Anahtar kelimeler: Works Satımdan Şeklinin İlişkide Satıcı Fabrikasında Satım Almış Usd Ödenmeyen

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: █████████ Esas - ████████ KararTARİH
: █████/2022DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkide davalı tarafından teslim alınan ve bedeli ödenmeyen ürünlerden kaynaklanan davacının toplam 218.925,75-USD alacağı bulunduğunu, taraflar arasında kararlaştırılan satım şeklinin Ex Works yani satıcı fabrikasında teslim olduğunu, davalının malları davacının fabrikasında teslim almış kabul edildiğini, ödenmeyen bedellerin tahsiline ilişkin davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrinin iptali talebiyle şikayet yoluna başvurduğunu ve sonrasında borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu, ödeme emrinin iptali talebinin İstanbul Anadolu 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında reddedildiğini, alacaklarının likit olduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı ile 2014 yılı Ağustos ayından beri çalıştığını ve davacı firmanın Türkiye Distribütörü olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmamakla birlikte mailleşmeler ve işin devamında yapılan işlemler ile davalının tek yetkili olduğunun açıkça anlaşıldığını, davacının davalı dışında müşterilerine bir satış yapması halinde müşterilerine fatura ettiği her satışın %10'unu davalıya ödemesi gerektiğini, davacının bu komisyon miktarının %2ye düşürülmesi yönündeki talebinin davalı tarafından hiçbir zaman kabul edilmediğini, davalının yarattığı iş hacmi ve başarı yüksek bir seviyeye ulaşınca davacının davalıyı sistem dışı bırakmaya çalıştığını, davacı firma yetkililerinin davalıdan Türkiye'deki müşterilerle kendilerini tanıştırması yönünde talepte bulunduğunu, bu şekilde müşteri sırlarını, müşteri listesini öğrenen davacının kendi yakınlarına aynı işi kurdurmak suretiyle haksız rekabete yol açtığını, izni ve bilgisi dışında direk satış yapıp haksız kazanç elde ederek fatura bedellerinin %10'u oranında komisyonu da ödemediğini, davalının elinde büyüyen ve gelişen işler ile müşterilerini davalıdan aldığını, müşterilerini elde etmek için her türlü karalama yöntemini kullandıklarını, davalı hakkında başlatılan icra takibinde takibin iptali davası açıldığını ve davada verilen kararın henüz kesinleşmediğini belirterek davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve █████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; " Davacı, 3 adet faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunmuş, davalı ise 2014 yılından bu yana davacının distribütörü olduğunu, yazılı anlaşma bulunmadığını ancak davacının anlaşmaya aykırı davrandığını, haksız rekabet yarattığını, komisyon alacakları bulunduğunu, bu konuda dava açacaklarını savunmuş, müşteri kayıtlarına, mail yazışmalarına, davacının başkalarına sattığı malların gümrük kayıtlarına, davacı yetkililerinin akrabalık bağlarına ve farklı ülkelerdeki uygulamalarına ilişkin hususlarda inceleme yapılıp tanıklarının dinlenmesi yönünde talepte bulunmuştur. Davalının ileri sürdüğü alacak kalemleri yönünden dosyada takas mahsup talebi olmayıp aksine bu hususlarda ayrıca dava açacaklarını beyan etmesi karşısında sözkonusu delillerin toplanması ve tanık dinletme yönündeki talebi yerinde görülmemiş iki tarafın ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili müvekkilinin yurt dışında mukim olması nedeniyle ticari defter ve kayıtları üzerinde fiziken incelemenin mümkün görünmediğini, ancak davacı şirketin mizan kayıtları, fatura suretleri ve banka dökümanlarını sunduklarını, faturaya konu ürünlerin teslim şeklinin Ex Works olduğunu; davalıya müvekkilinin fabrikasında teslim edildiğini, bunun İstanbul Gümrük Müdürlüğüne yazılacak yazı ile de tespit edilebileceğini beyan etmiştir.Davacı vekilinin talebi doğrultusunda yazılan yazıya İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünden gelen cevap ve ekleri incelendiğinde █████/2016 tarih INV014739 no.lu faturanın beyannamesinin █████/2017 tarihinde kapatılıp vergileri tahsil edilerek eşyanın sahibine teslim edildiği, █████/2017 tarihli INV014882 no.lu faturanın beyannamesininde █████/2017 tarihinde kapanıp vergileri tahsil edilerek eşyanın sahibine teslim edildiğinin Trabzon Gümrük Müdürlüğü tarafından bildirildiği; Derince Gümrük Müdürlüğünün yazısı ile de █████/2016 tarihli INV14746 no.lu fatura içeriğinin alıcısı olan Altay Aroma Esans ve Gıda Katkıları Tic./...'e tesliminin yapıldığı hususlarının bildirdiği görülmüştür.Bilirkişi mahkemesinin yapıldığı gün davalı yan ihtara rağmen ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmamış, ibrazdan kaçınmıştır. Dosyaya sunulan delil ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesi alınan bilirkişi raporunda, davaya konu fatura içeriklerinin gümrük müdürlüklerince düzenlenen beyannamelere kayden gümrük formaliteleri tamamlanarak davalıya tesliminin yapıldığı, faturalarda ödeme süresinin 90 gün olarak kayıtlı ve mal mukabili ödeme olarak yazılı olduğu, ürünlerin teslim alındığı gümrük kayıtlarıyla sabit olmakla birlikte ve fatura bedellerinin ödendiğine dair davalı tarafça bir iddia ve delil sunulmadığı bu durumda davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu belirtilmiştir. Rapor gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olup dosyada toplanan deliller ile de uyumlu olduğundan mahkememizce hükme esas alınmış, davacının davalıya satıp teslim ettiği 3 adet fatura bedelinden bakiye 218.925,75 USD alacaklı olduğu, davacının takip talebinde bu rakamın davalıdan tahsilini talep ettiği, esasen davalının borcun ödendiği yönünde bir savunmasının bulunmadığı, bu yönde herhangi bir delil sunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasında itirazının iptali ile takibin aynen devamına, davalı itirazında haksız ve alacak likit olduğundan hükmedilen tutarın %20'si oranında 159.509,30 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,'' 1-DAVANIN KABULÜNE,Davalının İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasında itirazın iptali ile takibin aynen devamına,Davalı itirazında haksız ve alacak likit olduğundan hükmedilen tutarın %20'si oranında 159.509,30 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 2014 yılı Ağustos ayından beri davacının tek yetkili Türkiye distribütörü olduğunu, davacının Türkiye'de doğrudan satış yapmayacağı, doğrudan satış yapması halinde ... fatura üzerinden davalıya %10 komisyon bedeli ödeyeceği hususunda tarafların sözlü olarak anlaştıklarını, ancal mail yazışmalarının anlaşmanın içeriğini ispatladığını, davacının komisyon bedelini %2'ye düşürmek istediğini, davalının kabul etmemesi üzerine, davacının davalının yarattığı iş hacminden yararlanarak doğrudan satışlar yapmaya başladığını ve satışlar üzerinden %10 komisyon bedelini ödemediğini, Türkiye pazarında davalı aleyhine haksız rekabet yarattığını, davalının yarattığı pazarı elinden aldığını, davacını halen davalı müşterilerine doğrudan satış yaptığını, hak edilen ve edilmeye devam edilen komisyon alacakları için ayrıca dava açılacağını, dosyaya sunulan mail yazışmalarının ne mahkemece ne de bilirkişi heyetince değerlendirilmediğini,Davacının haksız biçimde İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine giriştiğini, bu takibe taraflarınca itiraz edildiğini; taraflarınca takibin taliki veya iptali davası da açılmış olup, bu dosyanın henüz kesinleşmediğini,Davacının teslim olgusunu ispat yükü altında olduğunu, mahkemece tarafından ... Şirketi'n yazılan yazıya, talep konusu taşımaların yılı, konşimento numaraları gibi bilgilerin gerekli olduğu belirtilerek olumsuz cevap verildiğini, mahkemece davacı şirkete bu bilgilerin sunulması için süre verildiğini, davacının █████/2021 tarihli dilekçesinde ise ... sisteminin değişmesi sebebiyle dava konusu ürünlerin davalı tarafça teslim alındığına ilişkin kayıtların ulaşılamaz konuma geldiğinin belirtildiğini, davacının taraf dilekçesindeki iddialarına ilişkin mevcut olmayan bir delili delil listesine yazdığını ve fakat kendi delilini dosyaya sunamadığını, davacının, dava konusu ürünlere ilişkin davalıya fatura veya belge sureti sunmadığını, davalının tüm faturalara ve ürün teslimine itiraz ettiğini, hükme esas alınan raporda, gümrük belgelerine göre ürünlerin davalıya bizzat teslim edildiğinin yazıldığını; davacının spatlanamayan davasının reddi gerektiğini,İleri sürerek, açıklanan ve resen gözetilecek sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurularının kabulüne, İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ E - ████████ K sayılı 02.03.2022 tarihli kaldırılarak, davanın reddi yönünde yeniden hüküm kurulmak suretiyle yerel mahkemeye iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisine istinaden tanzim edilen ve açık hesaba konu faturalardan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı yan; davalıya ... teslim şekli ile fatura karşılığı satıp teslim ettiği türün ürünlerinin bedellerinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürmüş, davalı yan, davacının Türkiye'deki tek satış yetkisine sahip distribütörü olduğunu, davacının anlaşmaya aykırı şekilde davalı müşterilerine doğrudan satış yaparak haksız rekabete sebep olduğu gibi, bu satışlardan doğan komisyon bedelini de ödemediğini savunmuştur.Dosya içeriği belgelere göre; mahkemece taraf delilleri toplanmış, takip dosyası, dava konusu takip dayanağı fatura muhtevasını oluşturan ve davalı tarafından davacıdan ithal edilen ürünlere ilişkin gümrük beyannameleri, yurt dışında mukim şirketin mizan kayıtları da dosya arasına alınarak, davalının ticari defter ve kayıtları ile dosyaya mübrez deliller üzerinde bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırılmasına karar verilmiş, davalının defter ibraz etmemesi nedeniyle dosyaya mübrez delillere göre tanzim ettirilen rapor akabinde, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin cevap dilekçesi ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile de ileri sürüldükleri ve mahkeme gerekçeli kararında karşılandıkları, dava konusu takipte ödeme emrinin iptali istemi ile icra hukuk mahkemesi nezdinde açılan davanın mahkeme karar tarihi itibariyle derdest olmadığı, şikayetin reddine dair İstanbul Anadolu 1 İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas, ████████ karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, istinaf kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun ise Yargıtay 12 Hukuk Dairesi'nin ██████████ esas, █████████ karar sayılı kararı ile reddedildiği, dava konusu bakiye açık hesabın üç adet faturadan bakiye alacaktan oluştuğu, davalının bu faturaların muhtevası ürünlerin ithalatçısı olduğu ve fatura konusu ürünlerin ithalatçı davalı tarafından gümrük işlemleri teslim alınarak gümrükten çekildiklerinin gümrük müdürlüklerinden gelen cevabi yazılar ile tespit edildikleri, bu durumda dosyaya sunulmadığı belirtilen taşıma belgelerinin sonuca etkisi bulunmadığı, davalının ödeme olgusunu ispat edemediği, davalının takas def'i veya mahsup itirazı bulunmaması karşısında, taraflar arasındaki sözleşmenin tek yetkilisi satıcılık niteliğini haiz olduğuna ve davacının doğrudan yaptığı satışlar nedeniyle davalıya borçlu olduğuna yönelik savunmaların da bu davanın konusunu oluşturmadıkları, yapılan bu saptamalar karşısında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 57.127,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 14.281,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 42.845,55-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.