Anahtar kelimeler: Mahsuba Süreyle Süreç Sürücü Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme İstemlerinin Beraatine
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Taksirle öldürme
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın beraatine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/1,2,3,4, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğuna, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 12.09.2020 günü saat 21.00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobili ile bölünmüş iki şeritli, sağında 300 cm genişliğinde banket bulunan, azami hız limitinin 110 km/s olduğu meskun mahal sınırları dışındaki yolda seyri sırasında araç arızası nedeniyle aracını dörtlü lambaları ve park ışıkları yanar durumda bankete parkettiği, beyanına göre aracında reflektör bulunmaması nedeniyle aracının gerisine reflektör koyamadığı ancak dosya kapsamında yer alan beyanlara göre yanında bulunan iki kişi birlikte, bankette seyretmekte olan motosikleti gördüklerinde telefon flaş ışıkları ile uyarmaya çalıştıkları, 0,90 promil alkollü olduğu tespit edilen ve kaza sonrası hız kadranı 130 km'de takılı kalan motosiklet sürücüsünün bankette seyrine devam ettiği ve sanığın otomobilinin sol arka kısmına motosikletinin ön kısımları ile çarpması neticesinde motosiklet sürücüsünün ölümüyle sonuçlanan olayda; kaza tespit tutanağında ve soruşturma aşamasında alınan trafik bilirkişisi raporunda her iki sürücünün de kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, Yerel Mahkemece, bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kusur durumunun tayini bakımından dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ve...Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 28.02.2022 tarihli raporunda; ölen sürücünün asli kusurlu, sanığın ise kusursuz olduğu yönünde görüş mütalaa edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, motosiklet sürücüsünün olay tarihinde 0,90 promil alkollü olarak, hız limitinin 110 km/s olduğu yolda, hız limitinin üzerinde olmak üzere 130 km/s hızla, sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken kendisine ayrılan yol bölümünde motosikleti ile seyir halinde bulunması gerekirken kendisine ayrılan yol bölümünde motosikleti kullanmayarak, zorunlu haller dışında kullanılması yasak olan emniyet şeridinde nizamlara aykırı şekilde seyir ederek, dikkatsiz ve özensiz seyrinden ötürü emniyet şeridinde dörtlü ikaz lambaları ile park lambası açık olan ve ayrıca sanık ile tanıkların cep telefon ışıkları ile uyarılarına rağmen, sanığın emniyet şeridindeki park halindeki araca tedbirsizce arkadan çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu, sanığın da sevk ve idaresindeki aracının arızalanması sebebiyle aracını park lambası ile dörtlü ikaz lambaları açık şekilde ve ayrıca sanığın ve tanıkların cep telefon ışıkları ile uyarılarına rağmen emniyet şeridine park ettiği sırada meydana gelen olayda, olayın oluş şekli itibari ile kusurunun bulunmadığının kabulü ile istinaf aşamasında alınan...Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 28.02.2020 tarihli raporunun hükme esas alınması suretiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suç açısından failin taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Çivril 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!