Anahtar kelimeler: Çarpmalı Mevkisinde Otoyolu Gidebilmek Yangında Kilometrede Arkadan Limanına Poliçeleriyle Kamyonun

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2024ISLAH TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle, 30.06.2023 tarihinde, müteveffa ---- işverenleri--- ait ve kendisine tahsis edilen --- plakalı araçla --- Limanı'na gidebilmek için yola çıktığını, ---- otoyolu ---Mahallesi mevkisinde, --- istikameti 145. kilometrede seyir halinde iken, davalılardan ---- sevk ve idaresindeki, davalı --- ait ve davalı --- nezdinde --- numaralı ZMMS ve ---- numaralı genişletilmiş kasko poliçeleriyle sigortalı---- plakalı kamyonun arkadan çarpması sonucu ağır hasarlı, arkadan çarpmalı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, akabinde çıkan yangında ---- plakalı aracın tamamen yanarak müteveffanın feci şekilde hayatını kaybettiği, kaza tespit tutanağında davalı sürücü ---- 2918 sayılı KTK m.56/1-c (yakın takip) kuralını ihlal ederek kusurlu bulunduğunu, --- kusur izafe edilmediği, ancak soruşturma kapsamında alınan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunda her iki sürücüye kusur atfedilmesi suretiyle raporlar arasında çelişki doğduğunu, bu çelişkinin ---. Asliye Ceza Mahkemesi'nin -----sayılı dosyasında ve işbu hukuk dosyasında yeniden alınacak bilirkişi raporlarıyla giderileceğini, ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- soruşturma ve devamındaki ceza dosyasında yer alan olay yeri inceleme tutanağı, kaza tespit tutanağı, otopsi raporu, kimlik tespiti, kusur raporları ve tensip zabıtlarının kazanın oluşumunu ve hukuki sorumluluk çerçevesini ortaya koyduğu, müteveffa ----- asıllı olup 22.05.2013 tarihinde Türk vatandaşlığına geçtiğini, davacı ---- eşi, davacılar --- ve ----- babası olduğunu, uzun yıllardır ----Genel Koordinatör / İthalat İhracat Müdürü sıfatıyla çalıştığını, fiilen ---- şirketlerinin işlerini yürüttüğünü, yurt içi ve yurt dışı seyahatler yaptığı, şirketler açısından “bel kemiği” konumunda, yüksek vasıflı ve aranan bir personel olduğunu, SGK'ya bildirilen son brüt ücretinin 44.587,95 TL görünmesine rağmen gerçekte aylık net 5.000 USD gelir elde ettiğini, bu gelirin bir kısmının bankadan TL yatırma, bir kısmının avans/masraf adı altında, bir kısmının ise zaman zaman TL veya USD nakit ödemelerle sağlandığını, ------ gibi bankalardaki hesap bakiyelerinin (yaklaşık 50.000 USD üzeri USD bakiyesi, EURO, TL ve altın varlığı) müteveffanın yüksek ve düzenli gelir düzeyini teyit ettiğini, müteveffanın 46 yaşında nitelikleri gereği uzun süre gelir elde edebilecek durumda iken hayatını kaybettiğini, , davalı sürücünün ağır ihmal ve trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle yaşamının son bulduğunu, müteveffanın eşi davacı ----- evlilik süresince çalışmadığını, tamamen eşinin maddi desteğine bağlı olduğu ve eşin ölümüyle destekten yoksun kaldığını, davacı çocuklar --- (2016 doğumlu) ve ----- (2014 doğumlu) çok küçük yaşta babalarını kaybettiklerini, müteveffanın sağlığında aileye oldukça rahat ve yüksek yaşam standardı sağladığını, ölümle birlikte eş ve çocukların sosyal-ekonomik düzeylerinin ciddi biçimde gerilediği, TBK m.53 uyarınca cenaze ve defin giderlerinin, destekten yoksun kalma tazminatının klasik ilkeler ve yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde hesaplanmasını, TBK m.56 uyarınca müteveffanın feci şekilde yanarak ölmesinin, kimliğinin dahi DNA ile teşhis edilmesi zorunluluğunun doğmasının, küçük çocuğun babasının kimliğinin tespiti için kan örneği vermek zorunda kalmasının davacılar üzerinde olağanüstü ağır manevi elem ve ıstırap yarattığını, eşin genç yaşta dul kalması, iki küçük çocuğun babasız büyüyecek olması ve olayın ağırlığı gözetildiğinde yüksek düzeyde manevi tazminat takdirinin zorunlu olduğunu, ---- plakalı aracın sürücüsü davalı ---- KTK ve TBK m.49 vd. uyarınca haksız fiil sorumlusu olduğunu, aracın maliki ve işleteni olan -----KTK m.3 ve 85 uyarınca işleten ve teşebbüs sahibi sıfatlarıyla tehlike sorumlusu ve sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu,--- ise genişletilmiş kasko poliçeleri çerçevesinde poliçe teminat ve limitleriyle sınırlı olmak üzere zararlardan sorumlu olduğunu, davadan önce 6100 sayılı HMK m.5/A gereği dava şartı --- Arabuluculuk Bürosu'nun ---- dosyası üzerinden sigorta şirketi, --- şirketi ve sürücü ---- ile yapılan görüşmelerde tüm bilgi ve belgeler paylaşılmasına rağmen ödeme teklif edilmediğini ve 14.06.2024 tarihli son tutanakla anlaşamama halinin belgelendiğini, olayın aynı zamanda trafik-iş kazası niteliğinde olması nedeniyle müteveffanın işverenlerine karşı---. İş Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyası ile ayrıca maddi manevi tazminat davası açıldığını, eldeki işbu davada ise sigorta şirketi, işleten ve sürücüye yönelinerek trafik hukuku ve sigorta hukuku çerçevesinde sorumluluklarının tespit ve tazmininin istendiğini, zararın büyüklüğü, davalıların mali güçleri ve olası mal kaçırma riskleri karşısında ----- plakalı araç başta olmak üzere UYAP üzerinden saptanacak tüm taşınır ve taşınmaz mallar üzerine, öncelikle teminatsız ihtiyati tedbir, bu kabul edilmezse İİK m.257 vd. uyarınca ihtiyati haciz konulmasını, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, cenaze ve defin masraflarının ise HMK m.109 kapsamında kısmi eda davası şeklinde şimdilik 15.000 TL olarak talep edildiğini, buna göre fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 100.000'er TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, cenaze ve defin giderleri için her bir davacılar lehine 5.000'er TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL maddi tazminatın, ayrıca davacı eş ---- için 4.000.000,00 TL, küçükler ---- için ayrı ayrı 2.000.000,00'er TL olmak üzere toplam 8.000.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 30.06.2023'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı sürücü, işleten şirket ve .---- müştereken ve müteselsilen tahsiliyle, ---- sorumluluğunun anılan ZMMS ve kasko poliçesi limitleriyle sınırlı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.ISLAHDavacılar vekili 17.03.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; 30.06.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde; ---- için 4.227.375,84 TL, --- için 560.064,00 TL, ----- için 726.091,27 TL olmak üzere toplamda 5.513.531,11 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 30.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalılardan --- poliçe numaralı ZMMS poliçesi ve ----- poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi limitleriyle sınırlı olmak üzere işleyecek avans faizi ile) davacılara ödenmesine,Her bir davacı için 5'er bin TL olmak üzere toplam 15.000-TL ölüm dolayısıyla oluşan cenaze ve def'in masraf giderlerinden kaynaklı maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalılardan ---- poliçe numaralı ZMMS poliçesi ve ---- poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi limitleriyle sınırlı olmak üzere işleyecek avans faiziyle birlikte sorumlu tutulmasına,) davacılara ödenmesine,---- için 4.000.000,00-TL, ---- için 2.000.000,00-TL, ------ için 2.000.000,00 TL olmak üzere; toplamda 8.000.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalılardan ---- poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinde belirtilen limitlerle sınırlı olmak üzere işleyecek avans faiziyle birlikte sorumlu tutulmasına) davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAPDavalı ------vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket yönünden olayla ilgili illiyet bağının bulunmadığını, bu nedenle davaya taraf olmaması gerektiğini ve müvekkili bakımından davanın reddine, kazanın meydana geldiği sırada müteveffa --- sevk ve idaresindeki--- plakalı aracın ---- ait olduğunu, müteveffanın da bu şirket nezdinde çalıştığını, bu kapsamda Anayasa'nın adil yargılanma ve eşitlik ilkeleri ile HMK hükümleri uyarınca ---ile söz konusu araca sigorta yapan ----- Şirketine davanın ihbarının yapılarak isterlerse davaya katılmalarının sağlanmasını, müvekkili şirketin işveren sıfatıyla iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirdiğini, olayın meydana geldiği somut durumda işveren olarak müvekkiline atfedilebilecek bir ihmal bulunmadığını, sürücü ---- müvekkili şirkette şoför olarak çalıştığını, kaza tarihi olan 30.06.2023 günü için şirketçe kendisine 08:00 yola çıkış saatiyle yazılı yola çıkma talimatı verildiğini, buna rağmen ---- kendi inisiyatifi ile bu talimata aykırı davranarak gece saat 00:30 civarında yola çıktığını, ifadesinde de erken gidip gideceği yerde uyumayı planladığını beyan ettiğini, ayrıca kaza anında alkollü olduğunun tutanaklarla sabit olduğunu, müvekkilinin talimatına aykırı bu davranışın ve alkol kullanımının işçinin bizzat kendi ağır kusuru kapsamında değerlendirilmesini, işverenin sorumluluğunun doğabilmesi için yürütülen iş ile kaza arasında uygun nedensellik bağının bulunmasının zorunlu olduğunu, işçinin işverence belirlenen saat ve talimatlara aykırı şekilde, işyeri dışında alkol alarak araç kullanmasının işverenin denetim alanı dışında kaldığını, bu nedenle yürütülen işle kaza arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini, bu çerçevede işverenin kusurundan söz edilemeyeceği, ---- iş güvenliğini tehlikeye düşürecek bu davranışları nedeniyle 4857 sayılı Kanun uyarınca haklı nedenle iş akdinin feshedildiğini, buna ilişkin işten çıkarma belgesinin Ek-2 olarak sunulduğunu, Yargıtay ----- sayılı kararında da işçinin ağır kusurunun işveren bakımından illiyet bağını kestiğinin kabul edildiğini ve işverenin iş sağlığı ve güvenliği yönünden alabileceği bir tedbir bulunmadığı durumlarda tazminat sorumluluğuna gidilemeyeceğinin vurgulandığını, müvekkil şirket hakkında talep edilen ihtiyati tedbirin de haksız olduğu, müvekkilin aktif ticari faaliyeti bulunan, çalışanlarının ücretlerini ödeyen ciddi bir ticari işletme olduğu, şirket malları üzerine konulacak tedbirin ticari hayatı sekteye uğratacağını, telafisi imkâi Maddi ve manevi zararlara yol açacağını, bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise teminat mektubu ibrazı için süre verilmesini ayrıca olayın meydana gelişinde esasen müteveffa ----- asli kusurlu olduğunu, ----- istikametine gitmek isterken dalgınlık sonucu ---- istikametine girdiğini, eşi ---- ifadesinde de “tüh, yanlış yola girdim” dediğinin geçtiğini, yanlış istikamete girdikten sonra otoyolun asgari hız sınırına ve yol güvenliğine açıkça aykırı biçimde aracını otoyolda durdurduğunu, akabinde aracı geri istikamette hareket ettirdiğini, ---- Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığı'nca düzenlenen olay yeri inceleme raporunda aracın yanması nedeniyle göstergeler okunamasa da el freninin yukarı çekik konumda olduğunun değerlendirildiğini, bu hususların kazanın meydana gelişinde müteveffanın hatalı manevra ve kurallara aykırı davranışını gösterdiğini, bu yönlerin ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- sayılı soruşturma dosyasının incelenmesiyle de ortaya çıkacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili şirket yönünden hem işveren sorumluluğunu hem de 2918 sayılı Kanun anlamında tazmin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağının ortadan kalktığını, müvekkili ---- yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----. vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu --- plakalı aracın müvekkil nezdinde ---- numaralı, 24.04.2023-24.04.2024 vadeli ZMMS poliçesi ile ve ---- numaralı, 25.07.2023-25.07.2024 vadeli Genişletilmiş Kasko poliçesi ile teminat altında olduğunu, kasko poliçesi kapsamında 200.000,00 TL limitli İMM manevi tazminat teminatı bulunduğunu, bu açıklamanın müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunu ve davayı kabul anlamına gelmediğini, davacıların işbu dava ile müteveffanın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma, cenaze defin gideri ve manevi tazminat talebinde bulunduklarını, buna karşılık öncelikle usule ilişkin itirazlar çerçevesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, somut olayda zarar miktarının aktüeryal yöntemlerle belirlenebilir ve belirli olduğunu, bu nedenle HMK m.107 şartlarının gerçekleşmediğini, bu yönden davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca KTK m.97 ve m.99 ile ZMSS Genel Şartları uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce gerekli bilgi ve belgelerle sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmasının zorunlu olduğunu, davacıların genel şartlarda öngörülen belgeleri eksiksiz sunmadığını, müvekkili şirkete usulüne uygun eksiksiz. başvuru yapılmadığından sigortacının temerrüdünün doğmadığını ve dava şartı niteliğindeki başvuru yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulen reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak öncelikle kazanın iş kazası niteliğinde olduğunu, bu hususun davacı tarafın beyanlarıyla da örtüştüğünü, bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu'na müzekkere yazılarak olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediğinin, davacılar lehine peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının ve yapılmış bir ödeme bulunup bulunmadığının sorulması, varsa PSD ve sair ödemelerin tazminattan denkleştirme ilkesi gereği indirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, gerçek zararın belirlenebilmesi için haksız fiil sonucu elde edilen sosyal güvenlik ve benzeri kazanımların düşülmesinin zorunlu olduğu vurgulandığını manevi tazminat taleplerinin kabul anlamında olmamakla birlikte fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, Yargıtay ---. HD içtihatlarına atıfla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş şekli, hak ve nesafet kuralları gözetilerek makul seviyede bir miktara hükmedilebileceğini, poliçe limitlerinin üst sınır olduğunu, ancak zararın somut belirlenmesi yapılmadan sırf limitler esas alınarak hüküm kurulamayacağını Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli---- ve 29.12.2022 tarihli ---- sayılı kararlarıyla KTK'daki bazı hükümlerin iptal edilmiş olmakla birlikte Trafik Sigortası Genel Şartları'nın yürürlükte olduğu, KTK m.90'daki atfın iptalinin Genel Şartların uygulanmasını ortadan kaldırmadığını, zaten Yargıtay'ın 01.06.2015 tarihli Genel Şartların, kanun değişikliğinden bağımsız biçimde, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren düzenlenen tüm poliçelere uygulanacağı yönünde istikrar kazanan içtihatları bulunduğunu, ZMSS Genel Şartları'nın Hazine ve Maliye Bakanlığı/Hazine Müsteşarlığı tarafından kanundan alınan yetkiyle düzenlenen, borçlar hukukundaki genel işlem koşullarından nitelik itibarıyla farklı ve özel norm mahiyetinde olduğu, TBK m.20 anlamında klasik “genel işlem şartı” değerlendirmesine tabi tutulamayacağını, poliçenin ayrılmaz parçası olduğunu ve sorumluluğun kapsamının bu çerçevede tayin edilmesi gerektiğini, yine Anayasa Mahkemesi kararlarının Anayasa m.153 gereği geriye yürümezliği vurgulanarak, iptal kararlarının poliçe tanzim ve kaza tarihinden sonra hüküm ifade edeceğini, ZMSS Genel Şartları'nın 01.06.2015 ve bunları tadil eden 04.12.2021 tarihli değişikliklerle TRH 2010 yaşam tablosu, 901,8 ve 901,65 teknik faiz (iskonto oranı), belirli süreli rant formülünün destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminat hesabına ilişkin parametreleri özel ve bağlayıcı şekilde düzenlediğini, KTK m.90'ın güncel metninin de destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatının ulusal doğum-ölüm istatistiklerine dayalı hayat tablosu ve Genel Şartlarda belirlenen iskonto oranı esas alınarak genel kabul görmüş aktüerya kurallarına göre hesaplanacağını hükme bağladığını, bu çerçevede TBK'daki genel tazminat hükümlerinin sigorta sözleşmesinden doğan sorumluluk bakımından ancak Genel Şartların düzenlemediği alanlarda devreye girebileceğini, aksi halde gerçek zarar ilkesinin bozulacağı ifade edildiğini, teknik faiz/iskonto oranlarının Türkiye'nin 2010-2019 dönemi reel faiz verileri dikkate alınarak belirlendiğini, tazminatın peşin ve toplu ödenmesi nedeniyle geleceğe ilişkin reel getirinin iskonto edilmemesinin zarar gören lehine sebepsiz zenginleşmeye, sigortacı açısından ise hakkaniyete aykırı ağır yük doğuracağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları araçların sebebiyet verdiği trafik kazasına dayalı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;Trafik ekiplerince düzenlenen ölümlü/ yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağına göre;----Köyü yolu mevkinde 30.06.2023 günü, saat 02:50 sıralarında sürücü--- sevk ve idaresindeki --- plaka sayılı kamyon ile ---- istikametinden --- istikametine ----- no'lu otoyolu takiben seyir halindeyken olay mahalli yol ayrımına geldiği sırada, sağa doğru yönelmek istediği esnada, yol ayrımı kısmından gelerek sola doğru yönelen sürücü ---- sevk ve idaresindeki -- plaka sayılı otomobilin arka kısımlarının, yönetimindeki kamyonun ön kısımlarıyla çarpışması neticesi ölümlü ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası meydana geldiği.--- plaka sayılı kamyon sürücüsü ---- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu MADDE 56/1-a (Sürücüler, şerit izleme kurallarına riayet etmek zorundadırlar) kuralını ihlal ettiğinden asli ve % 50 oranında kusurlu olduğu.Sürücü Müteveffa --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız şekilde sürdürmesi, olay mahalli yol ayrımında, sola doğru yönelmeden evvel gireceği uygunluğunu kontrol etmesi gerekirken bunları yapmadığı, olay mahalli yoluna geldiği sırada hatalı manevra yaparak sola doğru yönelerek şüpheli sürücü yönetimindeki kamyonla çarpıştığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli ve % 50 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.Dava dosyasında mevcut ---- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine göre, mülkiyeti ---. adına kayıtlı ---- sevk ve idaresindeki---- plakalı davaya konu aracın 30.06.2023 olay tarihini kapsayan 24.04.2023 / 24.4.2024 tarihleri arası davalı ---- Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu tespit edilmiştir.Zeyilnameye bakılmaksızın davaya konu 30.06.2023 olay tarihi itibariyle kişi başı vefat halinde teminat limit miktarının 1.200.000,00 TL., kaza başı 12.000.000,00 TL. olduğu görülmüştür.Dava dosyasında mevcut---- numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesine göre mülkiyeti --- adına kayıtlı ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın davaya konu 30.06.2023 olay tarihini kapsayan 25.07.2023 / 25.07.2024 tarihleri arası davalı ---- Kasko Sigortası İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür.İhtiyari Mali Mesuliyet
: bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın yıllık azami Manevi Tazminat teminat limit sorumluluğunun 200.000,00 TL. olduğu tespit edilmiştir.Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih ve ---- Esas, ---- Sayılı kararı, Anayasa Mahkemesi'nin 29.12.2022 tarih ve --- Sayılı Kararı Yüksek Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin 03.06.2021 tarih ve ---- Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarih ve ---- Sayılı Kararı ve bu husustaki Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları doğrultusunda, TRH. 2010 yaşam tablosu baz alınarak işleyecek devre bakımından % 10 artış % 10 iskonto yöntemine göre maddi zarar hesap ve tespit edilmiştir.Buna göre; müteveffanın yaşı, muhtemel bakiye ömür süresi, davacıların destek süresi, müteveffanın gelir durumu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı eş --- 4.227.375,84 TL, çocuk '--- 560.064,00 TL, çocuk ---- 726.091,27 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri, davalıların davalı sigorta şirketinin teminat limiti gözetilerek müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları,Davalı --- ZMMS Poliçesi Teminat Limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, buna göre sorumluluğunun --- için 920.072,98 TL, çocuk --- için 121.895,89 TL, çocuk ----- için 159.031,13 TL teminat limiti ile sınırlı olduğu,Davalı ---- tarafından düzenlenen kasko- ihtiyati Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi limitinin ise 5.000.000,00 tL olduğu, davacıların nihai ve gerçek maddi zararlarının ZMMS poliçesi teminatı üstünde kalan kısmının İhtiyati Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında karşılanacağı, buna göre, davalı sigorta şirketinin eş --- için 3.307.302,95 TL, çocuk --- için 438.168,10 TL, çocuk --- için 568.060,15 TL destek tazminatından İhtiyati Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında sorumlu olduğu belirlenmekle ıslah dilekçesi de gözetilerek destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, kısa kararda sehven 1 numaralı hükmün 2. paragrafında davacı ---- için 560.064,00 TL destek tazminatının davalı --- İhtiyati Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi yönünden sorumluluğunun 438.168,10 TL yerine sehven 138.168,10 TL yazıldığı görülmekle bu maddi hatada düzeltilmiştir.Davacıların her birinin 5.000 TL cenaze ve def'in gideri talep ettikleri, davacı --- 8 yaşında, davacı ---- 11 yaşında öğrenci oldukları, cenaze ve def'in gideri harcaması yapamayacakları belirlenmekle bunlar yönünden açılan davanın reddine, davacı anne yönünden cenaze ve def'in giderine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.Davacıların manevi tazminat davası yönünden ise;Genel kabul gören görüşe göre manevi tazminat; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bşr tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsaa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47,6098 sayılı TBK'nın 58.maddesinde düzenlenen hükme göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır.Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır.Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamalek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmekle;Olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumlar hep birlikte değerlendirildiğinde; takdiren davacı --- için 750.000 TL, davacı --- için 500.000 TL, davacı ---- için 500.000 TL olmak üzere toplam 1.750.000 TL manevi tazminatın davalı ----. 200.000 TL limitli İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sorumlu olmak üzere davalı ---- Şirketi ve--- yönünden 30.06.2023 kaza tarihinden itibaren davalı----. yönünden ise 14.06.2024 arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.HÜKÜM; Ayrıntıları ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden DAVANIN KABULÜ ile ;Davacı ----- için 4.227.375,84 TL destek tazminatının davalı --- ZMSS Poliçe yönünden 920.072,98 TL limit İhtiyati Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi yönünden 3.307.302,85 TL limit,Davacı ---- için 560.064,00 TL destek tazminatının davalı --- ZMSS poliçesi yönünden 121.895,89 TL limit İhtiyati Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi yönünden 438.168,10 TL limit ( kısa kararda sehven 138.168,10 TL limit yazılmıştır. )Davacı ----için 726.091,27 TL destek tazminatının davalı ----ZMMS poliçesi yönünden 158.031,13 TL limit İhtiyati Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi yönünden 568.060,15 TL limit ile sınırlı olarak davalılardan ---- Şirketi ve ---- yönünden 30.06.2023 kaza tarihinden itibaren davalı ----- yönünden 14.06.2024 arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,2-Cenaze ve defin gideri yönünden ;a-Davacı eş ---- talebinin kabulü ile; 5.000 TL cenaze giderinin davalı---- yönünden 30.06.2023 kaza tarihinden itibaren davalı----- yönünden 14.06.2024 arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı---- Yönünden İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminatından karşılanmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıyaa ödenmesine,b-Davacı ---- tarafından açılan davanın REDDİNE,3-Manevi tazminat davası yönünden;Davanın KISMEN KABÜLÜ ile ;Davacı ---- için 750.000 TL,Davacı --- için 500.000 TL,Davacı ----- için 500.000 TL olmak üzere toplam 1.750.000 TL manevi tazminatın davalı ----. 200.000 TL limitli İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sorumlu olmak üzere davalı ---- yönünden 30.06.2023 kaza tarihinden itibaren davalı ----. yönünden ise 14.06.2024 arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,Aşan istemin reddine,4-KARAR HARCI,Davanın kabul edilen toplam 7.268.531,11 TL dava değeri üzerinden alınması gereken 496.513,36 TL nisbi karar harcının dava açılışı sırasında davacı tarafından yatırılan 28.399,89 TL peşin harç ile bedel artırım nedeniyle tamamlama harcı olarak yatırılan 17.806,82 TL harç olmak üzere toplam 46.206,71 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 450.306,65 TL harcın davanın ( davalı --- 338.167,91 TL'sinden sorumlu olacak şekilde ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,5-AVUKATLIK ÜCRETLERİa-Maddi tazminat davası yönünden ; Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı ---- vekili için takdir olunan 579.561,34 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ----verilmesine,b-Maddi tazminat davası yönünden ; Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı ----vekili için takdir olunan 89.610,24 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ----- verilmesine,c-Maddi tazminat davası yönünden ; Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı ----- vekili için takdir olunan 114.913,69 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ---- verilmesine,d-Manevi tazminat davası yönünden ; Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı --- vekili için takdir olunan118.500,00 TL ( davalı ---- 45.000 TL'sinden sorumlu olacak şekilde ) nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ---- verilmesine,e-Manevi tazminat davası yönünden ; Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı ---- vekili için takdir olunan 80.000,00 TL ( davalı --- 45.000 TL'sinden sorumlu olacak şekilde ) nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ---- verilmesine,f-Manevi tazminat davası yönünden ; Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı --- vekili için takdir olunan 80.000 TL ( davalı ---- 45.000 TL'sinden sorumlu olacak şekilde ) nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ---- verilmesine,g-Manevi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden; Anayasa Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli --- sayılı kararı uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,3-ARABULUCULUK ÜCRETİ6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 4.000,00 TL'nin davanın kabul ve red ile sigortanın sorumlulukoranı gözetilerek 2.150,68 TL ( davalı --- 1.615,10 TL'sinden sorumlu olacak şekilde ) davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, kalan 1.849,32 TL'nin ise davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ,a-Davacı tarafından yatırılan 417,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekaletname harcı, 28.399,89 TL peşin harç ve 17.806,82 TL ıslah harcının davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,b-Davacılar tarafından yatırılan 20.000 TL bilirkişi ücreti 4.483,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 24.483,50 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranı ile sigortanın sorumluluk oranı gözetilerek 13.164,08 TL'nin ( davalı ---- 9.885,86 TL'sinden sorumlu olacak şekilde ) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 11.319,42 TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına,c-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,d-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.