Anahtar kelimeler: Zmms Bam Esaskarar Otomobil Alkollü Yazildiği Poliçesi Sürücü Sevk Plakalı

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ35. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ ESAS - ███████ KARARDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinde ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı davalıya ait ve dava dışı alkollü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil cinsi aracın 18.09.2022 tarihinde tam kusurlu olarak sebep olduğu kazada, zarar gören ... plakalı araç için poliçe limiti dahilinde de (toplam teminat tutarı 100.000,00 TL) 23.750,00 TL hasara uğrayan araç ilgilisine maddi hasar, 51.088,44 TL servise maddi hasar, 2.629,27 TL servise maddi hasar, 300,95 TL servise maddi hasar, 22.231,34 TL hasara uğrayan araç ilgilisine değer kaybı olmak üzere 100.000,00TL toplam ödeme (bütün poliçe limiti) yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü ve tam kusurlu olduğu sabit olduğundan Trafik Poliçe Genel Şartları B4'ye göre, sigorta şirketinin 3. kişilere ödediği tutarları sadece ve münhasıran sigorta sözleşmesinin akidi olan sigorta ettirenden rücuen talep edebileceğini, davalı aleyhine Ankara (kapatılan)10. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapılarak şimdilik 100.000,00 TL asıl alacağın ve ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen 4.290,41 TL yasal faizin, kusur ve tazminat tutarına ilişkin fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla tahsili istenmişse de, davalının haksız yere borca itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu, öncelikle dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu belirterek, davalının haksız itirazının İ.İ.K.nın 67. maddesi gereğince iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazanın gerçekleştiği tarihte müvekkilinin aracını, araç üzerinde ekonomik, hukuki ve fiili hiçbir hakimiyeti kalmayacak şekilde uzun süreli olarak ... Reklam Oto Kiralama Otomotiv Tur. Org. San. ve Tic. Ltid. Şti'ne kiraladığını, bu nedenle Karayolları Kanunu 3. maddesi uyarınca işleten olmadığını, bu sebeple sorumluluğu bulunmadığını, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının sigortalısı ile davalının karıştığı trafik kazasında sigortalı araçta meydana gelen hasarın sigortacı tarafından tazmin edildiği, kusurlu davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemi ile eldeki davanın açıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tarafların kusurlu hareketlerinin belirlendiği, mahkemece de davalı yanın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davalı yanın aksi yöndeki savunmalarına dosya kapsamı ve kaza tespit tutanağının aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğu gözetilerek itibar edilemeyeceği, bu hali ile davacının sigortalıya yaptığı ödemenin tahsili isteminin yerinde olduğu, ancak ödemesi gereken gerçek zararın tazminini talep edebileceği, bilirkişi tarafından rücuen tahsili talep edilebilecek miktarın belirlendiği, davalının zarardan sorumlu olduğu, kaldı ki uzun süreli kiralama nedeniyle sigorta şirketinin ancak kendi sigortalısına rücu davası açabileceği be nedenle davalı yanın husumet itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve bilirkişi raporunda belirlenen miktarın rücuen tahsil edilmesine ilişkin talebin yerinde olduğu, alacak yargılamayı gerektirmekle likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi GEERKTİĞİ anlaşıldığından “Davanın kabulü ile; Ankara 6.Genel İcra Dairesinin ███████████ E. sayılı dosyasında davalı tarafın itirazın iptali ile takibin aynen devamına, ” karar verilmiş; karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde; aracı uzun süreli olarak kiraya verdiğinin sabit olduğunu, işleten sıfatının bulunmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇEİstinaf talebinde bulunan davalı ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;Dava, davacı tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan aracın, karıştığı kaza nedeniyle zarar görene yapılan ödemenin KTK’nın 95/2 maddesi ve ZMMS Genel Şartları B.4 maddesi (sürücünün alkollü araç kullanması ve tam kusurlu olması ) gereğince sözleşmeye dayalı olarak rücuen akidinden (sigortalıdan) tahsili istemiyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 inci maddesinde; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise; “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş ve Kanun koyucu 91/1 inci maddede işletenlerin, bu Kanun’un 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarını zorunlu kılmıştır.Anılan maddede düzenlenen ve uygulamada “Trafik Sigortası” olarak da adlandırılan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, karayollarında motorlu araç işletenin üçüncü kişilere verdiği bedensel zararlar ve eşya zararlarından dolayı onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvence altına alan, bir yandan sigorta ettirenin üçüncü kişilere verebileceği zararlardan dolayı sigorta ettirenin mal varlığındaki azalmayı önlemeyi, diğer yandan da sigorta ettirenin eyleminden zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının giderilmesini amaçlayan, hem sigorta ettiren hem de onun eylemiyle zarar gören kişilerin menfaatlerini dengeleyen kendine özgü bir sigorta türüdür (Rauf Karasu: Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, Ankara 2016, s. 22).2918 sayılı Kanun’un 95 inci maddesi ile sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin Kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği hüküm altına alınmıştır.Burada düzenlenen rücu hakkı kaynağını sigorta sözleşmesi ilişkisinden almaktadır.Eş söyleyişle; bu rücu hakkı kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve Kanun gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacının, bu hakka dayanarak kendi akidine dönmesini sağlamaktadır (Işıl Ulaş: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012, s:1010 ).Bu yönde açılan rücu davası, temelinde sözleşmeye aykırılık hükümlerine dayalı bir davadır ve dava konusu talebin muhatabı sözleşmenin karşı tarafı yani sigorta ettirendir. Sigortaya konu aracın uzun süreli kiraya verilmesi nedeniyle sigorta ettirenin işleten sıfatını haiz olup olmaması sigorta ettiren ile kiracı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirir ve 2918 sayılı Kanun’un 95/2 inci maddesine dayalı olarak görülen rücu davası yönünden hüküm ifade etmez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.12.2023 tarih ve 2022/4-1129 Esas, █████████ Karar sayılı ilamı).Davaya konu Poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları B.4-c maddesinde; "Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” rücu sebebi olarak düzenlemiştir.Talebin dayanağı 2918 sayılı Kanun’un 95/2 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4-c maddesi olup, kaza tarihi itibariyle sigortalı aracın ZMMS poliçesi davalı adına düzenlenmiş olup, ileri sürülen bu sübjektif hakkın muhatabı, “sigorta ettiren” yani davalı olduğundan davalının taraf sıfatının bulunduğu açıktır. Davalının aracı üçüncü kişiye uzun süreli kiraya vermesi nedeniyle işleten sıfatını haiz olmaması söz konusu madde anlamında husumeti ortadan kaldırmaz. Bu nedenle davalı tarafın husumete yönelik istinaf itirazları yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, davalı tarafın istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme kapsamında usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 7.124,07TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.781,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.343,07TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.