Anahtar kelimeler: Bam Başkan Açılmadan Yazim Katip Bursa Üye Hallerden Karara Yoluna

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: 2...
KARAR NO
: ...
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:...
KARAR TARİHİ
: █████/2023
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2023
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... -...
DAVALI
: ... - ...
...
VEKİLİ
: Av. ......
DAVANIN KONUSU
: Alacak
B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde, şirketin gayrimenkul alım satımı ve kiralanması konularında aracılık ( tellallık) hizmetleri yürüttüğünü, davalının altında dükkanı olan kargir ev niteliğindeki taşınmazın satışı konusunda şirket ile anlaşarak █████/2022 tarihli yetkilendirme sözleşmesi başlıklı Tellallık Sözleşmesi düzenlendiğini, buna göre davalıya ait taşınmazın satış bedelinin 1.800.000,00.-TL olarak belirlendiğini, tellallık ücreti ise satış bedelinin % 2+ % 18 KDV olmak üzere 36.000,00.-TL +6.480,00.-TL=42.480,00.-TL olarak kararlaştırıldığını, sözleşmeyi düzenleyen aracılık firmasının dışında her ne şekilde olursa olsun satışı gerçekleştirirse veya sözleşme sürelerinin bitiminden sonra dahi müşteri taşınmazı sözleşmeyi düzenleyen şirketin gösterdiği kişi ve kuruluşlara satarsa, alıcıdan alınması gereken tellallık ücreti saklı kalmak kaydı ile satış halinde yazılı satış bedelinin %4 + KDV'sini sözleşmeyi düzenleyen şirkete ödemeyi davalının kabul ve taahhüt ettiğini, davacı şirketin, taraflar arasında düzenlenen tellallık sözleşmesi gereğince, davalıya taşınmaza 1.800.000,00.-TL satış bedeline karşılık 1.940.000,00.-TL satış bedeli ile müşteri bulduğunu, müşteri ile sözleşme düzenlediğini, sözleşmeye göre müşterinin şirkete 50.000,00.-TL kaporayı satış bedeline mahsuben davacıya ödediğini, davalının gönderdiği mail ile yapılan satış sözleşmesini kabul ettiğini bildirdiğini, davalının kendisinin taşınmazı satmaktan vazgeçtiğini bildirmesi üzerine kendisine ait taşınmazın anahtarını ofisinden imza karşılığında teslim alarak gittiğini, davalının haklı bir neden göstermeksizin 3 aylık sözleşme süresi de sona ermeden sözleşmede belirtilen taşınmazın satışından vazgeçmesi nedeniyle anlaştıkları tellallık bedeli olan 84.960,00.-TL nin ihtarnamede belirtilen İBAN numarasına 15 gün içinde ödenmesini aksi takdir yasal yollara başvurulacağına dair ihtarname gönderdiklerini, davalının ihtarnamede belirtilen tellallık ücretini ödemediğini, davalının ise, davacıya gönderdiği herhangi bir hizmet bedeli ödemeyeceğini bildirdiğini, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 84.960,00.-TL tellallık ücreti alacağının temerrüt tarihinden itibaren ticari işlere yönelik temerrüt faizi karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, Almanya' da yaşadığını, ... ... Mahallesindeki evini satması için ... ... Temsilciliği ile █████/2022- ███████/2022 tarihini kapsayan üç aylık süreli yetkilendirme sözleşmesi imzaladığını, davacı tarafın █████/2022 tarihinde 1.900.000,00.-TL'ye bir alıcı ile anlaştıklarını ve satış sözleşmesini imzaladıklarını bildirdiklerini, iletişimde olduğu davacı çalışanı Nuran Aliefendioğlu ' ndan satış sözleşmesini incelemek istediğini, sözleşmenin kendisine 6 gün sonra █████/2022 tarihinde gönderildiğini, bu sözleşmeye göre evin 1.940.000,00 TL ye satışı konusunda anlaşıldığını, sözleşmenin 8. maddesine göre ödenmesi gereken komisyon ücretinden fazla yazılmış olduğunu gördüğünü, yapılan yazışmalar neticesinde rakamların tutarsızlığının anlaşıldığını ve davacı taraf çalışanı tarafından tutarsız rakamlar konusunda açıklama beklerken azarlandığını, davacının kendisinden haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, davacının alıcı ..... .....' den aldıklar 50.000,00.-TL kaporayı hesabına yatırmadıklarını, satışı yapmak için Türkiye' ye döndüğünü ve anahtarı teslim aldığını, davacının satış sözleşmesinin imzalanmasında ve sonrasında dürüst davranmadığını, sözleşmede yazılanları yazılmamış gibi aktararak gerçeği gizlemeye çalıştığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, simsarlık sözleşmesi, TBK.'nun 520 vd maddelerinde düzenlenmiş olup mevcut sözleşme ilişkisi kapsamında davacının hizmet sunan/aracılık eden, davalının tüketici, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin de tüketici işlemi olduğu, TTK.'nun 4 madde düzenlemesi kapsamında mutlak yahut nispi ticari dava niteliği bulunmadığı gerekçesiyle uyuşmazlığın çözümünde ihtisas mahkemesi olarak Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğundan HMK.'nın 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine davanın usulden reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, tarafların yerleşim yeri aynı olup, ... ili, ... ilçesi olduğunu, dosyanın tarafların müşterek yerleşim yeri olan Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesine (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar verilmesi gerekirken; sehven Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesine (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar verilmiş olması isabetsiz olduğunu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı, davalıya ait taşınmazın satışı için yetkilendirildiğini, davalının taşınmazı satmaktan vazgeçtiğini, sözleşme gereğince ödenmesi gereken ücretin tahsili isteminde bulunmuş, davalı ise sözleşmeye aykırı hareket edildiğini, alacak isteminde bulunulamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olduğu kabul edilerek dosyanın Balıkesir Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi'ne gönderilmesine dair verilen kararı istinafa getiren davacının istinaf nedenlerine göre;
HMK'nın görevin belirlenmesi ve niteliği başlıklı 1.maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. "
Yargılama hukukunda geniş anlamda görev (vazife), bir davaya (uyuşmazlığa) hangi çeşit mahkemenin bakacağını ifade eder. Burada kullanılan "çeşit" ibaresi, hem farklı yargı kollarına giren mahkemeler (örneğin, idare mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ) arasındaki hem de aynı yargı kolu içeresindeki mahkemeler (örneğin, iş mahkemesi ile sulh hukuk mahkemesi) arasındaki ilişki bakımından kullanılmaktadır. Görev, kamu düzenindendir. (m/1, 1/cümle 2). Görev kuralları, kıyas veya yorum yoluyla genişletilemez yahut değiştirilemez. Görev, dava şartlarından olduğundan, taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve taraflar ileri sürmeseler dahi, mahkemece kendiliğinden dikkate alınır (m.114,1/c). Görev, usuli müktesep hakkın istisnalarından biridir ve daha önce mahkemenin görevsizliği konusunda herhangi bir karar verilmemiş olsa bile, daha sonra bu hususun gözönüne alınması mümkündür . ( Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Ankara 2013 sy 41 vd).
Öte yandan, mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, bu kanundaki hükümlere tabidir (HMK madde5). Aynı Kanunun 6.maddesinde genel yetkili davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu açıklandıktan sonra 7.maddede davalının birden fazla olması halinde, 8.maddede geçici olarak oturanlara karşı açılacak davalarda yetkili mahkeme devam eden maddelerde özel yetki kuralları açıklandıktan sonra 19.maddede yetkinin kesin olduğu davalarda mahkemenin yetkili olup olmadığının davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu gibi taraflarında mahkemenin yetkisiz olduğunu, her zaman ileri sürebilecekleri, yetkinin kesin olmadığı davalarda ise yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekeceği, yetkinin kesin olmadığı davalarda, süresi içinde usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmazsa davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geleceği düzenlemesi bulunmaktadır.
Tüm bu açıklamalardan sonra, davanın açıldığı Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi davanın tarafları arasındaki uyuşmazlığın TTK 4.maddesi gereğince ticari dava niteliğinde olmadığı gerekçesiyle, uyuşmazlığı tüketici uyuşmazlığı olarak nitelendirerek dosyanın Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ( Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar vermiştir. Mahkemelerin görevli olup olmadığını her aşamada incelenebilecek olması nedeniyle mahkemenin kendiliğinden verdiği görevsizlik kararından sonra dosyanın gönderileceği Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesi ( Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) tarafından HMK 5 ve devamı maddeleri gereğince yetki hususunun değerlendirilmesi gerekeceğinden, davacı vekilinin görevsizlik kararı ile birlikte dosyanın Ayvalık Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi'ne karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden başvurunun esastan reddi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ... sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gerekli istinaf karar harcının peşin alınmış olması nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
4-Karar tebliğ işlemlerinin 7035 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 359/3 hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!