Anahtar kelimeler: Forumlarda Medyada Sanatçısı Müzik Bitirilmesinin Ses Almasının Akabinde Çalışıldığını Paylaşımlar
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ 60... /790 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2018/4 69... /100 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ses sanatçısı olduğunu, davalı ile müvekkili arasında bir dönem ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından bu ticari ilişkinin bitirilmesinin akabinde davalı tarafından sosyal medyada, forumlarda davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde paylaşımlar yapıldığını, müzik piyasasında iş almasının engellenmeye çalışıldığını, hakkında karalama kampanyası başlatıldığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek davalı tarafından sosyal medya, televizyon, gazete gibi her türlü iletişim aracı üzerinden yapılan kişilik haklarına saldırı eyleminin durdurulması ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, davacının iddialarının somutlaştırılmadığını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yapmış olduğu paylaşımların davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olmadığı, davalının bir radyo dinleyicisinin sorması üzerine dinleyicisini bilgilendirmek amacıyla kaleme alındığı, davacının ses sanatçısı olduğu, davalının Radyo7 sunucusu olması sebebiyle halka mal olmuş kişiler olmaları ve sevenleri tarafından haklarında bilgi alınması konusunda tarafların açıklamalarda bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, davacının manevi zarara uğradığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu paylaşımlarda davacının kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilebilecek söz ve ifadenin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının müvekkili hakkında gayri ahlaki ithamda bulunduğunu, kararın hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkilinin tanınır olmasının iftira ve hakaretlere katlanma yükümlülüğünü gerektirmediğini, kişilik haklarının ağır şekilde saldırıya uğradığını, davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; kişilik haklarına saldırı nedeniyle saldırının durdurulması ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu paylaşımlarda davacıya yönelik eleştiri sınırlarının aşılmadığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22... tarihli ve ████████ başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, tüm bu açıklamalar ışığında paylaşımlarda geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!