Anahtar kelimeler: Ankarada Bam Esaskarar Açıdan Yazildiği Kazası Yaralandığını Ankara Neticesinde Mağdur

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.10.2022 tarihinde Ankara'da meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı ...'ün ağır şekilde yaralandığını, kendisinin maddi ve manevi açıdan mağdur olduğunu, söz konusu kazanın oluşumunda plakası tespit edilemeyen, olay yerini terk eden motosiklet sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olduğunu, davacının ise kazanın meydana gelmesinde müterafik kusuru bulunmadığını, ... Yönetmeliği hükümlerine göre kazaya karışan vasıtanın olay yerini terk etmesi ve kazaya karışan aracın tespit edilememesi durumunda zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ödenmesi gerekli tazminatın ... tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek, davanın kabulü ile şimdilik 10,00 TL geçici iş göremezlik, 10,00 TL sürekli iş göremezlik, 10,00 TL geçici bakıcı gideri, 10,00 TL sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 40,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın eksiklikleri yerine getirmediğini, KTK'nın 97. maddesindeki başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna gidildiğini, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, 03.10.2022 tarihinde davacı ...'ün yaralanmasına neden olduğu iddia edilen trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, kazaya neden olan aracın plakasının tespiti ile kaza tarihi itibariyle geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini, davalının sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçe limiti dahilinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, yargılama öncesi alınan raporun değerlendirilmesinde, kazanın oluşumu ile ilgili varılan kanaatin kabulünün mümkün olmadığını, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının maluliyete ilişkin iddialarının mahkemece belirlenecek bir sağlık kuruluşu tarafından düzenlenecek rapor ile ispat etmesi gerektiğini, kazaya neden olan aracın varlığı şüpheden uzak ve kesin bir biçimde ispat edilemediğinden temerrüt oluşmadığını bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 19.03.2024 tarihli raporda, "... oğlu, 15.10.1969 doğumlu, ... T.C numaralı, ...'in 03.10.2022 tarihli yaralanması neticesinde; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %9,2 (yüzdedokuzvirgüliki) oranında kaybettiği, 9 (dokuz) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1(bir) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu," şeklinde görüş bildirildiği, bilirkişi heyetinden alınan raporda; "kusur yönünden plakası belirlenemeyen motosikletin sürücüsü ...'ın, meydana gelen olayda %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ün meydana gelen olayda kusursuz olduğu görüş ve kanaatine varılmış, tazminat hesap yönünden 14.02.2023 tarih 32104 sayılı Resmi Gazete Anayasa Mahkemesi'nin ████████ sayılı kararı ile KTK'nın 90. maddesinin birinci fıkrasına 7327 SK. 18. maddesi ile eklenen ikinci cümle ile ek fıkra yürürlükten kaldırıldığından dolayı progresif rant yöntemi (her yıl için ayrı ayrı %10 artırım (kn formülü) ve %10 iskonto (1/kn) formülü) ve TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak aktüer hesap raporu düzenlendiği, geçici iş göremezlik tazminatı %100 engel oranı üzerinden, sürekli iş göremezlik tazminatı ise %5 engel oranı üzerinden hesaplandığı, davacının toplam maddi zararı kaza tarihinde geçerli olan 1.000.000 TL ZMSS poliçe limitinin altında olduğu," şeklinde görüş bildirildiği, Mahkemece Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'ndan alınan raporda, "Sürücü ...'ın %85(yüzdeseksenbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ün %15 (yüzdeonbeş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş bildirildiği, Ankara 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının celp edilmesinde, dava dışı ... hakkında davacı ...'e yönelik taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı kamu davası açıldığı, karar tarihi itibariyle halen derdest olduğu, kaza tarihi olan █████/2022 tarihinde Ankara İli Keçiören İlçesi, General Doktor Tevfik Sağlam Caddesi No 137 önünde otobüs durağında yolcu iniş biniş için duraklayan otobüsün arka gerisinden gelen ve kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olmayan dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile davacıya çarptığı, kaza sonrasında sürücünün olay yerini terk ettiği, meydana gelen kazada hükme esas alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nca hazırlanan █████/2024 tarihli rapora göre sigortasız araç sürücünün otobüs durağı önüne geldiğinde önünde seyreden otobüs ile güvenli takip mesafesi bırakmaksızın ve otobüs durağı olduğuna da dikkat etmeksizin aracını kullanması neticesinde %85 oranında asli kusurlu, davacının ise araç trafiğini yeterli şekilde kontrol etmeksizin geçiş yapmaması nedeniyle %15 oranında tali kusurlu olduğunun kabul edildiği, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli raporda, davacının kaza tarihi itibariyle uygulanması gerekli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre %5 oranında sürekli engelli olduğu, 9 ay süre ile iş göremez duruma geldiği ve 1 ay süre ile başkasının yardımına muhtaç olduğu anlaşılmış olup, davacının emekli olması nedeniyle hükme en yakın tarihteki asgari ücrete göre ve TRH 2010 ve 1(kn) formülü ile hazırlanan aktüer raporunda, davacının 53.234,49 TL geçici iş göremezlik, 247.926,76 TL sürekli iş göremezlik, 5.500,35 TL geçici bakıcı gideri toplamı 306.661,06 TL tazminatın ıslah talebi de dikkate alınarak davalıdan tahsiline karar verildiği, sürekli bakıcı gideri ihtiyacı ispat edilemediğinden dolayı bu alacak kaleminin reddi gerektiği gerekçesiyle; "1-Davanın kısmen kabulü ile 53.234,49 TL geçici iş göremezlik, 247.926,76 TL sürekli iş göremezlik, 5.500,35 TL geçici bakıcı gideri toplamı 306.661,06 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 23.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araçların neden olduğu kazalar hakkında, bu aracın varlığı kesin deliller ile tespit edilemediği takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararında; "Davacı tarafından öncelikle maddi vakıanın ispatı ve kazaya neden olan araç ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması gibi hususların ispatı gerekir. Mahkemece bu hususta davacıya ispat imkanı verilerek... incelendikten sonra, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Yukarıda açılanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına... karar verildi." şeklinde açıkça ifade edildiği üzere ve Türk Medeni Kanunu 6. maddesi doğrultusunda davacı tarafın iddialarını ispat etmekle yükümlü olduğunu, 26.04.2016 yürürlük tarihli 6704 sayılı torba yasa ile değişiklik yapılan, Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde; "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." hükmü ile açık bir şekilde, dava yoluna gidilmeden önce, ilgili sigorta şirketine başvuru zorunluluğu getirildiğini, bu kapsamda kazanın varlığı ile ilgili gerekli belgeler ve yetkili sağlık kuruluşundan alınmış ve kaza ile zarar arasındaki illiyet bağını belgeleyen kati rapor alınmadan, kazaya neden olan aracın varlığı ile ilgili bilgi ve belgeler müvekkiline iletilmeden dava yoluna gidildiğini, dosyada hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun yetkili bir kurum tarafından düzenlenmiş bir rapor olmadığını, kaza esnasında emekli olan davacı hakkında geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, kazaya neden olan motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı hususları araştırılmadan karar verildiğini, bakıcı giderine ilişkin talepleri kabul etmemekle birlikte fiilen bakıcı tutulduğu ispat edilmeden brüt asgari ücret dikkate alınarak bakıcı gideri tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, mahkemece hükmedilen alacağa 23.11.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, temerrüt oluşmadığını, gerekli bilgi ve belgeler ile eksiksiz bir başvuru yapılmadığını, kazaya neden olan aracın sürücüsü olduğu iddia edilen ve kusur raporunda kendisine kusur izafe edilen ...'a davanın ihbar edilmesine yönelik taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadan karar verildiğini, bu eksik inceleme neticesinde kazaya neden olduğu iddia edilen aracın ZMMS poliçesinin varlığı hususunun da yeterince araştırılamadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik talebi ile bakıcı giderine ilişkindir.
Uyuşmazlık; plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davalı vekilince, plakası tespit edilemeyen aracın varlığına ilişkin herhangi iz ve delilin bulunmadığı, kazanın, plakası tespit edilemeyen aracın çarpması ile oluştuğuna dair bir dayanağının bulunmadığı savunulmuştur. Bu konudaki ispat külfetinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca davacı tarafa ait olduğu açıktır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun ... başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde "Hesaba... sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için... başvurulabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Dosya kapsamından, dosyadaki kazayı gösteren görselde, duraklayan belediye otobüsünün önünden bir yayanın (...) taşıt yolunun karşı tarafına geçmeye çalıştığı sırada motosikletin yayaya çarptığı görülmüş olup, maddi vakıanın ispatlandığı anlaşılmaktadır.
Maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2013 tarihi ile █████/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.
Bakıcı ücretinin hesaplanmasında kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarının (tamamının) esas alınması gerektiği Yargıtay’ın yerleşik uygulaması gereği (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı) olmasına, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, aile bireylerine böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği gibi, dışarıdan bir bakıcı tutulmuş olsa idi ne kadar zararın olduğu gözetilerek hüküm verilmesi gerekmekte olup, aile içi bakım düşüncesi ile bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılamayacağına ve bakıcı tutulmasa dahi bakıcı giderine hükmedilmesinin gerekmesine göre bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir
Davacının Güvence Hesabının faiz başlangıç tarihine yönelik istinafı yönünden;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarih ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı).
Faiz başlangıcı yönünden, davacının, Güvence Hesabına eksik evrak ile müracaat etmiş olması nedeniyle müracaat tarihinde temerrütün gerçekleşmediğinin kabulü durumunda dahi arabuluculuk yoluna müracaatı ile tüm tazminat talepleri yönünden temerrüt koşulu oluştuğundan, arabuluculuk başvuru tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren davalının temerrüdünün oluştuğu kabul edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ██████████ E. - █████████ K. "Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile davalının davaya konu edilen bakıcı gideri zararı bakımından temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden,").
Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm tesisine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen █████/2025 tarihli, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 53.234,49 TL geçici iş göremezlik, 247.926,76 TL sürekli iş göremezlik, 5.500,35 TL geçici bakıcı gideri toplamı 306.661,06 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa █████/2023 arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alınması gereken 20.948,02 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL, ıslah dilekçesi ile yatırılan 1.047,30 TL harcın toplamı olan 1.317,15 TL'nin mahsubu ile bakiye 19.630,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ret oranına göre 3.119,00 TL'sinin davalıdan, 1,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 1.047,30 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.587,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 810,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 9.500,00 TL bilirkişi ücreti, 4.500,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 14.810,75 TL masrafın davanın kabul ret oranına göre 14.809,27 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 49.065,77 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olmakla ret edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-İstinaf talebi kabul edilen davalı ... alınan istinaf karar harcının isteği halinde davalıya iadesine,
III-İstinaf talebi kabul edilen davalı ... tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 480,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.163,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
V-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!