Anahtar kelimeler: Şekillerinin Mercii Temyizde Altıncı Yararı Kimlik Yollarına Tereddüde Edenin Görüşü
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2024/8 Esas, ████████ Karar
SUÇ
: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanık müdafiinin temyiz talebinin sanık hakkında ''Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma'' suçundan verilen beraat kararına karşı sadece sanık lehine vekalet ücreti hükmolunmaması ile sınırlı olduğu ve temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34. maddesinin ikinci fıkrası ve 232. maddesinin altıncı fıkrasına göre hüküm fıkrasında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, 25.11.2024 tarihli, sanığın yüzüne karşı verilen kararda ''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2 72... . maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat ve düşme kararları yönünden İSTİNAF kanun yoluna başvurabileceği, istinaf merciinin İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ olduğu'' denilmek suretiyle kanun yoluna başvuru merciinin yanlış gösterilmesi nedeniyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
1. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2015 tarihli, ████████ Esas,████████ Karar sayılı kararı ile;sanık hakkında,
a)Nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 37/1 delaletiyle 142/1-b,43/1,53. maddeleri gereğince 2 kez 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b)Mağdur ...'a karşı nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 37/1 delaletiyle 142/1-b,53. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c)Mağdur ...'a karşı nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 37/1 delaletiyle 142/1-b,53. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
d)Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 268. maddesi delaletiyle 267/1,53,58. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2015 tarihli, ████████ Esas,████████ Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli,█████████ Esas,█████████ Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin düzeltilerek onanmasına,başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükmün ise ''...5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 268/1. maddesinde yer alan “İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır” düzenlemesi nazara alındığında dava konusu olayda sanık ...'ın araç kiralama sırasında ...'ın kimlik bilgilerini vermekten ibaret eyleminde başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı ancak sanığın eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturma ihtimali dahilinde, kiralama sözleşme aslının dosyada bulunmaması ve mahkemece belgeyle ilgili bir inceleme yapılmadığının anlaşılması karşısında, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, kiralama esnasında sanığın herhangi bir sözleşme imzalayıp imzalamadığı, sözleşme mevcut ise suça konu belge aslı celp edilerek incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, aldatma özelliğinin oluşup oluşmadığı karar yerinde tartışılıp değerlendirildikten sonra sanık ...'ın hukuki durumu ve suçun niteliğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik soruşturma ve kovuşturmaya dayalı olarak sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nun 53. maddesine ilişkin olan, ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “Ayrı ayrı” yerine, “Eşit olarak” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılmasının'' hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Alaşehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2024 tarihli ve 2024/8 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, başkasına ait kimlik
veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Beraat eden sanık lehine vekalet ücreti hükmolunması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Her ne kadar bozma ilamı sonrası sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan beraat kararı verilmiş ise de; sanığın aynı davada yargılandığı nitelikli hırsızlık suçlarından hakkında mahkumiyet kararları verildiğinin anlaşılması karşısında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat ettiği suç açısından ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Alaşehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2024 tarihli ve 2024/8 Esas, ████████ Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!