Anahtar kelimeler: Konusukambiyo Özetidavadavacı Konulduğunu Senet Sureti Senetlerinden Menfi Aslı Sunulan Dahi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
:███████ Esas
KARAR NO
:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2024
NUMARASI
:███████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
:Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit
KARAR TARİHİ
:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine açılan davada, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ████████ D. İş sayılı ihtiyati haciz kararı ile birlikte, İstanbul 32. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası sunulan sureti icra takibine konulduğunu ve uygulandığını, senet aslı incelendiğinde alacaklının dahi senet alacaklısı kısmında değil meblağ kısmında olduğunu, bununla birlikte senette tahrifat yapıldığını, İstanbul CBS ███████████sayılı dosya ile soruşturmanın sürdüğünü, müvekkillerden ... 'nin senet üzerinde imza ve kaşesi olmadan borçtan sorumlu olmayacağını, Müvekkili ...'in imzaladığı senette kefil yokken, alacaklı tarafından kefil kısmına müvekkilinin yetkili olduğu şirketin adının yazıldığını, dilekçe ile sunulan senet suretinden anlaşılacağı üzere davacı ...'in imzalamış olduğu senet 300 TL (üç yüz Türk Lirası) miktarında olduğunu; düzenleme ve ödeme tarihi, düzenleme yeri boş bırakıldığını ancak yine takibe konan senet aslı nazara alındığında şüphelinin senet üzerinde üçyüz ile Türk Lirası ibarelerinin arasına "bin" ibaresini eklemek suretiyle tahrifat yaptığını bir diğer husus ise, meblağın rakamla yazılan kısmı nazara alındığında dahi sıfırların virgülden sonra yazılmış olsa dahi; senetteki meblağın 300 TL olduğunu kabüle götürmekte olduğunu, menfi tespit davasının kabulünü, takibin iptalini, takip bedelinin % 20’sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının senette tahrifat iddiasının değerlendirileceği mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri değil, İcra Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacıların senedin varlığını ve borcu kabul ettiğini, sadece senet metninde tahrifat olduğu iddiasıyla işbu davayı ikame ettiklerini, dava dilekçesinde borçlu ... ...'e ait imzayı kabul ettiğini, fakat şirket yönünden herhangi bir kaşe veya imza olmadığını iddia ederek imzayı inkar etmekte olduklarını, imzalardan birisi ... ...'ın borçlu olarak kendi adına attığı imza, diğeri ise ... firması adına avalist olarak attığı imzalar olduğunu, borçlu ... ..., ... firmasının tek yetkili ve ortağı olduğunu, ispat külfeti davacıların üzerinde olduğunu, davacıların müvekkille akrabalıkları ve yaptıkları ticaret nedeniyle müvekkile işbu senetleri tanzim ederek teslim ettiklerini, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacının iddialarını yazılı olarak ispat etmesi gerekmekte olduğunu davanın reddini, davacılar aleyhine müvekkil lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
:"..Somut olayda bononun düzenlenme tarihindeki Türk Lirasının değeri ve alım gücü göz önüne alındığında, 300-TL için bono düzenlenmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle bononun yazı ile yazılı miktar kısmı yazılırken "bin" kelimesinin maddi hataya dayalı metne yazılmadığının kabulü gerekmektedir. Aksi yöndeki kabul aşırı şekilcilik olup, ağır hak kaybına sebebiyet verecek niteliktedir. Bu nedenle bono bedelinin 300.000-TL olarak kabulü gerekmektedir (Yargıtay HGKnın ███████-622 esas ████████ karar sayılı, Yargıtay 11 HD █████████ esas █████████ karar sayılı, Yargıtay 12 HD █████████ esas █████████ karar sayılı ve ██████████ esas █████████ karar sayılı ilamları). Bononun anlaşmaya aykırı doldurulmasına ilişkin olduğu, 6102 Sayılı TTK nın 778. maddesi göndermesi ile bonolarda da uygulanması gereken TTK nın 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkün olduğu, bu tür bono düzenlenirken veya tamamen doldurulmamış bir bono tedavüle çıkarken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile ispat olunmadığı sürece bono üzerinde yazılı olan rakam, yazı, tanzim ve vade tarihi gerçekliğini ve varlığını koruyacağı, yine senet sebepten mücerret olmakla, davacı ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunu, senedin üzerinin sonradan doldurulduğu ve tahrifatın yapıldığı da iddia edilmiş ise de, boş senedin verilmesi halinde senedin aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının da yazılı delil ile kanıtlanması gerektiği, davacının bu hususta ve tahrifat yönünden de yazılı delil sunmadığı anlaşılmıştır.Dava konusu senet üzerinde tahrifat yapıldığı yönündeki davacı iddiaları açısından ise, senetteki davacının imzasına yönelik bir itirazın bulunmadığı, senetteki imzanın davacının kabulünde olduğu göz önünde tutulmalıdır. Sonradan doldurma iddiası aslında imzası inkar edilmeyen senedin varlığı dikkate alındığında tahrifat olarak kabul edilemez. Nitekim 6102 sayılı TTK'nın m. 680 hükmü gereğince tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bir bono eğer imzalı olarak tedavüle çıkarılmış ise artık davacının bu yöne ilişkin iddiasının tahrifat olarak nitelendirilemeyeceği kabul edilmiştir." (Yargıtay 19. HD ████████E. ████████K.sayılı ilamı)Davacının bonodoki kefil kısmına şirketin kaşesinin sonradan doldurulduğu iddiasının değerlendirilmesinde ise, 6102 sayılı TTK'nun 372. maddesi hükmü uyarınca şirket adına imza yetkisine haiz olan kişiler şirketin ünvanı altına imza atmak zorundadırlar. TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 701. ve 702. maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Takibe konu bono keşideci ... ... isminin altında avalist olarak şirket unvanı yazılmak ve çift imza atılmak suretiyle düzenlenmiştir. Borçlulardan ... ...’in şirketin yetkilisi olduğu ve her iki imzanın ona ait olduğu ihtilaf konusu değildir. İmzaya itirazı da bulunmamaktadır. Bu durumda imzalardan birinin düzenleyen sıfatıyla ... adına, diğerinin ise kefil ibaresinin yanına şirketin ismi yazılarak imzalanmakla aval için atıldığının kabulü gerekecektir. TTK’nun 372. maddesinde şirket kaşesinin bonoda bulunması gerektiği yönünde bir düzenleme mevcut değildir. senedin aykırı olarak doldurulduğunu davacının yazılı belge ile ispatlaması gerektiği, bu yönde dosya kapsamına delil sunulmadığı, davalı tarafından doldurulması nedeniyle yazı karşılaştırmasının yapılmasının da gerekmediği, davanın tanıkla ispatının mümkün olmadığı, bu konuda tanık dinlenemeyeceği, bononun açık bono olarak düzenlenmesinin mümkün bulunduğu, bononun kefil kısmının şirket ismi yazılarak anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası itiraz eden tarafından yazılı belge ile ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş, İİK m. 72/4 gereğince takibin durdurulmadığı anlaşıldığından;
-Davanın reddine,
- Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
:Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Senette alacaklının adının senedin alacaklı kısmında değil, meblağ kısmında yazdığını, ...'nin senet üzerinde imza ve kaşesi olmadığını, ...'in imzaladığı iddia edilen senette kefil yokken, alacaklı tarafından kefil kısmına müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin adı yazıldığını, Dosyaya sunulan senet suretinde, 300 TL (üç yüz türk lirası) yazılı olup; düzenleme ve ödeme tarihi, düzenleme yeri boş olduğunu, takibe konan senet aslında yazı hanesine bin ibaresini eklemek suretiyle tahrifat yaptığını, TTK 676 maddesinin dikkate alınması gerektiğini, Senet üzerindeki imza ve yazı örnekleri ile ilgili kurumlardan celp edilen belgeler üzerindeki imzaların karşılaştırılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerekirken rapor alınmadan karar verildiğini, Dava dilekçesinde ''Bir diğer husus, meblağın rakamla yazılan kısmı nazara alındığında dahi sıfırların virgülden sonra yazılmış olsa dahi; senetteki meblağın 300 TL olduğunu kabüle götürmektedir.'' denmek suretiyle senet üzerindeki meblağın rakamla da 300 TL olduğu yönünde itiraz ettiklerini, Mahkemece müvekkilinin imza sirkülerinin incelenmediğini, ilgili kurumlardan gelen müzekkere cevaplarında bulunan imza örneklerinin müvekkilinin imzasıyla kıyaslanmadığını ve bu hususta bilirkişi incelemesi yapılmadan avale ilişkin hükümlere göre karar verildiğini, ...'in imza sirküleri incelendiğinde imzasının çift imza olduğu ve senet üzerinde attığı iddia edilen imzalarının iki adet olduğu hususu nazara alındığında dört adet olarak değerlendirilen imzanın aslında iki imza olduğu ve müvekkil şirket adına aval için atılmadığı sabit olacağını, rapor alınmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
- Davacı vekili, istinaf aşamasında İstanbul 40.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████, ████████ K sayılı kararını ve eki raporu ekleyerek ek beyan dilekçeleri sunmuştur. Davalı vekili katılma yoluyla sunmuş olduğu istinaf isteminde özetle;Müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacının davayı haksız ve kötü niyetli şekilde açtığını, her ne kadar takibin durmasına sebebiyet verilmemişse de müvekkilinin bu dava nedeniyle vekil yardımından faydalanmış, alacağına kavuşamadığı gibi ekstra ücretler de ödemek durumunda kaldığını, Müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücreti AAÜT'ye aykırı olarak düşük hesaplandığını, 48.000 TL'ye hükmedilmesi gerekirken müvekkil lehine 46.955 TL'ye hükmedilmesi hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile katılma yolu ile davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicil kayıtlarına göre; davacı ..., davacı şirketin münferit imza yetkililerinden olup davacılar vekili dava dilekçesinde açıkça; "...Müvekkilim ...'in imzaladığı senette kefil yokken, akabinde alacaklı tarafından kefil kısmına müvekkilinin yetkili olduğu şirketin adının yazıldığı..." şeklinde beyanda bulunarak imzayı kabul etmiş olmakla mahkemece dava konusu senette imza incelemesi yapılmamasında usule aykırılık bulunmamaktadır.Somut uyuşmazlıkta; senette iki ayrı imza mevcut olduğundan her iki davacının senetten sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, senedin tedavüle çıkarılıncaya kadar unsurlarının doldurulması mümkün olup boş senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin yazılı delil sunulmadığı, tahrifat iddiası yönünden ise; dava dilekçesinde bedel hanesinde rakamla yazılı kısım yönünden tahrifat iddiasında bulunulmadığı, bu kısımda sıfırların virgülden sonra yazılı olduğunun belirtildiği dikkate alındığında davacının iddia kapsamı ve kararda yer verilen YHGK'nun ███████-622 esas ████████ karar sayılı ilamı, Yargıtay 11 HD █████████ esas █████████ karar sayılı ilamları dikkate alınarak mahkemece neticeten davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin katılmalı istinaf istemine gelince; takip durdurulmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine ilişkin koşul oluşmadığı gibi, 2024-2025 yılı AAÜT'nin █████/2024 Tarihinde yayınlanan Resmi Gazete ile yürürlüğe girdiği, karar tarihi olan █████/2024 itibarı ile hükmolunan vekalet ücretinin ise yürürlükteki tarife hükümlerine uygun olduğu dikkate alındığında davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen katılma yolu ile istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,
-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!