Anahtar kelimeler: Usûlüne İçermeyen Kanunî Müdafileri Müdafilerinin Ret Görüşü Haftalık Sebebi Taksirle

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet, istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, ret, onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan ..., katılanlar ..., ... vekilleri ve sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;Katılan ...'ın temyiz istemi yönünden; katılanın usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanunî süre içerisinde 10.10.2024 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.Sanıklar müdafilerinin, katılanlar ... ve ... vekillerinin temyiz istemleri yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6, 63/1. Maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, kararın sanıklar müdafiileri, mağdurlar ..., ... ve ... vekili ile mağdurlar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde mağdurlar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurusunun CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddine, Sanık ... hakkındaki hükme yönelik sanık ... müdafii ile mağdurlar ..., ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine, sanık ... hakkındaki hükme yönelik sanık ... müdafii ile mağdurlar ..., ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... müdafiinin ve katılan ...'ın temyiz isteminin reddine, sanık ... müdafinin, katılanlar ... ile ... vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan ...'ın temyiz sebepleri; mağdur edildiğine, masraflarının karşılanmadığına, zararlarının karşılanması talebine ilişkindir.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların bilinçli taksirle söz konusu kazaya sebep olduğuna, takdir edilecek cezalarda indirim yapılmaması ve cezanın üst hadden tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında verilecek cezanın üst sınırdan başlatılmasını ve takdiri / yasal indirim sebeplerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; Kaza mahallindeki yol durumu nedeniyle kazanın oluşumunda ... Genel Müdürlüğünün asli kusurlu olduğuna, bilirkişilerin bu hususu irdelemediklerine, kazaya sebep olan cebin , yol yapım tekniğine aykırı yapıldığına, eksik inceleme ile hatalı karar verildiğine, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasına ve lehe olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın kusuru olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığa hızını yavaşlatmadığı iddiasıyla kusur atfedilmesinin hatalı olduğuna, kazaya tam ve asli kusuruyla ...'ın sebep olduğuna, ceza miktarına, temel cezanın asgari had aşılarak tayin edilmesi suretiyle orantılılık ilkesine aykırı davranıldığına, kazada ölen ve yaralananların emniyet kemeri takmayarak kusurlu olduklarına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasına, sanığın ehliyetine el konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.09.2016 günü saat 01.15 sıralarında azami hız limitinin 50 km/h olduğu meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız, yağmurlu havada, sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otobüs ile bölünmüş zemini ıslak asfalt karayolunda ... istikametinden ... istikametine seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, yolun karşısında sol tarafında bulunan akaryakıt istasyonuna girmek için orta refüj aralığından sola dönüşe geçtiği esnada otobüsünün sağ yan arka kısımlarına, bölünmüş karayolununun ... istikametinden gelmekte olan sanık sürücü ...'un sevk ve idaresindeki otobüsün çarpması sonucu iki kişinin öldüğü, yirmi kişinin yaralandığı, katılanlardan on iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, dört kişinin hayat fonksiyonlarını orta (3.) derece etkileyecek şekilde, bir kişinin ağır (4.) derece etkileyecek şekilde, üç kişinin ağır (6.) derece etkileyecek şekilde, ayrıca nitelikli yaralanan bu sekiz kişinin kemik kırıklarından harici olarak ikisinin yüzünde sabit iz kalacak şekilde, birinin duyu ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yarandıkları olayda, dosya içeriği ve birbiriyle uyumlu olan kaza tespit tutanağı, trafik bilirkişi raporu ve ... Trafik İhtisas Dairesinin raporları doğrultusunda sanık ...'ın idaresindeki otobüs ile seyri sırasında olay mahallinde yolun karşısında sol tarafıda bulunan akaryakıt istasyonuna girmek için orta refüj aralığından sola dönüşe geçmeden evvel bölünmüş yolun karşı yön bölümünden gelip düz devam etmek suretiyle kavşağı geçmek isteyen diğer sanık ... idaresindeki otobüsün hızını ve konumunu dikkate alması gerekirken bu hususa riayet etmeyip güvenle duramayacak hızla yaklaşmakta olan otobüse ilk geçiş hakkını vermeden kontrolsüzce dönüşe geçmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, sanık ...'un ise idaresindeki otobüs ile seyri sırasında olay mahalli kavşağa yaklaşırken istakimetinde bulunan trafik işaret ve levhalarına dikkata almayıp, mahal şartların üzerinde bir hızla gittiği sırada kavşağa geldiğinde bölünmüş yolun karşı yön bölümünden gelip orta refüj aralığından sola dönüşe geçerek istikamet şeridine giren diğer sanık sürücü idaresindeki otobüse karşı zamanında etkin tedbir almadığı, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede kusurlu olduğu kabul edilerek sanıkların eylemlerine uyan taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.2. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde sanık ... hakkındaki hükmün yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, sanık ... hakkında ise iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden eksik cezaya hükmolunması, sanığın kendisine hitap eden birden çok uyarıcı levhayı, vaktin gece oluşunu, yolda aydınlatma bulunmayışını dikkate almadan 100 km/s hızla seyrine devam edip kendi şoförlüğüne, tecrübesine güveni sebebiyle herhangi bir kazanın gerçekleşmeyeceği ya da kaza tehlikesi gerçekleşse dahi bunu önleyebileceği düşüncesi ile kural ihlalinde bulunarak geldiği olay mahallinde, mahal hız limitinin iki katı bir hızla sanık ...'ın kullandığı araca çarpması sonucunda, öngördüğü ancak gerçekleşmesini istemeyerek tali kusuruyla sebebiyet verdiği kazada bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek basit taksirle hareket ettiğinin kabulü ile eksik cezaya hükmolunması, katılan ... kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirmediği halde lehine vekalet ücretine hükmolunması, katılanlar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hangi sanıktan ne şekilde tahsil edileceğinin kararda gösterilmemesi hususları usul ve yasaya aykırı bulunarak sanık ... hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında TCK'nın 85/2, 22/3. Maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE ve KARARA-Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Sanık Müdafinin ve Katılanlar ... ile ... Vekillerinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) yapılan sorgulamaya göre sanığın otomobil - kamyonet kullanacaklara verilen (B) sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki otobüs ile yapması nedeniyle Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Sürücü Belgelerinin Sınıfları" başlıklı 75. maddesi uyarınca otobüs kullanacaklara verilen (D) sınıfı sürücü belgesi olmayan sanık hakkında sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden ve ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1 maddesi gereği sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin dokuzuncu paragrafının hükümden çıkartılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,B-Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Sanık Müdafinin ve Katılanlar ... ile ... Vekillerinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;12.03.2024 tarihinde 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesi ile temyiz süresi ''hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde'' şeklinde değiştirilmiş olup, 7499 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca 07.10.2024 tarihinde tebliğ edilen karara karşı yasal iki haftalık süre içinde 21.10.2014 tarihinde temyiz isteminde bulunan sanık müdafinin temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki ret öneren görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) yapılan sorgulamaya göre sanığın kamyon - çekici kullanacaklara verilen (CE) sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki otobüs ile yapması nedeniyle Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Sürücü Belgelerinin Sınıfları" başlıklı 75. maddesi uyarınca otobüs kullanacaklara verilen (D) sınıfı sürücü belgesi olmayan sanık hakkında "CE" sınıfı ehliyetinin 5237 sayılı Kanun'un 53/6. maddesinin amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin bölümünde yer alan "Sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi, dolayısıyla bu taksirli suçtan asli kusurlu olarak mahkum olması nedeniyle, Samsun ilinden verilen, CE-Kamyon-Çekici sınıfı, 34937 belge nolu sürücü belgesinin cezanın tümüyle infazından sonra başlamak üzere TCK.'nın 53/6 maddesi gereğince (sanığın kusur oranı da gözetilerek) 2 YIL SÜRE İLE GERİ ALINMASINA," ibarelerinin hükümden çıkartılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,C-Katılan ...'ın Temyiz İsteminin İncelenmesinde;5271 sayılı CMK'nin 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme gözetildiğinde; katılanın 10.10.2024 tarihli temyiz dilekçelerinde herhangi bir temyiz nedeni göstermediği anlaşılmakla, katılanın temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karabük 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.