Anahtar kelimeler: Yurtiçi Otel Sektöründe Tekstil Yurtdışındaki Tıbbi Rekabetin Gösterdiğini Rekabet Müşterilerine

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: 08.06.2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat
Taraflar arasındaki haksız rekabet davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, yurtiçi ve yurtdışındaki müşterilerine otel ve tıbbi tekstil ürünleri sattığını, davalı ...'in 11.01.2016 tarihine kadar müvekkili şirketin satış pazarlama, dış ticaret sorumlusu olarak çalıştığını ve kendisine bütün ticari sır ve bilgilerin teslim edildiğini, bu davalının hangi ürünün ne kadara satıldığını ve kar marjını bildiğini, davalı ...'ün ise ...'in iş ortağı olduğunu, ...'in müvekkili firmanın ticari bilgi ve sırlarını bu davalıya aktardığını, davalı gerçek kişilerin davalı şirketin yetkilileri olduğunu, davalı ...'in müvekkili şirkette çalıştığı sırada 23.11.2015 tarihinde davacı şirketle aynı alanda çalışan davalı şirketi kurulduğunu, davalı ...'in bu şirketin hem ortağı hem yetkilisi, davalı ...'ün ise yetkilisi olduğunu, ...'in davacı şirkette çalıştığı sırada kurduğu şirkete yarar sağlamak için davacının müşterilerine gönderdiği teklif metinlerini, reddiyat listelerini davalı ...'e gönderdiğini, davalı ...'in davacı şirketin müşterilerine kendi şirketi üzerinden satış yaptığını, müşterilere ise davacı firmadan satış yapılıyormuş gibi işlem yapıldığını, bu durumun müşterilerin araması ile öğrenildiğini, müvekkili şirketin ticari sır ve bilgilerinin ifşa edilerek TTK'nın 55/1-a-4, 55/1-b ve d maddeleri gereğince haksız rekabette bulunduğunu, ...'in müvekkiline ait bilgileri ...'e vermek suretiyle bu bilgileri kullanmasından dolayı TTK 55/1-b maddesini ihlal ettiğini, davalı ... ve ...'ün davalı şirketin çatısı altında satış yaparak haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine 5.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar... Şti, ... ve ... vekili, savunmasında özetle; davalı ...'in davacı şirkette 2015 yılı Ocak ayında işe başladığını, davadaki iddianın aksine davalı gerçek kişilerin tekstil sektöründe uzman olduklarını ve bu nedenle davalıların fikir alış verişinde bulunduklarını, dava dilekçesinde bahsedilen maillerin fikir alışverişinden ibaret olduğunu, davacının ... ile çalışma koşulları hakkında yaptığı anlaşma şartları yerine getirmediğini ve ilk 7 ay sigortasız, son 4 ayı da sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden ödenerek çalıştırıldığını, ...'in bu nedenle işten ayrıldığını, ticari sırlara ilişkin olduğu iddia edilen maillerin davalı şirketin kuruluşundan çok önce yazıldığını ve içinde ticari sırların bulunmadığını, ticari sır olarak belirtilen fiyat listelerinin genel ve halka açık fiyat listeleri olduğunu ve e-ticaret sitesinde yayınlandığını, 21 Ekim'de ...'na gönderilen .... fiyat listesinin aralarındaki arkadaşlık ilişkisine dayalı yardım talebine ilişkin olduğunu, ... davacının yanında çalıştığı süre içerisinde bütün işlemlerin davacının nam ve hesabına yattığını, bu tarihte diğer davalı ...'ün ... A.Ş'de çalıştığını, haksız rekabet oluşturmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesinin 12.09.2018 tarih ve ███████- ████████ E.K.sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 16.11.2020 tarihli kararı ile kaldırılmıştır. Mahkemece kaldırma kararı üzerine yargılama yapılarak karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosya tüm deliler ve BAM kaldırma kararı gerekçesi ile birlikte değerlendirildiğinde; kaldırma kararı gerekçesinde ceza dosyasının örneğinin istenerek incelenmesi gerektiğinden bahsedilmiş olup ceza dosyası getirtilmiş dosyadaki beyanlar ve deliller ve davalı şirketin kuruluş işlemleri ile şirketteki davalıların konumları ve kaldırma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında davalı ...'in 21.07.2015 tarihinden 11.01.2016 tarihine kadar davacı firmada satış pazarlama ve dış ticaret sorumlusu olarak çalıştığı, bu çalışması sırasında 23.11.2015 tarihinde diğer davalı şirketi kurduğu, bu şirketin faaliyet konusunun davacı şirket ile aynı olduğu, diğer davalının da şirket ortağıyla birlikte şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu ve 18.09.2017 tarihinde davalı şirketin paylarını devir alarak şirketin tek ortak ve yöneticisi olduğu, davalı ...'in 20.10.2015 ve 21.10.2015 tarihinde diğer davalıya fiyat listesi gönderdiği, 17.11.2015 tarihli mail ile de davacı şirketin ithalatçı firmalarının adreslerini bildirdiği, kök raporda yer alan, 'Davalı Şirketin Yurtdışı satışları içerisinde ... firmasının olduğu, 08.04.2016 tarihinde ... Fatura Numarası ile 27.970,48-TL ve 13.05.2016 tarihinde ... Fatura Numarası ile 12.968,73-TL olmak üzere 2016 yılı içerisinde ... firmasına toplam 40.939,21-TL satış gerçekleştirdiği yönündeki tespit, yine Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporundaki mail yazışmalarında teklifleri, sipariş bilgileri, v.b. bilgilerin geçtiği şirket içi mail yazışmalarını ceza dosyasında yer alan diğer sanık olan dosyamız davalısı ...'nun e-posta adresine (....(....com) yönlendirdiğinin tespiti şirket kuran, davacının fiyat teklif ve sipariş bilgilerini kullanan ve yine davacının sahip olduğu müşterilere ulaşmak sureliyle iş yapan davalıların eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğu kabul edilmekle açılan davanın kabulüne, davalıların davacının müşteri portföyü, ticari sır ve bilgilerinin (fiyat teklif ve spariş bilgileri ) kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, ttk madde 56 gereğince men'ine karar vermek gerekmiştir. Davacının maddi tazminat talebi bakımından ise █████/2020 tarihli Bilirkişiler ..., ... ve .... tarafından sunulan ek raporda “Davalı Şirketin Yurtdışı satışları içerisinde ... firmasının olduğu, 08.04.2016 tarihinde ... Fatura Numarası ile 27.970.48-TL ve 13.05.2016 tarihinde ...Fatura Numarası ile 12.968,73-TL olmak üzere 2016 yılı içerisinde ... firmasına toplam 40.939,21-TL satış gerçekleştirdiği” yönündeki tespit dikkate alındığında TTK. M. 56/1-e hükmü uyarınca ıslah talebi de dikkate alınarak 40.939,21-TLmaddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebi bakımından ise davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeni ile davacı şirketin manevi tazminat talep edebileceği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, haksız rekabet eylemi, bu eylemden tarafların etkilenme durumları ile hak ve nesafet kuralları gereğince 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline..." gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların davacı şirketin müşteri portföyü, ticari sır ve bilgilerinin kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, TTK'nın 56. maddesi gereğince haksız rekabetin men'ine, ıslah talebi dikkate alınarak maddi tazminat talebinin kabulü ile 40.939,21 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminatın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar ... ve ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar ... ve ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan ek bilirkişi raporundaki, davalıların haksız rekabet yaptığına ilişkin tespitin hukuki olmadığını, raporun mevzuata ve yüksek yargı kararlarına aykırı şekilde hukuki değerlendirme içerdiğini, hukuki konularda bilirkişiye başvurulamayacağını ve bilirkişinin bu konularda görüş bildiremeyeceğini,
Müvekkillerinin eyleminin haksız rekabet oluşturmadığını, bu belgelerin elde edilmesi için bir çaba sarfetmeye gerek bulunmadığını, herhangi bir müşterinin fiyat listesi teklifi istenildiğinde herkese gönderilen bu fiyat listelerinin gönderildiğini, cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen belgeden anlaşılacağı üzere, herhangibir mail adresinden şirketten teklif istenildiğinde yaklaşık 2 saat içinde davaya konu yer alan fiyat listelerinin mail adresine, sorgusuz ve sualsiz iletildiğini, ticari sır niteliğinde bir evrak bulunmadığını, ancak bu hususların mahkemece değerlendirilmediğini, her iki davalının tekstil üretim ve pazarlama konusunda uzman ve teknik eğitime sahip olduğunu, ticari sır olduğu iddia edilen mail yazışmaları sadece tarafların fikir alışverişi ve yardımlaşmasından ibaret olduğunu, davacının ticari sırlarına ilişkin olduğu iddia edilen maillerin de davalı şirketin kuruluş tarihinden çok önce yazıldığını ve hiçbiri şirketin gizli bilgilerini içermediğini, bunların davacı şirketin genel ve halka açık bilgileri olduğunu, e-ticaret sitesindeki fiyatların liste olarak müvekkili ... tarafından düzenlenmiş hali olduğunu, davacının web adresinde ilan ettiği listelerin ticari sır olarak kabul edilemeyeceğini, 21 Ekim tarihinde ...'na gönderilen buklet fiyat listesinin aynı şekilde genel fiyat listesi olup, yalnızca İngilizce çeviri desteği almak üzere kendisine gönderildiğini, aynı gün içerisinde İngilizceye çevrilerek ...'e geri gönderildiğini, ancak bu durumun mahkemece değerlendirilmediğini, ortada herhangi bir ticari sır olmadığı gibi müvekkillerim arasında gerçekleşen yazışmalar sadece mesleki dayanışma ürünü olduğunu, Davacının tek kullanımlık ürünler üretmediğini, talepler geldiğinde ...'in piyasa araştırması yaparak gerektiğinde meslektaşlarından bilgi alıp, üreticilere ulaşıp müşteriye fiyat verdiğini, rutin olan bu uygulamada gizli bir amaç bulunmadığını, ...'in bu süreçteki tüm yazışmaları davacının nam ve hesabına yaptığını,Davalılar arasındaki yazışmalarda ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgelerin gönderilmediğini, ...firmasına, davacı şirket ürünlerini tanıtım amacıyla mail gönderildiğini ve eylemin haksız rekabet olmadığını, başka şirketlere ... tarafından gönderilen e-postaların ise davacı şirketin ürünlerinin tanıtımı amaçlı olup herkese açık bu bilgilerin ticari sır niteliğinde olduğunu, davacı ile ticari ilişkide bulunan hiçbir şirket müvekkillerinin mal satmadığını, ...'in davacının pazarlama ve dış ticaret sorumlusu olarak çalıştığı dönemde, davacının müşterisi ile olan ilişkisini sona erdirmek için sadece davacı şirkette pazarlama müdürü olarak çalışması yeterli delil teşkil etmeyeceğini, davacının şirketlerinden ... firması dışındakilerle davalı şirket kuruluşundan sonra çalıştığına dair ticari defterler üzerinde yapılan incelemede tespit bulunmadığını, müvekkil ...'in çalıştığı dönem içerisindeki ... firması ile işlem hacmi değerlendirildiğinde bizzat sözleşme yapabilmek için sözleşmelere aykırı davranmaya yönelmek eyleminin bulunmadığının açık olduğunu, Haksız rekabet bulunmadığı gibi haksız rekabete dayanan maddi ve manevi tazminat taleplerinin de yerinde olmadığını, tazminat miktarının hatalı hesaplandığını, zira davalı şirketin ... firmasına toplam 40.939,21 TL satış gerçekleştirdiği yönündeki tespit uyarınca 40.939,21 TL maddi tazminat hesaplandığını, bu durumda satışa ilişkin tüm rakamın kar gibi hesaplandığını, esasen kar marjının düşük olup %1 ila %2 arasında olduğunu, kaldı ki şirketin hiç kar edemediğinin ticari defterlerle sabit olduğunu, müvekkilinin yaptığı tüm satışların toplamının 40.939,21 TL olduğunu, bu durumda elde edilen menfaat miktarınca karar verilmesi gerektiğini, yapılan satış miktarının tümüyle menfaatmiş gibi değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerin hakkında asliye ceza mahkemesince verilen kararın hukuk mahkemesini bağlamayacağını, manevi tazminat değerlendirmesinde hata yapılarak fahiş düzeyde tazminata hükmedildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini taleplerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve men'ine maddi tazminat talebinin kabulüne manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar ... ve ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. Buna göre genel ilke belirlenirken haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması şartı aranmamıştır. Failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması, sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında rol oynamaktadır.
TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
Davalıların eylemleri nedeniyle Bakırköy 5.Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyasında TTK'nın 62/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan davada mahkemece sanıkların cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Kesin nitelikte bir ceza hükmü bulunmaması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle ceza mahkemesince tespit edilen maddi vakıaların TBK'nın 74.maddesine göre dikkate alınmaması gerektiği anlaşılmıştır. TTK’nın 55/1-a-4 maddesinde, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak; 55/1-c maddesinde; başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak; 55/1-d maddesinde ise üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur halleri haksız rekabet eylemi olarak düzenlenmiştir. TTK'nın 55/1-b maddesinde ise başka kileri sözleşme yapmaya veya ihlale yönledirmek de haksız rekabet olarak düzenlenmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan rapor ve özellikle ek raporda, davalıların haksız rekabet oluşturan davranışları belirlenmiştir. Buna göre davalı ... davalı şirkette çalıştığı dönemde şirkete ait bilgileri ve teklifleri diğer davalıya göndermiştir. Davalı şirket davalı ...'in davacı şirkette çalıştığı dönemde aynı iş kolunda 23.11.2015 tarihinde kurulmuştur. Davalı ... şirketin ortağı olup, her iki davalı gerçek kişinin aynı zamanda şirketin yetkilileri olduğu belirlenmiştir. ...'in 18.09.2017 tarihinde ortaklıktan ayrılarak payını diğer davalıya devir ettiği, ve devir alanın tek başına şirketi temsil etmeye başladığı anlaşılmıştır. Davalı ...'in 21.07.2015 tarihinde davacı şirkette çalışmaya başladığı ve 11.01.2016 tarihinde ayrıldığı, davacı şirketin müşterileri olan birçok şirkete davalı şirketin, elde edilen bilgilerle mal sattığı denetime elverişli bilirkişi raporuyla belirlenmiştir. ....eylemlerini iş akdinden sonra da devam etmesi nedeniyle mahkemenin görevli olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan işlemler dürüstlük ilkesine aykırı ve dürüst rekabeti bozacak şekildedir.
Her iki davalı arasındaki yazışmaların, davalaların davalı şirketi kurarak, davacının müşterileri ile işlem yapması dikkate alındığında, davalı ...'in diğer davalıya gönderdiği bilgilerin kolay ulaşılabilecek bilgiler olmadığını göstermektedir. Esasında, bu bilgilerin şirketin müşterilerine gönderildiği, davalıların ise müşteri olmaksızın bu bilgileri elde ederek, şirketin verdiği tekliflerden daha düşük tekliflerle satış yaptıkları anlaşılmaktadır. Bilgilerin internet sitesinde umuma açık olarak yayınlanması halinde, bu bilgilerin davalı ... tarafından temini mümkün olup, bunların ayrıca şirkete çalıştığı dönemde ...'den istenmesine de gerek bulunmamaktadır. Bu olgu dahi, davacının fiyat teklifi gibi bilgilerinin, satış yapılacak müşterilerle paylaşıldığı ve davalıların müşteri olmaksızın içerden temin ettikleri bilgilerle şirketle haksız rekabete giriştiklerinin kabulü gerekecektir. Bu nedenle davalılar vekilinin eylemin haksız rekabet olmadığına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Bilirkişilerin mahkemece görevlendirildikleri konularda rapor düzenledikleri, tespit edilen maddi vakıaları değerlendirdiği, mahkemece bilirkişi raporunun HMK'nın 282.maddesi göreğince diğer delillerle birlikte değerlendirilerek karar verildiği, dosyanın geldiği aşama itibariyle bilirkişilerin hukuki konuda görüş bildirip bildirmediğinin tespit edilmesinin bu yargılamaya katkı sağlamayacağı, işlemin tekrarı halinde davacının iddia ettiği hukuka aykırılığın giderilemeyeceği, esasen belirtildiği üzere, mahkemenin bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte değerlendirilerek karar verdiği anlaşılmakla bilirkişi raporuna yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. TTK'nın 56/1-e maddesine göre haksız rekabet halinde davalının elde etmesi mümkün olan menfaatin karşılığına maddi tazminat olarak karar verilebilecektir. Davalılar, yapılan satış kadar maddi menfaat elde ettiklerinden mahkemece, içeriden haksız rekabet yoluyla yapılan satış bedelinin tahsiline karar verilmesi yerindedir.Mahkeme manevi tazminat yönünden TBK'nın 58.maddesinin şartlarının bulunması halinde manevi tazminata karar verilebilir. Mahkemece manevi tazminat şartlarının oluştuğuna ilişkin gerekçesi ile hükmedilen manevi tazminat miktarının usul ve kanuna uygun olduğu, tespit edilen eylemlerin eylemlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmelidir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalılar vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 2.242,77 TL istinaf karar harcının davalılar ... ve ...'ndan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
3-Davalılarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 30.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!