Anahtar kelimeler: Baroların Suçlarla Organlarındaki İmkanın İşledikleri Görüşü Eylem Basit Avukatlık Suçlar
6. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Basit tehdit
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Her ne kadar temyiz talebine konu mahkumiyet hükmü miktar itibariyle temyize tabi değil ise de, sanığın suça konu eylem, sanığın avukatlık görevi sırasında gerçekleştiği, 17.07.2020 tarihli ve 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesiyle değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/5.maddesinde düzenlenen "Avukatların, avukatlık veya ... ya da baroların organlarındaki görevlerinden ... veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz." hükmü uyarınca avukatların avukatlık görevi sırasında işlediği suçlarla ilgili temyiz yoluna başvuru imkanın bulunduğu anlaşılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edeni hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin, 26.12.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın katılandan yapılan mükerrer tahsilata ilişkin açılan menfi tespit davasının katılan lehine sonuçlandığına, tanık ...'ün anlatımlarına itibar edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, tanığın beyanları ile katılanın beyanları arasında çelişki oluşmadığına, tanık ...'ün beyanları ile sanığın tehdit suçunu işlediğinin açıkça ortaya konduğuna, icra memuru olan tanık ...'nin beyanlarının tamamen varsayıma dayalı olduğuna, icra memurlarının neredeyse her gün böyle durumlarla karşı karşıya kaldığına, bu nedenle her mahalde olup biteni hatırlamalarının kendilerinden beklenemeyeceğine, böyle bir durumu icra memurunun tutanağa geçmemiş olmasının daima karşılaşılan bir durum olduğuna, haciz mahalinde işlenen suçların çoğunun yargıya taşınmadığına, yargı mensubu olarak avukatlar ve memurların birlikte ve müşterek amaçlı hareket ettiğine, bu tür olayları tutanağı geçmediklerinin herkesçe bilindiğine, tanık ...'nin beyanlarına değil tanık ...'ün beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, beraat kararının hukuka aykırı olduğuna ve bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyasının içeriğine göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!