Anahtar kelimeler: Beheri Paylardan Paydan Adedi Hazirun Değerli İstemli Cetveline Toplantısına Kurul

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket sermayesi beheri 1 TL itibari değerli toplam 75.000,00 adet paydan oluştuğunu, █████/2019 tarihli Genel Kurul Toplantısına ait hazirun cetveline göre bu paylardan 11.531,25 TL itibari değerli toplam 11.531,25 adedi 1 nolu davacıya 15.937,50 TL itibari değerli toplam 15.937,50 adedi ise 2 nolu davacıya ait olduğunu, davacı müvekkillerin davalı şirketin █████/2019 tarihli genel kurul toplantısına asaleten iştirak ettiğini, muhalif kaldıkları hususları gerek toplantı tutanağına gerekse hazirun cetveline usulünce şerh ettiklerini, davalı şirketin eski ortaklarından ... █████/2015 tarihinde vefat ettiğini, müteveffa şirket ortaklarından davacı ...'ın eşinin diğer davacının babası olduğunu, müteveffanın aynı zamanda davalı şirketin diğer iki ortağı olan ... ile ...'ın da babası olduğunu, hülasa davalı şirketin ortakları ait fertlerinden müteşekkil bir ait şirketi olduğunu, Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinin █████/2015 tarih ve ████████ Esas, ███████ karar sayılı veraset ilamında müteveffanın mirasının 4 pay itibar edilerek 1 pay eşi ...'e birer paydan toplam 3 payın ise eşit oranda evlatlarına intikal ettiğini, murisin terekesinin dava konusu ettikleri genel kurul toplantısı tarihinde ve işbu dava tarihi itibariyle halen paylaşılamadığını, dolayısıyla murisin sahip olduğu davalı şirket paylarının halen ve terekenin taksimine değin el birliği ile mülkiyet konusu olduğunu, Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinin █████/2017 tarihli kararıyla Av. ...'ün murisin terekesine temsilci tayin edildiğini, ancak dava dışı ortakların mensubu oldukları davalı şirket yönetim kurulunca hukuksuz bir karar alındığını, █████/2016 tarihli bu yönetim kurulu kararıyla murisin davalı şirkete sahip olduğu payların haksız ve mesnetsiz bir şekilde mirasçılarına dağıtıldığını, yapılan pay taksimatı sonucu oluşan yeni ortaklık yapısının davalı şirketin pay defterine kaydedildiğini, yönetim kurulu tarafından yapılan pay taksiminin murisin sözü geçen veraset ilamındaki pay dağılımına aykırı olduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun henüz tenfiz edilmediğini, dolayısıyla uygulanması mümkün olmayan bir vasiyetname uyarınca murisin sahip olduğu şirket paylarını mirasçılarına pay etme ve şirket pay defterine kaydetme kararı aldığını, bu yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine yönelik dava açıldığını, bu davanın İstanbul 3. ATM ████████ esas sayılı dosyasında görüldüğünü, anılan mahkemenin davalı şirket tarafından alınan yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine ve paydaşlık yapısının eski haline iadesine karar verdiğini, bu kararla hukuksuz bir şekilde taksim edilen payları murisin terekesine döndüğünü, genel kurul toplantısı öncesinde davalı şirket yönetim kurulunca yapılan toplantıya tereke temsilcisine herhangi bir çağrıda bulunulmadığını, temsilcinin genel kurul toplantısına davet edilmediğini, kendisine murisin pay hakları için oy kullanma hakkı tanınmadığını, murisin davalı şirket pay sermayesinin yaklaşık %45 olduğu düşünüldüğünde temsilcinin alınan kararları olumlu veya olumsuz yönde değiştirebileceğini, davalı şirketin █████/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısına ait yönetim kurulunca kendisine gönderilen davet mektubunu █████/2019 tarihinde tebliğ alan davacının Beşiktaş 25. Noterliğinden davalı şirkete hitaben keşide ettiği █████/2019 tarihli ihtarnamesi ile davet mektubunun ekinde yalnızca 2018 yılına ait şirket bilançosu, gelir tablosu ve faaliyet raporunun bulunduğunu, davalı şirketin faaliyetleri ve içinde bulunduğu finansal ve ekonomik durum hakkında bir yargıya varabilmesi için anılan belgelerin yeterli olmadığını, finansal tablolara ilişkin detaylı bilgi ve belge talep ettiği hususları bir liste haline getirerek bu taleplerin karşılanmaması halinde yasal haklarını kullanma cihetine gideceğini ihtar ettiğini, davalı şirketin davacının taleplerini yanıtsız bıraktığını, davacının yeniden ihtarname keşide ettiğini, bu ihtarnamenin de yanıtsız bırakıldığını, her iki davacının da aynı yöndeki talepleri uyarınca █████/2019 tarihli genel kurul toplantısının 1 ay süreyle ertelendiğini, bu 1 aylık süreçte davacının taleplerinin karılanmadığını, bu sebeple İstanbul 15. ATM ████████ Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine TTK madde 437 gereğince bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması talepli dava ikame ettiklerini, anılan davada davanın kabulü yönünde hüküm kurulduğunu, dava konusu genel kurul toplantısının yönetim kurulu üyelerinin ibralarının görüşülmesi başlıklı 3. Numaralı gündem maddesi gerek içeriğinde barındırdığı ...'a ibra oylamasında oy kullandırılmaması nedeniyle gerekse ...'ın ibra edilmesi nedeniyle yasaya, şirket esas sözleşmesine ve dürüstlük kuralına açık bir şekilde aykırılık teşkil ettiğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulünü, davalı şirketin █████/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2, 3, ve 4 nolu genel kurul kararlarının öncelikle yoklukla malul olduklarından, hükümsüzlüklerinin tespitini, mahkeme aksi kanaatte ise anılan genel kurul kararlarının dilekçelerinde belirttikleri ve birbirleriyle yarışır nitelikteki sebeplerle iptalini, açıklanan zaruret hali gereğince genel kurul kararlarının yürütülmesinin mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geri bırakılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu █████/2019 tarihli genel kurulda alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkil firmanın dava konusu genel kurulu █████/2019 tarihinde saat 14:30 da şirket hissedarlarından ..., ... ve ...'ın TTK madde 420 uyarınca talepleri üzerine ertelendiğini, █████/2019 tarihinde saat 10:30'da şirketin merkez adresi olan Beşiktaş/İstanbul adresinde İstanbul İl Gümrük ve Ticaret Müdürlüğü'nün yazılarıyla görevlendirilen bakanlık temsilcisi gözetiminde yapıldığını, öncelikle toplantılarda pay oranlarına ilişkin bir husus görülmediğini, toplantı gündeminde olan konuların görüşüldüğünü, davacının paylara ilişkin itirazlarının şirket genel kurulunun ya da iş bu davanın konusu olmadığını, davacının vasiyetname ile ilgili itirazları kapsamında açmış olduğu bir davanın zaten bulunduğunu, bu nedenle genel kurulda toplantının açılması ve gündem maddelerinin görüşülmesinde hiçbir yasal engel bulunmadığını, ... tarafından açılan vasiyetin iptali davası Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ███████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, bu kararın istinaf ve yargıtay onanmasından da geçip kesinleştiğini, bu nedenle davacılardan ...'ın dinlenmemesi gerektiğini, davacılardan ...'ın açtığı davada vasiyetname aleyhine kesinleşmiş bir karar verilmediğinden diğer davacı ... açısından ise açılan dava reddedildiğinden her iki davacının vasiyetnameye dolayısıyla genel kuruldaki pay oranlarına itirazları haksız olduğunu, genel kurul kararlarında iptali kabil bir husus bulunmadığını, müvekkil şirketin hissedarlarından ... ve ...'ın murisin vasiyetnamesine uygun olarak pay devrenin gerçekleşmesi yönünde ilgili şirketlerden █████/2016 tarihinde babalarının kendile ve diğer mirasçılara intikal eden paylarının doktrinde oy birliği ile kabul edilen ölüme bağlı tasarruflar bir mahkeme kararı ile iptal edilip o mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçerlidir ilkesi çerçevesinde anılan vasiyetnameye göre genel kurul ve şirket pay defterine kaydedilmesini talep ettiklerini, bu talep doğrultusunda muristen kalan oyların murisin vasiyetnamesine uygun olarak genel kurul pay defterine kaydedildiğini, terekenin tespiti istemli dava açıldığını, Av. ...'ün tereke temsilcisi olarak atandığını, mahkeme tereke memurunun şirket genel kurul toplantılarında terekeyi temsil etmesi, tereke yararına oy kullanması ve organlarında görev alması hususunda bir karar vermediğini, mahkemenin bu hususu görülmekte olan davalar kesinleştikten sonra değerlendireceğini, ayrıca tereke memurunun █████/2019 tarihli raporunda davacı ...'ın huzurdaki davada davalı olan şirket de dahil diğer grup şirket hisselerinden ... tarafından intikal eden hisselerin pay, söz ve oy kullanma haklarının tereke memuru tarafından kullanılması talebinde yerinde olmadığı zaten terekenin idare edilirliği açıkça ifade edildiğini, davacıların TTK m.420/2 uyarınca finansal müzakerelerin tekrar geri bırakılması hakkına ilişkin taleplerine dürüst cevap verme ilkesi uyarınca cevap verilmediğini, davacılara █████/2019 tarihinde gönderilen olağan genel kurul toplantısına davet mektubunda, finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi genel kurul toplantısından önce şirket merkezinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacağı ihtar edildiğini, davet mektubunun ekinde işbu belgelerin gönderildiğini, davacının şirketin finansal tablolarıyla ilgili bilgi sahibi olmadığı ve kendisine bilgi verilmediği şeklindeki iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının şirkette pay sahibi olduğunu, yönetici olmadığını, bu kapsamda kendisine zaten fazlarıyla bilgi ve belge verildiğini, ibra oylamasının TTK'ya uygun olarak yapıldığını, şirket ortağı davacı ... ile tek kişiden oluşan yönetim kurulu üyesi ve başkanı arasında usul füru ilişkisi söz konusu olduğunu, ayrıca davacıların şirket aleyhine açtığı davalar ve husumete yönelik faaliyet yönünden TTK m. 436/1 kapsamında bir ilişkinin mevcut olduğunu gösterdiğini, açıklanan bu nedenlerle; öncelikle dava konusu █████/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması talebinin reddini, davanın tümden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; " Davalı şirketin █████/2016 tarihli 1 nolu yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine ve pay defterinin önceki durumuna getirilmesine karar verilmiş olması nazara alındığında, muris ... 32.250,00 adet payının dava konusu genel kurulda temsil edilmediği anlaşılmaktadır. Zira murisin terekesi, elbirliği mülkiyetinde olup, terekeye konu şirket hisselerinin şirketin diğer ortaklarına hükümsüzlüğü tespit olunan yönetim kurulu kararıyla yapılan intikale göre temsili usul ve yasaya uygun değildir. Bu halde murisin davalı şirkette sahip olduğu ve halen terekeye dahil bulunan payları hakkında, terekeye genel kurul çağrısı yapılmadığı gibi, bu paylar dava konusu genel kurulda usulüne uygun temsil edilmemiş olup, murisin davalı şirkette 75.000 hisseden 32.250 adet hisseye sahip olduğu, temsil edilmeyen oyların karara muhalif kalınan oylar (15.375) ile birlikte (Toplam 47.625) genel kurulda alınan kararlarda sonuca etkili olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu genel kurulda alınan kararlarda hükümsüzlük şartlarının bulunmamakta ise de iptal şartları oluşmakla, (Davalı şirketin █████/2017 tarihli GK kararının iptali davasında benzer şekilde İstanbul BAM 43. Hd █████████ E, █████████ K,) faaliyet raporu ve finansal tablolara ilişkin 2 nolu, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 3 nolu, 2018 yılı karının kullanım şekli ve dağıtılacak kar tutarına ilişkin 4 nolu kararın TTK md. 446/1.b ve 445 uyarınca iptaline karar verilmiştir."gerekçesi ile,
'' 1-Davalı şirketin █████/2019 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan kararların yoklukla malul ve hükümsüz olduklarına ilişkin talebin reddine,
2-Davalı şirketin █████/2019 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 2, 3 ve 4 nolu kararların iptaline, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir aile şirketi olan davalı şirketin kurucusu ...'ın vefat etmeden evvel Bodrum 9. Noterliği'nin 24.07.2014 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesini düzenlediğini; bu vasiyetname ile davacı ...'ın miras payını saklı payı ile sınırladığını, yasal payından geri kalan miktarının ise dava dışı oğlu davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...'a bıraktığını; diğer mirasçıları olan oğlu ... ile davacı eşi ...'ın yasal miras payı üzerinde ise herhangi bir tasarrufta bulunmadığını; murisin son istek ve arzularını içerir düzenleme şeklinde vasiyetnamenin mahkeme kararı ile iptal oluncaya kadar geçerliliğini koruduğunu, bu nedenle muris ...'ın vefatından önce şirkette bulunan %43 payının, bir kısım ortakların talebi üzerine vasiyetname uyarınca mirasçılar ve davalı şirket ortakları arasında taksim edildiğini; bu sebeple murisin payları üzerinde el birliği mülkiyeti olduğuna ilişkin yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, Taksimden sonra yapılan dava konusu genel kurulun tüm şirket ortaklarına çağrı yapılarak toplandığını ve tüm kararların, pay defterine uygun olarak hazırlanan hazirun cetveli uyarınca usul ve yasaya uygun olan yeterli çoğunlukta alındığını; bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından verilen davanın kabulü yönündeki kararın kaldırılması gerektiğini, bir an için murise ait payların toplantıda temsil edilmediği düşünüldüğünde dahi dava konusu genel kurulda alınan kararların geçerli olduğunu; ilk derece mahkemesi kararın gerekçesinde murisin 32.250 adet hisseden kaynaklı oyları ile muhalif kalınan 15.375 oyun (Toplam 47.625) genel kurulda alınan kararlar bakımından etkili olduğu değerlendirilmesinde bulunmuşsa da, genel kurul kararlarının TTK 418 maddesinde öngörüldüğü gibi, toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile alındığını, bu nedenle murisin 32.250 adet hissenin oy nisaplarının hesabında olumlu, olumsuz veya çekimser oya dahil edilerek sonuca gidilmesinin mümkün olmadığını; mahkemece murisin paylarının olumsuz oy hesabına dahil edilmesinin bu nedenle hukuka aykırı olduğunu,Muris ait paylar, geçerliliğini koruyan vasiyetname uyarınca taksim edilmiş olup, genel kurul tarihinde murisin herhangi bir payının bulunmadığını, mevcut ortakların tamamına çağrı yapıldığını, eski bir hissedar için tereke memuruna toplantı çağrısı yapılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, kaldı ki murisin terekesi Bodrum 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/2 Tereke sayılı dosyasında atanan tereke memuru Av. ...'ün mahkemeden, murisin ortak olduğu şirketlere ilişkin genel kurul toplantılarında terekeyi temsil etme yetkisi talep ettiğini, mahkemenin █████/2018 tarihli ara karar ile bu talebin daha sonra değerlendirilmesine karar verdiğini, mahkemenin tereke memurunun terekeyi genel kurulda temsil etmesi yönünde herhangi bir karar oluşturmadığını, bu nedenle murise ait payları temsil yetkisi olmayan tereke memuruna dava genel kurul toplantısına katılma çağrısı yapılmasının da mümkün olmadığını, Murisin düzenlediği düzenleme şeklinde vasiyetnamenin iptali talebiyle Bodrum 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyası nezdinde açılan davanın mahkemenin ███████ karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, bu nedenle vasiyetnamenin geçerli olduğunu, genel kurul tarihi itibariyle hazirun cetvelinin gerçeği yansıttığını, eldeki davada, vasiyetnamenin iptali davasında verilen kararın kesinleşmesi beklenmeksizin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
İleri sürerek, açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aksi kanaat hasıl olursa Bodrum 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas, ███████ karar sayılı ilamı ile verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; davalı şirketin █████/2019 tarihinde yapılan 2018 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 2, 3 ve 4 numaralı kararlarının yoklukla malul olduklarının tespitine, aksi halde söz konusu kararların iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece dava konusu kararların yokluk veya butlan nedeniyle hükümsüz olduklarına yönelik talebin reddine, ancak iptal koşulları oluştuğundan, kararların iptaline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bodrum 2 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas, ████████ karar sayılı dosyası kapsamından, █████/2015 tarihinde vefat eden muris ...'ın vasiyetnamesinin açılıp okunmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin █████/2018 gün, ██████████ esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bodrum 3 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası kapsamından; davacı ... tarafından, muris ...'a ait Bodrum 9. Noterliği'nin █████/2014 tarih ... yevmiye numaralı vasiyetnamenin iptali istemi ile açılan davanın ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Dairemizce UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme neticesinde, mahkemece vasiyetnamenin iptali davasının ███████ karar sayılı █████/2021 tarihli kararı ile reddedildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24 Hukuk Dairesi'nin ████████ esas, █████████ karar sayılı ve █████/2024 tarihli ilamıyla esas hakkında yeninden hüküm kurularak, davanın davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davanın davalı ... yönünden esastan reddine karar verildiği; karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin █████████ esas, █████████ karar sayılı ve █████/2024 tarihli ilamıyla temyiz başvurusunun reddedildiği ve istinaf ilamının onanmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Bodrum 1 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/2 tereke sayılı dosyası kapsamından, davacı ... tarafından açılan muris ...'ın terekesinin tespiti istemli davada, mahkemece █████/2017 tarihli ara karar ile murisin terekesine İbrahim Bülbüldere'nin tereke idare memuru olarak atandığı, davanın derdest bulunduğu tespit edilmiştir.
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2018 tarih, ████████ esas, ████████ karar sayılı dosyası kapsamından; muris ...'ın davalı şirketteki paylarının, murisin düzenleme şeklindeki vasiyetnamesine göre mirasçılara intikaline ve pay defterine kaydına dair davalı şirket yönetim kurulu kararının iptalinin talep edildiği, mahkemece davanın kabul edildiği, kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek █████/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalı şirket ortaklarından ...'ın █████/2015 tarihinde öldüğü, davalı şirket paylarının da içinde bulunduğu murisin terekesine ait tüm hak ve borçlar üzerinde, TMK'nun 640. maddesi uyarınca, mirasın paylaşımına kadar tüm yasal mirasçılar arasında elbirliği rejimine tabi miras ortaklığı kurulduğu, öte yandan ... tarafından açılan ve derdest bulunan terekenin tespiti davasında, mahkemece terekeye temsilci atanmış olması karşısında, terekeye dahil hak ve alacaklar yönünden tüm işlemlerin miras ortaklığı adına tereke temsilcisi tarafından gerçekleştirilmek durumunda olduğu, aksi yöndeki davalı istinafının yerinde olmadığı; davalı tarafından murisin vasiyetnamesinin açıldığı ve iptal edilmediği sürece geçerli olduğu ileri sürülmüş ise de; vasiyetnamenin iptaline ilişkin davanın dava konusu genel kurul toplantısının yapıldığı tarihte derdest olduğu, davalı şirket paylarının da içerisinde bulunduğu terekeye konu hak ve borçların, miras paylaşımı yapılmadıkça mirasçılara kendiliğinden geçmeyeceği, öte yandan TMK'nun 600 maddesi uyarınca vasiyetnamenin tenfizinin ise ancak vasiyet alacaklısının vasiyet alacaklılarına karşı açacağı dava ile mümkün olduğu, bu durumda vasiyetnamenin iptali davasının reddedilmiş olması, vasiyetnamenin tenfizini kendiliğinden sağlamayacağından, davalı yanın vasiyetnamenin geçerliğine ve vasiyetnamenin iptali davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğine yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 447. maddesine göre; genel kurulun, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır.
Davalı şirketin sicil kayıtları kapsamından; esas sermayesi 75.000,00-TL olan davalı şirketin paylarının beheri 1,00-TL nominal değerde 75.000 adet paya bölündüğü, muris ...'ın vefatından önce dava şirkette; ...'ın 32.250 adet pay ile %43 oranında, ...'ın 7.875 adet payı %10,5 oranında, ...'ın 7.500 adet pay ile %10 oranında; ...'ın 11.250 adet pay ile %15 oranında, ...'ın 11.250 adet pay ile %15 oranında ve ... Anonim Şirketi'nin 4.875 adet pay ile %6,5 oranında pay sahibi oldukları anlaşılmıştır. Davalı şirket yönetim kurulunca dava konusu genel kurula çağrının Türkiye Ticaret sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, ortaklara ayrıca tebliğ edildiği, ancak Bodrum 1 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/2 tereke sayılı dosyasında mahkemece muris ...'ın terekesine atanan tereke temsilcisine tebliğ yapılmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu genel kurul toplantısının yapıldığı tarih itibarile tereke halen elbirliği hükümlerine tabi olup, mirasçılar arasında terekenin temsili hususunda iradi bir temsilci seçimi yapılmadığı, genel kurulda murisin terekesinin ancak mahkemece atanmış temsilci aracılığı ile temsil edilebileceği, ancak tereke temsilcisine çağrı yapılmadığından, terekenin sahip olduğu %43 oranındaki payın genel kurulda temsil edilmediği, somut olayda çağrı usulsüzlüğü değil, çağrının yokluğu durumunun bulunduğu, çağrı yokluğu nedeniyle, dava konusu genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde oldukları, mahkemece bu gerekçeler anılan kararların yokluğuna karar verilmesi gerekirken, iptal kararı verilmesi yerinde değil ise de; davacılar tarafından bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı da gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince verilen kararın sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmış, davalı yanın aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı da benzer mahiyettedir).
Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair oyçokluğu ile ve aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Somut olayda; murisin terekesini temsilen tereke temsilcisine tebligat yapılmamış olması toplantıya çağrı yokluğu değil, çağrı usulsüzlüğü mahiyetindedir. Çağrı usulsüzlüğü tek başına yokluk veya butlan sebebi olmayıp, TTK'nun 446/1-b fıkrası uyarınca iptal davası açma hakkını doğurur. Bu durumda davacılar bakımından iptali talep edilen genel kurul kararları bakımından terekeyi temsil eden payların hariç tutularak, dava konusu kararlar bakımından toplantı ve karar nisaplarının oluşup oluşmadığı, TTK'nun 445 maddesi uyarınca iptal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyor, muhalif kalıyorum. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!