Anahtar kelimeler: Stknın Stk Çarptığını Zmms Başvurduğunu Eylemden Ödemeden Tahkim Araca Yazim

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ███████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... .... .... plakalı aracın, █████/2024 tarihinde davalıya ait ... ..... ... plakalı araca tam kusurlu olarak çarptığını, kaza sonrası davalının araç değer kaybı ve hasar tazminatı talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya hasar bedeli olarak 25.500,00 TL ve değer kaybı bedeli olarak 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeden sonra davalının Sigorta Tahkim Komisyonu'na (STK) başvurduğunu, STK'nın █████/2025 tarih ve K-██████████ sayılı kararı ile dosyada alınan bilirkişi raporuna göre davalının aracındaki gerçek değer kaybının 9.500,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu durumda müvekkili tarafından davalıya 5.500,00 TL fazla ödeme yapıldığını, bu durumun sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini ileri sürerek, fazla ödenen bedelin tahsili amacıyla A... .... .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı sigorta şirketinin, müvekkilinin aracı için yaptığı 15.000,00 TL'lik değer kaybı ödemesinin, STK'ya başvurudan önce ve kendi ekspertiz incelemesi neticesinde iradi olarak yapıldığını, bu ödemenin bir lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğunu ve geri istenemeyeceğini, basiretli bir tacir olan davacı şirketin kendi düzenlediği poliçeye istinaden yaptığı ödemeyi "kendisini borçlu sanarak" yaptığını ileri süremeyeceğini, STK kararının, yapılan ödeme nedeniyle başvuruyu reddettiğini, değer kaybının 9.500,00 TL olduğuna dair kesin bir hüküm kurmadığını, dolayısıyla davacının fazla ödeme iddiasının yerinde olmadığını, bu hususta Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının da bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
: Arabuluculuk son tutanağı, .... .... .... ... ... ... ... numaralı ZMMS poliçesi, █████/2024 tarihli trafik kazası tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, trafik kazası sonrası sigorta şirketi tarafından ödenen değer kaybı tazminatının, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı ile fazla ödendiği iddiasına dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri alınması amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 6.899,56TL asıl alacağın tahsili amacı ile Ankara 5. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde █████/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2026 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, ZMSS'nin amacı, trafik kazaları sonucu 3.kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır.
Somut olayda, davacı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın █████/2024 tarihinde davalıya ait araca tam kusurlu olarak çarpması sonucu, davacı tarafından davalıya 15.000,00 TL değer kaybı tazminatı ödendiği, davalının daha sonra başvurduğu Sigorta Tahkim Komisyonu'nca alınan bilirkişi raporunda değer kaybının 9.500,00 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin bu rapora dayanarak 5.500,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca fazla ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptali istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise yapılan ödemenin davacı şirketin kendi iradesiyle ve tespitiyle yaptığı bir lütuf ödemesi olduğunu, basiretli bir tacir olarak bu ödemeyle bağlı olduğunu ve geri isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Davacı sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup, kendisi tarafından düzenlemiş olan poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken bu şekilde davranmadığı ve ödemeyi iradi olarak gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar TBK'nın 78/1 maddesi "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir."hükmünü havi ise de, davacı sigorta şirketinin, kendi düzenlemiş olduğu poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemeyi "kendisini borçlu sanarak" yapmış olduğunu ileri sürmesi mümkün değildir.
Bu durumda, poliçede kapsamında ödenmemesi gereken ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olduğu ve bu ödemenin davacı sigorta şirketine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep hakkı vermeyeceği anlaşıldığından ... .... ... ... ... ... ... davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 6.899,56 TL üzerinden takdir edilen 6.899,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!