Anahtar kelimeler: Müvekilli Yazılım İşleyişine Satım Lisans Olacak Ürünlerinin İlamda İmzalandığını Özetle

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas - ███████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekilli şirket ile davalı şirket ve dava dışı üç şirket arasında 06.04.2018 tarihinde "Son Kullanıcı Lisans ve Satış Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme hükümlerine ve müvekkili şirketin işleyişine uygun olacak şekilde yazılım ürünlerinin hazırlanması yazılım ve donanımların satışı, satış sonrası desteği konularında anlaşıldığını, müvekkili şirketin sözlemeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı şirketin yazımları, taahhütlerini ve hizmetlerini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkili şirketin sözleşmeyi haklı sebeplerle feshettiğini, fesih gerçekleşme den önce müvekkilinin zararı karşısında iki adet fatura düzenlendiğini, faturaların davalıya posta yoluyla gönderildiğini ancak davalının faturaları teslim almaması nedeniyle bu kez Eskişehir 1. Noterliğinin ihtarnamesi ile davalıya teslim edildiğini ancak davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğinden bahisle fatuları iade ettiğini iddia ederek; taraflar arasındaki Son Kullanıcı Lisans ve Satış Sözleşmesinde davalının sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle müvekkilinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 41.008,20 TL maddi zararın 30.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; bahse konu sözleşmeye dayalı olarak kesilen faturaların davacı tarafından ödenmemiş olması sebebiyle müvekkili tarafından.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, icra takibinin kesinleştiğini ve davacı tarafından ödenmiş olduğunu, davacı tarafından İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyası ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak istirdat davası açıldığını ve davanın reddedildiğini, davanın istinaf incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, her ne kadar sözleşmeye aykırılık sebebine dayanılsa da huzurdaki davanın özü itibariyle cebri icra tehdidi altında ödenen bedelin iadesi yani istirdat davası olduğunu, bu anlamda daha önce açılmış ve kesinleşmiş mahkeme kararı olduğu için kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ".......İcra Müdürlüğünün .....E. Sayılı dosyasında davalı ....Şti. Tarafından davacı ....Şti aleyhine toplamda 7.796,18-USD tutarında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz etmeyerek takibin kesinleştiği akabinde, 07.05.2019 tarihinde borçlunun icra dosyasına dosya borcunu yatırdığı, ardından yatırdığı bedelin iadesi talepli İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████E.-████████K. Sayılı dosyadan davacı tarafından iş bu davamızın davalısı ile aynı taraf olan davalıya karşı ikame ettiği davadaki mahkemece söz konusu davanın mahiyetinin istirdat davası niteliğinde olduğunun belirlenmesi ile birlikte, cebri icra tehdidi altında ödenen bedellerin ödendiği tarihten itibaren iadesinin yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde istenmediği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince esastan reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Olayları anlatmak taraflara, hukuki niteleme hakime aittir. Farklı talepler gibi görünse de, davaların dayanağını aynı ödemeler oluşturmakta olup, burada dava şartı olan kesin hüküm kavramı devreye girmektedir. HMK 114/1-i maddesine göre aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması, dava şartıdır. Dava şartı olarak belirtilen "kesin hüküm" olgusu sonradan giderilebilecek bir dava şartı değildir. Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) amacıyla hukuk yargılama sistemimizde yer almaktadır. Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılamaması amacını gütmekte olup, mahkememizde ikame edilen davanın kesin hüküm nedeniyle..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasında 06.04.2018 tarihli "Son Kullanıcı lisans ve Satış Sözleşmesi ile Ek 2 ... Fiyat Teklif" sözleşmesi imzalandığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının ise borçlarını yerine getirmediğini, bekletici mesele yapılan İstanbul 5. ATM'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasının kesinleşmesi sonucunda başkaca bir inceleme yapılmaksızın davanın kesin hüküm nedeniyle reddedildiğini, mahkeme kararının hukuki olmadığını, kesin hüküm olgusunun gerçekleşmediğini, dava konularının aynı olması gerektiğini, konuların aynı olmadığını, ilk davanın hüküm fıkrasının İİK'nin 72.maddesinde düzenlenen istirdat davası niteliğinde olduğundan bahisle davanın hak düşürücü sürede ikame edilmediği gerekçesiyle reddedildiğini, iş bu davadaki talebin, davalının sözleşmeye aykırılığı sebebiyle uğranılan maddi zararın tazmini olduğunu, ilk davada cebri icra tehdidi altında ödenen borçlu olunmayan paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi hakkında ve usule ilişkin ir karar verildiğini, istirdat davasının sebepsiz zenginleşmenin özel bir görünümü olduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi olmadığında da söz konusu olabileceğini, iş bu davada talep edilen yazılım bedeli konulu fatura alacağı olduğunu, İstanbul 16. ATM dosyasında bunun dava konusu edilmediği gibi bu alacak içinde takip başlatılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, Son Kullanıcı Lisans Ve Satış Sözleşmesine aykırılık nedeniyle uğranılan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, taraflar arasında 06.04.2018 tarihli "Son Kullanıcı lisans ve Satış Sözleşmesi ile Ek 2 ... Fiyat Teklif" sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede; davacının kullanıcı olarak yer aldığı, iş bu davanın 28.04.2023 tarihinde açıldığı, davacı tarafça 09.04.2021 tarihinde davalı hakkında açılan davanın ise icra takibi sonucunda ödenen bedellerin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince istirdat istemine ilişkin olduğu, ilgili dava dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşme kapsamında; sözleşmenin haklı nedenle feshinden sonra iade faturasının gönderildiği, davacının faturaları iade ettiğini, sözleşmenin 11.01.2019 tarihinde haklı nedenle davacı tarafça feshedildiğini, davalı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmenin haklı nedenle feshine neden olmasına rağmen.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında; sözleşme bedelinin tahsili için takip başlattığını, müvekkilinin banka hesaplarındaki haczin kaldırılması ve daha fazla yaptırıma maruz kalmamak için cebri icra tehdidi altında icra dosyasına 07.05.2019 tarihinde 37.559,06 TL ödemek zorunda kaldığını iddia ederek, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince icra dosyasına ödenen 37.559,06 TL'nin tahsilini talep ettiği, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar ve 01.12.2021 tarihli kararı ile davanın hak düşürücü süre içerisinde ikamet edilmediği gerekçesiyle reddedildiği, davacı tarafça söz konusu mahkeme kararının reddinden sonra 28.04.2023 tarihinde sözleşmeye aykırılık nedeni ile iş bu davayı açmış olduğu, dava dilekçesinde; sözleşme maddelerine yer verildiği, gerekçesinde; davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle 24.04.2018 tarihinde... Yazılım için ödediği 3.449,14 TL ile 07.05.2019 tarihinde ...Yazılım için ödediği 37.559,06 TL olmak üzere toplam 41.008,20 TL maddi zarara uğradığını iddia ederek bu bedelin tahsili için iş bu davayı açmış olduğu, ayrıca davalı şirket tarafından dava dışı ... ... Ltd Şirketi aleyhine İstanbul 5. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında dava açtığı, birleştirilen 16 ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında ...... ... AŞ aleyhine birleştirilen İstanbul 19. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında... ... Ltd Şirketi hakkında itirazın iptali istemli dava açtığı, söz konusu dosyadaki davalıların taraflar arasında düzenlenen diğer kullanıcı şirketler olduğu, mahkemenin 16.11.2020 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davaların reddedildiği, istinaf incelemesi sonucunda Dairemizin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 19.09.2024 tarihli karar ile reddedildiği, mahkemece açılan bu davada İstanbul 16. ATM'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenildiği ve reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
HMK’nın 303. maddesinde düzenlenen kesin hüküm, bir dava şartı olup, kamu düzenine ilişkindir. Bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda, aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması hâlinde, ikinci dava kesin hüküm nedeniyle, esasa girilmeden, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Kesin hükmün oluşması için davanın taraflarının, müddeabihinin ve dayanılan vakıaların her iki dava için de aynı olması ve ilk kararın kesinleşmiş olması gerekmektedir. Kesin hükümden söz edilebilmesi için HMK'nın 303. maddesi uyarınca her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ilişkin talep sonucunun aynı olması gerekir. Bu davada, taraflar aynı olduğu gibi davanın konusu her ne kadar tazminat olarak nitelendirilmiş ise de istirdat davasına konu olan fatura alacaklarının tahsiline ilişkindir. Hukuki tasnif hâkime ait olduğundan mahkemenin kabulünde belirttiği üzere her iki dosya arasında kesin hüküm ilişkisi bulunmaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.04.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!