Anahtar kelimeler: Marmaris Muğla Sivil Özlük Komutanlığında Memur Parasal Süreci Milli İli

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ██████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Muğla İli, Marmaris ilçesi, ... Üs Komutanlığında sivil memur olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B-5. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında yapılan inceleme ve araştırmada, birinci derece yakını olan ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığında binbaşı rütbesinde görev yapmakta olan eşi Ş.K.'nın FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarıldığı ve eşi hakkında terör örgütü üyeliği suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, ayrıca Anayasa Mahkemesinin █████/2016 tarihli, E:███████ (Değişik İşler) K:███████ sayılı meslekten çıkarma kararında, sosyal çevre bilgisini söz konusu örgütle iltisak ve bağlantı noktasında bir kriter olarak değerlendirdiği hususu dikkate alındığında, davacının görevi ve görev yaptığı kurumun önemi, sosyal çevre bilgisi bakımından eşinin anılan örgütle irtibatını ortaya koyan bilgilerin varlığı, ayrıca idarece yapılan araştırma neticesinde Asya Katılım Bankasındaki hesap kaydı da dikkate alındığında, davalı idarenin takdir yetkisi çerçevesinde tesis ettiği dava konusu kamu görevinden çıkarma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; ... tarih ve E:... sayılı ara kararı ile davalı idareden, davacıdan savunma istemi ve söz konusu savunma istemi yazısının davacıya tebliğine dair belgenin okunaklı ve onaylı örneğinin gönderilmesinin istenildiği, ... tarih ve ... sayılı ara kararı cevabı ekinde yer alan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında, yapılan savunma kapsamında ilave bilgi ve belge bulunmadığının belirtildiği, davalı idarece 375 sayılı Kanunun 35/G maddesi hükmü uyarınca davacının savunmasının istenildiğine dair bir bilgi ve belgenin gönderilmediği, bu nedenle, davacının savunması alınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusu kabul edilerek İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlemin iptaline, anılan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve maddi kayıpların ödenmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından; davacının yürüteceği kamu hizmetinin ülke güvenliğinde ve asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olması ve görevin hassasiyeti dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama harçlarından muaf olması nedeniyle aleyhine hüküm kurulmaması gerektiği belirtilerek temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptaline hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden temyiz isteminin incelenmesi:Hukuki Değerlendirme
:İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın uyuşmazlığın esasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Temyize konu kararın, kamu görevinden çıkarma işlemi nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden;Hukuki Değerlendirme
:Temyize konu Mahkeme kararının, davacının savunması alınmaması nedeniyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı ile ilgili olarak Dairemizce onama kararı verilmiş olmasının, davacının doğrudan kamu görevine başlatılması sonucunu doğurmayacağı, usulüne uygun olarak savunması alındıktan sonra davacı hakkında yeni bir işlem tesis edilebileceği göz önüne alındığında, bu aşamada davacının parasal hak kaybının tazminine hükmedilemeyeceğinden, Mahkeme kararının "tazminat isteminin kabulüne, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve maddi kayıpların davalı idarece davacıya ödenmesine, .." ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının,1.Dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının ONANMASINA,2.Davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY
:Muğla İli, Marmaris ilçesi, ... Üs Komutanlığında sivil memur olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B-5. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabul edilerek ilgilinin savunması alınmadan işlem tesis edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, anılan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve maddi kayıpların ödenmesine dair verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Dairemiz kararı, temyize konu mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik olarak onama yönünde olmakla, davacı tarafından savunma verilmeden işlem tesis edilmiş olması, işlemin özelliğine yargılama safhalarına bakılmaksızın doğrudan iptal sebebi olarak değerlendirilmiştir.Haklar toplumsal barış ve düzeni sağlama amacıyla bireysel haklar ile kamusal haklar arasındaki dengenin gözetilmesi ile var olup yasalarca korunmaktadır. Bu bağlamda somut olay düzleminde savunma hakkı kavramı idare hukuku açısından değerlendirildiğinde tek yanlı işlem tesis etme yetkisine sahip idarelerin davacıdan kaynaklanan bir sebep ile aleyhe bir işlem tesis etmeden önce bilgisine başvurma (savunma) veya iddialara karşı haklı sebeplerin varlığının ileri sürülerek bu beyanların değerlendirilmesi ile idarenin işlem tesisinden vazgeçmesi ihtimalinin idarece değerlendirilmesinin sağlanması amacını taşımaktadır.Savunma hakkı geniş anlamda değerlendirildiğinde, kamu görevlisi aleyhine idare tarafından işlem tesis edilmesi halinde bu eylem ve işlemlere karşı kendisini korumak için yasal yollara başvurması veya yasal imkânlardan faydalanmasıda bu hak kapsamındadır. Diğer bir anlatımla idareye itirazda bulunma, yargı yoluna başvurmak, yargılama safhasında usul hükümleri doğrultusunda cevap verme açıklamalar yapma, duruşma taleb vs işlemlerle gerçekleştirilmek suretiyle kullanılabilmektedir.Zaman bakımından işlemden önce alınması gerekli olan savunmanın yargılama safhasında giderilmek suretiyle beklenen hukuki koruma ve faydanın gerçekleşmesi de mümkün olmakla, sonradan giderilebilecek eksiklik niteliğindedir.Bu bağlamda davacının işlem tesisinden önce savunmasının alınması gerekli ise de alınmaması bizatihi işlemi sakatlayan bir unsur olarak değerlendirilemeyecektir. Zira idare dava dilekçesinin kendisine tebliği ile işlemi geri alma, iptal etme hak ve yetkisine sahip olmakla dar anlamda savunmayı değerlendirmiş olacaktır. Diğer durumlarda yargılamanın usul hükümleri doğrultusunda gelişen sürecinde işleme yönelik hertürlü savunma yani maddi olayın gerçekliğine veya hukuka uygunluğuna dair iddia ve deliller taraflarca sunulabileceği gibi idari yargılama usulü kanunun resen araştırma ilkesi olarak tanımlanan 20. madde düzenlemesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili yerlerden isteyebilir“ kuralı doğrultusunda yargı yerlerince işlemin hukuka uygunluğu denetleneceğinden savunma ile sınırlı olmayan inceleme sonucu karar verilecektir.Diğer yandan, kamu hizmetlerinin devamlı ve sağlıklı bir şekilde yürütülmek zorunluluğu karşısında kamu menfaati ile kişi haklarının dengelenmesi adaletin gereği olmakla savunma hakkının bizatihi belli bir zaman diliminde kullandırılmamış olması sebebiyle işlemin iptal edilmesi durumunda kamu hizmet ve güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi sonucunu doğuracak bir karar ortaya çıkacak olması kamu hak ve güvenliğinin korunmaması sonucunu doğuracaktır. Zira her hak gibi savunma hakkı da, başkalarının haklarının ve güvenliğinin korunmasıyla dengelenmesi tarafsız yargılamanın bir gereğidir. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin uygulanmasında da işlemlerin tesisi ve yargı safhaları bütün olarak değerlendirilmek suretiyle usule aykırılıkların yargılamanın ileri aşamalarında giderilip giderilmediği gözetilmesi gerektiği yönündedir. (AİHM, bir aşamadaki kusurun sonraki bir aşamada telafi edilebileceğini belirtmektedir.)İdari yargılama sürecinde savunma hakkı “adil yargılanma hakkı” ilkesi doğrultusunda yargı safhasında kullanılmaya ve giderilmeye açık olmakla ve bu ilke aynı zamanda “makul sürede yargılamanın sona erdirilmesi” ilkesini de kapsamakla işlemin iptali yargılamayı zaman ve ekonomik açıdan zarara uğratacağı gibi hukuki bir yarar sağlamayacağından, bu hakkın yargılama safhasında giderilmesi hususu ile birlikte işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği, temyize konu dava konusu işlemin iptaline yönelik kararın bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.