Anahtar kelimeler: Belçikada Mukim Sevkiyatlarda İhracat Edemediği Vadeli Limiti Onayı Alıcı Tazmin

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili, müvekkili ve davalı sigorta şirketi arasındaki kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesi çerçevesinde, davalının müvekkilinin tahsil edemediği ihracat bedellerini tazmin yükümlülüğü altına girdiğini, davalının düzenlediği █████/2019 tarihli alıcı limiti onayı belgesiyle Belçika'da mukim ... adına █████/2019-█████/2020 arasında yapılan 120 gün vadeli sevkiyatlarda geçerli olmak üzere 100.000-Euro tutarında alıcı limiti onayı tahsis edildiğini, müvekkilinin sigorta kapsamında firmaya gerçekleştirdiği ve primini davalı sigorta şirketine ödediği iki adet sevkiyat bedelini tahsil edememesi üzerine sevkiyatların ödenmesi talebiyle davalıya müracaat ettiğini, davalının █████/2021 tarihli yazısıyla sevkiyata ilişkin bilgi ve belge talebinin karşılanmasına rağmen davalının haksız olarak poliçenin 8/c, 15 ve 18. maddeleri çerçevesinde talebin reddedildiğini, davalının tazminat ödememeye çalıştığını, ileri sürülen sebeplerin kabul edilemeyeceğini, ortada gerçek bir ihracat bulunduğunu, malların alıcıya teslim edildiğini, ancak alıcı ödeme güçlüğüne düştüğünden faturaların ödenmediğini, sözleşmedeki rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükünün davalıya ait olduğunu, sevkiyatın 114.214,11-USD olduğunu ve alıcı limiti onayı belgesinde 100.000-Euro limit tahsis edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.458-USD'nin ödeme günündeki TL karşılığı tutarının temerrütten itibaren Devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranından hesaplanacak faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, alıcının bedeli ödememe nedeninin öğrenilmesi için müvekkilinin Brüksel Ticaret Müşavirliği ve Belçika'da faaliyet gösteren anlaşmalı avukatları aracılığıyla girişimlerde bulunduğunu, Ticaret Müşavirliği'nden Ticaret Sicil Portalı'na göre şirketin aktif göründüğünü, hisselerinin tamamının █████/2020 tarihinde "..." adlı kişiden "..." adlı kişiye devredildiğine dair Belçika Resmi Gazetesi'nde kayıt bulunduğunun ve irtibat numaralarının geçersiz olduğundan yetkililerine ulaşılamadığı ve "...@..." resmi e-posta adresine gönderilen bilgi talebinden yanıt alınamadığının bildirildiğini,; Belçika'daki anlaşmalı avukatların da telefon numaralarının bazılarının meşgul olduğu, bazılarına ulaşılamadığı, e-postaya dönüş olmadığı, adres ve firma sahibi değişikliği yapıldığının beyan edildiğini; davacının müvekkiline ibraz ettiği sevkiyata ilişkin belgelerde şeklen alıcı firma tarafından kaşe ve imza ile onaylanmış gibi göründüğünü, alıcının "...@..." adresinden ilgili e-postaları gönderdiğini, alıcı yetkilisinin "..." olarak belirtildiğini, ödememe nedeni için gönderilmiş e-postaya "...@..." adresinden cevap yazıldığını ve bir problem sebebiyle "eu uzantılı e-postanın kullanıldığının be adının "..." olduğunu, tek hissedar olduğunu (█████/2020 tarihinde ... adlı kişiye devredildiğinin tespit edilmiş olmasına rağmen), pandemi sebebiyle finansal güçlük yaşandığını, ödeme yapabilmek için bankalarla kredi görüşmeleri yapıldığının bildirildiğini, davacıyla yapılan yazışmalarda ise isim farklılığı ve e-posta adresi hususunda net bir açıklama yapılamadığını; müvekkilinin yaptığı araştırmada alıcının 4 kez sicil değişikliği ile adres ve yönetici değişikliği yaptığı, █████/2020 tarihinden bu yana ...’un yönetici olduğu ve şahsın adına kayıtlı ... isimli şirketinin iflas sürecinde olduğunu, alıcının faaliyet alanı ile davacının sattığı ürünlerin ilgisiz olduğunu, firma yöneticilerinin ve adresinin birkaç defa değişmesinin paravan şirket görüntüsü verdiğini; davacıdan belgelerdeki imza sahibine ait imza sirküleri, kimlik veya pasaport fotokopisinin sunulmasının istenildiği ve aksi takdirde poliçenin ilgili maddeleri gereğince sevkiyata ilişkin işlem yapılamayacağının bildirildiğini; poliçenin 15. maddesine göre zararın kesinleşmediğini; TTK'nın 1420. maddesine göre alacağın zamanaşımına uğradığını; TTK 1448 gereğince de sigortalanın sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğüne aykırı davrandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, TTK'nın 1427/1. madde atfıyla TTK'nın 1446. maddesi uyarınca yapılacak ihbarın borcun doğduğu tarihten itibaren olacağı, sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildireceği, TTK 1427/2'de ise sigorta tazminatı ve bedelinin, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmalar bitince ve herhalde TTK 1446'ya göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağının düzenlendiği; somut olayda davacı sigortalının, davalı sigorta şirketine meydana gelen rizikoyu, her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere █████/2020 tarihinde bildirdiği, Kanun gereğince 45 gün sonra yani █████/2022 tarihinde muaccel olan tazminat talebinin 2 yıl sonrası █████/2022 tarihinde zamanaşımına uğradığı, davacı davayı 2 yıllık zamanaşımı süresinden sonra █████/2023 tarihinde açtığından davalının zamanaşımı def'inin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti için, sigorta poliçesine göre alacağın muaccel olduğu tarihin belirlenmesinin gerektiğini, poliçenin "Zararın Kesinleşmesi" başlıklı 15. maddesi gereğince muacceliyet tarihinin ancak sigorta tazminatının ödenmeyeceğinin bildirilmesiyle açıklığa kavuştuğunu ve zamanaşımı başlangıcının tespiti bakımından, bu tarihte alacağın muaccel hale geldiğini, zamanaşımının değerlendirilmesi açısından 15. maddenin sigortalı yararına olduğunu ve uygulama alanı bulacağını, zamanaşımının değerlendirilmesi açısından, poliçenin 15. maddesinin müvekkili yararına olduğunu, bu madde uyarınca sigortacının incelemesi bitene kadar tazminat ödenmeyeceği kararlaştırıldığına göre, somut olayda, zamanaşımı hesabı bakımından alacağın muaccel olduğu tarihin, tazminat ödenmeyeceğinin müvekkiline bildirildiği █████/2021 tarihi olduğunu, dava █████/2023 tarihinde açıldığından (arabuluculuktaki süreler dikkate alınmasa dahi), talebin zamanaşımına uğramadığını; bu kapsamda, davalının müvekkilinin tazminat başvurusunu 1 yıl 8 ay (20 ay) boyunca incelediğini, zamanaşımı süresinin ise 24 ay olduğunu, davalının hasar dosyasını 20 ay boyunca sürüncemede bıraktığını, bu süre zarfında, müvekkilinden bilgi ve belge talep ettiğini, Belçikalı avukat aracılığıyla uzun süren araştırmalar yaptığını ve müvekkilinde tazminat ödeyeceği konusunda inanç yarattığını, e-posta yazışmalarında görüleceği üzere, davalının dava dışı Belçikalı şirketin iflas ettiğini belirlediğini, (aynı Belçikalı şirkete ihracat yapan 3 adet sigortalı firmaya ait) ihracata ilişkin belgeleri, iflas masasına alacak kaydı yaptırmak üzere Belçikalı bir avukata gönderdiğini, yazışmalardan, eğer sigortalıların borçlunun kayıtlarında alacaklı olduğu tespiti yapılırsa ve alacak iflas masasına kaydedilirse, tazminatın ödeneceğinin anlaşıldığını, davalının Belçikalı şirketin ticari defterlerinde 3 adet sigortalı firmaya ait alacak olup olmadığını tespit edememesi ve Belçikalı firmanın mal varlığı olmadığını ve alacaklılara ödeme yapılmayacağını tespit edince, poliçedeki iflas riski geçekleşmesine rağmen, sigortalılara anlamsız bahanelerle tazminat ödemediğini, davalı ile Belçikalı avukat tarafından yapılan █████/2021-█████/2022 tarihleri arasındaki kronolojik yazışmalardan bu hususun görüldüğünü, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre davalının tazminat ödeyeceği konusunda müvekkilinde inanç yaratmasından sonra oyalamayla zamanaşımı süresinin bitimini müteakip zamanaşımı def’inde bulunmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğundan zamanaşımı def’ine dayanma hakkını yitirdiğini; davalının tazminat ödemeyi reddettikten sonra dahi Belçikalı avukatla yazışmaya devam ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, davacı sigortalı ile davalı sigortacı arasındaki kısa vadeli ihracat kredi sigortası genel poliçesi kapsamında teminat altına alınmış risk gerçekleştiğinden bahisle davacının tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda davacı, dava dışı Devosfiscalitet Belçika firmasına muhtelif ürünleri (metal posta kutusu, duvar süsü, poşet standı, spor kulaklık, telefon tutucu vs.) ihraç ederek sattığını, █████/2019 ve █████/2019 tarihli faturalarda, ödemenin teslimden itibaren 45 sonra yapılacağı yazılı olduğunu ve malların alıcıya teslim edilmesine rağmen bedelini alamadığını iddia etmektedir. Bu nedenle poliçe kapsamında poliçedeki risk gerçekleştiğinden bahisle, davacı tazminatın ödenmesi için █████/2020 tarihinde davalıya başvurmuştur. Davalının başvuruyu değerlendirmesi sürecinde yapılan araştırmalar ve çok taraflı e-posta yazışmaları neticesinde alıcı firmanın iflas ettiği belirlenmiştir. Davalı da █████/2021 tarihli cevabi yazısıyla, davacıya poliçenin 8/c, 15 ve 18. maddeleri uyarınca tazminat ödenmeyeceği bildirilmiştir. Davanın açılmasından önce arabuluculuk süreci █████/2022 tarihinde başlamış ve █████/2022 tarihinde son bulmuştur. Dava, █████/2023 tarihinde açılmış ve davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde, talebin zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Mahkemece TTK'nın 1427. ve 1446. maddelerine göre, davacının davalıya █████/2020 başvuru tarihinin 45 gün sonrası olan █████/2020 muacceliyet tarihinden 2 yıl sonrası █████/2022 tarihinde zamanaşımına uğradığı, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinden sonra █████/2023 tarihinde açıldığından, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davaya konu kısa vadeli ihracat kredi sigortası genel poliçesi, ihracatçıların ihracat bedeli alacaklarını ticari ve politik risklere karşı teminat altına alan bir sigorta türüdür. Taraflar arasındaki█████/2018 tarihli poliçede (Versiyon: 2016/2) davacı sigortalı, davalı ise sigortacı olup, tazminat ödeme sınırı 100.000-USD olarak belirlenmiştir.Poliçenin "Zarar Tutarı" başlıklı 14. maddesi " ... b. Diğer bütün hallerde zarar tutarı, i) Alıcı'ya teslim edilen ve Alıcı tarafından kabul edilen malların brüt fatura tutarından aşağıda belirtilen tutarların düşülmesinden sonra bulunan miktarlardır: 1) Zararın kesinleştiği tarihte Alıcı'nın Sigortalı/Satıcı 'ya karşı olan her türlü alacağı ile sevkiyat bedeline mahsuben Alıcı'nın yaptığı her türlü ödemeler, 2) Sevkiyatla ilgili masraf ve komisyonların ödenmemesi nedeniyle masraflardan yapılan tasarruflar. ..." şeklindedir.Bu maddede belirtilen "zararın kesinleşmesi" hususunun düzenlendiği poliçenin "Zararın Kesinleşmesi" başlıklı 15. maddesi "Sigortalı'nın zararı ispatlamaya yeterli delillerle birlikte tazminat talebinde bulunması üzerine ...'ca zararın sebebi tetkik edilir. Tetkik sonucu kesinleştiği kabul edilen zarar Sigortalı'ya sigorta kapsamına alınan oranda ...'ca ödenir. Ödeme, zararın kesinleşmesi, delillerin eksiksiz olarak ibraz edilmesinden, zararın sebebinin incelenmesinden ve zararın Poliçe kapsamı içinde olduğunun tespitinden sonra yapılır. Zarar kesinleşme süreleri sona erse dahi, ...'ca bahse konu incelemeler tamamlanmaksızın tazminat ödemesi yapılamaz. a. Zararın Poliçe'nin Madde 1/a paragrafında (iflas, tasfiye aciz, konkordato ve takibin sonuçsuz kalacağının belirlenmesi) belirtilen Alıcı'nın ödeyememesinden ileri gelmesi halinde, ...'ca aksi yazılı olarak belirtilmediği sürece Alıcı'nın mal varlığından karşılanmak üzere Sigortalı/Satıcı lehine alacağın yetkili merciler tarafından usulüne uygun kaydedilmesinden 1 ay sonra zarar kesinleşmiş sayılır. Şu kadar ki; i) Sigortalı, ...'ca yeterli görülen bilgi ve belgelerle Alıcı'nın söz konusu ödeyememe hali ile ilgili tazminat talebinde bulunacaktır. ii) Sigortalı, ödeyememe haliyle ilgili olarak yetkili merci veya yargı yerinin alacak talebini kabul etmesi için bütün işlemleri usulüne uygun olarak yerine getirdiğini ve eksik bırakmadığını ...'a yazılı olarak beyan ve taahhüt edecektir. b. Zararın, Alıcı'ya teslim edilen ve Alıcı tarafından kabul olunan malların brüt fatura tutarının vade tarihinde ödenmemesinden ileri gelmesi halinde, aksi kararlaştırılmadıkça söz konusu vade tarihini takip eden 4 ayın bitiminde zarar kesinleşmiş sayılır. ... f. İşbu Poliçe'de yer alan maddelere uygun olması koşuluyla diğer bütün hallerde aksi kararlaştırılmadıkça zarara neden olan olayların meydana gelmesinden 4 ay sonra, zarar kesinleşmiş sayılır. ... Bu Madde'de belirtilen zararın kesinleşme süresiyle uyumlu olarak aksi kararlaştırılmadıkça ... Sigortalı'ya ayrıca vade tarihinde geçerli olan Reuters LIBOR01 sayfasında yer alan dört aylık veya bir aylık ortalama LIBOR üzerinden faiz ödemesi yapar." şeklindedir.TTK'nın sigorta hukuku kitabının genel hükümler kısmında "Zamanaşımı" başlıklı 1420. maddesi "(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. ..."; tazminat ödeme borcuna ilişkin 1427. maddesi " ... (2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. ... sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. (3) Araştırmalar, 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa; sigortacı, tazminattan veya bedelden mahsup edilmek üzere, tarafların mutabakatı veya anlaşmazlık hâlinde mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre süratle tespit edilecek hasar miktarının veya bedelin en az yüzde ellisini avans olarak öder. (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer. ..." ve Riziko gerçekleştiğinde beyan yükümlüğüne ilişkin 1446. maddesi "(1) Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. ..."; "Bilgi verme ve araştırma yapılmasına izin verme yükümlülüğü" başlıklı 1447. maddesi "(1) Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sözleşme uyarınca veya sigortacının istemi üzerine, rizikonun veya tazminatın kapsamının belirlenmesinde gerekli ve sigorta ettirenden beklenebilecek olan her türlü bilgi ile belgeyi sigortacıya makul bir süre içinde sağlamak zorundadır. Ayrıca, sigorta ettiren, aldığı bilgi ve belgenin niteliğine göre, rizikonun gerçekleştiği veya diğer ilgili yerlerde sigortacının inceleme yapmasına izin vermekle ve kendisinden beklenen uygun önlemleri almakla yükümlüdür. (2) Bu yükümlülüğün ihlal edilmesi sebebiyle ödenecek tutar artarsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır." şeklinde düzenlenmiştir.İhracat kredi sigortasında, rizikonun gerçekleşmesi, "alacağın vadesinde ödenmemesi" olgusundan ibaret değildir. Ödememe halinin, teminat dışında kalan bir hal nedeniyle söz konusu olup olmadığının araştırılması için sigortacıya makul süre verilmesi şarttır. Rizikonun yurt dışında gerçekleşiyor olması, sigortacıya tanınan araştırma süresini önemli kılmaktadır (...: ... Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası Sözleşmesi, İstanbul 2020, s.223-224).Somut olayda davacı davalıya poliçe kapsamında uğradığını iddia ettiği zararın tazmini için █████/2020 tarihinde başvuru yapmıştır. Davalının cevap dilekçesi ekinde sunulmuş e-posta yazışmalarında, davacı ile davalının karşılıklı olarak █████/2020-█████/2021 tarihleri arasında çok sayıda tazminat talebi hakkında davacıdan bilgi-belge istediği yazışmalar yapıldığı; davalı ile dava dışı Belçika'daki alıcının karşılıklı █████/2020-█████/2020 tarihleri arasında alıcıya ilişkin bilgiler talep edildiği; davalı ile Brüksel Ticaret Müşavirliği'nin karşılıklı olarak █████/2020-█████/2020 arasında dava dışı alıcı şirket hakkında davalının bilgi-belge istediği; davalı ile Belçika'da işbirliği yaptığı avukatla karşılıklı olarak █████/2020-█████/2022 arasında alıcı şirket hakkında bilgi-belge istenildiği, o araştırmalar kapsamında alıcının iflas ettiği ve şirketin içi boş olduğundan alacak başvuru yapılırsa sonuç alınamayacağına ilişkin yazışmalar; davacı ile davalı arasında karşılıklı █████/2019-█████/2020 tarihleri arasında satışa, teslime ve ödeme yapılmasına ilişkin yazışmalar mevcuttur.Ayrıca söz konusu e-posta yazışmalarının yanı sıra davalının davacıya gönderdiği █████/2021 tarihli yazısıyla da, ürünlerin satış faturalarının, alıcının detaylı iletişim bilgilerinin ve belgelerdeki imzası olan alıcı temsilcisine ait imza sirküleri, kimlik ve pasaport bilgilerinin en geç 10 gün içinde gönderilmesi istenilmiştir. E-postalarda da esasen yukarıdaki bilgilerin istenildiği ve elde edilmeye çalışıldığı görülmektedir.Sigorta şirketinin, oyalama kastı ile sigorta tazminatını ödeyeceği konusunda sigortalısında bir inanç yaratarak, zamanaşımı süresinin bitimini müteakip zamanaşımı def’inde bulunmasının iyi niyet kurallarına aykırı bir davranış olduğu aşikar olduğu gibi, bunun varlığının tespiti halinde TMK'nın 2. maddesi uyarınca zamanaşımı def’ine dayanma hakkının da yitirilmesi sonucu doğacaktır. (Yargıtay 4. HD'nin ██████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2021; Yargıtay 11. HD'nin █████████ E., ████████ K. sayılı ve █████/2021; Yargıtay 17. HD'nin █████████ E., █████████ K. sayılı ilamları. Ayrıca bkz. Ulaş, Işıl/ Bektaş, İbrahim: Ulaş Sigorta Hukuku, Birinci Cilt Zarar Sigortaları-I, 9. Bası, Ankara 2023, s. 267-268). Buna göre davacı, davalı ve üçüncü kişiler arasındaki yaklaşık 1,5 yıl sürmüş e-posta yazışmaları, davalının davacıya gönderdiği █████/2021 tarihli yazı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalının davacıda sigorta tazminatının ödeneceğine dair bir inanç yarattığı, davalının ödeme konusunda davacıyı oyaladığı ve talebi sürüncemede bırakarak ödeme yapmaktan kaçındığı anlaşıldığından, davalının iyiniyet kurallarına aykırı olarak bulunduğu zamanaşımı def'ine dayanma hakkını kaybettiği kabul edilmeli ve davanın esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026