Anahtar kelimeler: Takdîren Müdafi Süreç Müdafinin Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme İstemlerinin Neticesinde

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozmaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekilleri, sanık müdafi, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddine katılanlar vekillerinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılanlar Bekir ve ... vekilinin temyiz isteği; hükmolunan cezanın eksik olduğunu, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini, TCK 62/1 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığını, sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğini, tahliye kararının hatalı olduğunu, Katılan ... vekilinin temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, sanığın kusurlu şekilde kavşaktan sola dar kavisle dönüş yaparken hiç fren tedbiri almadan döndüğünü ve müteveffaya çarptığını, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini, hükmolunan cezanın eksik olduğunu, sanık müdafiinin temyiz isteği; tanık beyanlarının gerçek dışı olduğunu, 12.10.2021 tarihli raporun eksik incelemeye dayalı olduğunu, güzergah tespitinin hatalı olduğunu, olayın maktulün kusurundan kaynaklandığını, maktulün reflektör ve aydınlatma ekipmanının olmadığı, müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın kavşağa dar kavisle ve hızlı bir şekilde dönmek suretiyle müteveffanın bisikletinin seyir şerdini enine kesmek suretiyle bisiklete ve sürücüsüne hızla çarpıp sürücünün ölümüne neden olduğu, dar kavisle ve hızlı bir şekilde seyredip fren tedbirine başvurmayan sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini, belirtmiştir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın sevk ve idaresindeki otomobille meskun mahal içi, iki şeritli, iki yönlü, alacakaranlık vakti, aydınlatmanın mevcut olduğu, düşeyde eğimli, yatayda düz asfalt kaplama caddede Komando Caddesini takiben gelerek Zincidere istikametine seyri sırasında, kaza mahalli olan üç yönlü kavşak olan Onurkent Cadde Kavşağına geldiğinde dar kavisle sola doğru dönüş yapmak için manevra yaptığı esnada aracının ön tampon, kaput, cam ve tavan kısımları ile seyir yönüne göre karşı istikametten yani Zincidere istikametinden seyirle gelerek Talas istikametine gitmek isteyen... idaresindeki denge unsurlu, iki tekerlekli bisikletin sol yan kısımlarından çarpması neticesinde...'nın öldüğü olayda, hükme esas alınan ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 12.10.2021 raporda; sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki aydınlatmalı yolu takiben seyir halindeyken geldiği olay mahalli kavşakta, yaklaşan araçlara dikkat etmeden kontrolsüz ve kurallara aykırı olarak dar kavisle ve hızla sola dönüş yaptığı esnada karşı istikametten gelen sürücü ...'ın kullandığı bisiklet ile çarpışmasıyla meydana gelen kazada dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu, ölen bisiklet sürücüsü ...'ın her hangi bir trafik kuralını ihlal etmediği bu nedenle kusur ve kabahatinin bulunmadığı, sanığın aşırı hızlı bir şekilde gelip gitmesi gereken yöne doğru ters şeritte maktulün kullandığı bisiklete vurduğu, sanığın dönüş yaparken aşırı hızlı bir şekilde gitmesi gereken yöne doğru ters şeride girdiği, bu bakımdan sanığın aşırı hızlı bir şekilde ters şeride girdiğinde karşısına bir yaya, bisikletli ya da başka bir araç çıkabileceğini öngördüğü, ancak öngördüğü sonucu istemediği, tamamen şansına güvenerek hareket ettiği, bu şekilde bilinçli taksirle hareket ettiği olayda, sanık hakkında bir kişinin ölümü nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de, sanığın asli kusurlu olduğunun kabulünde, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşmasında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle üst hadden ceza verilmesi ayrıca tüm dosya kapsamından sanığın hızının tespitinin mümkün olmadığı, sanığın dar kavisle sola dönüş yaparken 2 şeritli yolda diğer şeritte bulunan müteveffaya çarptığı olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı halde bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.IV. GEREKÇE ve KARAR13.08.2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağında sanığın 2918 sayılı KTK'nun Madde 53/1b "sola dönüş kuralına riayet etmemek" kuralını, 25.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda 2918 sayılı KTK'nın madde 84-h kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" kuralını ihlal etmesi sebebiyle asli kusurlu olduğu, ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 12.10.2021 raporda; sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki aydınlatmalı yolu takiben seyir halindeyken geldiği olay mahalli kavşakta, yaklaşan araçlara dikkat etmeden kontrolsüz ve kurallara aykırı olarak dar kavisle ve hızla sola dönüş yaptığı esnada karşı istikametten gelen sürücü ...'ın kullandığı bisiklet ile çarpışmasıyla meydana gelen kazada dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu, tüm dosya kapsamından sanığın hızının tespitinin mümkün olmadığı, sanığın bisiklet sürücüne çarpmamak için sola manevra yaptığı beyanı da dikkate alındığında, sanığın dar kavisle sola dönüş yaparken iki şeritli yolda diğer şeritte bulunan müteveffaya çarptığı olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığından tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekilleri, sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.03.2026 tarihinde karar verildi.