Anahtar kelimeler: Smarka Sarması Pistonları Çekiciyi Çekicinin Şase Bakımları Bandırmaya Arızanın Plakası

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
..... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:
KARAR NO
:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BURSA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:
NUMARASI
:
DAVACI
: .
DAVALILAR
:.
DAVANIN KONUSU
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: 10.10.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 10.10.2025
Bursa.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.12.2021 tarih, ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın, 23.02.2016 tarihinde S...marka 2015 model ... şase numaralı çekiciyi ... Ltd. Şti. firmasından satın aldığını ve ...plakası ile kullanmaya başladığını, çekicinin tüm bakımları yapılıp ve özenle kullanılmış olmasına rağmen 04.08.2020 tarihinde motor pistonları sarması nedeniyle arızalandığını, arızanın akabinde araç müvekkili şirketin merkezine Bandırma'ya çekildiğini, düzenli şekilde bakımları yapılan ve üretim amacı doğrultusunda kullanılan bir aracın bu kadar yüksek meblağlı arıza çıkarıyor olmasının, aynı zamanda alınan aracın marka kalitesi ve model yüksekliği göz önüne alındığında hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, bu sebeple bahse konu ...plakalı ... marka çekici için Bandırma ... Asliye Hukuk Mahkemesince yaptırılan 02.09.2019 tarihli...D.İş sayılı bilirkişi incelemesi neticesinde aracın ''Gizli Ayıp'' mahiyetinde ayıplı olduğunun tespit edildiğini, bununla birlikte müvekkili şirket, daha önce de maliki olduğu işbu dava konusu ile aynı mahiyette aynı modelde .. ...plakalı araç için de gizli ayıptan kaynaklı davalı şirkete 23.09.2020 tarih ████████ E. Sayılı dosya ile Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığını, ...plakalı araç için de Bursa..... Asliye Ticaret Mahkemesinin...D.İş sayılı dosya ile yaptırılan bilirkişi incelemesinde de bahse konu aracın gizli ayıplı olduğu tespitinin yapıldığını, bu husus dava konusu ..plakalı araç için yapılan ....Asliye Hukuk Mahkemesince yaptırılan 02.09.2019 tarihli ███████ D.İş sayılı bilirkişi incelemesinde de "Aynı arızanın aynı marka diğer araçta da görülmesi imalattan kaynaklı bir arıza ve ayıp olduğu kanaatini uyandırmıştır.'' denilmek suretiyle ifade edildiğini, müvekkili şirket bünyesinde 56 adet ... çekici bulunduğunu, bunlardan 15 tanesinin dava konusu olan çekici ile aynı model ....serisi araçlar olduğunu, bu 15 adet S...serisi çekicilerin diğer çekicilerden farkının pistonun alüminyum olması olduğunu, dolayısıyla ....adet Scania R400 model çekicinin pistonlarının alüminyum olması sebebiyle müvekkili şirketin dava konusu araç da dahil olmak üzere 4 aracında piston sarması arızası oluştuğunu, aynı yıl ve modelde bulunan ve aynı kullanım amacına tahsis edilmiş birden fazla aracın aynı sebepler ile sürekli arıza yapıyor olmasının satılan malların ayıplı olduğunu gösterdiğini, bu nedenle ...Türkiye Distribütörü olarak ithalatçı firma. ..A.Ş.'nin ve aracın satın alındığı yetkili bayii ...Oto. Ltd. Şti.'nin araçların arızasından kaynaklı zararlardan sorumlu olması gerekeceğini, belirterek ... plakalı araç için ...Asliye Hukuk Mahkemesinde yaptırılan 02.09.2019 tarihli ███████ D.İş sayılı dosyada yapılan tespitlerde dikkate alınarak ayıplı satılan araç nedeniyle; öncelikli olarak malın aynı ile değiştirilmesine bu mümkün değilse 23.02.2016 tarihli faturadaki 290.000,00 TL satış bedelinin 23.02.2016 tarihinden itibaren işlemek üzere ticari temerrüt faiz oranı ile iadesine; aksi halde 60.378,00 TL tamirat zarar bedelinin, araçta tamir sonrası oluşacak olan 94.931,00 TL değer kaybı miktarının ve 60.368,00 TL kazanç kaybı değerinin toplam 215.677,00 TL’nin fazlaya dair hakların saklı kalmak kaydıyla 02.09.2020 tarihinden itibaren işlemek üzere ticari temerrüt faizi ile birlikte olmak üzere tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı.....Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, dava konusu aracı müvekkili şirketten 2016 yılında satın aldığını, aracın garanti süresinin de 1 yıl olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiğini, davacı tarafın ileri sürdüğü gizli ayıbın tümüyle kendi kusurundan kaynaklandığını, zira davaya konu Scania marka araç için, üretici firma tarafından önerilen periyodik bakım aralığı 50.000 KM' olduğu halde davacının aracın ilk periyodik bakımını 16.000 KM geciktirerek 66.429 KM'de yaptırdığını, daha sonra ise aracın bakımının 99.740, 579.333, 580.156 ve 592.869 km'de yaptırıldığını, davaya konu aracın servis kayıtlarından da açıkça görüleceği üzere aracın 99.740 KM'den 592.869 km'ye kadar periyodik bakımlarının aksatıldığını, 579.333 ve 580.156 km'lerde yapılan bakımların ise aracın karışmış olduğu trafik kazalarına ilişkin olup, periyodik bakımlar olmadığını, üretici firma tarafından aracın periyodik bakım aralığının 50.000 km olarak belirlendiği göz önüne alınırsa davacı taraf, aracın 4 sene süreyle 8 kez yapılması gereken periyodik bakımını yaptırmadığını, bu denli uzun süre boyunca bakımlarının ve her hafta yapılması gereken motor yağı bakımları aksatılmış bir araçta herhangi bir arıza çıkmamasının teknik açıdan mümkün olmayacağını, ..Asliye Hukuk Mahkemesi....D. İş dosyası kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olup, hukuki nitelendirmelerin 4077 sayılı Tüketici Kanununa göre yapıldığını, raporda aracın karıştığı 3 farklı trafik kazası tespit edilmiş ise de aracın değer kaybı hesaplanırken bu kazaların dikkate alınmadığını, belirterek davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini, ayrıca davacının bedel iadesine ilişkin talebinin kabulünün mümkün olmadığını, mahkeme aksi kanaat halinde davacının halen davaya konu aracı kullandığı/yargılama süresince de kullanacağı, ayrıca aracı yıpratarak eskimesine sebep olacağı hususları göz önünde bulundurularak, iade edilecek bedel üzerinden; TBK m.229 'de belirtilen kullanım bedelinin mahsup edilmesini, ayrıca dava konusu aracın üç adet trafik kazasına karışması dolayısıyla uğradığı değer kaybının belirlenerek bu hususun da bedel üzerinden mahsup edilmesini talep ettiğini, anılan bu sebeplerle; haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddiasının aksine, somut olayda Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun (TKHK) hükümleri uygulanamayacağını, ayrıca davacının dilekçesinde taleplerinin çelişkili olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise, dava konusu aracın trafiğe ilk çıkışından 04.08.2020 tarihine kadar sorunsuz şekilde yani 580.000 km boyunca hiçbir sorun yaşamadan kullanıldığının davacı tarafça dilekçesinde belirtildiğini, davacının periyodik bakım aralığına uymadığını, aracın bakımlarının eksik ve düzensiz olduğu sistem kayıtları ile net olarak tespit edildiğini, aracın, yaşanmış olan arıza ile bağlantılı motor yağı ve filtreleri değişimini de içeren ilk bakımının 16.500 KM (%33) gecikme ile 28.09.2016 tarihinde yapıldığını, aracın 14.12.2016 tarihinde yapılmış olan ikinci periyodik bakımı sonrasında, takip eden 9 periyodik bakımlarının yapıldığını gösteren bir kaydın müvekkil Şirket nezdinde bulunmadığını, 2016 yılından (yapılan 2.bakımdan) sonra aracın servise ait geldiği ilk tarih 05.05.2020 tarihi olduğunu, aracın sağlıklı şekilde hizmet verebilmesi için, bakım ve onarımlarında, sistem uyumu açısından üretici firma onayı bulunan, orijinal veya eşdeğer ürünlerin kullanılması gerektiğini, yapılan işlemlerin kayıt altında ve erişilebilir olması gerektiğini, ...Yetkili Servislerinde muadil olmayan parçaların kullanılmasının yasak olduğunu, dvacının orjinal parça kullanmadığını, sıradaki 10. bakım kilometresi geldiğinde ise motor hasarı ile karşılaşıldığını, bununla birlikte 50.000 KM bakım aralığı üretici firmanın “uzun yağ değişimi aralığı sağlar” onayına sahip, ...Yetkili Servislerinden temin edilebilen,...kategorisi motor yağı için olduğunu, ancak piyasa ürünü muadil ürün ACEA E7 kategorisi için izin verilen en fazla motor bakımı aralığının 40.000 KM olduğunu, davacının yetkili servislerden onaylı Scania motor yağı temin ettiğini gösteren veri bulunmadığını, bu durumda sıradaki 12 motor bakımı ile ilgili, bakım aralığı, kullanılan ürün, uygulama yöntemi belirten veri bulunmadığını, davacının düzenli motor yağı kullanım kontrolü yapmadığını, motorda krepaj veya herhangi mekanik arızanın meydana gelebilmesi için, tek bir bakımın ihmal edilmesinin, tek bir onaysız- eşdeğer olmayan yağ ve/veya filtrenin dahi kullanılmasının reel ve bilimsel olarak yeterli olduğunu, aracın garantisinin 1 yıl olduğunu, garanti süresi içinde benzeri bir şikayeti oluşmadığını, bu süre içerisinde şikayet bildirilmediği gibi ağır ticari araçlarda davacının iddia ettiği gibi ayıp durumunun 3 yıl gizli kalamayacağının teyit ettiğini, aracın aktif ve yoğun şekilde kullanıldığını, yetkili servisler kullanılmadığını, davacının kurallara riayet etmediğini, netice itibariyle araçta ürün kaynaklı veya hizmet kaynaklı problem olmadığını, Bandırma ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.09.2019 tarihli ...Değişik İş tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini bununla birlikte kabul anlamına gelmemek üzere bedel iadesi talebinde davacının aracı kullanma, araçtan faydalanma ve eskime hususları gözetilerek satış tarihinden itibaren kullanım bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini ayrıca araçta oluşacak değer kaybını hesaplanması gerektiğini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; .... Asliye Hukuk Mahkemesinin.... D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna itiraz edildiği, alınan bilirkişi raporunda somut ve yeterli değerlendirme yapılmadığı, mahkemece alınan ek raporda bilirkişice önceki raporun detaylı şekilde tartışıldığı, esas dosyada rapor alınan bilirkişinin otomotiv alanında uzman makine mühendisi olup D.İş dosyasında bilirkişinin otomotiv konusunda uzman olmadığı birlikte değerlendirilerek mahkemece alınan asıl ve ek rapora itibar edildiği, mahkemece alınan raporda dava konusu araçta oluşan arızanın motor alüminyum piston kullanılması arasında illiyet bağı olmadığını, çünkü yağsızlıktan kaynaklı arızanın sadece pistonda değil, motorun krank yataklarında ve eksantrik yatağında da yağsızlığa bağlı çizilmeler (sarma) oluştuğu, keza motorun pistonundaki imalat kaynaklı bir arıza durumunda, arızadan sadece pistonların etkilenmesi gerekirken, dava konusu motorun yağlandığı bütün parçaların etkilenmiş olduğu, dava konusu aracın motorunda oluşan arızanın “motordaki yağlama sistemi kaynaklı olduğu, aliminyum piston kullanılması ile arıza arasından illiyet bağının bulunmadığı, araçtaki arızanın yağlamadan kaynaklı olduğunun, davalıların bir sorumluluğu olmadığının belirtildiği göz önüne alınarak davacının ayıp iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın "reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 26.10.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı sunulan delillerin bilirkişilerce değerlendirilmesine imkan verilmeden karar verildiğini, davacının 200 adeti çekici, 300 adet ise dorse mahiyetinde tır ve kamyon olmak üzere 500 adet araçla hizmet verdiğinden bu araçların bakım ve onarımı için kurulmuş bir bakım atölyesi bulunduğunu, bu araçları kullanan kişilerin araçta hararet ışığı veya yağ ışığı yandığında aracı kullanmayacağı, aracında kalitesiz yağ kullanılmayacağını bileceğini, bilirkişi tarafından aracın bu şekilde kullanmış olmasından kaynaklı olarak arızalandığı yönünde rapor oluşturulduğunu, oysa şirkette araçlar için kullanılan yağ ve yağ filtrelerine ilişkin bu ürünlerin kalitesiz olmadığını bu ürünlerin sadece arızalan araçta değil tüm araçlarda kullandığını, bunu göstermek adına faturalarını sunduklarını ancak mahkemenin faturaların bilirkişilerce değerlendirilmesine imkan tanımadan itirazlarının reddine karar verdiğini, bu belgelerin bilirkişilere tevdi edilmemesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, Yargıtayca da teknik itirazların değerlendirilmesinin bilirkişilerce yapılması gerektiğinin belirtildiğini, ayrıca alanında uzman bir heyetten rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, eksik inceleme yapılarak tek bir bilirkişi tarafından oluşturulan rapor esas alınarak karar verildiğini, oysa uzman bir heyetten çelik piston ile alüminyum pistonlar arasındaki farkları da gözeterek bu araçlarda alüminyum piston kullanımının daha kolay motor ve piston sarmalarına neden olup olmayacağını, bu araçların alüminyum piston kullanılmasından dolayı bu tip zararların gelmiş olup olamayacağını, aracın başka bir parçasının ayıplı olup olmadığını belirten bir rapor oluşturması için İTÜ, ODTÜ, YTÜ gibi üniversitelerden seçilerek motor ve makine bölümünde çalışan konusunda uzman bilirkişilerce oluşturulacak bir heyetten rapor alınması taleplerinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, Bilirkişilerin ayni tip arıza veren diğer araçlarıda gözeterek bu araçlarda bir kronik arıza - ayıp olup olmadığı hususunda rapor hazırlaması gerektiğini bu hususların inceleme yapılmaksızın göz ardı edilmesinin dosya içeriğine uygun olmadığını, şirkete ait arıza veren bu 4 aracın ortak özelliğinin pistonların alüminyum olduğu diğer sorunsuz kullanılan araçların ise pistonların çelik olduğunun firma ustaları tarafından saptandığını, yapılan araştırmalarda çelik pistonlara nazaran alüminyum pistonlu araçlarda metalin özelliklerinden kaynaklı olarak belli miktar kullanımdan sonra motor sarmalarına neden olduklarının tespit edildiğini, araçların bir çoğunda ayni tip arıza vermesinin bu araçların kronik bir arızası olduğunu kanıtladığını, bu ister pistonlardan ister yağ pompasından kaynaklansın bu durumun gizli ayıp niteliğini değiştirmeyeceğini, aynı model ve markalı aracın ayni tip arıza vermesi sebebiyle açılan diğer Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ sayılı dosyasındaki raporların incelenmesi gerekirse arıza veren diğer araçlarında gözden geçirilmesi gerektiğini, bu araçlar incelenmeden kronik arıza - ayıp tespiti yapılamayacağından bilirkişilerce yapılan incelemenin eksik kaldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
Dava, davacının 23.02.2016 tarihinde satın aldığı,....marka 2015 model çekicide gizli ayıp olduğu iddiası ile, aracın misli ile değiştirilmesi veya veya satış bedelinin iadesi yahut, tamirat zarar bedeli, değer ve kazanç kaybının davalılardan tahsiline ilişkin alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı firmanın davalılardan ... Oto Ltd. Şti. firmasından 23.02.2016 tarihli fatura ile satın aldığı Scania R400 marka 2015 model ... şase numaralı çekiciyi ...plakası ile kullanmaya başladığı, davacının satın almış olduğu çekicinin 04.08.2020 tarihinde motor pistonları sarması nedeniyle arızalandığı, ileri sürülerek ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırdığı ve bu dosya kapsamında sunulan bilirkişi raporunda, arızanın yağlanma sisteminden kaynaklı motor arızası olduğu, arızanın gizli ayıp mahiyetinde olduğunun belirtildiği, buna göre ayıplı satılan araç nedeniyle malın aynı ile değiştirilmesine, mümkün olmadığı takdirde fatura bedelinin faiziyle iadesine, aksi takdirde toplam 215.677,00 TL değer ve kazanç kaybı bedelinin, temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davalılar ise aracın 50.000 KM de yapılması gereken bakımlarının yapılmadığını aksatıldığını, yine periyodik olarak motor yağı bakımının yapılmadığını, aracın yıllık kullanılması gereken km üzerinde kullanıldığını ve üretici firmanın talimatlarına uyulmadığını, araçta üretim veya hizmet kaynaklı ayıp bulunmadığını, davacının hor kullanımından kaynaklı olarak arızanın meydana geldiğini ileri sürmüşlerdir.
TBK’nın 227.maddesi "(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. (2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. (3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. (4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. (5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmünü haizdir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas No: █████████ - Karar No : █████████)
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, aracın satın alındıktan sonra gösterdiği arıza ve servis kayıtları ile araç incelenerek raporun düzenlendiği, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporunda; Bandırma .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunun da değerlendirildiği, davacı tarafça sunulan işyerinde yapılan bakım formları ve servisten getirtilen kayıtların da incelendiği, D.İş dosyasında bilirkişi tarafından motorda tespit edilen "eksantrik milinde çizikler, yataklarda kararma, piston kollarında yanma, silindir ve gömleklerde çiziklerin" motordaki yağlamanın yetersiz olması gösterdiği, motordaki yağsızlığın sadece piston yüzeylerinde değil, eksantrik mili, krank mili yataklarında da oluştuğu, aracın motorunda bahsedilen arıza ile motor alüminyum piston kullanılması arasında illiyet bağı olmadığını, çünkü yağsızlıktan kaynaklı arızanın sadece pistonda değil, motorun krank yataklarında ve eksantrik yatağında da yağsızlığa bağlı çizilmeler (sarma) oluştuğunu, keza motorun pistonundaki imalat kaynaklı bir arıza durumunda, arızadan sadece pistonların etkilenmesi gerekirken, dava konusu motorun yağlandığı bütün parçalar etkilenmiş olduğu, dava konusu aracın motorunda oluşan arızanın “motordaki yağlama sistemi kaynaklı olduğu, yağlamanın yetersizliğinden kaynaklı olduğunu, motordaki yağlama eksikliğinin nedeni olarak, (eğer motorda yeterli yağ varsa,) motorun yağsız kalmasının nedeninin motorda yağ basıncının düşmesi ve bununda nedeni olarak da ya yağ pompasının çalışmaması ya da yağ filtresinin tıkanmasından kaynaklanacağı, davacının dosyaya sunmuş olduğu fatura ve servis kayıtlarında kendisi tarafından yapılan bakımlarda kullanılan yağın ve yağ filtresinin üretici onaylı olduğundan bahsetmediğini, dava konusu araç motorundaki arıza 580.000 km de oluşmuş olduğunu, bu tarihe kadar araç motorunda herhangi yağlama şikayeti davacıya bildirilmediği anlaşılmakta olup, buradan dava konusu araçta oluşan “yağlama eksikliği” kaynaklı arızanın bakımlarda kullanılan yağ, yağ filtresi kaynaklı olduğu görüşünün oluştuğunu, tespit edildiği, mahkemece bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek davacının ayıp iddiasını ispat edemediğinden davanın "reddine" karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, bu suretle davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyası içerisinde bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, buna göre somut olayda, davacı tarafça aracın motorunda bahsedilen arıza ile motor alüminyum piston kullanılması arasında illiyet bağı olmadığı, aracın arızasının 580.000 km de oluştuğu ve davacı tarafın aynı ...marka 4 adet araçta inceleme yapılması yönündeki itirazın yerinde olmadığı, rapor sunan bilirkişinin Makina Yüksek Mühendisi Bilirkişi olduğu ve raporun teknik hususlarda açıklamalı ve bilimsel verilere dayalı olduğu, mahkemece hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, buna göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken... TL istinaf karar harcının, peşin olarak alınan 920,80 TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi..
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!