Anahtar kelimeler: Acd Kesmek Aksaray Süreç Silahla Yağma Görüşü İstemlerinin Edenlerin Birden

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Yol kesmek suretiyle silahla birden fazla kişi ile yağmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk dereceAksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ile ... hakkında mağdur ...'a yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d, 168/2, 63. maddeleri uyarınca 8'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, mağdur ...'a yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2, 168/2. maddelerince ayrı ayrı 2'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/1, 119/1-c maddeleri gereğince ayrı ayrı 12'şer ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 245/1, 43/1, 168/2 maddelerince ayrı ayrı 1'er yıl 10'ar ay 15'er gün hapis ve 60'ar TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. İstinafKonya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, █████/2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulü ile, sanıklar hakkında banka ve kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanıklar hakkında yağma, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümlere yönelik olarak yapılan istinaf incelemesinde ise, yağma suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken 5237 sayılı Kanun'un 168/3-2. maddesi yerine aynı yasanın 168/2 maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi ile, mağdurların aynı iş yerinde çalışmaları nedeniyle aynı evde yaşadıkları, mağdur ... evde diğer mağdur iş yerinde iken söz konusu olayın yaşandığı, evin her iki mağdurun ortak kullanımına açık olması sebebiyle, eşyaların farklı kişilere ait olduğu bilinse dahi ortak hakimiyet ve müşterek zilyetlik kuralı gereği sanıklar hakkında sadece yağma suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden hatalı nitelendirme ile mağdur ...'a yönelik eylemleri nedeniyle, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından da mahkûmiyet hükmü kurularak fazla ceza tayini nedenleriyle hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 2 80... /1. maddeler uyarınca bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.C. Bozmadan Sonra İlk DereceAksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2024 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı beraatlerine; nitelikli yağma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. madde yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a,c,d, 168/3-2, 53. maddeleri uyarınca sanıkların ayrı ayrı 8'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.D. İstinafKonya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiSanığın iddia edilen yağma eylemine katılmadığına, bu suça yönelik kastının mevcut olmadığına, mağdurun şikâyetten vazgeçme dilekçesiyle olayın kurgu olduğuna dair ikrarı bulunmasına rağmen bu hususa değinilmeden ve olayda silahın var olup olmadığı ile içeride gerçekleşen herhangi bir olay olup olmadığı, mağdur ile sanıkların karşılaşıp karşılaşmadıkları tespit edilmeden, sanık hakkında yağma suçundan ceza verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemiSanığın suç işleme kastının bulunmadığına, suçun maddi unsurunu oluşturan cebir ya da tehdit yönünde herhangi bir eylemi olmadığına, sanığa verilen cezanın haksız olduğuna, ayrıca ceza tayin edilirken alt sınırdan oldukça uzaklaşıldığı halde sebebinin gerekçeli kararda tartışılmadığına, sanığın yargılama sürecinde duruşma tutanağına yansımış herhangi bir olumsuz davranışı olmadığı ve tüm sorgularında pişmanlığını dile getirmiş olmasına rağmen hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanmadığına, usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması ile sanık hakkında yağma suçundan beraat hükmü verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2024 tarihli ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak Bölge Adliye Mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir. (Ömer Oral [GK], B. No: ██████████, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir:1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması,2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. ..........Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir.Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak Bölge Adliye Mahkemesinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:████████).Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, █████/2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile sonraki tüm kararların hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin kabulü ile, diğer yönleri incelenmeyen Konya Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,05.02.2026 tarihinde karar verildi.