Anahtar kelimeler: Sarayı Kör Erbaa Asma Tavan Kasa Talepli Taşeron Şart Başkan

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No
: ████████ - Karar No:████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E-████████ K
DAVANIN KONUSU
: Alacak, Cezai Şart (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve cezai şart talepli davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili özetle; taraflar arasında Erbaa Adliye Sarayı inşaatı kapsamındaki kör kasa, asma tavan vs. işlerin davalı taşeron tarafından yapılması, işlerin camlı krom korkuluklar hariç 20.04.2018 tarihinde bitirilmesi, hakedişlerin %15 oranında kesilerek ödenmesi, iş bedelinin KDV dahil 338.000 TL olması ve malzemelerin şantiyede tesliminden itibaren 4-5 aylık çeklerle ödeme yapılmasına ilişkin eser sözleşmesi akdedildiğini, davalının işleri süresinde ve tam olarak yerine getiremediğini, sözleşmenin 14. maddesi gereğince 50.000 TL tazminat (cezai şart) ödemesi gerektiğini, 2018/4 D.İş sayılı dosyada ayıplı olup, tadilatı gereken ve eksik işler bedelinin 60.218,10 TL olduğunun rapor edildiğini, müvekkilinin işi tamamlattığını öne sürerek 60.218,10 TL alacak ile 50.000,00TL cezai şartın şimdilik 20.000 TL'sinin tahsiline karar verilmesini dava etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen █████/2020 tarih, ████████ E-████████ K sayılı kararı davalı vekilince istinaf edilmiş olmakla, Dairemizin █████/2022 tarih, ████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararı üzerine ilk derece mahkemesince: Dosya arasına sözleşme, hakedişler, kabul tutanakları ve tespit dosyaları alınıp, BAM kaldırma kararı doğrultusunda keşif icra edilerek bilirkişi raporu alındığı, 10.01.2025 tarihli Bilirkişi heyet raporunda; Davacının iddia etiği dava konusu yapıda davacı ile davalı arasında yapılmış olan iş akdine göre fazladan yapılmış imalatların toplam maliyeti 7.000,00 TL+ 75.000,00 TL + 4.500,00 TL+ 2.170,00 TL + 11.520,00 TL + 27.000,00 TL + 90.000,00 TL = 217.190,00 TL olarak hesaplandığı, davacı ile davalı arasında yapılmış olan iş akdine göre Eksik yapılan işlerin tutarı; 7.065,00 TL + 19.191,50 TL+ 31.611,60 TL + 950,00 TL=58.818,10 TL olarak hesaplandığı, davalının davacıdan 217.190,00 TL — 58.818,10 TL =158.371,90 TL anapara alacağının olduğu, (işin teslim tarihi █████/2018 tarihinden) Rapor tarihi itibari ile Yasal Faizi 110.070,64 TL olmak üzere Toplam: 268.442,54 TL olarak hesaplandığı, BAM kaldırma kararı doğrultusunda talimat dosyası ile keşif icra edilmek suretiyle bilirkişi heyetinden BAM kaldırma kararı doğrultusunda rapor tanzimi istenildiği davalı tarafından fazladan yapılan imalatların toplam maliyetinin 217.190.TL olduğu, davalının sözleşme kapsamında eksik yapılan işler toplamının 58.818,10.TL olduğu, 217.190 TL - 58.818,10 TL = 158.371,90 TL davalının anapara alacağının bulunduğu, bu haliyle davacının eksik ve ayıplı imalat nedeniyle alacağının bulunmadığı, davalının fazladan imalat yaptığı, fazla imalatın sözleşme bedelinin yarı bedelinden fazla olduğu, cezai şart koşullarının oluşmadığı, anlaşılmakla açık ve ayrıntılı 10.01.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunda belirtilen kalemler ve maliyet hesabı aynen kopya edilerek düzenlendiğini, Mahkeme kararı ile alınan bilirkişi kurulu raporlarında “ilave iş yapıldığı iddia edilen” ifadesine yer verilmek suretiyle de zaten davalı tarafın fazla imalat iddiasının soyut bir iddia olduğunu, yerinde sayma ve ölçme işlemi ile tespit edilmeden düzenlendiğinin teyit edilmediğini, bunun yanında, raporun ikinci maddesindeki “... götürü bedelli sözleşme kapsamındaki imalat kalemlerinde miktar fazlası olduğunda ayrıca iş bedeli talep edilemeyeceği gözetilerek projenin celbi ile sözleşme kapsamındaki iş kalemlerinde yapılmış ise, bunların iş bedellerinin yapıldıkları yıl mahalli rayiciyle tespit edilmesi için rapor düzenlenmesi istenilmektedir.” ifadesi yer aldığı halde, ne söz konusu projenin ilgili idareden celbi ve ne de projeye göre fazla imalat olup olmadığının tespiti işlemine dair raporda bir bilgi yer almadığını, sonuç olarak, işin projesi celp edilerek işin yerinde varsa fazladan ilave imalatların tespitinin yapılmadığını, dolayısıyla davalının ilave işler yapıldığı iddiasının ispat edilemediğini, kaldı ki, ilave işler olsa bile “götürü bedelli sözleşme kapsamında imalat kalemlerinde miktar fazlası olduğunda ayrıca is bedeli talep edilemeyeceği" hususunun Ankara BAM 27. Hukuk Dairesi'nin dava ile ilgili 13.10.2022 tarih, ████████ E. ve █████████ K. sayılı kararında belirtildiğini, bu nedenle, ilave işler yapıldığı iddiasının adeta doğru olduğu varsayılarak dosya üzerinden değerlendirme suretiyle düzenlenen bu bilirkişi kurulu raporunun öncelikle ilave işler iddiası ve tarafların alacakları arasında yapılan mahsup işlemi yönünden hukuka açıkça aykırı olduğunu, Ankara 6. Ticaret Mahkemesi'nin 02.07.2025 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı davanın reddi kararının gerekçesinde; “BAM kaldırma kararı doğrultusunda talimat dosyası ile keşif icra edilmek suretiyle bilirkişi heyetinden BAM kaldırma kararı doğrultusunda rapor tanzimi istenilmiş, davalı tarafından — fazladan yapılan imalatların toplam maliyetinin 217.190.TL olduğu, davalının sözleşme kapsamında eksik yapılan işler toplamının 58.818,10.TL olduğu, 217190.TL-58.818,10.TL=158.371,90.TL davalının anapara alacağının bulunduğu, bu haliyle davacının eksik ve ayıplı imalat nedeniyle alacağının bulunmadığı,davalının fazladan imalat yaptığı, fazla imalatın sözleşme bedelinin yarı bedelinden fazla olduğu, cezai şart koşullarının oluşmadığı, anlaşılmakla açık ve ayrıntılı 10.01.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak” hüküm kurulduğu belirtilmiş ise de, öncelikle, mahkemenin gerekçeli kararında, “BAM kaldırma kararı doğrultusunda talimat dosyası ile keşif icra edilmek suretiyle bilirkişi heyetinden BAM kaldırma kararı doğrultusunda rapor tanzimi istenilmiş” denildiğini ancak, bilirkişilerin işin yerinde BAM kararı doğrultusunda keşif işlemi yapıldığına dair dosyada bir bilgi bulunmadığını, yukarıda açıklandığı gibi, 10.01.2025 tarihli Bilirkişi Raporunda, davalı vekilinin delil tespit dilekçesinde belirtilen soyut iddiaları yerinde hiçbir sayma ve ölçme vb. işlem yapılmadan aynen kopya edilerek alındığını ,ayrıca, BAM kaldırma kararında “projelerin celbi ile sözleşme kapsamındaki is kalemlerinde projeye göre faydalı ve yasal, farklı ve fazla imalat yapılmış ise, bunların is bedellerinin yapıldıkları yıl mahalli rayiciyle tespit edilmesi” gerektiği belirtildiği halde, ne projenin celbi ve ne de projeye göre fazla imalat olup olmadığının tespiti yapılmadığını, mahkemenin davanın reddine dair gerekçeli kararında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 480. maddesine atıf yapılarak; “Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni kaşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir.” hükmüne yer verildiği halde, davanın reddine karar verilmesinin anlaşılamadığını, zira, taraflar arasındaki taşeron sözleşmesinin de götürü bedel sözleşme olduğunu, bu hükme göre ilave işler sözleşme dışı kabul edilmekte ve bedelin ödenmeyeceğini, nitekim, Ankara BAM 27. Hukuk Dairesi'nin dava ile ilgili kararında da bu hususun belirtildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 526 vd. maddelerine göre; sözleşme dışında iş ve imalâtlar yapıldığı iddiasının yüklenici tarafından ispatlanması, iş sahibinin yararına olduğunun anlaşılması halinde, vekâletsiz iş görme hükümleri söz konusu olabileceğini, 6098 Sayılı Kanun'un 529. maddesinin; “İşsahibi, işin kendi menfaatine yapılması hâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür. ...” hükmüne göre, ilave işlerin kanıtlanması halinde ve şartları varsa bu konuda işin asıl sahibi olan kamu idaresi yetkili ve sorumlu olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik kararlarının da bu yönde olduğunu, öncelikle ilave işler yapıldığı iddiası ispatlanmadığını, bunun yanında, Türk Borçlar Kanununun 480. maddesi hükmü uyarınca götürü bedel sözleşmelerde ilave işlerin bedeli ödenmesi gerektiğini, diğer taraftan, sözleşme dışı ilave işlerin ilgili idareye ait projeye yararlı ve zorunlu olduğunun idarece uygun görülmesi halinde ancak bedeli işin asıl sahibi olan Adalet Bakanlığı'ndan talep ve dava konusu edilebileceğini, müvekkilinin sözde ilave işlerin yapılması konusunda davalı alt taşerona hiçbir talimat vermediğini, götürü bedelin sözleşmede davacı müvekkilinin işin gerçek sahibi konumunda da olmadığını, ispat edilmemiş sözleşme dışı ilave işlerin bedelinin bu konuda açılmış bir karşı dava da olmaksızın, 10.01.2025 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda alacak miktarları arasında yapılan mahsup işlemi ve davalının alacaklı olduğu yönündeki değerlendirme dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve cezai şart talepli olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı ... Madencilik Gıda Nakliyat Savunma Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. Tarafından inşa edilen binanın onaylı projesine uygun olarak sözleşmenin 7.maddesinde sayılan 11 kalem için malzemeli olarak yapım işçiliğinin davalı .../... tarafından KDV dahil 338.000,00 TL bedelle üstlenildiği, buna ilişkin taraflar arasında 10.11.2017 tarihli sözleşmenin imzalandığı tarafların kabulünde olup ihtilafsızdır.
Dava, davalı tarafından yapılan işlerde eksik ve ayıpların bulunduğu, davacı tarafça tespit yaptırılarak tamamlandığı iddiasına dayalı alacak ve sözleşmenin 14.maddesine göre cezai şartın tahsili istemlerine ilişkin olup, davalı tarafça sözleşme kapsamında eksik ve ayıplı iş olmadığı, sözleşme dışı işler yaptığı iddiasıyla davanın reddi talep edilmiştir.
Mahkemenin 22.10.2022 gün ████████ E, ████████ K sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına ilişkin davalının istinaf talebi üzerine Dairemizin 13.10.2022 gün ████████ E, █████████ K sayılı ilamında "Götürü bedelli eser sözleşmelerinde eksik iş ve fazla ödeme iddiası yönünden inceleme yapılırken öncelikle yüklenicinin sözleşme kapsamında eksik ve ayıplı imalatların götürü bedel kapsamında üstlendiği işe oranının belirlenmesi ve bu oran dikkate alınarak sözleşme kapsamında hak kazandığı iş bedelinin belirlenmesi, yapıldığı iddia edilip kanıtlanan ödemeler mahsup edilerek yüklenicinin bakiye alacağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi, eksik ve ayıplı işler yönünden yapıldıkları tarihteki piyasa rayiciyle varsa yüklenicinin bakiye alacağından mahsup edilerek eksik işler bedeli talep edilip edilemeyeceği değerlendirilmek gerekirken taraflarca ayrı ayrı yaptırılan tespit raporları farklı tespitler içermesine rağmen keşif icra edilmeksizin dosya üzerinden incelemeyle düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması ve yine davalı tarafça sözleşme dışı iş yapıldığı iddiasında bulunulmuş olup, götürü bedelli sözleşme kapsamındaki imalat kalemlerinde miktar fazlası olduğunda ayrıca iş bedeli talep edilemeyeceği gözetilerek projelerin celbi ile sözleşme kapsamındaki iş kalemlerinde projeye göre faydalı ve yasal, farklı ve fazla imalat yapılmış ise, bunların iş bedellerinin yapıldıkları yıl mahalli rayiciyle tespit edilmesi, bu değerlendirmeler kapsamında cezai şart talebi de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken..." davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının belirtilen gerekçelerle eksik incelemeye dayalı olarak kaldırılmasına, kaldırma kararı gereğince inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, mahkemesince Dairemiz kaldırma kararı sonrası talimat yoluyla mahallinde keşif yapılmak suretiyle alınan 10.11.2025 günlü rapor esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, Dairemiz kaldırma kararında onaylı projesi getirtilerek taraflar arasındaki sözleşme kapsamından onaylı projeye uygun yapılması gereken imalatlarla yapılan imalatlar noktasında götürü bedel kapsamında kalıp kalmadığı denetlenmek suretiyle onaylı proje kapsamı dışında yapıldığı anlaşılan imalatlar yönünden faydalı, yasal ve fazladan imalat bulunup bulunmadığı denetlenmek suretiyle, sözleşme kapsamındaki imalatlar yönünden yine kaldırma kararında belirtildiği üzere her bir kalemin sözleşmedeki oranı, bu kalemlerin yapılma oranı, bu orana göre her bir kalemin sözleşmedeki bedelleri belirlenerek yüklenicinin talep edebileceği toplam hakediş alacağı, ispatlanan ödemelerin mahsubu ile sözleşme kapsamında bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, onaylı proje haricinde fazladan yapıldığı ve faydalı imalat olarak tespit edilen imalatların ise yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçleri belirlenmek ve mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanan bu tutara KDV dahil olduğundan ayrıca KDV eklenmeksizin hesaplanacak şekilde onaylı projenin mahallinde denetlenmesini de sağlayacak şekilde keşif de yapılarak alınacak bilirkişi raporu, bu rapora itiraz edilmesi durumunda itirazları karşılar nitelikte ek rapor/ek raporlar alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaldırma kararımızda belirtilen hususlara ilişkin onaylı projeler getirtilmeden ve hiçbir inceleme, değerlendirme yapılmaksızın Erbaa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/7 D.İş sayılı tespit dosyasındaki rapor esas alınarak yukarıda açıklanan ilke ve esaslara uygun olmayacak şekilde, denetlenebilir nitelikte bulunmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih ve ████████ E-████████ K
sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 29.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!