Anahtar kelimeler: Bam Başkan Açılmadan Yazim Katip Bursa Üye Hallerden Karara Yoluna

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: 2...
KARAR NO
:...
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2021
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2021
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... ...
DAVALI
: ... -
...
VEKİLİ
: Av. ... ...
DAVANIN KONUSU
: Alacak
B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde, Karayolları 2. Bölge Müdürlüğünün ... ihale kayıt numarası ile ihale ettiği "Karayolları 2 Bölge Müdürlüğü Sınırları Dahilindeki Yollarda Orta Refüjlerde Korkuluk Yapılması İşi" için tarafların 08.05.2019 tarihinde Alt Yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 2. Maddesine göre işin süresinde bitirilmemesi halinde gecikme cezası belirlendiğini, sözleşmenin 3. Maddesine göre alt yüklenicinin işin başında durmamasının sözleşmeye aykırılık olduğunun belirlendiğini, davalının sözleşmeye göre █████/2019 tarihinde işi teslim etmesi gerekirken, işi █████/2019 tarihinde teslim ettiğini, sözleşmenin 4. Maddesine göre işçilere ait vergi, sigorta primi, stopaj vs vergilerin davalının yükümlülüğünde olduğunu, ancak ███████,███████,███████,███████,███████,███████ dönemleri için toplamda davacı tarafından 18.324,00.-TL pirim borcu ödemesi yapıldığını, sözleşmenin 7. Maddesine göre davalının işi, davacının ve yapı kontrol teşkilatının istediği gibi yapmayı kabul ettiğini, sözleşmenin 10. Maddesinde, işin sözleşmede yazılı hükümlere göre yerine getirilmemesi halinde davacının işi başkasına yaptırabileceğinin düzenlendiğini ve bu madde uyarınca davacının, davalı tarafından yapılan eksik ve kusurlu işleri "Yalova Akyol İnşaat Gayrimenkul İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi"ne yaptırmak zorunda kaldığını, davalının toplamda 971.000,00.-TL iş yaparak bunları faturalandırdığını, davacı tarafından davalıya 1.284.000 TL ödeme yapıldığını, cari hesaplar arasındaki farkın davacıya iadesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00.-TL alacak ve gecikme tazminatının avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının bakiye borcunu ödemekten kaçmak için davayı açtığını, ... 10. Noterliği 28.02.2020 tarihli ,... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile İzmir Karayolları 2. Bölge Müdürlüğüne ihtar çekildiğini ve davalının işi sözleşmede belirtildiği gibi 150 ton olarak yaptığını ancak davacı firmanın ödemeyi 140 ton üzerinden yapmak istediğini, davacı firmanın davalıya 152.250,00.-TL borcu olduğunu ve bu ödemenin davacının doğmuş ya da doğabilecek hak edişlerinden kesilerek davalıya ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, ancak bu ihtardan bir sonuç alınamadığını, işin geç teslim edildiği iddia edilen dönemde Barış harekatı nedeniyle ödemelerin bir süreliğine askıya alındığını, 6 aylık çekler verildiğini ve davalının satıcısından 25.500,00.-TL tutarlı vade farkı faturası almak zorunda kaldığını, davacının iddia ettiği 18.324,00.-TL’lik SGK ödemesinin cari hesap alacağından düşüldüğünü ve davalıya bu bedel düşüldükten sonra hak ediş ödemesi yapıldığını, işin bir kısmının başka şirkete yaptırıldığı iddiasının asılsız olduğunu, işin tamamının davalı tarafından tamamlandığını, davacının hali hazırda çeki olmadığı için ..... ..... firmasının davalı şirkete 55.000,00.-TL'lik çek keşide ettiğini ve davalı şirketin de buna istinaden 55.000,00.-TL'lik fatura düzenlediğini, sözleşmenin son kısmında yer alan "225.000.-TL verilen çekler kadar teminat senedi alınması zorunludur, alınan teminat senedi çekler ödenip işler bittikten sonra iade edilecektir." maddesine istinaden davalı şirketin davacı şirkette 225.000.-TL'lik teminat senedi ve iş zamanında teslim edilmediği takdirde ödenecek 100.000,00.-TL'lik senedi bulunduğunu, davaya konu iş planlanan tarihten 1 yıl öncesinde yapıldığını, bu nedenle ilgili senetlerin davalıya iadesi gerektiğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının defterlerini ibraz ettiği halde davalının defterlerini yapılan ihtara rağmen ibraz etmediği, davacının defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulmuş olup delil olma niteliğinde olduğu, 05.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle davalının davacıya 276.426,05.-TL borçlu görüldüğünün, davacı ile davalı arasındaki hesap farkının ( 276.426,05- 235.000,00)= 41.426,05 TL olduğu, hesap farkının nedeninin davalının hesap ekstrasında mevcut olan kayıtların davacı kayıtlarında tespit edilemediği, rapordan anlaşılacağı üzere davacının dosyaya sunduğu defterleri ile davalının delil dilekçesinde sunduğu cari sözleşmelerin birbiri ile uyumsuz olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye sunmadığı için davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği, bu nedenle davacının ticari defter ve kayıtlarının mahkemece değerlendirmeye alındığı, davacının davalıdan 276.426,05.-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, sadece ticari defter incelemesi yapıldığını, delillerinin değerlendirilmediğini, rapora itirazların değerlendirilmediğini, defter incelemesi haricinde süresinde bildirilen delillerin hiç değerlendirilmeden rapor düzenlendiğini, davacının yapılan işi 150 ton üzerinden değil, sözleşmeye aykırı bir şekilde 140 ton üzerinden faturalandırmak istediğini, oysa ki davalının söz konusu işleri sözleşmeye uygun bir şekilde 150 ton olarak yapıp teslim ettiğini, bu hususun değerlendirilmediğini, uyuşmazlığın temel konusunu oluşturan ve delil listesinde bildirilen alt yüklenici sözleşmesi incelenmeksizin hüküm kurulmuş olmasının hukuka aykırı olduğunu, tarafların bu uyuşmazlık konusu iş hakkındaki yükümlülükleri tespit edilmeden, kimin hangi yükümlülüğü ihlal ederek borçlu veya alacaklı olduğu tespit edilmeden karar verildiğini, davalının sözleşmenin yüklediği edimleri tam ve zamanında yerine getirip getirmediğinin araştırılmadığını, taraflar arasındaki teminat senedi ve borç senedi hususlarına değinilmediğini, davalının sözleşme konusu işi planlanan tarihten 1 yıl öncesinde yapıp teslim ettiğini, verilen kesin süre içinde ıslah harcını yatırmayan davacı taraf, ıslah yapmamış sayılacağını, ıslah dilekçesinde ıslah edilen tutar için faiz talebinde bulunulmamış olması hususunun da mahkemece değerlendirmeye alınmadığın belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca fazla ödenen bedelin iadesi ile gecikme tazminatının tahsili istemidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu hukuki ilişki 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı iş sahibi davalı ise yüklenicidir. Eser sözleşmelerinde, kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir (Y. 6. H.D'.nin █████/2023 tarih, ████████-1062 sy.k).
Eser sözleşmesi ilişkisi kurulmasıyla yüklenici öncelikle eseri meydana getirme, imal etme borcu altına girmektedir. Meydana getirilecek eserin de sözleşme ve eklerine, fen ve tekniğine, sahibin ondan beklediği amaca ve uyulması zorunlu yasal düzenleme varsa (imar mevzuatı gibi) mevzuata uygun olması gereklidir. Aksi halde yüklenici, eseri sözleşmeye uygun olarak meydana getirmemiş olur ve sözleşmedeki bedele hak kazanamaz. Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme hakkına sahiptir ( TBK madde 475).
Eser sözleşmelerinde bedelin istenebilir olması ile ilgili TBK'nın 479.maddesindeki genel kurala göre bedel eserin tamamlanıp teslim edilmesiyle istenebilir olacağı ve ödeneceğinden fazla ödenen iş bedeli olmayacağı düşünülebilir ise de; iş bedelinin bir kısmı veya tamamının peşin veya aşamalı ödenmesi ya da avans niteliğinde ödeme yapılması halinde fazla ödeme yapılması söz konusu olabilmektedir. Yüklenici sözleşmede kararlaştırılan bedel ve varsa iş sahibi yararına yaptığı fazla iş varsa bunun bedeline hak kazanabilir ise de, ödenen iş bedeli hak ettiği sözleşme kapsamı ve dışı iş bedelinden fazla ise bunları elinde tutmakla sebepsiz zenginleşeceğinden bunları iş sahibine iade etmekle mükelleftir (Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, Muammer Öztürk, Zeki Gözütok, Ankara 2021, sy328).
Ayrıca, kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle de, yüklenici işin miktar ve değerini, iş sahibi de iş bedelini ödediğini ispat yükü altındadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında; davaya konu ihale evraklarının getirtilmediği, dava konusu işin yapılıp yapılmadığının ortaya konulmadığı, defter incelemesi ile yetinilerek karar verildiği anlaşılmıştır. Az yukarıda değindiğimiz üzere, taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesidir. Buna bağlı olarak, eserin; sözleşme ve eklerine, fen ve tekniğine, sahibin ondan beklediği amaca ve uyulması zorunlu yasal düzenleme varsa mevzuata uygun olduğunun ortaya konulması gerekir. Söz konusu hususlar ortaya konulmadan; yüklenicinin bedele hak kazanıp kazanmadığı, bedele hak kazandı ise ne kadar bedele hak kazandığı, ödenen iş bedelinin hak ettiği sözleşme kapsamı ve dışı iş bedelinden fazla olup olmadığının tespiti mümkün olmayacaktır.
O hâlde; dava konusu işe ilişkin ihale evrakları getirtilmeli, sözleşme konusu işin yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise kim tarafından yapıldığı, sözleşme konusu işin, sözleşme ve eklerine, fen ve tekniğe, uyulması gereken mevzuata uygun olup olmadığı, bu kapsamda hak kazanılan iş bedeli ile varsa fazla ödenen iş bedelinin tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Hâl böyle olunca, bu yönlerdeki davalı vekili istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
HMK nun 355. Maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK nun 353/1.a.6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile, ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf başvurusu aşamasında yatırılan harçlar ilgisine iadesine,
3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-6 hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!