değerlendirerek ortağa yöneldiğini, bu durumda davaya konu alacağın da şirketten tahsil edilemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği dikkate alınarak davaya konu alacağın şirketten tahsil edilemeyeceği kabul edilerek ... Ltd. Şti'nin vergi borçları nedeniyle temlik eden ... tarafından yapılan ödemelerin şirket hissesi oranında diğer ortak davalıya rücu edilebileceği sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda son bilirkişi raporundaki mali tespitler hükme esas alınarak davanın kabulüne, itirazın iptaline, İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibinin 249.138,59 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacak 240.234,97 TL'ye yasal faiz uygulanmasına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile,''1-Davanın KABULÜNE, itirazın iptaline, İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibinin 249.138,59 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacak 240.234,97 TL'ye yasal faiz uygulanmasına, kabul edilen alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline,2-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 49.827,72 TL icra inkar tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının alacağı temlik aldığı kardeşi ... tarafından davalı aleyhine huzurdaki dosyanın konusu ile aynı mahiyette olan haksız ve mesnetsiz birçok icra takibi başlatıldığını, takiplerin kötü niyetli ve mükerrer olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından işbu belirtmiş oldukları ve mükerrerlik iddiasında bulundukları icra dosyaları, temlik dosyalarının incelenmediğini, bu haliyle mahkeme kararının eksik olduğunu, davacının vergi borçlarını rızası ile ödemesi sebebiyle davalıya rücu edilemeyeceğini, vergi borcunun dava konusu şirketten tahsil edilememesi halinde ancak ortaklara başvuruda bulunulabileceğini, dava konusu şirketin vergi borcunun doğduğu tarihte ticari hayatına devam eden aktif bir şirket olmakla beraber, şirketin kendisine ait bir malvarlığı da bulunduğunu, hatta 2012 yılında ... Bankası tarafından ... Şirketine 262.725,00 TL tutarında kredi kullandırıldığını, bu sebeple davacı tarafından henüz borcun ... Şirketi tarafından ödenmesi imkanı varken vergi borcunu yapılandırarak ödemesi durumunda da ödemiş olduğu tutarlar için öncelikle şirkete rücu etmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından dava dışı şirketin vergi borçları için vergi dairesine yaptığı ödemelerin, dava dışı şirketten tahsilinin imkansız hale geldiğinin davacı tarafından ispatlanması halinde icra takibine devam edilmesinin uygun olduğu kanaatine varıldığını, lakin vergi borcunun ödendiği dönemde bu vergi borcunun şirketten tahsil imkanı bulunduğunu, yine dava dışı ... Ltd. Şti.'nin vergi borcu ödemesine ilişkin açılan İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda şirketin kredi kullanabilme yeteneği olduğunun tespitinde bulunulduğunu, anılan dosyanın mahkemedeki dosyası ile bire bir aynı olduğunu, dava dışı şirketin ödeme kabiliyetinin olduğunun açıkça tespit edildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, dava konusu limited şirketin ortağı olan dava dışı temlik eden tarafından ödenen şirkete ait vergi borcundan, davalı ortağın sorumlu olduğu kısmın rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; şirketin borçlarından dolayı ortağa başvurulabilmesi için öncelikle şirkete karşı takip yapılması ve bu takibin semeresiz kalması gerektiği, davacı tarafından ödendiği iddia edilen borçlar yönünden şirkete takip yapıldığı ve bu takibin sonuçsuz kaldığının davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu edilen vergi borçlarının ödendiği tarihte, dava dışı şirketin faal ve borçlarını ödeyecek durumda olduğu, mal varlığının bulunduğu, bu hususların bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, talep edilen alacağın zamanaşımına uğramış bir borcun ödenmesinden kaynaklandığı ve talep edilemeyeceği, alacağın zamanaşımına uğradığı, alacağın mükerrer olarak takibe konulduğu hususlarına ilişkindir.Bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde, ortaklar açısından sınırlı sorumluluk ilkesi geçerlidir. Ortağın asıl borcu, taahhüt ettiği sermayeyi ödemektir. Ancak ortaklara getirilen bu sınırlı sorumluluğun istisnaları mevcut olup, bu istisnalardan biri de kamu borçlarından dolayı sorumluluk halidir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye payları oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.Somut olayda tarafların dava dışı .... Ltd. Şti.'nin % 50 oranında ortağı ve yöneticisi oldukları, davacının alacağı temlik aldığı dava dışı ortak ...'nun, şirketin vergi borçlarından dolayı ilgili vergi idaresine 2012-2013 yılılarında ödediği toplam 480.469,14 TL'den, davalının sermaye payı oranında sorumlu olduğu miktarı talep ettiği, İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2013 tarih ve ████████ Esas-████████ Karar sayılı kararı ile, dava dışı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, dolayısı ile davacının ödeme yaptığı tarih itibariyle söz konusu vergi borcunun dava dışı şirketten tahsili imkanının kalmadığı, aynı davalı hakkında farklı tarihlerde ödenen vergi borçları ile ilgili olarak başlatılmış icra takipleri nedeniyle açılan davada verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı ile de bu hususun kabul edildiği, davalı tarafından dava dışı şirketin vergi borcunu karşılayacak miktarda malvarlığının bulunduğunun somut deliller ile ispat edilemediği, bilirkişi heyeti tarafından ve dosya kapsamından icra takibine konulan ödemelerin mükerrer olmadığının tespit edildiği, davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinde mükerrer ödemeye ilişkin somut icra takip dosyası, dava dosyası ve delillerin gösterilmediği, dava dışı şirketin vergi borçlarına ilişkin idari takiplerin yapıldığı ve vergi mahkemelerine davaların açıldığı ve 6111 ve 6552 sayılı Kanunlar kapsamında tecil ve taksitlendirme işlemleri yapılmış olması nedeniyle vergi borçları bakımından zamanaşımı sürelerinin durduğu, 2011 yılı içerisinde yapılan taksitlendirme tarihinde zamanaşımı sürelerinin tamamlanmadığı, rücuen tahsil istemine konu ödemelerin de davacı yanca 2012-2013 yılı içerisinde yapıldığı ve █████/2013 tarihinde icra takibine geçildiği, davanın █████/2016 tarihinde açıldığı, icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, zamanaşımına uğramış bir borcun ödenmesinden doğan bir alacağın da söz konusu olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.018,66 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 4.254,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.764,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.