Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Başkan Açılmadan Yazim Katip Bursa Üye Hallerden Karara

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:...
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A.... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: 2...KARAR NO
: ...BAŞKAN
: ..ÜYE
: ..KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: 2...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2022İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2023 - █████/2023DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. Ö...DAVALI
: O...VEKİLİ
: Av....DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliB.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde, alüminyum cephe, yapı ve taahhüt işleri ile iştigal eden davacının sözleşme ile yükümlendiği işleri yaparak davalıya teslim ettiğini, iş bedelinden 650.000,00.- TL’nın avans olarak ödendiğini, davacının ekstra işlerle birlikte doğan bakiye 536.305,91.- TL alacağının ödenmediğini, işin teslim edildiğinin yüklenici hakediş raporu ile sabit olduğunu, teslim tutanakları ile davalıya teslim yapıldığını, davalının ihtara rağmen bakiye borcunu ödemediği için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek ... 1. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde yazılı sözleşme yapılmadan önce işin yapılmaya başlanıldığını, 2016 yılı Mart ayında davacının ilk faturasını kestiğini, davalının da firmaya güven duyarak avans verme gereği duyarak ilk ödemeyi yaptığını, davacı ile başka bir işin görüşülmediğini, iş başladıktan birkaç ay sonra sözleşmenin imzalandığını, davacının yükümlendiği iş ve işlemlerin önemli bölümünü uyarılara rağmen yerine getirmediğini, davacının işi bitirmemesi, eksik ve hatalı yapması nedeniyle sitedeki ikametin geciktiğini, davalının edimlerini yerine getirdiğini, davacıya gönderilen █████/2016 tarihli ihtarnameye süresinde cevap verilmediğini, davacının iflas halinde olduğunun öğrenildiğini, personel Bahar Kaymaz’ın şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı gibi kesin icmal ve hesap hususunda da yetkilendirilmediğini, 21/4/2017 tarihli davacı şirket personeli Adem Sevgi ıslak imzalı forma göre davacı tarafından yapılan toplam iş bedelinin 804.855,69.- TL olduğunu, 3/3/2016 tarihli 591.065,95.-TL tutarında kesilen faturanın formdaki tutara göre düzeltilmesi gerekirken ayrıca 1.261.078,42.-TL tutarlı fatura kesildiğinden bu faturanın kabul edilmeyerek iade edildiğini, SGK’na fazla ödeme yapıldığını, ayıplı yapılan işlerin tespit raporu ile belirlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, davacının yaptığı imalat tutarının 1.152.643,40.-TL tutarında olduğu, davalı tarafından 724.774,52.- TL tutarında ödeme yapıldığı, bu bedel düşüldüğünde davacının bakiye 427.870,88.- TL alacağının bulunduğu, taraf defterlerine göre davalı tarafça sözleşmenin yapıldığı █████/2016 tarihinden önce █████/2016 tarihinde 591.065,95.- TL tutarında ödeme yapıldığı, her iki defter kayıtlarına göre de bu ödemeden önce davacı tarafından kesilmiş █████/2016 tarihli fatura bulunduğu, bu faturanın satış faturası olarak kaydedildiği, tutarının da ödeme tutarı kadar olduğu, tacirlerin defter ve kayıtlarının basiretli tacir gibi usulüne ve gerçeğe uygun tutmak zorunda olduğu, henüz yapılmayan bir imalat işi için düzenlenmiş faturanın deftere kaydedilemeyeceği gibi bir sözleşme öncesinde ödeme yapılacak ise bunun avans ödemesi olarak defterlere kaydedilmesinin gerektiği, tacir olan davalının defter ve kayıtlarına █████/2016 tarihli faturayı mal alım satım faturası olarak kaydettiği, █████/2016 tarihinde de bu fatura tutarı kadar ödeme yaptığı, davalının savunmalarının defter ve kayıtların aksi yönde olduğu, savunmaları davalının kendi defterlerinin doğrulamadığı, sözleşme icrasına başlamadan bir sözleşme için 591.065,95.-TL tutarında ön ödeme yapılmış olması halinde işin sonunda bakiye bedelin ödenmesinde bakiye tutar kadar ödeme yapılması gerektiği, davalı tarafın süreç içerisinde 724.772,52.-TL ödeme değil, daha düşük ödeme yapmasının gerektiğini, davalının sözleşmenin sonuna gelindiğinde neden daha fazla ödeme yaparak kendini alacaklandırdığını açıklayamadığı, yapılan incelemeler sonucu belirlenen 1.152.643,40.- TL alacaktan █████/2016 tarihinde yapılan 591.065,95.-TL ödemenin mahsubunun mümkün olmadığı, bu tutardan yalnızca 724.772,52.-TL tutarındaki ödemenin mahsup edilmesi gerektiği, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... 1. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının kısmen iptaline, takibin 427.870,88.- TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki kayıtlarla birlikte devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, sözleşmenin eki niteliğindeki ek-a.01 birim fiyat listesi ve tutar tablosu ile davalının davacı şirkete yapmış olduğu ödemeye ilişkin 591.065,95.-TL bedelli faturadaki imalat kalemlerinin, metrajların, desenlerin ve hatta seçilen markaların dahi birebir aynı olduğunu, yapılan ödemenin sözleşmeye ilişkin olmasına rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, 591.065,95.-TL ödemenin sözleşmeye ilişkin olduğunu, söz konusu ödemeye ilişkin davacı firma tarafından düzenlenen 3/3/2016 tarihli faturaya bakıldığında, faturadaki 3 imalat kaleminin █████/2016 tarihli sözleşmenin eki niteliğindeki birim fiyat tablosundaki imalat kalemlerinin miktarlarının metrekaresine kadar birebir aynı olduğunu, davalının bu ödemeyi dava konusu işlere mahsuben yaptığının ve aynı iler için davalıdan mükerrer talepte bulunulduğunu, istinaf kararında ... ... imzalı form ile sözleşme konusu işlere ilişkin ek-a.01 birim fiyat tablosunun dosya içerisine sunulması istenmesine rağmen söz konusu evrakın hiçbir bilirkişi incelemesine konu edilmediğini, mahkemece de dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, mahkeme kararında istinaf kararında belirtilen eksiklikler dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, istinaf kararında belirtilen ... ... imzalı formun mahkeme tarafından incelemeye alınmadığını, ... ...’nin şirket yetkilisi olduğunu, yetkili tarafından imzalanan evrakın incelenmesinin gerektiğini, davacı şirket tarafından yanlış olarak düzenlenen 1.261.078,42.-TL bedelli fatura ile davacı şirket yetkilisinin imzaladığı mutabakat evrakındaki bedellerin ve imalat kalemlerinin birbirini tutmadığını, tek başına bu hususun dahi davacı tarafından kesilen faturanın yanlış olduğunu gösterdiğini, buna karşılık davacı yetkilisi tarafından imzalanan evraktaki imalat işlerinin 591.065,95.-TL bedelli fatura ile birebir uyumlu olduğunu, hangi faturanın yanlış olarak düzenlendiğinin gayet açık olduğunu, ... ... tarafından imzalanan 21/4/2017 tarihli evrakta yer alan imalat kalemleri ile davalı şirketin ödemesini yaptığı 591.065,95.-TL bedelli faturadaki imalat kalemlerinin de miktarlarına ve metrekaresine kadar aynı olduğunu, davacının kabul etmediği faturanın tüm sözleşme eklerine ve şirket yetkilileri tarafından hazırlanan belgelere birebir uyumlu olduğunu, davacının 591.065,95.-TL ödemenin başka bir iş için olduğu yönündeki soyut beyanlarının dikkate alınarak hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkeme tarafından davacıya başka işin ne olduğu dahi sorulmadan yalnızca davacının soyut ve çelişkili beyanlarına itibar edilerek hüküm tesis edildiğini, davacının eksik bıraktığı işlerin davalı şirket tarafından başka firmalara yaptırıldığını, söz konusu işlere ilişkin faturaların sözleşme ve eklerine birebir uyumlu olmasına rağmen bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası ile davacının eksik ve ayıplı olarak yaptığı işlere ilişkin tespit yaptırıldığını, dosyaya sunulan faturaların davacı tarafından yaptırılan eksik ve ayıplı işleri karşıladığının açık olduğunu, davacının eksik ve ayıplı olarak yaptığı işlerin tamamlanması için, müvekkil şirketin başka firmalara yaptırdığı işlere ilişkin faturalar, sözleşme konusu işlere ve Ek.A.01 birim fiyat tarifelerine uymadığı gerekçesi ile dikkate alınmadığını, 591.065,95.-TL tutarlı faturadaki imalat kalemlerinin sözleşme konusu işlere ve Ek.A.01 birim fiyat tarifelerine birebir uyumlu olmasına rağmen yine mahkemece dikkate alınmadığını, mahkemece çelişkili karar verildiğini, davacının yaptırdığı tespit raporu ile 1.261.078,42.-TL tutarlı faturaya bakıldığında davacının aynı işleri tekrar fiyatlandırdığının ve mükerrer ödeme talebinde bulunduğunun açık olduğunu, dava konusu işlerin yapıldığı inşaat projesinin davalı şirketin ilk projesi olduğunu, bu projeden önce davalının yüklenici yahut taşeron sıfatı ile yapmış olduğu hiçbir iş bulunmadığını, davacı tarafından 591.065,95.-TL bedelli faturanın başka işe ait olduğu iddiasının mahkeme tarafından araştırılmadığını, istinaf kararında davacının çelişkili beyanlarda bulunduğu belirtilmesine rağmen davacıya bu hususun açıklattırılmadığını, davacının hak ediş raporlarının şirket yetkili Bahar Kaymaz tarafından imzalandığını belirtmesine rağmen söz konusu raporlara bakıldığında şirket yetkilisinin onayının olmadığının açıkça görüleceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme maddeleri gereğince hak ediş raporlarını şirket yetkililerinin imzalaması gerektiğinin sabit olduğunu, davacının davalı şirkete göndermiş olduğu 25/7/2014 tarihli ihtarnamede, hak ediş raporlarının teslim alındığını ancak şirket müdürü ve yetkilisi tarafından imzalanmadığını açıkça belirttiğini, ... ...’ın yetkili olmadığı davacı tarafından da bilindiği halde, hak ediş raporlarının davalı şirket tarafından kabul edilmiş algısı yaratılmaya çalışılmasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili davalının istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde katılma yoluyla istinaf talebinde de bulunarak, 591.065,95.-TLnın avans ödemesi olmadığını, sözkonusu faturanın avans ödemesi olduğunu davalının yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, davalının yazılı belge sunmadığını, faturadan sonra düzenlenen sözleşmede ödemeden ve faturadan hiç bahsedilmediğini, davalı tarafın davacı şirkete avans ödemesi yapması için mutlaka karşılığında henüz yapılmamış işlerin faturasının düzenlenmesinin gerekmediğini, davalının nakit veya çek vermek ve bunların da avans mukabilinde verildiğine dair yazılı belge almak suretiyle avans ödemesi yapabileceğini, davalı tarafın iddiasının tamamen gerçek dışı, hayatın olağan akışına ve taraflar arasındaki sözleşmeye açıkça aykırı olduğunu, faturanın avans olarak ödenmediğinin davalının ticari defter ve kayıtlarında bu faturanın avans olarak kaydedilmemiş olmasından da açıkça anlaşılacağını, davalının kendi muhasebe kayıtlarına ve ticari defterlerine dahi bu faturayı ve bedeli avans olarak işlemediğini, faturanın avans ödemesi olarak ödenmiş olması halinde davacı tarafından 2016 yılı 1. dönem vergisinde beyan edilmeyecek olduğunu ancak faturanın 2016 yılının ilk 3 ayını kapsayan gelir ve giderlerden oluşması nedeniyle davacı şirketin 3 aylık geçici vergisinde beyan edilip vergilendirildiğini ve o dönemin muhasebe hesaplarında kapatıldığını, bu durumun vergi dairesinin ve davacı şirketin ticari kayıtlarında mevcut olduğunu, davacının 18/8/2016 tarihli dilekçesi ile SGK’na işe başlama dilekçesi sunduğunu, davacının bu bildirimden önce işe başlamasının mümkün olmadığını, inşaat işinin sözleşmelerde ve birim fiyat listelerinde metrajlarının ve fiyatlarının gösterilmiş olmasına rağmen her an değişiklik gösterebilecek bir iş olduğunu, işin bu özelliğinden dolayı henüz işe bile başlamamışken davalının iddia ettiği gibi kesin ve net birimlerle hesaplama yapılıp fatura düzenlenmesinin işin ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, eksik bırakılan işlerin başkasına tamamlattırıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, haberleri olmadan usulsüz bir şekilde dosyaya sunulan faturaların dava konusu işe ilişkin olmadığını, bu faturalarda gösterilen işlerin sözleşme konusu işle ilgili olmadığını, davalının iddiasının aksine davacı beyanlarının çelişkili olmadığını, davalı şirket yönetim kurulu başkanı Ferhat ...’ün ... en önde gelen inşaat firmalarından olan ... inşaat ailesi mensubu olduğunu, bu aileye ait çeşitli isimlerde birçok inşaat şirketi bulunduğunu, davalı şirketin aynı ailenin aynı amaçla kurduğu şirketlerinden sadece bir tanesi olduğunu, ONA151 projesinin de bu projelerden sadece bir tanesi olduğunu, davalının iddia ettiği gibi bu projenin ilk proje olmadığını, davalının tamamen haksız ve kötü niyetli olarak davaya itiraz ettiğini, borçtan kurtulmaya çalıştığını, mahkemece icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş olmasının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek mahkeme kararının itirazları doğrultusunda düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak ile ilave işler bedelinin tahsiline yönelik ilamsız icra takibine itirazın İİK’nun 67.maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasında 15/8/2016 tarihinde ... Alüminyum - ... Ona 151 alüminyum kompozit panel kaplama, dış cephe mantolama ve söve işleri, alüminyum doğrama, alüminyum merdiven küpeştesi, camlı balkon korkuluğu, PVC doğrama ve cam işleri sözleşmesi yapılmış, bu sözleşme ile davacı yüklenici sözleşmede gösterilen işleri KDV dahil 1.086.589,88.- TL bedel karşılığında yapmayı üstlenmiştir. Bu sözleşme kapsamında ilave işler ve davacı adına yapılan SGK ödemeleri ile birlikte davacıya toplam 724.772,52.-TL ödeme yapıldığı sabittirMahkemece yapılan yargılama sonucunda 12/7/2019 tarih ve ████████ - ████████ sayılı karar ile davacının teslim ettiği iş bedelinin 1.206.972,90.- TL olduğu, davalı tarafın 591.065,95.- TL ödemesinin somut uyuşmazlığa konu sözleşme kapsamında olmadığının kabul ve takdir edildiği, davalının sadece 724.772,52.-TL ödediği, davalının bakiye borcunun 482.200,38.- TL olduğu, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğü, alacak miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 482.200,38.- TL asıl alacak, 12.751,89.- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 494.952,27.- TL üzerinden devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece verilen bu karara karşı iki tarafın da istinaf başvurusunda bulunması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda 5/███████ tarih ve █████████ -█████████ sayılı karar ile tespit dosyaları fiziki olarak dosya içine getirtilip, davalının delil olarak dayandığı ... ... imzalı form ile sözleşme konusu işlere ilişkin Ek. A.01 birim fiyat ve tutar tablosunun örneğinin dosyaya sunulması sağlanıp davalının ayıp iddiası ile ilgili savunması değerlendirilip yapılacak keşif ile davacının yaptığı işlerde ayıplı iş olup olmadığı, var ise ayıplı iş bedelinin ne olduğu, ilave işler ile birlikte davacı tarafından yapılan toplam imalat bedelinin ne kadar olduğu belirlenip davalı tarafından yapılan ödemeler ve mahsup talebi de gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği açıklanarak karar kaldırılmıştır.Kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sırasında mahkemece keşif yapılıp bilirkişi raporu ve itiraz üzerine ek rapor alınarak davanın 427.870,88.-TL yönünden kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili mahkemenin ilk kararına karşı ileri sürdüğü benzer sebeplerle istinaf talebinde bulunmuştur.Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık 15/8/2016 tarihli yazılı sözleşme öncesinde davacıya ödenen 591.065,95.-TL’nın sözleşme konusu yapılan iş için ödenip ödenmediği ve taraflar arasındaki toplam iş bedelinin ne kadar olduğu hususundadır. Zira davalı vekili, davacı şirket personeli ... ... tarafından imzalanan belgeye göre davacı tarafından yapılan toplam iş bedelinin 804.855,69.- TL olduğunu savunmakta olup Dairemizin kaldırma kararında her iki hususun incelenmemesi de kaldırma sebebi yapılmasına rağmen verilen yeni kararda aynı hususlarda kaldırma kararının gerekleri yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.Davalı yargılama boyunca taraflar arasında yazılı sözleşme imzalanmadan önce sözleşme ilişkisinin kurulduğunu, 591.065,95.-TL’nın da aynı iş ilişkisi nedeniyle ödendiğini savunmasına, bu bedelin davacı kayıtlarında da yer almasına rağmen davacı sözkonusu bedelin davalı adına yapılan hangi iş nedeniyle kendisine ödendiğini belgelendirememiş, sadece davalı şirket yönetim kurulu başkanı ... ...’ün ... en önde gelen inşaat firmalarından olan Bakgör inşaat ailesi mensubu olduğunu, bu aileye ait çeşitli isimlerde bir çok inşaat şirketi bulunduğunu, davalı şirketin aynı ailenin aynı amaçla kurduğu şirketlerinden sadece bir tanesi olduğunu, ONA151 projesinin de bu projelerden sadece bir tanesi olduğunu ileri sürmüş, ödeme sebebine ilişkin somut bir açıklama getirmemiş, 591.065,95.-TL’nın davacı şirkete ödenme sebebini ortaya koyacak bir belgeye dayanmamıştır. Söz konusu ödemenin dava konusu iş karşılığı yapılmadığını iddia eden davacı bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Davacının dava dilekçesinde yemin deliline de dayanması gözetilerek davacıya gerekitğinde yemin hakkının hatırlatılarak 591.065,95.-TL ödeme ile ilgili davalı savunmasının karşılanması gerekmektedir.Davalı davacı tarafından yapılan işlerin toplam tutarının █████/2017 tarihli, davalı firma yetkilisi ... ... ıslak imzalı forma göre 804.855,69.-TL olduğunu savunarak toplam iş bedeline itiraz etmesine ve bu hususta inceleme yapılması için de ilk verilen karar kaldırılmasına rağmen sözkonusu mutabakat belgesi incelenip davalının bu belge ile ilgili savunmaları değerlendirilerek davacının yaptığı toplam iş bedelinin mutabakatta yazılı miktar olup olmadığı belirlenmeden karar verilmesi de doğru olmamıştır.Davalı vekili davacının eksik bıraktığı işlerin davalı şirket tarafından başka firmalara yaptırıldığını, söz konusu işlere ilişkin faturaların sözleşme ve eklerine birebir uyumlu olmasına rağmen bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, davacınıneksik ve ayıplı olarak yaptığı işlerin tamamlanması için, davalı şirketin başka firmalara yaptırdığı işlerin faturaların sunulduğunu ileri sürerek karara bu yönden de itiraz etmiştir. Mahkemece verilen 12/7/2019 tarihli ilk karardan sonra davalı vekili eksik işlere ilişkin olarak bir istinaf talebinde bulunmamıştır. Davacı tarafından yapılan ayıplı işlerin bedeli ise davacı alacağından mahsup edilmiştir. 12/7/2019 tarihli ilk karara karşı eksik iş bedeli yönünden davalının istinaf talebinin bulunmaması bu hususta davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan kaldırma kararından sonra davalının eksik iş bedeline ilişkin itirazlarına itibar edilmemiştir.Davacı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf başvuru dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinin reddine ilişkin karara itiraz etmiş ise de bu yöndeki talep daha önce Dairemizce verilen kararda değerlendirildiğinden bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.Mahkemece kaldırma kararında gösterilen şekilde davalının 591.065,95.-TL ödeme savunması ve davacının sözleşme nedeniyle toplam iş maliyetini 804.855,69.-TL olarak kabul ettiğine ilişkin mutabakat formuna ilişkin savunması değerlendirilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda inceleme yapılması için davalının istinaf talebi yerindedir.6100 sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece kaldırma kararı gerekleri yerine getirilmeden ve hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ... sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davacı tarafından yatırılması gerekli istinaf karar harcının peşin alınmış olması nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,3-Karar tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan......Üye......Üye......Katip...