Anahtar kelimeler: Kocaali Kıyı Tahdidi Medenî Kenar Sakarya Uğranılan Tazmini Kalması Ret
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaali 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 5282 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından uğramış olduğu zararın tapu iptal ve tescil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıyıların, herhangi bir tahsis işlemine gerek olmaksızın doğrudan doğruya herkesin serbestçe yararlanmasına sunulmuş sahipsiz kamu malları olduğunu, bunun sonucu; kıyının zamanaşımı yoluyla kazanılması, tapu sicili hükümlerine bağlı tutulması ve haczedilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı gerekçesiyle tazminat talebinden bahsedilebilmesi için taşınmaza ait tapu kaydının iptal edilerek tapudan terkin edilmesi ve hak sahibinin mülkiyet hakkını tamamen yitirmiş olması gerektiğini, kamu idarelerinin açmış olduğu davalarda uygulanan 3402 sayılı Kadastro Kanunu 36/A ve yine idarelerce açılan kamulaştırma davalarında olduğu gibi 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ilgili maddeleri kıyasen uygulanmak suretiyle davacı vekili yararına nispi değil maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin de davacı üzerine bırakılması gerektiğini, bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmazın imarlı, dava konusu taşınmazın ise imarsız olduğunu, emsal olarak imarsız bir parselin alınması gerektiğini, taşınmazların karşılaştırma tablosunda imar kriterinin değerlendirilmediğini, bilirkişilerin taşınmazın eksik hiçbir yönünden bahsetmediklerini, bir yerde imara açılan taşınmazların değerlendiğini, imar kısıtı olanların ise değersizleştiğini, ayrıca taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması olgusunun taşınmazın değerine olan olumlu ya da olumsuz etkilerinin bilirkişi raporunda tartışılması gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın davacı murisi tarafından 1971 yılında satış yoluyla edinildiği, taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı, bu haliyle mülkiyet hakkının kullanılamaz olduğu ve tapu sicilini tutmakla görevli devletin tazminat sorumluluğunun doğduğu, bilirkişilerce dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırılmasının usulüne uygun olarak yapıldığı, taşınmazların 2023 yılı Temmuz ayı için 1.603,47 TL olarak belirlenen metrekare birim fiyatının bölgenin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, davacı taraf yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalı idareye yüklenmesi de hukuka uygun olduğundan davalı Hazine vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf istemlerinin de yerinde görülmediği, kabule göre ise her ne kadar mahkemece keşif harcının yargılama giderlerine eklenerek davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde keşif harcının diğer harçlarla birlikte davacı tarafa iadesine karar verilmesi hatalı ise de sonuç olarak davacı tarafça karşılanan keşif masrafının (harcının) yine davacı tarafa iadesine karar verildiğinden ve davacı tarafın hak kaybı olmadığından bu husus kaldırma nedeni yapılmadığından eleştirilmekle yetinilerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davacı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!