Anahtar kelimeler: Tahmin Gelindiğinden Kaybolma Olayının Kapatma Zayi Kayıp Defterinin Durdurularak Anadolu

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ ████████DAVANIN KONUSU
: Zayi Belgesi VerilmesiZayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Şirket faaliyetlerinin durdurularak kapatma aşamasına gelindiğinden gerekli belgelerden biri olan şirket karar defterinin kayıp olduğunu, kaybolma olayının taşınma sırasında olduğunu tahmin ettiklerini belirterek, söz konusu karar defterinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Uyuşmazlık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi uyarınca zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir. TTK'nın 82/7. maddesine göre "bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas █████████ Karar sayılı █████/2016 tarihli ilamında da açıklandığı üzere zayi belgesi istenebilmesi için defterlerin muhafazasında tacirin gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması gereklidir. Buna göre, TTK'nun 82/7.maddesi gereğince ticari defter ve belgelerin zayiinin istenebilmesi için öncelikle tacirin saklama yükümlülüğünün usulüne uygun yerine getirip getirmediği, ticari defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediği ve ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelip gelmediği hususlarının irdelenmesi gerekir. Bir başka ifadeyle davacının tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle koruması ve bu konuda basiretli bir tacir gibi davranması gerekir. Somut olayda davacı taraf tüzel kişi tacir olup, ticari defterlerin muhafazasından basiretli bir tacir gibi mesul olup dava dilekçesinde Karar Defterinin taşınma sırasında kaybolduğunu iddia edilerek zayi belgesi talep edilmektedir. Bilindiği üzere bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri korumak için gerekli özeni gösterme yükümlülüğü bulunmaktadır. Zayi belgesi verilebilmesi için bir tacirin saklama yükümlülüğü olduğu defter ve belgelerin, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi afet veya hırsızlık nedeniyle ziyaa uğraması gerekli olup, somut olayda ise, talep eden şirket karar defterinin taşınma sırasında kaybolduğu hususunda kesin ve inandırıcı delil ibraz edilmediği gibi davacının tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumadığı (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin █████/2007 tarih █████████ esas ██████████ karar, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin █████/2014 tarih ██████████ esas ██████████ karar sayılı emsal içtihatları)... " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Limited şirketin daire tadilatı ile uğraştığını, şirketin tasfiyeye girebilmesi için, karar defterinde karar alarak başlamak gerektiğinden, yeni karar defteri tasdik ettirmek için zorunlu olan eski karar defteri veya zayi belgesinin notere ibrazı istendiğinden defter veya zayi belgesi olmadığından, karar defteri tasdik ettirilerek şirketin tasfiye edilemediğini, davacının defterleri kasten yok etmediğini, defterlerin yokluğundan menfaat sağlamadığını, davacı, faaliyeti olmayan şirketi tasfiye edemediği için muhasebeci ücretinin, defter tasdik paralarının, beyanname damga vergilerinin faaliyet olmadığı halde ödendiğini, mahkemenin davacı anlatımlarını ve olayın hayatın olağan akışına uygun olduğunu bir bütün hâlinde değerlendirmediğini, zayi olgusunun ispatının, takdiri delillere dayanabileceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin bir çekişmesiz yargı işidir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacının talebi, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca açılmış, zayi belgesi verilmesi talebi olup, maddede sayılan veya benzeri nedenlerle tacirin saklamakla yükümlü olduğu ticari belgelerin zayi olması halinde zayi belgesi verilebileceği düzenlenmiştir. Mahkemece, davanın süresinde açıldığı kabul edilmiş, ancak dava konusu defterlerin nasıl kaybolduğuna ilişkin açıklama yapılmadığı, dava konusu defterlerin muhafazasında özensiz davranıldığı, davacının basiretli bir tacir gibi davranarak defterlerini korumak için gerekli önlemleri almadığı kabul edilerek karar verilmiştir. TTK'nın 82/1. maddesi "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." hükmünü içerir. Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun'da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Davacı, ticaret şirketi olup tacirdir. Zayi olduğu talep edilen karar defteri de maddede belirtilen saklanması zorunlu olan ticari defterlerdendir. Yasal düzenlemede açıklandığı üzere davanın 30 gün içinde açılması gerekir TTK'nın 82/7 maddesinde düzenlenen zayi belgesi verilmesi için başvuru süresi hak düşürücü süre olup bu süre içinde başvuru yapılması zorunludur. Bu hukuki açıklamalara göre somut olaya gelindiğinde; zayi belgesi verilmesi için kanunda sayılan sebepler tahdidi olmamakla birlikte, davacı tarafça ispata ilişkin herhangi bir delil ibraz edilemediği gibi somut olayda, davacının özen ve basiretli tacir yükümlülüğüne uygun davrandığı da kanıtlanamamıştır. Davacı şirket defterlerin hangi durumda kaybedildiğine ilişkin bir belge sunmamıştır. Sadece taşınma esnasında kaybolduğu iddia edilmiştir. Ticari belgelerin uygun şekilde muhafaza edilmek suretiyle gerekli önlemlerin alınması basiretli bir tacirden beklenecek davranıştır. Davacı dava konusu karar defterinin ne şekilde zayi olduğunu kanıtlamadığı gibi bu konuda delil ve bilgi de sunmamıştır. Davacı ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne uygun davarandığını kanıtlayacak delil göstermemiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin zayi belgesi istemine ilişkin içtihadı da bu yöndedir (E:██████████, K: █████████, T:07.03.2017). Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine,2- Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.04.2026