Anahtar kelimeler: Atmak Gözaltı Süren Haftada Yasağı Koyma Çıkış Süreç Yurt Görüşü

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. ███████ K.DAVA
: Koruma Tedbirleri Nedeniyle TazminatHÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, el koyma ve iki yıl süren yurt dışı çıkış yasağı ve haftada iki gün imza atmak şeklinde adli kontrol tedbiri nedeniyle 50.000,00TL maddi ve 150.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.600,00TL maddi ve 1.200,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasının 2. paragrafında yer alan "3.600,00TL Maddi tazminatın talep tarihi olan █████/2016" ibaresinin çıkartılarak, yerine "600,00TL maddi tazminatın █████/2018" ibaresinin eklenmesi, suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkin, el konulan cep telefonları ve tabletlerin de bulunduğuna, ayrıca 2 yıl süreyle yurtdışı çıkış yasağı ve haftada iki gün imza atmak şeklinde adli kontrol nedeniyle de maddi zararının bulunduğundan tazminin gerektiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 08.12.2016-15.12.2016 tarihleri arasında 7 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair 21.12.2018 tarihli kararın davacıya 02.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, göz altına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, göz altı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının gözaltında kaldığı sürede maaşından kesinti olmadığı anlaşılmakla maddi zararının bulunmadığı, davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda █████/2018 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş olmasına karşın, kendisini bu süreçte vekil ile temsil ettiren davacı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmediğinin görülmesi karşısında, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınarak davacı lehine yalnızca 600 TL maddi tazminatın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihi olan █████/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile verilmesine yazılmak suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARDavacının haksız gözaltı süresince maaşını almaya devam ettiği anlaşılmakla ileri sürülen maaş kaybı, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre 5271 sayılı Kanun kapsamında talep edilebilecek zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacı tarafından dava dilekçesinde el konulan materyallere ilişkin zarara ilişkin talebinin somut olarak ne olduğunun belirtilmemesi ve meydana gelen maddi zarara ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı da dikkate alınarak maddi tazminata hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiş olup, 5271 sayılı Kanun'un 141/1.maddesinde tazminat istenebilecek hallerin tahdidi olarak sayılmak suretiyle hüküm altına alındığı, adli kontrol kararlarının ise tazminat istenebilecek koruma tedbirleri arasında sayılmaması nedeniyle davacı vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Eskişehir 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.03.2026 tarihinde karar verildi.