Anahtar kelimeler: Yetişemediğini Hadisesine Aksamaması Yeğeni Çekmek Olmazsa Çokluğu Arsaların Payını Paydaş
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı; işlerin yoğunluğu, arsaların çokluğu, sürekli il dışında olması ve banka, tapu prosedürlerinin uzun olması nedeni ile işlerine yetişemediğini, 3 aylık bir tutuklanma hadisesine maruz kaldığını bu nedenle işlerinin aksamaması için kardeşi davalı ...’a vekaletname verdiğini, bu vekaletname ile davalının paydaş oldukları 1 01... parsel ve 1 02... parsel sayılı taşınmazlardaki payını davalı yeğeni ...'a muvazaalı şekilde devrettiğini, taşınmazların tamamının 13.10.2016 tarihinde diğer davalı ...’ne devredildiğini, kredi çekmek istediğinde taşınmazın temlik edildiğini öğrendiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa şimdilik 38.000,00 TL'den aşağı olmamak üzere taşınmazların gerçek rayiç değerinin tespiti ile bedelin davalı vekil ... ve davalı ...'dan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; babalarından kalan birçok gayrimenkul üzerinde hissedar olduklarını, vekaletnamenin bir benzerini kendisinin de davacı adına düzenleyerek tüm gayrimenkulleri üzerinde davacı lehine tasarruf yetkisi verdiğini, bu yetki ile bir çok işlem yapıldığını, evinin satılması ile bedeli karşılığı taşınmazların alındığı ancak davacının taşınmazları ½ payla kendi adına da tescil ettirdiğini, davacının borçlarından dolayı taşınmazlara ipotek tesis edildiği ve hapis cezası aldığını, ipotekler nedeniyle zor duruma düştüğünü, borçtan dolayı satılacağını öğrendiğinden davacı cezaevinde iken alacaklı vekili ile görüşerek 235.000,00 TL davacı lehine ödeme yapıldığını, parasını ödeyerek aldığı parselleri bir daha ödeme yapmak sureti ile kurtardığını, vekaletnamenin bu nedenle verildiğini, zor durumda olduğundan yeğeni diğer davalı ...'a 38.000,00 TL bedelle sattığını ve parasını nakden aldığını, taşınmazların diğer davalı Şirkete gerçek satış ile bedeli nakden alınarak devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; satış bedelini ...'e nakden ödediğini, satışın gerçek satış olduğunu, satış öncesinde söz konusu hissenin davacı adına olduğunu bilmekle beraber ekonomik çıkarlar yüzünden parseli satın aldığını, iyi niyetli sayılacağını, akrabalar arasında yapılan satışta muvazaadan bahsedilemeyeceğini, bu yatırımın karlı olabileceği düşüncesi ile hareket ettiğini, geçimini gayrimenkul ve araç alım-satımıyla sağladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı .... vekili; ... isimli otelin sahibi ve işletmesi olduğunu, taşınmazları tapu kaydına güvenerek iktisap ettiklerini, taşınmazları emlakçı aracılığı aldıklarını, ... Çarşı Şubesinden kullanılan kredi ile satıcılar adına ... hesabına davalı Şirket yetkililerinden ... ... tarafından şirket hesabından 1.500.000,00 TL satış bedeline mahsuben yatırıldığını, önceki işlemlerden habersiz olunduğunu, diğer davalılarla birlikte hareket edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin14.11.2019 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davalı Şirket yönünden tapu iptali ve tescil isteğinin bedel ödendiğinden reddine, davalı ...'in kötüniyetli olduğu ispat edilmediğinden alacak isteğinin reddine, davalı ... yönünden 38.000,00 TL bedelin tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2020 tarihli ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle karar kaldırılmış, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davalı ... yönünden davanın reddi, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 238.140,00 TL’nin 25.10.2013 tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Şirket vekili, davacı vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı 3. kişi olan ... Turizm Ltd. Şti'nin vekille ve ilk el konumunda olan davalı ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ispatlanmadığından tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak ilk el davalı ...’in tarafların yeğeni olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilecek durumda olduğu, davalı ... tarafından vekil ...’a ödeme yapıldığının da ispat edilmediği, davalı Şirketin satış bedelinin tamamını davalı ...’a gönderdiği de gözetilerek davalı ...’in de bedelden sorumlu olması gerektiği, bedele, harcı ikmal edilen dava tarihi değeri üzerinden hükmedilmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.2. maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davalı ... Turizm Ltd. Şti'nin hakkındaki tapu iptal-tescil talebinin reddine, davanın bedel yönünden kabulü ile 1.005.096,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından süresinden sonra ve davalılar ... ve ... tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalılar ... ve ...’un temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1(c) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinde "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu'nun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, davacı vekili olarak Av. ...’ın 27.12.2024 tarihinde vekaletname sunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını bizzat elden teslim aldığı, bilahare Bölge Adliye Mahkemesi kararının 01.01.2025 tarihinde, davalıların temyiz dilekçesinin 16.02.2025 tarihinde bu vekile tebliğ edildiği, yasal temyiz süresi geçirildikten sonra davacı vekili Av. ...’ın da 24.03.2025 tarihinde kararın tebliğini talep ettiği, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının 30.03.2025 tarihinde bu vekile de tebliğ edildiği, davacı vekili Av. ... tarafından 08.04.2025 tarihinde temyiz dilekçesi verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, Harç yatırılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davalılar ... ve ...’un temyiz itirazları yönünden ise;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 51.493,56'şar TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılar ... ve ...’tan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!