Anahtar kelimeler: Anlaştıklarını Satım Satışı Kambiyo Menfi Ara Seri Senetlerinden Kapsamda Plakalı

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 30.01.2026 tarihli Ara Karar
NUMARASI
: ███████ Esas
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Ticari Satım ve Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...'nın ve ...'nin sahibi olduğunu, davalı ile ... marka ... plakalı aracın satışı için anlaştıklarını ve bu kapsamda davacı tarafından davalıya 31.12.2025 tarihli ... çek seri numaralı 300.000 TL bedelli çek (... Şubesi) , 31.01.2026 tarihli ... çek seri numaralı 300.000 TL bedelli çek (... Şubesi) , 30.01.2026 tarihli ... çek seri numaralı 150.000 TL bedelli çek (... Şubesi), 30.04.2026 tarihli ... çek seri numaralı 150.000 TL bedelli çek (... Şubesi) , 30.12.2025 tarihli .... çek seri numaralı 150.000 TL bedelli çek (... Şubesi) , 30.03.2026 tarihli ... çek seri numaralı 150.000 TL bedelli çek (... Şubesi), 30.02.2026 tarihli ...çek seri numaralı 150.000 TL bedelli çek (... Şubesi) olmak üzere toplam 7 adet 1.350.000,00 TL bedelli çekleri verildiğini ancak aracın devrinin yapılmadığı gibi araç yerine verilmesi vaat edilen süt ve peynirlerin de teslim edilmediğini iddia ederek, çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu çekler sebebiyle icra takibinin durdurulmasına ve çeklerin ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararları verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 30.01.2026 tarihli ara kararında; "...Davacının davaya onu çekleri taraflar arasındaki ... plakalı aracın satışı kapsamında verilmesine rağmen arabanın devrinin yapılmadığını beyan ettiği, UYAP sisteminde yapılan kontrolde belirtilen aracın hiçbir zaman davalı adına kayıtlı olmadığı gibi söz konusu aracın devrinin yapılacağına ilişkin olarak satış yahut satış vaadi sözleşmesi sunulmadığı, nitekim süt ve peynir ürünleri teslimine ilişkin olarak da herhangi bir belge ibraz edilmediği, bu aşamada illetten mücerret olan çeklerin ödenmesinin durdurulmasının dava dışı 3. Kişiler nezdinde hak kaybına sebebiyet vereceği, davacı tarafça İİK m.72/3 hükmü uyarınca tedbir verilmesini gerektirir yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı..." gerekçesiyle, davacı vekilinin icra takiplerinin durdurulması ve çeklerin ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar vermiştir.
Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında uzun zamandır devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalının güvenini ve iyi niyetli olduğunu düşünerek davalı ile ... marka ...plakalı aracın satışı için anlaştıklarını, araç bedeli için söz konusu çeklerin düzenlendiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, çünkü dava konusu aracın davalı adına kayıtlı olmadığını ve taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığının gerekçede belirtildiğini, oysa bu davanın İİK 72.maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin kambiyo senetlere dayalı muhtemel icra takibinin önlenmesine yönelik olduğunu, yaklaşık ispat şartının somut olayda mevcut olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat değil yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, somut olayda çeklerin araç satışına istinaden verildiğini, aracın devrinin yapılmadığını, davalının müvekkilini oyaladığını, alternatif olarak süt ve peynir teslimi vaadinde bulunup bunun da gerçekleştirilmediğini, en son çekleri iade edeceğini beyan ettiği halde müvekkilinin telefonlarına cevap vermediğinin whatsap yazışmaları ile sabit olduğunu, çekin soyut bir borç ikrarı niteliğinde olmakla birlikte menfi tespit davasında temel ilişkinin mevcut olmadığının her türlü delille ispatlanabileceğini, araç kaydının davalı adına olmamasının tedbiri engellemeyeceğini, davalının aracı temin edememesinin, sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmediğini gösterdiğini, telafisi güç ve imkansız zarar koşulunun gerçekleştiğini, henüz teslim edilmeyen bir araç nedeniyle 1.350.000,00 TL borçlu konumuna düşürüldüğünü, ticari hayatının fiilen sona erdirecek nitelikte olduğunu, müvekkilinin hamile eşi ile birlikte İstanbul'a gidip aracı teslim almaya çalıştığını ancak eli boş ve otobüsle geri dönmek zorunda kaldığını, davalı tarafın sistematik oyalamaları ve nihayetinde iletişimi kesmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, İİK'nın 72/2. maddesinin açık düzenlemesi kapsamında teminat karşılığında mahkemenin icra takibinin durdurulmasına karar verilebileceğini, doğrudan ret kararının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu belirterek, 30.01.2026 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve çeklere ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine; istinaf başvurusu ise davaya konu çeklerin ödenmemesi ve takibe konulmaması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; bu ara kara karşı, davacı vekili tarfından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, dava konusu çeklerden dolayı İİK'nın 72. maddesi gereğince menfi tespit davası açmıştır. 29.01.2026 tarihli dilekçesi ile dava konusu çeklerin dosya kesinleşinceye kadar ödenmemesi için çekler üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinde bulunmuştur. Dava konusu çekler, davacıya ait ... Şubesindeki çek hesabından davalı şirket adına sıralı şekilde keşide edilen her iki adedi 300.000,00 TL, beş adedi ise her biri 150.000,00 TL olan toplam yedi adet çektir. Menfi tespit davası İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfî tespit davasında amaç, bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. HMK'nın 389 ve devamı hükümlerinde geçici hukuki himayenin bir türü olan ihtiyati tedbirlere ilişkin düzenleme genel nitelikte olup İİK'nın 72. madde hükmünde menfi tespit davaları hakkındaki tedbirlerin özel olarak düzenlenmiş hâli olup, bu davada HMK'nın 389 ve devamı madde hükümlerinin tamamlayıcı hüküm olarak uygulanması gerekir. HMK'nın 390/3. maddesinde yer alan ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' şeklindeki hükümle ihtiyati tedbire karar verebilmek için yaklaşık ispat gerekli ve yeterli görülmüştür. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; çek bir ödeme aracı olup davacının menfi tespit talebine dayanak yaptığı bedelsizlik iddialarının ispata muhtaç olduğu, davanın mevcut aşaması itibariyle davacı tarafından sunulan belgeler incelendiğinde HMK'nın 390/3. maddesinde aranan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin 30.01.2026 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.16.04.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!