Anahtar kelimeler: Satımdan Yazildiği Başkan Katip Sanayi Yapı Üye Ankara İnşaat İlamda

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARARBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: Ankara 10.Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı ... Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret A. Ş. arasında mal alım satımına dayanan ticari bir ilişki bulunduğunu, iş bu ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirket tarafından, davalı şirket adına toplam 82.552,40 TL bedelli fatura kesilerek davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirket tarafından söz konusu fatura bedellerine istinaden bir kısım ödeme yapıldığını, cari hesap raporuna göre ödenmeyen 53.552,40 TL tutarında cari hesap alacağı bulunduğunu, diğer taraftan, müvekkili şirketin davalı şirketin kurucu ortaklarından olup davalı şirketin kuruluş sermayesinin %45'ni karşılayarak iştirak şirketi olarak yer aldığını, ancak daha sonra iştirak şirketi olarak sermayesini devrederek şirketten ayrıldığını, müvekkili şirketin iştirak hesabında hali hazırda ödenmeyen 89.000,00 TL'lik alacağı daha bulunduğunu, davacının 53.552,40 TL cari hesap ekstresi , 89.000,00 TL iştirak hesabı alacağı ve fer'ileri olmak üzere toplam 142.921,07 TL alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu bildirerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu, davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin cari hesap borcu bulunmadığını, davacı ... Grup ve Mimarlık Ltd. Şti.'nin █████/2020 tarihinde, davalı şirketteki tüm paylarını 450.000,00 TL bedel ile dava dışı ...'a devir ve temlik ettiğini, bedelini de kendisinin tahsil ettiğini, buna ilişkin Altındağ 6. Noterliğinin █████/2020 tarih 508 yevmiyeli pay devri sözleşmesini sunduklarını, noterden düzenlenmiş ve pay bedelinin davacının tahsil ettiği beyanlarını da içeren belgeye rağmen icra takibi yapmış olmasının davacının kötü niyetini gösterdiğini bildirerek , davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; alınan ve hüküm kurmaya elverişli mali müşavir bilirkişi raporu ile tarafların ticari defterler kayıtlarının karşılıklı tetkiki sonucu davacı yanın davalı yandan taleple bağlı kalınarak 53.552,00 TL cari hesap ve davalının temerrüdü bulunduğundan cari hesap alacağı için 138,65 TL işlemiş faiz alacağı talep etmekte haklı olduğu, davalı tarafın yemin metnini sunduğu ve davacı şirket temsilcisinin usulüne uygun yemin ettiği, davalının ödemeye ilişkin başkaca delil de sunmadığı kanaatine varılarak bu miktarlar bakımından davanın kısmen kabulüne,Davacının iştirakler hesabına ilişkin talebinin ise ; dosyaya sunulan █████/2020 tarihli pay devri sözleşmesinde şirketin aktif ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarla davacının davalı şirketteki tüm paylarını ...'a devir ve temlik ettiği ve karşılığında 450.000,00 TL ödendiği anlaşılmakla, hissesine bağlı alacakları olduğu iddiasının bu aşamadan sonra dinlenemeyeceği, bu haklarını devrettiği ve bedelini de aldığı noter kanalı ile düzenlenen pay devri sözleşmesi ile ispatlandığı ve davacının pay devri sözleşmesinin geçersiz olduğu yönünde bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmakla paya bağlı alacaklara ilişkin iştirakler hesabı alacağı talebinin reddi ile davacının bu miktara ilişkin takibi başlatmakta haksız olsa da kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebi sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece reddine karar verilen davacının bakiye alacağı, bağımsız bir alacak olup, pay ile bağdaştırılamayacak olan işbu alacağın tamamen alım - satım ilişkisine dayandığını, netice itibariyle ilgili yasalar ve yerleşik yargıtay içtihatları gereğince, davacı şirketin hissesini üçüncü kişiye devretmesi işbu alacağa ilişkin talep hakkını ortadan kaldıramayacağını , bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının davanın kabulüne ilişkin kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının davacıya herhangi bir cari hesap borcu bulunmadığını, davacının davalı şirketteki tüm hak ve alacaklarını █████/2020 tarih 508 yevmiyeli pay devri sözleşmesi ile dava dışı ...'a devir ve temlik ettiğini, davacının kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davalıdan herhangi bir alacağı var ise de artık hak ve alacaklarını temlik ettiği için talep hakkı bulunmadığını, davacının dayandığı takip dayanağı belgenin davacıya tebliğ edilmediğini, görüldüğü gibi davacıya tebliğ edilmeyen bir belgeye istinaden yargılama yapıldığını, ortada usulüne uygun tebliğ edilmiş bir ödeme emri dahi yokken , takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptali davası görülmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu , bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava; cari hesap ekstresi ve iştirak hesabı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;Davaya konu Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı davacı şirket tarafından borçlu davalı şirket 53.552,00 TL tutarındaki cari hesap alacağı ile 89.000,00 TL İştirak Hesabı alacağı ve 369,07 TL işlemiş faizin toplamı olmak üzere 142.921,07 TL tutarındaki alacağının tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresi içerisinde █████/2022 tarihinde ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde█████/2022 tarihinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.Yargılama aşamasında alınan ilk bilirkişi raporunda özetle; Tarafların incelemeye sunulan 2016 - 2020 yıllarına ait ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfının bulunduğu, davacı yanın davalı yandan 142.909,46 TL alacaklı olduğu, diğer bir ifadeyle ise davalı yanın davacı yana 142.909,46 TL borçlu olduğu görülmekle birlikte davacı yanın takip talebinin 142.552,00 TL olduğu, davacı yanın davalı yanı 142.781,40 TL tutarındaki alacağın ödenmesi hususunda temerrüde düşürdüğü, dolayısıyla 1.047,39 TL avans faiz talep edebileceği tespit edilmiştir.Davalı tarafça davacının davacı şirketteki payını üçüncü kişiye devrettiğine ve rapora ilişkin itirazlarından sonra Mahkemece aldırılan yeni bilirkişi raporunda özetle ; davacının takip tarihi itibari ile davalı şirketten 53.552,00 TL cari hesap ve 89.000,00 TL iştirakler hesabından kaynaklı alacaklı olduğu, davalının 14.02.2022 tarihinde temerrüde düşürüldüğü, takip tarihine kadar cari hesap alacağı için 392,84 TL işlemiş faiz alacağının, iştirakler hesabı için 652,87 TL işlemiş faiz alacağının oluştuğu, ancak, davacı alacaklının icra takibindeki talebi ile bağlı kalınarak, davalıdan olan toplam alacağının 142.921,07 TL olabileceğinin tespit edildiği görülmüştür.Davacı ve davalı şirketin incelenen defter kayıtları ile tespit edildiği üzere , davacı yanın incelenen ticari defterlerinde takip tarihi itibarıyla davalı yandan 53.552,40 TL cari hesap alacağı ile yine davacı yanın iştirak hesabında davalı yandan 539.229,00 TL alacağı olduğu, ancak davacı yanın davalı şirketteki 450 paya tekabül eden 450.000,00 TL bedelli hissesini şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçları ile birlikte ... isimli kişiye 450.000,00 TL bedel karşılığında devir ettiği, devir bedelinin ... tarafından davacı şirkete nakden ödendiği, dolayısıyla davacı yanın davalı yandan 142.781,40 TL alacaklı olduğunun yazılı olduğu, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde verilen sipariş avansları hesabında takip tarihi itibarıyla davacı yana 142.909,46 TL borçlu olduğunun , sermaye hesabında ise davacı yanın davalı şirketteki 450.000,00 TL bedelli hissesini 450.000,00 TL bedelle devrettiğinin yazılı olduğu tespit edilmiştir.Bu hale göre, davalı yanın kendi defter kayıtlarına göre davalının sipariş avans hesabında davacıya 142.909,46 TL borçlu olduğunun denetime elverişli olarak tespit edildiği, yine davacı şirketin davalı şirkette yer alan iştirak payını 450.000,00 TL bedel karşılığında ... isimli kişiye █████/2020 tarihinde devrettiği anlaşılmıştır.Şirketler Hukukunda iştirak , bir şirketin başka bir şirketteki pay sahipliğini ifade etmekle birlikte , genellikle bir şirketin başka bir şirketin yüzde 10 ile 50 arasında hissesine sahip olması iştirak olarak kabul edilmektedir.Bu şekli ile bir şirket başka bir şirketten hisse satın aldığında veya mevcut iştirakın sermaye artırımına katılınarak nakit ödendiğinde , iştirak hesabında borçlandırılmakla birlikte , alacaklı tarafın yani iştirak pay sahibi şirketin iştirak hisselerini tamamen ve kısmen satıldığında bu hesabın alacaklandırılır.Somut olayda da , mahkemece aldırılan ilk bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere , davacı şirketin iştirak payının 450.000,00 TL bedel karşılığında satışının davalı şirketin sermaye hesabına işlendiği görülmüştür.Hal böyle olunca, bilirkişi raporu ile denetime elverişli olarak davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklı 142.909,46 TL alacaklı olduğunun belirlenmesine rağmen, davacı yanın cari hesaptan kaynaklı alacak talebinin 53.552,00 TL olup, 6100 sayılı HMK'nun 26 maddesi uyarınca mahkemece taleple bağlı kalınarak bu miktar üzerinden davacının cari hesap alacağının kabul edilmesi ve yine davacı şirketin █████/2020 tarihli pay devri sözleşmesinde şirketin aktif ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarla davacının davalı şirketteki tüm paylarını ...'a devir ve temlik ettiği , bu hale göre hissesine bağlı alacak olan iştirak alacağı kalmadığı anlaşılmakla , davacının iştirakler hesabı alacağı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.Yine her ne kadar davalı yanca takip dayanağı belgenin ve ödeme emrinin usulünce davalıya tebliğ edilmediği ve takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptali davasının görülmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de , UYAP sistemi üzerinden takip dosyası incelendiğinde, ödeme emrinin usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği, tebligatta ekte ödeme emrinin yer aldığının yazılı olduğu, ödeme emri içerisinde de takibe konu edilen borcun dayanağının açıkça gösterildiği anlaşılmakla, davalı yanın bu yöndeki istinaf itirazın dinlenme olanağı olmadığı anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davalıdan alınması gerekli olan 3.667,60 TL harçtan peşin alınan 917,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.750,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -...... ... ... ...