Anahtar kelimeler: Çapa İlzam Bugüne Çıkma Tekabül Payın Lik Fakültesinde Payına Eşi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas- ████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirketin 20.000 TL lik sermayesinin 14.000 TL ye tekabül eden 140 payına, eşi ...'ın ise 6.000 TL ye tekabül eden 60 payın sahibi olduğunu, şirketin temsil ve ilzam yetkisinin, şirketin kuruluş aşamasında müvekkilinin Çapa Tıp Fakültesinde öğretim üyesi olması nedeni ile eşi ...'a verdiğini, bugüne kadar da onun tarafından kullanıldığını, davalı şirketin ana konusunun her türlü sağlık, muayene, hekimlik, görüntüleme, tıbbi yardım, tıbbi teşhis ve tedavi hizmetlerini yerine getirmek, özel hastaneler ile iştigal konusu kapsamında çalışmak olup, bu ana iştigal konusu kapsamındaki hizmeti bugüne kadar kişisel olarak müvekkilinin verdiğini ancak ödemelerin şirket tarafından kesilen faturalar kapsamında şirket hesabına aktarıldığını, ...'ın bu ortaklıktaki varlığının sebebinin sadece müvekkilinin eşi olması olduğunu, başkaca bir tıbbi yeteneği bulunmadığını, şirket ile ilgili tüm hizmetleri müvekkilinin mesleki yeteneği ve becerisi ile verdiğini, müvekkili ile ...'la aile ilişkisinin bozulması, tarafların ayrı yaşamaları ve boşanma aşamasına gelmeleri üzerine müvekkilinin eşi tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 14 Aile Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile boşanma davası açıldığını, müvekkili tarafından da karşı dava açıldığını, müvekkili ile muhatap arasındaki evliliğin mahkeme boyutuna taşınması nedeniyle artık bu ortaklığın da devamının mümkün olmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından Kadıköy 27. Noterliğinden █████/2022 tarihinde ... yevmiye nolu ihtarı ile müvekkilinin bundan sonraki süreçte davalı şirket için hizmet üretemeyeceği, bu nedenle müvekkiline ait hisselerin yasal hükümler çerçevesinde devir alınması, müvekkilinin çıkma talebinin kabulüne veya reddine ilişkin beyanın ihtarnamenin tebliği ile 10 gün içinde bildirilmesi aksi halde dava ikame edileceğini ihtar ettiğini, ihtara karşı şirket müdürü ... tarafından olumlu bir cevap vermediğini, yine müvekkili tarafından şirket ortaklar genel kurulunun toplantıya çağrılması yönünde çektiği ihtara karşı da cevabi ihtarda taleplerini reddettiğini, şirket ortakları arasında yargıya intikal etmiş davaya dönüşmüş bir husumetin mevcutiyeti nedeni ile ortaklar arasındaki güven ilişkisini ortadan kaldırdığı ve ortakların şirket işlerini birlikte yürütmelerini imkansız hale getirdiğini beyan ederek TTK m.245,638/2 hükmü gereğince müvekkilinin ... Ltd Şti 'nin ortaklığından çakması talebinin kabulüne ve ticaret sicil memurluğuna kayıt ve tesciline karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu resen gözetilecek bir ilke olup müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından boşanma davası davacı ortağın müvekkil şirket müdürüne piskolojik, fiziksel ve cinsel şirret uygulaması nedeniyle ikame ettiğini, bu nedenle davacı yanın kendi eylemleri nedeniyle ikame edilen boşanma davasını ileri sürerek husumet nedeniyle ortaklığın sürdürülemeyeceğini iddia etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının ilk olarak noter ihtarı ile ortaklıktan çıkmak istediğini bildirdiğini ve başka bir ihtarname ile de şirket ortaklar genel kurulunun acil toplanması gerektiğini bildirdiğini, davacının bu ihtarına karşı cevap olarak müvekkili şirket müdürü tarafından keşide edilen Beşiktaş 6. Noterliğinin █████/2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile şirketin tüm görevlerinin eksiksiz yerine getirildiğini, ve getirilmekte olduğunu, şirkette bulunan payların gerçek Türk Medeni Kanunu gerekse Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla rayiç değeri mukabilinde davacıya devretmek istetiğini belirttiğini, müvekkili şirket müdürünün açıkça paylarını devretmeyi teklif etmesine karşın davacının huzurdaki davayı ikame etmesinin hukuki yararı olmadığı gibi kötü niyetli olduğunu, şirket müdürüne ait payların devri mümkünken şirkette %70 pay oranına sahip olan davacının şirketten çıkmasının kabul edilmesi şirketin feshi sonucu doğuracak ve içini boşaltacak nitelikte olduğunu, çıkmanın son çare olduğunun sabit olduğunu, ayrıca davacı ortağın davalı şirketle aynı alanda sağlık hizmetlerinde yer alan başka bir şirket kurduğunu, bu durumunda davacı ortağın rekabet kurallarına ve iyiniyet kurallarına aykırı davrandığının sabit olduğunu, davacının ortağın %70 oranında pay sahibi olduğu şirketten çıkması ve aynı alanda yeni bir şirket kurması müvekkili şirketin mahvına neden olacak mahiyette olduğunu, bu nedenle her türlü zarar ziyan talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, kar elde eden ve herhangi bir iflas tehlikesi bulunmayan müvekkili şirkete %70 paya sahip olan davacının %30 payı almak yerine huzurdaki davayı ikame etmesi ve eş zamanlı olarak aynı konuda yeni bir şirket kurması şirkette ve şirket müdürüne zarar verme saikinden başka bir şey olmadığını beyan ederek her türlü şirketten azil, şirketten çıkarma, dava talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının davasının reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;
"Dava, limited şirket ortaklığından çıkma talebine ilişkindir.
6102 sayılı TTK 638/2 hükmü gereğince her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Ortaklıktan çıkmak için “haklı sebep” ile kast edilen örneğin; şirket ortaklığını çekilmez kılacak nitelikteki husumet, şirketin işleyişi, yönetimi ve faaliyetleri hakkında bilgi vermemenin süreklilik kazanması, ortakların şirketten dışlanması, şirket yöneticilerinin kişisel menfaatleri yönünde hareket edip şirketi borca batık hale sürüklemesi, şirkete ihanet etmesi, ortaklık amacının gerçekleşmesi olanağının kalmaması olarak sayılabilir. Haklı sebep kavramının her somut olayda mahkeme tarafından takdir edilmesi gerekmekle birlikte, ortaya konulan haklı sebebin nesnel ve objektif ölçülere uygun olması gerekir (Yargıtay 11.HD █████/2020 tarih █████████ E., █████████ K. sayılı, █████/2016 tarih █████████ E., █████████ K. sayılı emsal kararları).
... Limited Şirketi davacı ve davalının pay sahibi olduğu iki ortaklı şirkettir. Davacı şirkette 140 aya davalı ise 60 paya sahiptir.
Sicil kayıtları, dosya içeriği ve İstanbul 14 Aile Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasının incelenmesinde davalı şirketin iki ortaklı olduğu, ortakların karı koca oldukları, ortaklar arasında geçimsizlik bulunduğu, boşanma davası açıldığı, ortaklar arasında ciddi uyuşmazlıklar, uyumsuzluk ve husumet bulunduğu anlaşılmaktadır.
Evlilik birliği içinde kurulan şirketin ortakları olan davacı ve davalının boşanma davasında ileri sürdükleri iddialar nedeniyle şirketin varlığını birlikte devam ettirme imkanı bulunmadığı, ortaklar arasında güven sarsıcı durumların meydana geldiği, ortakların birlikte çalışmalarını ciddi şekilde güçleştiren olayların yaşandığı ve bundan sonra aynı şirkette birlikte çalışmalarının manevi olarak güçleştiği, bu durumun şirketten çıkma için haklı bir sebep oluştuğu kabul edilmekle davacı ... ın, İstanbul Ticaret Odası na ... sicil numarası ile kayıtlı davalı ... Limited Şirketi ortaklığından çıkarılmasına, karar verilmiştir.
Kabul edilen gerekçeye göre davalı tek başına dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiştir..."gerekçesi ile,
''1- Davanın kabulü ile davacı ... ın, İstanbul Ticaret Odası na ... sicil numarası ile kayıtlı davalı ... Limited Şirketi ortaklığından çıkarılmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı TTK'nun 638/2.maddesi uyarınca davacının ortaklıktan çıkarılmasını gerektirdiğini, haklı bir sebebi bulunmadığını, Doktrin ve Yargıtay uygulamalarındaki hakim görüşe göre, haklı sebep teşkil eden olguların varlığında kusuru bulunan pay sahibinin ortaklığın haklı sebeple feshini dava etme hakkı olmadığı gibi ortaklıktan haklı sebeple çıkma hakkı da olmadığını, gerek bir kimsenin kendi hukuka aykırı fiiline dayanarak hak iddia edemeyeceğini düzenleyen TMK'nun 2.maddesi; gerekse kanunda bir ortağın kusuruna dayanarak ortaya çıkabilecek haklı sebep örneklerinde kusurlu ortağın dava hakkının bulunmadığını söyleyen TTK'nun 245/2. maddesi bu sonuca ulaştırdığını, kusurlu olan ortağın kendi kusuruna dayanarak ortaklıktan çıkamayacağı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2006 tarihli kararında da ifade edildiğini, davalı müvekkil şirket iki ortaklıdır ve şirketin ortakları davacı ... ve dava dışı ... evli olduğunu, taraflar arasında da halen İstanbul 14. Aile Mahkemesinin ████████ Esas numaralı dosyası kapsamında derdest olan bir boşanma davasının olduğu hususunun uyuşmazlık dışı olduğunu, ancak bu boşanma davasının davacı açısından haklı bir neden olarak görülebilmesi için davacının boşanmaya sebebiyet veren olaylar nedeniyle kusursuz ya da en azından daha az kusurlu olması gerektiğini, gerçekten de İstanbul 14. Aile Mahkemesinin ████████ Esas numaralı dosyası incelendiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı ...'ın tek ve tam kusurlu olduğu mahkemecede anlaşılacağını, dosya halen derdest olduğu için davacı tarafın kusurunun aile mahkemesi tarafından tevsik edilmediğini, ancak işbu boşanma dosyası ve dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları, ki dinlenen tanıklardan biri Yağmur Aydın tarafların müşterek çocuk olduğunu, boşanma davasında davacının kusurlu olduğunun sabit olduğunu, Mahkemece boşanma davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de █████/2015 tarihli bir kararı ile de ortaklar arasındaki ihtilaf sebebiyle şirketin kötü yönetildiğinin (veya yönetilemediğinin) de ispat edilmiş olması gerektiğine, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tek başına ortaklıktan çıkma için haklı neden kabul edilemeyeceğine karar verdiğini, şirket müdürüne ait payların devri mümkünken şirkette %70 pay oranına sahip olan davacının şirketten çıkmasının kabul edilmesi şirketin feshi sonucunu doğuracak ve içini boşaltacak nitelikte olduğunu, çıkmanın son çare olduğunu, davacı ortağın müvekkil şirketle aynı alanda, sağlık hizmetlerinde yer alan "... Limited Şirketi" adlı başka bir şirket kurduğunu, dolayısıyla davacı ortağın rekabet kurallarına ve iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını davacı ortağın, %70 oranında pay sahibi olduğu şirketten çıkması ve aynı alanda yeni bir şirket kurmasının, davalı şirketin mahvına neden olacak mahiyette olduğunu, Aile Mahkemesindeki boşanma davası, davacının, eşi şirket müdürüne yönelik evlilik birliği içerisinde cinsel, psikolojik ve fiziksel şiddet uygulaması ve haysiyetsiz hayat sürmesi nedeniyle görüldüğünü, davacının kendi yarattığı kusura binanen husumetin geliştiğini ve haklı sebebin doğduğunu iddia ederek çıkma davası açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, %30 hissedar olan şirket müdürü paylarını gerek Türk Medeni Kanunu gerekse Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki her türlü saklı kalmak kaydıyla, rayiç değeri mukabilinde davacıya "devretmek" istediğini açıkça Beşiktaş 6. Noterliğinin █████/2022 tarih, ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesiyle ifade ettiğini, ortaklıktan çıkmanın son çare olacağı ilkesi ve iyiniyet kuralları gözetilerek davanın reddi gerektiğini, davacı ortak, hiçbir zaman samimi ve hukuka uygun bir şekilde şirketi toplantıya çağırmamış, bu yönde çaba sarf etmediğini, davalı şirket müdürü ise kendisine düşen görevi eksiksiz yerine getirmiş olduğunu, şirket herhangi bir iflas yahut kriz tehlikesinde olmadığını, kâr eden ve herhangi bir iflas tehlikesi bulunmayan şirkette yüzde 70 Paya sahip olan davacının %30 payı almak yerine, huzurdaki davayı ikame etmesi ve eş zamanlı olarak aynı konuda yeni bir şirket kurması şirkete ve şirket müdürüne zarar verme saikinden başka bir şey olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; 6102 sayılı TTK’nun 638/2. maddesi uyarınca limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
6102 sayılı TTK’nun 638/2. maddesi “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir” hükmünü haizdir. Anılan maddede ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma davası açabilme olanağı tanınmıştır. Bu nedenle, çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını mahkeme değerlendirecektir. Bu tip davalarda haklı nedenin var olup olmadığı konusunda taraflar tanık dahil her türlü delile ispat vasıtası olarak başvurabilirler.
Doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması", "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması", "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi", "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması", "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve "pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması" örnek olacak şekilde haklı sebep olarak sayılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından haklı sebep olarak, davalı şirkette davacının % 70 oranında, boşanma aşamasında olduğu dava dışı eşi ...'ın % 30 oranında hissedar olduğu, diğer ortak eşin aynı zamanda şirketi temsile yetkili müdürü olduğu, taraflar arasında İstanbul 14. Aile Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında çekişmeli boşanma davasının derdest olduğu, söz konusu boşanma davası sebebiyle davacının ortaklığının devamının mümkün olmadığı, ortaklar arasında boşanma davası dışında ceza soruşturması ve kovuşturma dosyalarının da bulunduğu, bu hususun ve hisselerinin devir alınmasının karşı tarafa ihtar edildiği, yine genel kurul toplantısının yapılmasına yönelik çağrıda bulunulmasının ihtar edildiği, ancak ihtarnamelere olumlu cevap verilmediği, davacının doktor olması sebebiyle şirketteki bütün hizmeti kendisinin verdiği, artık boşanma aşamasındaki eşi ile ortak olduğu şirket için hizmet üretmek istemediği ve ortaklığın kendisi için çekilmez hal aldığı ileri sürülmüştür.
Davalı şirketin ortakları olan davacı ile dava dışı eşi arasındaki derdest boşanma davası içeriği, ceza soruşturma ve kovuşturma dosyaları, tarafların müşterek çocukları ile kişisel ilişki kurulmasına ilişkin görüşmelerde yaşanan sıkıntılar dikkate alındığında taraflar arasında husumete varan ihtilafın bulunduğu, bu hususun davalının da kabulünde olduğu, tarafların beyanları ve ihtarname içerikleri, genel kurul toplantısının yapılmaması dikkate alındığında taraflar arasındaki husumetin davacı ile davacı dışı ortak arasında ortaklığın devamı, şirketin işleyişi ve faaliyetlerin devamını engeller nitelikte olduğu, bu durumda bulunan şirket ortaklarının bir araya gelip ortak hareket etmelerinin maddi ve manevi olarak mümkün görünmediği, dolayısıyla ortaklık sıfatının kazanılması anında geçerli olan şahsî ve maddî şartların ve güven ilişkisinin ortadan kalktığı gözetildiğinde davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenmeyecek, yani ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiği ve davacıdan dava dışı ortakla birlikte şirket faaliyeti yürütmesinin beklenemeyeceği anlaşılmakla Mahkemece çıkma talebinin kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur. İş bu davanın konusunun haklı sebeple ortaklıktan çıkmaya ilişkin olduğu ve bu davada boşanma davası ve taraflar arasındaki ihtilaflar sebebiyle şirketin işleyişinin ve faaliyetlerinin devamının etkilenip etkilenmeyeceği hususunun değerlendirme konusu olduğu, boşanma davasına hangi tarafın sebep olduğunun ve kusurlu olduğunun taraflar arasında derdest olan boşanma yargılamasında tartışılacak hususlar olup, somut uyuşmazlıkta tartışma konusu yapılamayacağı ve sonuca etkisinin bulunmadığı, davacının ayrılma akçesi talep etmediği gözetildiğinde şirketin içini boşaltma gayesi ile hareket ettiğine dair somut delil sunulmadığı, bir şirkete ortak olan şahsın özellikle boşanma aşamasında olduğu eşi ile birlikte ömür boyu ortak olarak kalmasına veya diğer ortağın hisselerini devir almaya zorlanamayacağı, davacı ortağın şirket sırlarını ifşa ettiğine, şirketin çıkarlarını zedeleyecek davranışlarda bulunduğuna, kendisine özel menfaat sağlayan veya amacına zarar veren işlemler yaptığına, şirket ana sözleşmesinde ortakların şirketle rekabet eden işlem ve davranışları yasakladığına ilişkin somut bir delil sunulmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!